Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/383
2024/926
3 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/383 Esas
KARAR NO:2024/926
DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ:05/06/2023
KARAR TARİHİ:03/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.01.2023 tarihli trafik kazası nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı'nca belirlenen sürücü adayları eğitim sahası olan İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Caddesi mevkiinde gerçekleştiğini, kazada kusurlu ... plakalı araç davalı sigorta şirketi tarafından ... poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, mevzuat gereğince davalı sigorta şirketine 02.03.2023 tarihli başvuruda bulunduklarını, davalı sigorta şirketi başvurularına herhangi bir cevap vermediklerini, bunun üzerine arabuluculuk için başvuru yaptıklarını, arabuluculuk süreci anlaşmazlıkla sonuçlandığını, ... Sürücü Kursu'na ait müvekkilin üzerine kayıtlı ... plakalı araç Milli Eğitim Bakanlığı'nca belirlenen sürücü adayları eğitim sahası olan ... Caddesi üzerinde sürücü adayının sevk ve idaresinde seyir halinde iken, ... sevk ve idaresindeki ... A.Ş. adına kayıtlı ... plakalı araçla müvekkiline ait araca arkadan çarptığını, maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, yaşanan kaza nedeniyle müvekkilinin aracının hasar aldığını, değer kaybına maruz kaldığını, kazada karşı taraf sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait aracın ikinci el piyasası rayiç bedeli kaza nedeniyle önemli oranda azaldığını, meydana gelen kazada araç önemli hasarlar aldığını, kaporta içerisinde ve kaporta yüzeyinde birçok hasar meydana geldiğini, aracın arka tamponu, stop lambası değiştirilmek zorunda kaldığını, aracın onarıldığını, boyandığını, kaza tarihine kadar aracın tüm bakımları zamanında ve yetkili servisinde yaptırıldığını, müvekkili aracını bir yandan hasar gören parçaların değiştirilmesi, diğer yandan tamir edilecek ve boyanacak işlemler dolayısıyla tamir süresi boyunca kullanamadığını, müvekkiline ait araçta ortaya çıkan değer kaybının giderilmesi için talep artış hakları ve fazlaya ilişkin tüm talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren uygulanacak olan ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kaza sonucu oluşan maddi hasar kapsamında haksız ve hukuka aykırı olarak hasar ve değer kaybı talebine ilişkin açılan davanın reddinin gerektiğini, dava konusu kaza bakımından taraflarına yöneltilen taleplerin Genel Şartları uyarınca teminat kapsamı dışında kaldığını, müvekkili şirket tarafından tarafından sigortalı aracın davaya konu kazada kusuru bulunmadığını, müvekkili şirketin değer kaybına ilişkin herhangi bir sorumluluğunun mevcut olmadığını, sigortalı araçta meydana gelen hasar durumu, söz konusu hasarın kaza nedeniyle meydana gelip gelmediği, aracın pert sayılıp sayılamayacağı, tazminat ödemesinin hangi şekilde yapılması gerektiği, aracın rayiç değeri, sovtaj bedeli gibi hususların Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ile müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçe uyarınca uzman sigorta eksperi tarafından belirlenmesinin gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, dosyanın alanında uzman sigorta eksperine tevdii ile birlikte dava konusu araçta meydana gelen hasar miktarının Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ve müvekkili şirket nezdinde tanzim olunan Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi gereğince belirlenmesi gerektiğini, dava zamanaşımı süreleri geçtikten açıldığını davanın zamanaşımı itirazları doğrultusunda reddinin gerektiğini, başvuranın kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, alacak miktarı belirli olduğunu, alacağın kısmi dava ile talebinde kötü niyet söz konusu olup davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat talepleri ise Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi teminatı dışında olduğunu, Zorunlu Trafik Sigortası bir meblağ sigortası olmadığını, zarar sigortasıolduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesi söz konusu olmadığını, zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradığı gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusuru oranında bu gerçek zararın tazmininin esas olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket Karayolları Trafik Kanunu'nun 91.maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası (ZMMS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3.şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, Sigortanın Kapsamına İlişkin Genel Şartlar uyarınca sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlı olduğunu, Kanunda açıkça teminat dışında kalan hallerin düzenlendiğini, davaya konu araçta meydana gelen hasara ilişkin müvekkil sigorta şirketinin oluşan hasarı tazmin hususunda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça sunulmuş olan hasara ilişkin belgelerde belirtilen araç hasarına ilişkin tutarlar son derece fahiştir. davacı tarafın ileri sürdüğü iddialar tamamen farazi olup somut delillere dayanmadığını, eş değer parçayla değişimin mümkün olduğunu, yedek parça ve işçilik bedelleri için iskonto ve KDV hariç hali uygulandığını, tek taraflı başvuranın seçmiş olduğu ekspertizden alınmış olan rapor gerçek zararın tespitinde esas alınamayacağını, dava konusu araç hasarının uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay İçtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerekmektiği izahtan vareste olduğunu, davacı tarafça dosyaya sunulan araç hasarına ilişkin belgeler gerçek zararı ortaya çıkaracak nitelikte olmadığını, tamamen farazi bir biçimde talep edilen tazminat miktarının kabulü imkansız olduğunu, söz konusu araçta meydana gelen hasarın uzman sigorta eksperince belirlenmesinin şart olduğunu, davacının iddiasının ispatı için alanında uzman bir heyetten rapor alınmasını, eğer var ise sovtaj bedeli ve muafiyet olası bir tazminat tutarından düşülmesinin gerektiği hususunun göz ardı edilmemesini, dava dilekçesinde talep edilen faiz fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, faiz istenilmesi de son derece hatalı olduğunu, davayı ve faiz istemini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, gerekli şartların varlığı halinde dava konusu tazminat ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte talep edilebileceğini, davacı taraf KTK m.99/1 uyarınca müvekkili şirketten faiz talep etme hakkı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, aleyhe faiz hükmedilecek olması halinde ise bu faizin türü ancak ve ancak araç hususi otomobil olduğundan yasal faiz olabileceğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, kazaya karışan araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını, varsa derdest ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasını, araç hasarına ve var ise sovtaj bedeline ilişkin olarak uzman sigorta eksperinden rapor alınmasını, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı sigortacının sigortalamış olduğu araç ile davacıya ait aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumunun tespiti ile davacının hasar bedeli talebinin davalıdan tahsil edilip edilemeyeceğine ilişkin tazminat davasıdır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 05/06/2023 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Bilirkişiler Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan bilirkişi kök raporunda: 'Tüm dosya kapsamı ve tekmil veriler birlikte değerlendirildiğinde, olayın tarafların kendi aralarında tanzim ettikleri anlaşmalı maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı sürücü beyanları, kaza krokisi ve olay sonrası mahal özellikleri ve çarpışma noktasını gösterir renkli resimlerden anlaşıldığı üzere olayın ... plakalı otomobil sürücüsünün yol ayrımına girip dar yolda seyrini sürdürüp ön ilerisinde normal yolun sağını takiben seyrini sürdüren ... plakalı otomobile arkadan çarpması sonucu olayın meydana geldiği tespit edildiğini, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, mevcut sürati ile olay mahalli yol ayrımına gelip dar yolda sürücülerin girmesi ve seyretmesi yasak olan taralı alan önlemsiz şekilde seyrettiği, meskun mahal içerisinde seyrini mahal şartlara göre ayarlamadığı, önünde aynı istikamette doğru seyrini sürdüren otomobili yakın mesafeden takip etmesi sonucu takip mesafesini ihlal ederek sağ ön tampon tarafı ile önünde aynı istikamette doğru seyrini sürdüren otomobilin sol arka çamurluk tarafından arkadan çarptığı, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 Sayılı K.T.K.unun sürücüler için asli kusurlu hallerin belirtildiği 84 maddesinin kod 4 (arkadan çarpma) kuralını ihlal ettiğinden olayda asli derecede kusurlu olduğunu, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile normal seyri sırasında olay mahalli yol ayrımına geldiğinde, önündeki trafik nedeni ile yavaşladığı sırada seyir istikametine göre arkadan gelen ve seyrini mahal şartlara göre ayarlamayan otomobil sürücüsünün takip mesafesini ihlal ederek arkadan gelip idaresindeki otomobilin sol arka çamurluk tarafından arkadan çarptığı olayda, mevcut şartlarda olayı önlemek bakımından alabileceği bir önlem ve tedbir bulunmadığından dolayı olayda atfı kabil kusuru olmadığını, davaya konu ... plakalı araca ait, ekspertiz, hasar resimleri, kilometre bilgileri bulunmadığı için hasar ve değer kaybına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, eksik evraklar temin edilip gönderilmesi durumunda talep edilen hususlar yeniden değerlendirilebileceği, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nın maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, dava konusu trafik kazasında kusur oranı tespiti yapıldığını, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti hakim yetkisinde olduğunu, davaya konu araca ait, ekspertiz, hasar resimleri, kilometre bilgileri bulunmadığını, hasar ve değer kaybına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığına ilişkin rapor düzenlenmiştir.
Taraf vekillerine bilirkişi raporu tebliğ edilmiş, taraflarca rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuş, mahkeme ara kararında tarafların itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan ek raporda:'Kusur durumu değerlendirilmesi neticesinde; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nın maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, dava konusu trafik kazasında kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti hakim yetkisinde olduğunu, değer kaybı yönünden değerlendirme neticesinde; Araç piyasa değerlendirme sonuçlarına göre, aracın mevcut durumda hasarsız ortalama bedeli ile (1.635.000 TL), emsal hasarlı durumdaki piyasa değeri (1.523.000 TL) arasındaki farkın 112.000 TL olduğu ve kaza anına endekslendiğinde ise, ekte sunulan hesaplama sonucuna göre dava konusu araçtaki değer kaybının kaza tarihi referans alındığında ise 59.070,39 TL olacağı' şeklinde raporlarını sunmuşlardır.
Davacı vekili 22/10/2024 tarihli dilekçesinde: değer kaybı taleplerinin rapor doğrultusunda artırdıklarını, davanın kabulü ile müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybının karşılanması için 59.070,39 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesi şeklinde bedel artırım dilekçesini sunmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, meydana gelen kazada ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nın kusursuz olduğu, aracın mevcut durumda hasarsız ortalama bedeli ile (1.635.000 TL), emsal hasarlı durumdaki piyasa değeri (1.523.000 TL) arasındaki farkın 112.000 TL olduğu ve kaza anına endekslendiğinde ise dava konusu araçtaki değer kaybının 59.070,39 TL olduğu, 31/03/2023 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda oluşan zararın, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiği hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olup davacı vekilinin talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile 59.070,39 TL'nin 14/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar harcı 4.035,10 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL peşin harç ve 1.000,24 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.180,14 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.854,96 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 1.000,24 TL ıslah harcı ve 25,60 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.385,64 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 167,75 TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti (2 farklı bilirkişi) olmak üzere toplam 5.167,75 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.