mahkeme 2023/566 E. 2024/950 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/566
2024/950
6 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:223/566 Esas
KARAR NO :2024/950
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:25/08/2023
KARAR TARİHİ:06/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından 20.11.2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan "..." adresinde yapılan çalışma esnasında davalı taraflarca gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkilİ şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, davalı taraflarca hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine boçlu aleyhine hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 9.142,26 TL tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış ve borçluya ödeme emri gönderildiğini, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlular itirazında takibe ve takibe konu borca itiraz etmiş olup takibin durdurulmasını talep ettiklerini, borçluların itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasınm akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine taraf vekilleri ve arabulucu tarafından e-imzalı bir şekilde anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olup işbu dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, bu nedenlerle, davanın kabulüne, davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kayıtlarında yapılan tetkiklerde söz konusu adreste 1811 2022 tarihinde idarenin “2022 Yılı Avrupa 1. Bölge Abone İşleri Daire Başkanlığı K ağıthane, ... Ve Şişli ilçeleri İcmesmvu Ve Atıksu Hatlarında Yapım, Bakım Ve Onarım İşi (2)(K-8789)" ihalesi kapsamında, Yüklenici firma ... İnş. Madencilik San. Ve Tic. Ltd. Şti, - ... İnş. İç Ve Dış İce, Ltd. Şti. İş Ortaklığı tarafından Rabıt Yenileme Çalışması yapıldığı tespit edildiğini, dava konusu hasar bedelinin tahsili amacıyla Bedaş tarafından idareye gönderilen ilgili yazı, yukarıda belirtilen sözleşme hükümleri gereği yüklenici firmaya tebliğ yüklenici firma tarafından da söz konusu bedele itiraz edildiğini, yapılan itiraz Bedaş'a iletilse de itiraz reddedilerek söz konusu bedelin ödenmesinin talep edildiğini, söz konusu hasar bedelinin ödenip ödenmediği konusunda idareye herhangi bir dönüş yapılmadığını, idare ile yüklenici firma firma arasında söz konusu ihale kapsamında imzalanan sözleşmenin 15, 17,22 numaralı maddelerine, içme Suyu Şebeke inşaatı Teknik "Şartnamesinin 1 numaralı maddesine, Kanalizasyon İşleri Teknik Şartnamesinin 3.5.1 ve 3.5.2 numaralı maddelerine, İdari Şartnamenin 18 numaralı maddesine, Yapım işleri Genel Şartnamesinin 9,20. 25. 26 nolu maddeleri ve birim fiyat tariflerine binaen, yüklenici yaptığı işlerle ilgili olarak ortaya çıkabilecek her türlü kaza, hasar, şikayel, zarar ve ziyandan dolayı maddi, manevi, hukuki ve cezai olarak sorumlu olduğunu, ayrıca yüklenicinin sigorta kapsamı içinde veya dışında kalan hareket ve fiillerinden dolayı meydana gelecek bütün talep ve iddiaların karşılanması yükümlülüğü de yüklenicive aittir...” denildiğini, zararların tazminini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. Maddesine göre, zararın tatmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartları oluşmardığını, yine aynı kanunun Madde 50, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." dendiğini, dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabı müvekkili idare olmadığını, idarenin eylem ve işlemlerinden doğan bir zarar olmadığını, hukuken sorumluluğunun da bulunmadığını, davacının idarenin zarar verdiğini ispatlayamadığını, söz konusu adreste müvekkili idarenin herhangi bir çalışması olmadığını, çalışmayı yapan dava dışı ... İnş. Mad. San. Ve Tic, Ltd. Şti. - ... İns. İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti iş ortaklığı olduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın .... İnş. Mad. San, Ve Tic. Ltd. Şti. ... İnş. İç Ve Dış Tic. Ltd. Şti iş ortaklığına ihbarı ile müvekkili İdare tarafından davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı idare tarafından altyapı çalışmaları sırasında, davacı şirkete ait tesislere zarar verildiği iddiasına dayalı olarak uğranılan zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 9.142,26-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 05/11/2024 tarihli raporunda özetle;
"1- Davacı, davah aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takipte 8.719,54 TL hasar bedeli ile 422,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.142,26 TL talebinin olduğu,
2- Davh konusu mahalde yapılan kazı çalışması sırasında, davacıya ait 3x1204*70 mm2 kesitli kablosuna zarar verildiği iddiasına ilişkin; dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı|hasar gören kablonun sadece kesitini belirttiği, hesaplamanın yapılabilmesi için kablo kesitinin yanında kablonun metrajı, ek muf veya ek buat v.s. gibi hasar dokümanlarının sunulmasının gerektiği, söz konusu dokümanlar sunulmadığından hasarda tarafların. sorumluluğu buna bağlı değerlendirme ve hesaplamanın yapılabilmesinin mümkün olmadığı," şeklinde görüş bildirdiği görüldü.
6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimse bu zararı tazmine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmüyle düzenlenmemiş olup bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluğunun söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49' deki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde 6098 sayılı TBK'nın 49. ve devamında yer alan esaslar uygulanır.
Madde 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ışığında somut olayımıza bakıldığında; dosya kapsamında davacı tarafından sunulan belgeler haksız fiilin meydana geldiği bunun sonucunda oluşan hasar sebebiyle maddi zararın oluştuğu sabit ise de, tarafların kusur durumunun belirlenebilmesi, hasar ve buna bağlı olarak da zararın miktarının tespiti için davacı tarafça ispata elverişli belgelerin sunulmadığı, raporun tebliğinden sonra her ne kadar davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı sunulan beyan dilekçesinde ilgili evrakların sunulduğu bildirilmiş ise de iddianın genişletilmesi yasağı sebebiyle yargılamanın geldiği aşamada sunulan belgelerin dikkate alınmasının mümkün olmaması sebbeiyle ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60 TL ilam harcının peşin alınan 269,85-TL'den düşümü ile bakiye 157,75-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına
4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 9.142,26-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
6-3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/12/2024
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.