mahkeme 2023/160 E. 2023/1016 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/160
2023/1016
29 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/160 Esas
KARAR NO:2023/1016
DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ:08/03/2023
KARAR TARİHİ:29/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..., Şirket pay sahibidir, genel kurul toplantısına katılmış ve muhalefetini tutanağa geçirttiği, Müvekkil ...’nun huzurdaki davayı açmakta meşru menfaati olduğu, Şirket kurucu ortağı ve pay sahibi ... 24.12.2022 tarihinde vefat ettiği, Müvekkil Davacı ..., merhum ...’nun dört çocuğundan biri ve bu sıfatı itibarıyla yasal mirasçısı olduğu, ... Müdürlüğü’nün ...-0 sicil numarasına kayıtlı Davalı ... ... Şirketi’nin (“ ...” veya “Şirket”), 21.02.2023 tarihli 2021 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda alınan “Divan kurulu seçimi ile başkanlık divanına toplantı tutanaklarını imzalama yetkisi verilmesi” konulu (1) numaralı kararın (“Genel Kurul Kararı”) TTK m. 445 vd. uyarınca yokluğunun tespitinin gerektiği, Şirket’in ilk genel kurulunun gündeminde ve hâliyle ikinci toplantının Genel Kurul Çağrısı’nda yer almamasına rağmen yönetim kurulu başkanlığınca gönderilen çağrı mektubunda “Yeni Yönetim Kurulunun Seçilmesi” şeklinde yeni bir gündem maddesine yer verildiğinin görüldüğü, bu durum dahi Genel Kurul sürecinin kötü niyetle yürütüldüğünün açık kanıtıdır. Şirket’in pay sahipliği yapısı farklı gruplara bölünmüştür. Bu gruplara esas sözleşmeyle belli imtiyazlar tanınmış ve özel toplantı / karar yetersayıları getirildiği, süresi dolmamış yönetim kurulu üyelerinin görevden alınıp yerine yenilerinin daha bugünden seçilmeye çalışılmasındaki yegâne amaç, müteveffanın paylarının meşru tereke temsilcisi tarafından temsiline imkân verilmeden, hukuka aykırı şekilde kendilerini çoğunluk kabul ettirmeye çalışan kişilerin yine bu gerçekte olmayan hukuksuz oy çoğunluğunu kullanarak yönetim kurulundaki kontrolü ele geçirmeye çalıştıklarını, hukuka uygun şekilde ve zamanda yönetim kurulu seçmeyen, bunu adeta araya sıkıştırmaya çalışan kişilerin bu hukuksuz çabası şans eseri ortaya çıktığını, Mahkeme genel kurulu durdurmadığı takdirde bu hukuksuzluktan çok büyük hak kayıpları doğacağını, tüm bu nedenlerle Davamızın kabulüne, 21.02.2023 tarihli 2021 Yılı Olağan Genel Kurulu Toplantısı’nda alınan (1) numaralı kararın yokluğunun tespitine, Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde TTK m. 445 uyarınca, 21.02.2023 tarihli 2021 Yılı Olağan Genel Kurulu Toplantısı’nda alınan (1) numaralı kararın İPTALİNE, 21.03.2023 tarihinde gerçekleştirilecek genel kurul toplantısının tedbiren ve teminatsız olarak DURDURULMASINA, Vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... vefat etmeden önce şirkette 3.600 adet hissesi bulunduğu, bununla beraber şirkette ...'nun 4.500 adet hissesi, diğer mirasçı ve pay sahipleri ..., ..., ... ve ...'nun 3.600'er adet hissesi ile ... ... Sanayi A.Ş.'nin 2.500 adet hissesi bulunduğu, ...'nun vefatının ardından, 2023/2 sayılı Şirket Yönetim Kurulu Kararı ile oyçokluğuyla ...'na şirket hisselerinin TTK m.494/2 kapsamında mirasçı paydaşlara geçişine onay verildiği, Sonuç olarak ortada usule ve kanuna uygun bir şekilde alınan Yönetim Kurulu kararı mevcut olduğu her ne kadar davacı yan tarafından .... Asliye Ticaret Mh. ... es. Sayılı dosyası ile tedbiren yönetim kurulu kararının geriye bırakılması talep edilmiş ise de yerel mahkemece tedbir talebi konusunda bir karar verilmediği bu sebeple Yönetim Kurulu kararı hali hazırda yürürlükte olup bu karar gereği yapılan pay geçişleri hukuka uygun olduğu Şirket pay senetleri uyarınca hazırlanan hazirun listesi de hukuka, usule ve mevcut duruma uygun olduğu, Davacı yanın bu yöndeki talepleri hukuki dayanaktan yoksun olup ifadeleri ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, davalı şirketin 21.02.2023 tarihli 2021 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda alınan “Divan kurulu seçimi ile başkanlık divanına toplantı tutanaklarını imzalama yetkisi verilmesi” konulu (1) numaralı kararın yoklukla malul olup olmadığı, iptal koşullarının oluşup oluşmadığı, iptalinin gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusuna göre mahkememizce açıklığı kavuşturulması gereken husus, miras paylaşımı yapılmadan yönetim kurulu kararı ile payların taksim edilmesinin Türk Medeni Kanunun 640. Maddesine aykırı olup olmayacağı, Türk Ticaret Kanununun 494/2 ve 596. Maddelerine göre işlem yapılmış olmasının özel ve öncelikli hükümler olduğu gerekçesinin yerinde olup olmadığının belirlenmesidir.
TTK madde 494/2'ye göre; "Payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin haklar derhâl; genel kurula katılma haklarıyla oy hakları ise ancak şirketin onayı ile birlikte
devralana geçer.
"
TTK madde 596 ya göre ; " (1)Esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın,
esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer. (2) Şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebilir. Bunun için, şirketin, payları kendi veya
ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı,
payın geçtiği kişiye önermesi şarttır".
TMK madde 640'a göre; "Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.
Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir.
Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır.
Bir mirasçı ödemeden aciz hâlinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler."
Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler kapsamında, davacının da mirasçıları arasında olduğu ...'nun davalı şirkette %16 pay sahibi olduğu, ölümü ile veraset ilamı uyarınca payların mirasçıları adına intikal ettirildiği ve pay defterinin düzenlendiği görülmüştür.
Davalı taraf, TTK'nın 494. Maddesinin TMK'nın 640. Maddesine göre özel hüküm olduğu savunmasında bulunmuştur.
Mahkememizce, ileri sürülen iddia ve itirazlar, dosyaya sunulan mütalaa ve emsal kararların bir bütün halinde ele alınması neticesinde TTK m. 494/2 hükmünün TMK m. 640 hükmüne göre özel düzenleme içermediği, bu sebeple anonim ortaklık paylarının miras yolu ile intikalinde birden fazla mirasçının bulunması halinde elbirliği mülkiyetinin doğmayacağı görüşünün ve payların mirasçılar arasında herhangi bir mutabakat aranmaksızın şirket tarafından miras payları oranında mirasçılar adına pay defterine kaydedilebileceği yönündeki tespit ve değerlendirmelerin yerinde olmadığı zira, mirasın paylaşımı sonrası hak sahibi olan kişinin pay defterine
kayıt edilmesi gerektiği, TMK'nın 640. Maddesi uyarınca birden fazla mirasçı olması halinde elbirliği ile
tasarruf şartının bulunduğu, bu şekilde bir tasarruf işlemi yapılması mümkün olmadığında terekeye temsilci tayinini işlemlerinin yapılması gerektirdiği ortadadır.
Somut olayda mirasın paylaşılmamış, davalı şirkette kimin hisse sahibi olacağı henüz belli olmadığından ölen ortağın paylarının temsili için bir temsilci atanması gerekirken, yönetim kurulunun,
mirasçıların iradelerinin yerine geçerek paylaştırma yapılması açıklanan gerekçelerle yerinde olmayıp alınan karar batıl olduğundan,
kararın batıl olduğunun tespitine ve pay defterinin düzeltilmesine yönelik olarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1-Davanın kabulü ile, davalı şirketin 21/02/2023 tarihli 2021 yılı olağan genel kurulu toplantısında alınan 1 nolu kararın iptaline,
2-Alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 89,95 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 385,40 TL toplam harç ile yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti 121,25 TL olmak üzere toplam 506,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 29/12/2023
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.