Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/43
2025/88
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/43 Esas
KARAR NO : 2025/88
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/01/2023
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde: Müvekkili firma, ... ürünlerine yönelik satış yaptığını, müşterilerinden aldığı ve müşterilerine verdiği çeklerin ticari iş gereği olduğunu, müvekkili ... Tic. Ltd. Şti'nin yetkili hamil olduğunu, ...Bankası, Lüleburgaz/Kırklareli Şubesi, ... çek numaralı, 20.000,00 TL bedelli, 31.12.2022 vade tarihli, keşidecisi ...Ltd. Şti. olan, bir adet çek ... Polimer Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti'ye gönderilmek üzere ...Kargo Esenkent Şubesine verilmiş, bu şube den ...Mah. ...San. Sitesi ... Blok No:11 da bulunan... Kargo ...Şubesi'ne dağıtım için gönderilmiş/teslim edildiğini, ... Kargo ilgili şubesinde dağıtım şoförü olarak çalışan ... tarafından kargo dağıtımı esnasında araçtan hırsızlık suretiyle müvekkile ait çek'te dahil olmak üzere kimliği henüz belirsiz kişilerce çalındığını, sorumlular ve ihmali bulunanlar hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma nosu ile kanalıyla suç duyurusunda bulunduklarını, bankaya müzekkere yazılmasına karar verildiğini, 02.12.2022 tarihinde Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile çek iptaline ilişkin dava açıldığını, müvekkili ...tarafından, çeke ilişkin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını öğrendiklerini, davalılar tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcu bulunmadığını, çek ticari ilişkiye dayalı tacir çeki olduğunu, müvekkili ve davalılar arasında mevcut bir ticari ilişkin bulunmadığını, ilgili çek kargo firmasında dağıtım aşamasında çalındığını, icra takibine konu çeki yasaya uygun şekilde eline geçirmediği sürece kişinin çekteki hak ve alacakları ciro yoluyla edindiğinden söz etmek mümkün olmadığını, alacaklı gözüken kişi yetkili hamil olmadığını, sahte ciro ve hırsızlık yoluyla bu çeki eline geçirmiş kötüniyetli kişi olduğunu, karşı taraf sahtecilikle icra takibine geçtiklerini, bu nedenle sahte ciroyla işlem yapıldığını, müvekkili şirket kendisinden sonra gelen cirantaları ve takip alacaklısını tanımadığını, kendileriyle hiçbir ticari bağı bulunmadığını, takip alacaklısı çalıntı çekten dolayı icra yolu ile alacak tahsil etmeye çalışıldığını, kötü niyetli olduğunu, karşı taraf çalıntı çekten alacak tahsil yoluna girdiğini, alacaklı çeki bankaya ibraz ettiğinden çek arkasında şerhten de anlaşılacağı üzere ödemeden men yasağı bulunduğunu, çekin zayi olduğunu bile bile icra takibi başlattığını, banka kendisini uyardığını, mahkeme numarasını da kendisine bildirerek işlemsiz iade ettiğini, karşı taraf çalıntı çekten alacaklı tahsil yoluna girdiğini, alacaklı çeki bankaya ibraz ettiğinde çek arkasında ödemeden men yasağı şerhi bulunduğunu, çekin zayi olduğunu bile bile icra takibi başlatıldığını, banka kendisini uyardığını, işlemsiz iade ettiğini, alacaklının yapması gereken çek zayi iptal davası görülen mahkemeye başvurarak çekin elinde olduğunu beyan ettiğini, bunun yerine icra takibine geçerek ihtiyati haciz kararı dahi alınmakla kötü niyetli olarak işlemler yapılmaya başlandığını, davalı meşru hamil olmadığını, müvekkilinden alacağı olmadığını, çekin çalıntı olduğunu, müvekkili çalınan çekten dolayı icra baskısıyla altında olduğunu, çeklerin çalındığına dair polis tutanakları ve çek zayi ve iptal davası mevcut ve dilekçe ekinde olduğunu, müvekkili hırsızlık şebekesi organizasyonuyla karşı karşıya olduğunu, dava sonuçlanıncaya kadar İİK 72/3 gereğince dosyadaki paranın alacaklıya ödenmemesi ve icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını talep ettiklerini, icra baskısı altında müvekkilinden önce gelen ciroda icra dosya borçlularından ...A.Ş'nin hacze maruz kalmamak adına icra dosyasına ödeme yapıldığını, mevcut paranın alacaklı olduğunu iddia edene tedbiren ödenmemesini talep ettiklerini, dosyada mevcut bakiyenin alacaklıya ödenmesi halinde menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilmesini, davalının kötü niyetli olduğunu, olayın oluş şekli ve vahameti nazara alınarak telafisi imkansız zararların önlemek amacıyla İstanbul ...İcra Müdürlüğü... Esas sayılı icra takibinin yargılama sonuçlanıncaya kadar İİK 72/3 kapsamında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, icra takibine haksız ve kötü niyetle geçildiğini % 20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde: Davacılardan ...çekte ikinci ciranta olduğunu, davacının çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığını, dava dilekçesindeki beyanlardan çekin ... tarafından cirolandıktan sonra davacılardan ...şirketine verildiğinin anlaşıldığını, davacı... Madencilik'in, çeki cirolayıp çekte kendisinden sonra gelen ...şirketine verdiği sabit olduğuna göre davacı hem çekteki imzasını hem de çekten doğan borç ilişkisini kabul ettiğini, TTK 687.maddesi uyarınca, bile bile borçlunun zararına iktisap etmiş olduğu ispatlanmadıkça şahsi defiler dahi iyiniyetli yetkili hamile karşı ileri sürülemez iken davacının müvekkile karşı ileri sürebileceği bir şahsi defisi dahi bulunmadığını, davacı ...Madencilik'in müvekkile karşı sorumluluğu devam ettiğini, davacılardan ...ise dava konusu çekte üçüncü ciranta olduğunu, çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığını, davacının, çekte kendisinden sonra gelen şirketle arasında ticari bir ilişki bulunmadığı yönündeki iddiası ise şahsi defi olduğunu, TTK 687.maddesi uyarınca müvekkile karşı ileri sürülebilmesi mümkün olmadığını, TTK'nun 687.maddesinde;"Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." denildiğini, Kanun maddesi; bile bile borçlunun zararına hareket etmediği sürece, şahsi defilerin yetkili hamile karşı ileri sürülemeyeceğini hüküm altına aldığını, Yargıtay kararları da aynı doğrultuda olduğunu, müvekkilinin bile bile davacının zararına hareket ettiğine yönelik somut hiçbir delil sunulmadığını, şahsi defiinin müvekkile karşı ileri sürülebilmesi mümkün olmadığını, davacılardan ...şirketinin de dava konusu çek nedeniyle müvekkile karşı sorumluluğu devam ettiğini, çekte ödeme yasağı bulunması çekin icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmediğini, müvekkilinin kötüniyetli olduğunu da göstermediğini, TTK 790.maddesinde, meşru hamilin teselsül eden cirolardan anlaşılacağı belirtildiğini, dava konusu çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığını, müvekkili TTK'nun 790. maddesine göre yetkili ve meşru hamil olduğunu, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilinin çekin kayıp/çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisi olmadığını, müvekkili, çekte ödeme yasağı bulunduğunu bankaya ibraz anında öğrendiğini, bu nedenle iyiniyetli olduğunu, dava dilekçesinde müvekkilinin kötüniyetli olduğuna dair somut hiçbir delil de sunulmadığını, bu nedenle davacılar dava konusu çekten ötürü müvekkile karşı sorumlu olduğunu, menfi tespit davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın reddini, davacıların %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., davalı ...Limited Şirketi, davalı...Limited Şirketine dava dilekçesi ayrı ayrı tebliğ edilmiş, davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe konu çek bakımından davalılara borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit talebine ilişkindir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden alınmış, yapılan incelemesinde; 20.000,00 TL asıl alacak, 67,53 TL faiz, 2.000,00 TL tazminat, 60,00 TL komisyon bedeli olmak üzere toplam 22.127,53 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığını, borçlular ... Ltd. Şti, ... Anonim Şirket vekili takibe itiraz ettiğini, dosyaya yatırılan paranın hem takip henüz kesinleşmediğini, hem de ihtiyati tedbir talepli dava açılıp tedbir kararı dosyanıza sunulacağını, ileride telafisi güç zararlara sebebiyet vermemek adına dosyaya ihtirazi kayıtla yatırılan paranın alacaklı olduğunu iddia edene ödemesinin bekletilmesini talep ettiğinin bildirildiği tespit edilmiştir.
Davacı vekilinin 31/01/2025 tarihli dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... vekili ile aralarında düzenledikleri 31/01/2025 tarihli protokol hükümlerine göre anlaştıklarını, protokol hükmü gereği tarafların birbirlerinden vekalet ücreti talebi bulunmadığını, karşılıklı yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı ... vekilinin 03/02/2025 tarihli dilekçesinde: davacı vekilinin davadan feragat talebini kabul ettiğini, karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup, HMK.nun 307 ilâ 312.maddeleri arasında düzenlenmiştir.
HMK'nın 307.maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen vaya tamamen vazgeçmesi olarak tarif edilmiş, HMK.nun 311.maddesinde ise "feragat ve kabul kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmüne yer verilmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde, davacı vekilinin davadan feragat etme yetkisinin olduğu anlaşılmakla, davayı sona erdiren taraf işlemleri olduğundan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacılar tarafından peşin olarak yatıralan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik 435,50 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineyi irat kaydına,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacıların gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacılara iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.