mahkeme 2022/982 E. 2025/610 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/982

Karar No

2025/610

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/982 Esas
KARAR NO :2025/610

DAVA:Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı)
DAVA TARİHİ:08/10/2015
KARAR TARİHİ:16/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... A.Ş vekili dava dilekçesinde: Davalılardan ...adına kayıtlı iken 07.10.2010 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... Mah. 13 ada 2 parsel sayılı tarlanın ½ hissesi ... ...'a ve yine 18.10.2010 tarihinde davalı ...adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Sk. 47 ada 24 parsel arsanın inşa edilmekte olan kat irtifatlı 1 nolu, 2 nolu, 3 nolu, 4 nolu, 5 nolu, 12 nolu, 15 nolu, 18 nolu, 19 nolu, 20 nolu, 24 nolu, 25 nolu, 26 nolu bağımsız bölümlerin ...'ye devredildiğini, ... tarafından da ...'a devredildiğini, davalı ...aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2010/... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlu tarafından satış gibi gösterilen devirlerin aslında bir bağışlama olduğunu, bu devirlerin iptal edilmesi gerektiğini, devir işlemlerinin muvazaalı olarak alacaklıları zarara uğratmak kastıyla yapılmış işlemler olduğunu, bu nedenlerle yapılan bu devirlerin İİK 277 ve devamı maddelerince müvekkili yönünden iptali ile tasarrufa konu taşınmazların 3. şahıslara devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin alacağının tahsilini teminen taşınmazların ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde: ½ si ...adına, ½ 'si ... ... adına kayıtlı ... ilçesi ... mah. dutalanı mevkii 13 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazı, 07.10.2010 tarihinde taşınmaz maliklerinin vermiş olduğu vekaletname ile satıcıların dayıları olan ...'den satın aldığını, davalı ... ...'nin dayısı olan ve vekalet ile tapuda satışı yapan ... ... Mahallesi Dutalanı mevkiinde bulunan bu taşınmazın satılacağını duyurmuş ve önce taşınmazın komşuları olan tarla sahiplerine teklif ettiğini, dava konusu 13 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bir tarafında ..., diğer tarafında ise müvekkilemin eşi ... ... adına kayıtlı taşınmazlar olduğunu, davalı ... ...'nin dayısı olan ... önce ...'a gittiğini, ancak fiyatta anlaşamadıklarını, müvekkilimin eşi ... ... dava konusu taşınmazı bitişiğinde bulunan 13 ada 3 parsel taşınmazın maliki olduğunu, bu nedenle taşınmaz daha sonra müvekkilimin eşine teklif edildiğini, ve taraflar 135.000,00 TL'ye anlaştığını, müvekkili tarafından 1.000TL kaparo verildiğini ve ... ... şubesine kredi talebi ile başvurulduğunu, banka tarafından müvekkili adına bu miktarda kredinin teminatsız olarak verilemeyeceğinin belirtildiğini müvekkilimin %50 hissedarı bulunduğu ... ... Otomotiv Taşımacılık Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına 175.000,00 TL kredi çekildiğini, 06.10.2010 tarihinde kredinin çıkmasıyla müvekkilim paranın hazır olduğunu ...'e bildirmiş ve tapuda ertesi gün 07.10.2010 tarihinde satış işlemi gerçekleştiğini, müvekkilinin davalı ...'yi tanımadığını, davalı ...İstanbul'da yaşadığını ve ... ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, Müvekkilinin davalının ekonomik sıkıntı içinde olduğunu bilebilecek durumda olmadığını, davalı İstanbul da yaşadığını, ...'le ilgisi olmadığını, müvekkilinin ... ... Otomotiv Taşımacılık Truzim Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketinin %50 hissedarı olduğunu, şirket ... sanayinde sadece ...'te değil, ... ve Balıkesir yöresinde önder konumda olan bir şirket olduğunu, sadece şirket adına Truva seyahatte bulunan 2 otobüsün değeri 1.000.000,00 TL olduğunu, bu nedenle müvekkil bu taşınmazı alacak ekonomik güce sahip olduğunu, müvekkiline bu taşınmazı alma teklifi davalıların dayısı ...'den geldiğini, çünkü dava konusu 13 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazı bitişiğinde bulunan 13 ada 3 parsel sayılı taşınmaz müvekkilimin eşi ... ... adına kayıtlı olduğunu, bu nedenle bu taşınmaz en çok müvekkillerine uygun olduğu için satın aldığını, taşınmazın satışında bir gün önce müvekkilimin hissedarı olduğu şirket adına kredi çekilmiş ve taşınmazın satış gününde satış bedeli olan 134.000,00TL davalının annesi adına açılan vadeli mevduat hesabına yatırıldığını, 12.11.2010 tarihinde de kredinin teminatı olan dava konusu taşınmaz üzerine ... ... Şubesi lehine 250.000TL bedelli ipotek kurulduğunu, kredi ödemesi 48 aylık olup düzenli olarak ödendiğini, davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili bedelini ödeyerek taşınmazı satın aldığını, davanın reddini, yargılama ve vekalet ücretini davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde : davacının diğer davalılardan ...'nin iptale konu ... ili, ... İlçesi, ... Mah. ... Sk. 47 Ada, 24 Parselde kayıtlı arsanın 1 Nolu, 2 Nolu, 3 Nolu, 4 Nolu, 5 Nolu, 12 Nolu, 15 Nolu, 19 Nolu 20 Nolu, 24 Nolu, 25 Nolu, ve 26 Nolu bağımsız bölümleri 04.08.2003 tarihinde oğlu ...'ye devrettiğini, ...'nin bu taşınmazları(işyerlerini) 18.10.2011 tarihinde tekrar annesi olan ...'ye devrettiğini, daha sonra aynı taşınmazların ... tarafından 03.12.2011 tarihinde müvekkil ...'a devredildiğinden bahisle borçlu ...'nin alacaklılardan mal kaçırma amacıyla davaya konu taşınmazları sattığını beyan ederek huzurdaki davayı açtıklarını, ancak müvekkil açısından açılan davanın reddi gerektiğini, davaya konu tapu senetleri incelendiğinde davaya konu taşınmazların satıştan önce ½ hissesinin ... ...'ye, ½ hissesinin ise ...'ye ait olduğunun görüldüğünü, yani davacı şirket vekilinin dava dilekçesinde belirttiği gibi taşınmazların tamamı ...'den müvekkile geçmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde de belirttiği üzere davaya konu 13 adet bağımsız bölüm bulunduğunu, müvekkilinin ise bu 13 adet bağımsız bölümün 10 tanesini satın aldığını, ve kiraya verdiğini, geriye kalan 3 adet bağımsız bölüm ise halen ... ... ve ... adına kayıtlı bulunduğunu, İddia edildiği gibi müvekkilim kötüniyet taşımış olsa davaya konu işyerlerinin tamamını kendi adına çevireceğini, davacı taraf, yapılan satışın alacaklıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ve müvekkil ...'ın kötüniyetli olduğunu iddia edildiğini, yapılan satışlar gerçek olduğunu bu nedenlerle , huzurdaki davanın reddini, yargılama ve vekalet ücretini davacı tarafa yükletilmesine karar verilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
İncelenen dosyada mahkememizce taşınmazlar üzerinde ihtiyati tedbir kararı verildği, tapu kayıtlarını celp edildiği, icra dosyasının geldiği ve talimat ile taşınmazlar üzerinde bilirkişi raporu alındığı anlaşılmıştır.
Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada iddia ve itirazlar denetlenmiş tarafların beyanları alınmıştır.
Denetlenen dosyada davanın İİK.277 ve devamı maddeleri çerçevesinde açılan tasarrufun iptali davası olup yine mahkememizce daha önce tarafların iddia ve itirazları çerçevesinde raporlar alınmış, taşınmazların satışına ilişkin ve tarafların akrabalık bağlantıları yönünde kayıtlar temin edilmiştir.
Davada, davalı ...'nin ortağı olduğu şirket için çekte aval verdiği nedenle davacıya borçlu bulunduğu, davalılardan ...'nin davalı ...'nin annesi olduğu, ...tarafından dava konusu edilen ... ... ... Mah.13.ada, 2.parseldeki tarlanının 1/2 hissesinin Talha ...'a 19.000,00 TL bedelle 07/10/2010 tarihinde sattığı, bu satışın içerisinde diğer 1/2 hissedar ... ... 1/2 payının bulunduğu,
Yine aynı yerde ... Mah.... Sok.47.ada, 24.parsel arsada imza edilen kat irtifaklı 1-2-3-4-5-12-15-18-19-20-24-25-26 nolu bölümlerinde ...tarafından annesi ...'ye 1/2 hissesinin (1-2-3-4 nolu bölümler için 5.000,00 er TL, 5 nolu bölümün 7.000,00 TL, 12 nolu bölümün 6.000,00 TL, 15 nolu bölümün 2.500,00 TL, 18 nolu bölümün 6.000,00 TL, 19-20 nolu bölümlerin 7.000,00 er TL, 24-25-26 nolu bölümlerin 15.000,00 er TL bedelle 18/10/2010 tarihinde satışların yapıldığı,
Bu satışların sonrasında ... tarafından 03/12/2010 tarihinde 1-2-3-4-5-12-15-18-19-20 nolu bölümlerin ...'a devredildiği belirlenmiştir.
Bu satışlar için ise tapuda 20-19 nolu bölümlerin 14.000,00 er TL'ye, 18 nolu bölümün 12.000,00 TL, 15 nolu bölümün 5.000,00 TL, 12 nolu bölümün 12.000,00 TL, 5 nolu bölümün 14.000,00 TL, 4 nolu bölümün 10.000,00 TL, 3 nolu bölümün 10.000,00 TL, 2 nolu bölümün 12.000,00 TL, 1 nolu bağımsız bölümün ise 10.000,00 TL'ye satıldığı tespit edilmiştir.
Yapılan talimatla keşiflerde bu taşınmazların satışlarının ... tarafından 3.kişi konumundaki ...'a gerçek bedellerinin altında satıldığının tespit edilerek piyasa şartlarına göre satış tarihindeki değerleri belirlenmiştir.
Davalılardan ... ...'ın ...'ye ait 13.ada 2.parseldeki taşınmaz yönünden her ne kadar tapuda satışının 19.000,00 TL olarak belirtilmiş ise de 135.000,00 TL'ye anlaştıkları, 1.000,00 TL'sinn kapora olarak, kalan 134.000,00 TL'sininde banka kredisi ile tamamlanarak davalı ...'nin annesi ... adına çocuklarının daha sonra geleceğinin beyanı üzerine yatırılarak alındığı, bu yönde ... ... Şubesi tarafından 250.000,00 TL bedelle ipotek bulunduğu, davalı ...'nın beyana göre Halkbank ... şubesi cevabı ile 07/10/2010 tarihinde ... hesabında bu paranın olduğu bildirilmiştir.
Yine mahkememizce davalı ... ...'ın eşi ... ...'ın adına kayıtlı şirkette hissedar olup bu şirket namına çekilen kredi ve ipotek üzerine mali durum araştırması yapılıp, yine ...'nin ... ilçesinde tanınıp tanınmadığı ve annesi ...'nin yaşaması dışında başka irtibatının olup olmadığı araştırılmış, verilen cevapta ... ...'ın eşi ... ...'ın ... ... Otomotiv...Ltd.Şti hissedarı olup, mali durumunun iyi olduğu, ...'nin ilçede tanınmadığı, yakını dayısının tanındığı, başka kişilerce bilinmediği belirlenmiştir.
Davalılardan ... 10 adet bağımsız bölüm taşınmazı 1/2 hissesi ... ..., 1/2 hissesinin ... olmakla yatırım amaçlı olarak kiraya verdiğini ifade etmesi karşısında kötü niyetli olmadığı savunması ile gelirlere ilişkin bilgisini sunup, taşınmazların belediye rayiç emlak bedeli üzerinden harçlarının ödendiği buna ilişkin dayanakların sunulduğu tespit edilmiştir.
Davacının, dava konusu gayrimenkullere ait kira gelirlerinin icra dosyasına deposuna yönelik istemi dosya kapsamında yerinde görülmeyerek red olunmuştur.
Davacı tarafından davalı ...aleyhine yapılan takipte 107.973,97 TL borca ilişkin İzmir'deki ikamet adresinde haciz işlemi için işlem yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalı ... ...'ın tapuda eksik gösterilen taşınmaz değeri 135.000,00 TL satış değeri üzerinden eksik tapu harcı tamamlamak suretiyle ikmal edilmiştir.
Borçlunun sattığı kişiden mal iktisap edenler hakkında iptal kararı verilebilmesi için kötü niyetli olduklarının kanıtlanması gerekeceği, kötü niyetin konusunun davacı alacaklıda bulunduğu, bunun kanıtlanamaması halinde davanın bedele dönüşeceği, davalı ...'nin annesi ...'nin bu durumda oğlunun mali durumunu bilmemesinin mümkün olmadığı, yapılan bu tasarrufların mal kaçırma amacı ile yapıldığı nedenle ...'nin sorumluluğu belirlenmiştir. (İİK.283/2)
İptal davasının dinlenebilme koşulu olan takip kesinleşmiştir.
Tüm dosya kapsamı sunulan deliller, izleme olanağı sağlayan bilirkişi raporları ve yazışmalar denetlenmiş, ... ...'a devredilen taşınmaza ait tüm bilgiler doğrultusunda davalı ... ...'ın taşınmazı eşinin malik olduğu taşınmaz ile hacizin olması nedeniyle satın alarak tapudaki eksik satış değerinin belgeler ile kanıtlanmış ödemeler doğrultusunda gerçek değerinin üzerinden satışının yapıldığı davalı ...'in konumu yönünden bilgisinin olduğuna dair bir dayanak ve delilin olmayıp ...'in ...'te yaşamadığı gibi tanınmadığı, bu koşullar altında ... ... yönünden tasarrufun iptali koşullarının bulunmadığı, davalı ...'ın ise taşınmazı ...'den alan 3.kişi konumunda olup, taşınmazların 1/2 hissesinin ..., 1/2 hissesinin ... ... olduğu şekilde konut olan ve toplam değeri 180.000,00 TL olduğu belirtilen taşınmazları satın aldığı, gerçek değerler ve satış olup 10 adet taşınmazın alındığı ve kirada olup bilgilerinin verildiği, halen 3 adet bağımsız bölümün ... ... ve davalı ...'den satın alan annesi ... adına kayıtlı olduğu, taşınmazların ivaz yada bağışlama hükmünde olmadığı ... yönünden bu hususun bulunmadığı, alacaklılara zarar vermek kastı ile yapıldığına, bilindiğine ve kötü niyetli bulunulduğuna ilişkin bir dayanak sunulmadığı, davalılardan ...'nin davalı ...'nin oğlu olduğu, devirlerin borcun doğumundan sonra gerçekleştiği akrabalık ilişkisi karşısında ve yapılan işlem tarihi dikkate alındığında taşınmazların kötü niyeti ispat edilemeyen 3.kişiye devredilmiş olması karşısında davalı ... ile ... arasındaki tasarrufların ancak bedele dönüştüğü nedenle alacağı geçmemek üzere takip konusu alacak ile sınırlı olacak şekilde, ...'nin sorumluluğu doğrultusunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Mahkememizce verilen karar Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/2379 E- 2018/8613 K.sayılı 04/10/2018 tarihli ilamı ile "
" Somut olayda, dava konusu tasarrufların borcun doğumundan sonra yapıldığı ve davalı borçlunun aciz halinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konularından 13 ada 2 ve 3 parsellerdeki borçlu hissesini 17.000,00 TL'ye 07.10.2010 tarihinde davalı ... satın almıştır. Bilirkişi taşınmazlardaki borçlu hissenin gerçek değerini 45.000,00 TL olarak belirlemiştir. Anılan davalı 134.000,00 TL ödemeyi borçlunun annesi ... hesabına yatırıldığını belirttiği halde bu konuda banka dekontu sunulmamıştır. Dosya ya gelen davalı ...'ye ait hesabın kim tarafından açıldığı ve 134.000,00 TL'nin kim tarafından yatırıldığı ise araştırılmamıştır. Öte yandan davalı ... tarafından alınan 13 ada 2 ve 3 parsellerin bitişiğindeki taşınmazın ...'nın eşi ...'e ait olduğu dosya içeriği ile sabittir. Bu halde borçlu ile taşınmaz komşusu olan üçüncü kişi ...'nın borçlunun mali durumunu bilebilecek kişilerden olup olmadığı da değerlendirilmemiştir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir.
Somut olayda, dava konusu 10 taşınmaz davalı üçüncü kişi ... tarafından elden çıkarıldığından, bu taşınmazların elden çıkarıldığı 07.10.2010 tarihindeki gerçek değerinin belirlenerek bu miktarın alacak ve ferilerini geçmeyecek şekilde davalı ...'den tahsiline karar verilmesi gerekirken tazminat miktarı belirtilmeden kararın infaz kabiliyeti olmayacak şekilde hüküm tesisi de isabetsizdir.
Öte yandan davanın bedele dönüşmesi halinde, bu bedelden borçlunun sorumluluğu söz konusu olmaz, davanın amacı zaten borçludan tahsil edilemeyen alacağın tahsiline yönelik olduğundan borçluyu tazminatla sorumlu tutarak alacağın ikinci kez tahsiline olanak sağlayacak şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
4-Dava konularından 13 adet taşınmazı satın alan davalı ... bu taşınmazlardan 10 tanesini davalı ... satmış diğer 3 taşınmaz anılan davalı elinde kalmıştır. Bu halde elde kalan taşınmazlarla ilgili olarak tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile taşınmazların tümü satılmış gibi bedele hükmedilmesi de isabetsiz olmuştur " hükmü ile bozulmuştur.
Mahkememizce bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce, dava konusu taşınmazların elden çıkarıldığı 07/10/2010 itibariyle gerçek değerlerinin tespit edilmesi için ... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmıştır. Mahkememize sunulan ... Tal. Sayılı dosyasından sunulan bilirkişi raporunda özetle; ... İli, ... İlçesi, ... Mah. 47 ada, 24 parsel yer alan bağımsız bölümlerin 07/10/2010 tarihi itibariyle değerlerinin, 1 nolu bağımsız bölümün 35.000,00-TL, 2 nolu bağımsız bölümün 20.000,00-TL, 3 nolu bağımsız bölümün 25.000,00-TL, 4 nolu bağımsız bölümün 20.000,00-TL, 5 nolu bağımsız bölümün 30.000,00-TL, 12 nolu bağımsız bölümün 20.000,00-TL,15 nolu bağımsız bölümün 5.000,00-TL, 18 nolu bağımsız bölümün 25.000,00-TL, 19 nolu bağımsız bölümün 27.000,00-TL, 20 nolu bağımsız bölümün 30.000,00-TL, 24 nolu bağımsız bölümün 80.000,00-TL olduğu yönünden tespitlerin sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce, T.... A.Ş. ... Şubesine müzekkere yazılmış, müzekkere cevabında ... adına vadeli hesabın 07/10/2010 tarihinde açıldığı, fakat 07/10/2010 tarihinde 134.000,00-TL' yi yatıranın kim olduğunun şube arşiv kayıtlarında bulunamadığı, ancak hesap açılış öncesinde bankacılık uygulamaları gereği müşteriden alınması gereken sözleşme vb olması gerektiğinden, müşteriden de aynı gün hesap açılmadan önce belgeleri ... huzurunda alındığı ve vadeli hesabın açıldığı bildirilmiştir.
Mahkememiz 2019/79 Esas 2020/710 Karar sayılı kararı ile davacı tarafından davalı ...' ın 4.kişi olarak kötü niyetli olarak hareket ettiği hususu ispatlanamadığından, işbu davalı yönünden davanın reddi gerekmiştir. Dava konusu 13 ada, 2 ve 3 nolu parseldeki taşınmazları devralan davalı ...' nın, bitişik parsellerindeki taşınmaz davalı ...' nın eşine ait olsa da, davalı ...' in taşınmazın bulunduğu yerde tanınan bir kişi olmadığı, davalı ...' yi tanımadığı, taşınmaz satış işlemlerinin vekaletname ile davalı ...' in akrabası olduğu anlaşılan dava dışı ... aracılığıyla yapıldığı, davalı ...' nın borçlunun mali durumunu bilebilecek durumda olmadığı, banka hesabına yatırılan tutarın kimin tarafından yatırıldığı belli değilse de, tutarın davalı ...' nın beyanları ile örtüştüğü, davacının da aksini ispata elverişli kayıt veya belge sunmadığı hep birlikte değerlendirildiğinde, davalı ... ... yönünden de davanın reddine karar verildiğini, davalılar ...ve ... yönünden ise davalı elinde kalan 24 parsel 24, 25, 26 nolu bağımsız bölümler yönünden tasarrufun iptali şartlarının oluştuğu anlaşıldığından, işbu 3 taşınmaz için ....İcra Müdürlüğü dosyasında asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla tasarrufların iptaline karar verilmiş, 07/10/2019 tarihinde devrolan ve bedele dönen diğer 10 adet taşınmaz içinde bilirkişi raporu ile devir tarihi itibariyle tespit edilen gerçek değerleri toplamı 237.000,00-TL'nin ....İcra Müdürlüğü dosyasında asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla asıl borçlunun sorumluluğu söz konusu olmayacağından, davalı ...' den tahsiline karar verilmiş, kararın temyiz edilmiştir.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesi 2021/23967 Esas 2022/6275 Karar sayılı Yargıtay İlamı ile kararın bozularak dosyanın mahkememize gönderildiği, mahkememiz 2022/982 Esasına kaydı yapılmıştır.
Son bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda:
Davalı ... vekili tarafından 13.02.2023 tarihli dilekçesinde: Müvekkilinin 26/01/2022 tarihinde vefat ettiği, müvekkili mirasçısı ... ... vekaletnamesini dosyaya ibraz etmiştir.
Davacı vekili tarafından müteveffa davalı ...'nin nufüs kayıt örneğinin dosyaya sunduğu, mirasçısı olan kızı ... ... ile oğlu ...'nin davaya dahil edilmek üzere duruşma zaptı ve dava dilekçesinin ilgili kişilere tebliğ edilmesini talep etmiş, mirasçılık belgesini dosyaya sunmuştur.
Asli Müdahil ... vekili tarafından sunulan 24/10/2024 tarihli dilekçede: Dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mah. 47 ada 24 parsel 25 ve 26 nolu bağımsız bölümler müvekkili ... adına kayıtlı olduğunu, dava konusu 25 ve 26 numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazlar ... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasından cebri icra ile satılmış, taşınmazları ... Bankası icra ihalesinden aldığını, müvekkili bu iki taşınmazı iş bankasından satın aldığını, iki taşınmaz icra yoluyla satıldığını, daha sonra müvekkili tarafından ihale alıcısından satın alınmış olduğundan muvazaa yada tasarrufun iptaline konu olabilecek bir devirden kesinlikle söz edilemeyeceğini, tapu kayıtları ile de sabit olduğunu, müvekkili bakımından davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
... A.Ş vekili tarafından sunulan dilekçede ... A.Ş'den temlik sözleşmesi gereği müvekkili şirket tarafından temlik alındığını, buna ilişkin dilekçe ekinde alacak temlik beyanına ilişkin evrakı sunmuştur.
Dava, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali talebine ilişkindir. Tasarrufun iptali davasının ön şartı borçlu davalı hakkında yapılmış ve kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması, davacı tarafından borçlunun aciz halini gösterir aciz belgesi ibraz edilmesi ve borcun tasarruf tarihinden önce doğmuş olmasıdır. Somut olayda dava tarihi itibariyle davacının alacağına konu ettiği .... İcra Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı dosyası, ....İcra Hukuk Mahkemesi .... Sayılı ve 10.11.2022 tarihli kararı ile zamanaşımı sebebi ile icranın geri bırakılmasına karar verilmiş, karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. HD 2023/424 E. 2024/2361 K. Sayılı 20.12.2024 tarihli kararı sayılı ilamı ile kesinleşmiştir. Davacı tarafından icra dosyasının ve alacağın zamanaşımına uğramadığının tespiti açısından dava açılmadığı bildirilmiştir. Geçerli bir icra takibinin olması tasarrufun iptali davalarında özel dava şartı olup, iş bu davada da geçerli bir icra takibi olmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın dava şartı yokluğundan reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli karar harcı 615,40 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.485,00 TL harcın mahsubu ile eksik 869,60 TL harcın alacağı temlik alan davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin alacağı temlik alan taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Davalı ... ... tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin alacağı temlik alan taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
6-Asli Müdahil ve mirasçı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalılar ... ..., ..., ... ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin alacağı temlik alan davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
8-Dosya içerisinde bulunan kesin teminat mektubunun karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, dava dosyasının daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş olmasından dolayı Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.16/09/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim