Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/564
2024/959
6 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2023/564 Esas
KARAR NO:2024/959
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:25/08/2023
KARAR TARİHİ:06/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu ... Genel Müdürlüğü tarafından 14/10/2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... Mahallesi, ... sokak, No:... Eyüp/... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiği, borçlu ... Genel Müdürlüğü tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 2.683,96-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış ve borçluya Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiği, Davalı/borçlu ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiği, borçlu itirazında takibe , takibe konu borca , borç miktarına, faize , faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep ettiği, Borçlular borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazı haksız ve dayanaksız olduğu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; .... İcra Müdürlüğünün ...Esas Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, Davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, Arabuluculuk vekalet ücreti, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zarar iddiasını ispat etmesi gerekli olduğu, davacının zarara uğradığını bildirdiği olayda idaremiz elemanlarının herhangi bir çalışması ve/veya olaya dahili olmadığı, idare sorumlu olmadığı, dava konusu hasar bizzat müvekkil idare tarafından verilen bir hasar olmadığı, söz konusu hasarın gerçekleştiği bölgede idaremiz tarafından bizzat bir çalışma yürütülmediği, müteahhit Ergezen Yapı Tic. Ltd. Şti. tarafından çalışma yapıldığı bildirildiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte; müteahhit tarafından yapılan çalışmalar sırasında oluşacak hasardan dolayı müvekkilim idare sorumlu tutulamayacağı, çünkü idaremizle yüklenici arasında imzalanan sözleşmenin ve ekli özel teknik şartnamede müteahhit yapım çalışmaları süresince üçüncü şahıslara verilecek zarar ve hasarı ödemeye mecburdur hükmünü amir olduğu, Borçlar Kanunu 66. maddesi gereği adam çalıştıran sıfatıyla müvekkil idareye husumet tevcih edilemeyeceği, çünkü borçlar kanununun 66. maddesinde düzenlenen “ adam çalıştıranın ” sorumluluğu için somut olayda “adam çalıştırma ilişkisi ile çalıştırılanın, hizmeti yerine getirirken hukuka aykırı bir eylemle zarar vermesi ” unsurlarının gerçekleşmesi zorunlu olduğu, öncelikle belirtmek isteriz ki müvekkil idarenin BK 66. maddesi anlamında bir denetim ve gözetim yetkisinden bahsedilemeyeceği, çünkü idare bir kamu kuruluşu olup inşaat isleri ile uğraşmadığı için bu isi ihale yönetmeliğine uygun olarak gerekli yeterlilik belgelerini ibraz ederek ihaleyi alan firmaya verdiği, bu işi yapacak kişiler müvekkil idarenin gözetim ve denetiminde olmadığı, idare sadece isin teknik şartlara uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleyebildiği, bunun dışında bir denetim ve gözetim söz konusu olmadığı, yukarıda detaylı olarak arz ve izah ettiğimiz üzere dava konusu hasarın, gerçekten verildiği kabul edilecek olunsa dahi, müvekkil idare ile müteahhit firmalar arasında eser sözleşmesi yapılmış olup işin başından sonuna kadar müteahhit firma kendi hesabına ve müvekkil idareden bağımsız olarak sözleşme konusu işi yapmayı üstlendiğinden iş sırasında verilen zararlardan da müvekkil idarenin sorumlu tutulamayacağı davacı ... A.ş.’nin söz konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu ve yasanın emredici hükmüne rağmen mevcut tesisatını yasada belirlenen şekilde döşemediği, bu nedenle zaman zaman tessatlarına zarar verilmesine kendi eylem ve kusuru ile sebebiyet verdiği anlaşıldığı, söz konusu adreste, davacıya ait tesis ve kabloların ilgili yönetmeliğin emredici hükmü ve diğer hükümlerine uygun olarak imal edilmediği ortaya çıkidaremiz aleyhine davacı şirket tarafından açılan bazı davalarda dinlenen tanıkların davacı tesisatlarının olması gereken derinlikte olmadığı, tesisatın haritalandırılmadığı, genelde yeterli derinlikte olmadığı ve aksine yüzeyde olduğu yönünde beyanlarda bulundukları görüldüğü, yukarıda sunulan ve re’sen dikkate alınacak sebeplerle; davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davalı idare tarafından altyapı çalışmaları sırasında, davacı şirkete ait tesislere zarar verildiği iddiasına dayalı olarak uğranılan zararın tazmini amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 2.683,96-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
İddia, savunma, toplanan deliller ve tarafların ilişki dönemlerine ait davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde ve talimat cevabı da değerlendirilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 05/11/2024 tarihli raporunda özetle;
"... Dava konusu mahalde yapılan kazı çalışması sırasında, davacıya ait kablosuna zarar verildiği iddiasına ilişkin; dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı hasar gören kablonun kesitininin belirtilmediği, hesaplamanın yapılabilmesi için kablo kesitinin yanında kablonun metrajı, ek muf veya ek buat v.s. gibi hasar dokümanlarının sunulmasının gerektiği, söz konusu hasar dokümanlarının davacı tarafından sunulmadığından hasarda tarafların sorumluluğuna ilişkin değerlendirme ve hesaplamanın yapılabilmesinin mümkün olmadığı," şeklinde görüş bildirilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimse bu zararı tazmine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmüyle düzenlenmemiş olup bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluğunun söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49' deki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde 6098 sayılı TBK'nın 49. ve devamında yer alan esaslar uygulanır.
Madde 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ışığında somut olayımıza bakıldığında; dosya kapsamında davacı tarafından sunulan belgeler haksız fiilin meydana geldiği bunun sonucunda oluşan hasar sebebiyle maddi zararın oluştuğu sabit ise de, tarafların kusur durumunun belirlenebilmesi, hasar ve buna bağlı olarak da zararın miktarının tespiti için davacı tarafça ispata elverişli belgelerin sunulmadığı, raporun tebliğinden sonra her ne kadar davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı sunulan beyan dilekçesinde ilgili evrakların sunulduğu bildirilmiş ise de iddianın genişletilmesi yasağı sebebiyle yargılamanın geldiği aşamada sunulan belgelerin dikkate alınmasının mümkün olmaması sebebiyle ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 157,75-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 2.683,96-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.