mahkeme 2022/873 E. 2025/607 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/873
2025/607
9 Eylül 2025
TC.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/873 Esas
KARAR NO:2025/607
DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:27/10/2022
KARAR TARİHİ:09/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: 17.02.2021 tarihinde ... ... Mahalle ... Sokak üzerinde davacıya çalışmış olduğu arabadan indiği sırada plakası tespit edilemeyen ve olay yerinden kaçan bir araç çarptığını, çarpmanın etkisi ile davacı ağır şekilde yaralandığını, ayağında ve boynunda kırıklar oluştuğunu, davacı kazanın ardından ...Hastanesine kaldırıldığını, kolluk kuvvetleri ve savcılık olay ile ilgili araştırmaları yaptığını, fail tespit edilemeyerek 15.03.2021 tarihinde daimi arama kararı verilerek dosyayı faili meçhul suçlar bürosuna sevk edildiğini, fail sigortalı bulunamadığını, 5684 sayılı kanunun 14/2 maddesine sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için ... Hesabına başvuralabileceğine hükmettiğini, davacının tedavi evrakları ile birlikte ... hesabına başvurulmasına rağmen maluliyete ilişkin rapor istenmesi sebebiyle davacıya bir ödeme yapılmadığını, Yargıtay'ın yerleşik kararları uyarınca kaza geçiren kişinin sigorta şirketine/... hesabına başvurması yeterli olup bu kişiden maluliyet raporu istenmesi hakkın sürüncemede bırakılması olduğunu, davacı sigortalı olarak çalıştığını, kaza tarihi itibariyle aldığı son maaşı 6.000,00 TL olduğunu, bu hususun SGK kayıtları ile sabit olduğunu, davacının adli tıp kurumuna sevki ile maluliyet oranının tespitinin gerektiğini, belirsiz alacak davamızın kabulünü, söz konusu kaza neticesinde beden gücü-iş gücü kaybına uğraması, sebebiyle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve Avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Davacı olay sonucunda malul kaldığı gerekçesiyle müvekkili ... Hesabı’na başvurduğunu, ... numaralı hasar dosyası açıldığını, davacı bu nedenle müvekkili ... Hesabı'ndan tazminat talebinde bulunduğunu, Yerleşik içtihat gereğince, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı, kusuru ve ZMMS poliçesi yaptırma yükümlülüğü somut delillerle ispat edilemez ise talep reddedilmesinin gerektiğini, meydana geldiği iddia edilen olayla ilgili davacı tarafın çelişkili ifade ve beyanları dışında kazanın oluştuğuna dair somut deliller bulunmadığını, davacının kazanın meydana gelmesinde tamamen kusursuz olduğu da ispat edilemediğini, kazanın oluş şekli hakkında herhangi bir kanaat getirilemediğini, davacı tarafça bilinmeyen aracın varlığını ispata dair herhangi bir bilgi veya belge sunulamadığını, kolluk tarafından tanzim edilen 19.02.2021 tarihli tutanakta yapılan araştırmada, kazayı gören kimse olmadığı, kaza yerini gören mobese kamerasının bir süredir bozuk olduğu ve kazayı gören güvenlik kamerası olmadığı tespit edildiğini, Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu, HMK'nin 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu, ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmasının gerektiğini, haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesine göre, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu, TBK m. 50 “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.” hükmü gereğince, davacı, plakası tespit edilemeyen aracın varlığını ve kusurlu bulunduğunu ispat etmek ile yükümlü olduğunu, müvekkili ... Hesabı tarafından maluliyet tazminatı ödenebilmesi için, kişinin maluliyete sebep olan arazlarının trafik kazasından kaynaklanması gerektiğini, söz konusu arazların sebep olduğu maluliyetin sürekli ve kalıcı olduğunun kanun ve ilgili yönetmeliklere uygun şekilde tespiti gerektiğini, davacı müvekkili kuruma başvuru sırasında yetkili bir hastaneden alınmış sürekli ve kalıcı maluliyete ilişkin bir maluliyet rapor sunmadığını, davacı vekiline 21.04.2021 tarihli yazı ile (EK-2) eksik belgelerin sunulması talep edildiğini, hastaneden rapor alınmadan ve diğer eksik belgeler müvekkili ... Hesabı'na sunulmadan davanın ikame edildiğini, davanın başvuru şartı eksikliği nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkili ... Hesabı, kendisine yöneltilen taleplerin usul ve yasalara uygun şekilde sonuçlanabilmesi için gerekli bilgi ve belgeleri talep etmek hakkına sahip olduğunu, davacı tarafın, usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilen davasının esasa girilmeksizin, dava şartı yokluğu nedeniyle usulen reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının talebinin maddi tazminat içeriğinin taraflarınca tam olarak anlaşılamadığını, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı,sürekli bakıcı gideri, tedavi giderleri,yol gideri, yemek gideri, refakatçi gideri vs. taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olacağını da belirtmek gerektiğini, davacı tarafından dosyaya anılan zararların gerçekleştiğini teşvik eden bir belge sunulmadığını, davacının kaza tarihinde fiilen çalıştığının başvuran tarafça ispat edilmiş olmasının gerektiğini, ispat edilememiş olması nedeniyle mahrum kaldığı geliri bulunmadığının kabulünü, geçici iş göremezlik zararına ilişkin haksız ve hukuka aykırı talebinin reddi gerektiğini, tedavi, yol, refakatçi ve yemek giderine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge dosyaya sunulmamış olduğundan var ise belgelendirilmemiş olan tedavi giderine ilişkin talebinin reddinin gerektiğini, davacı tarafından söz konusu gider kalemleri yönünden fatura, makbuz v.s. hiçbir belgenin dosyaya ibraz edilmemiş olduğu dikkate alındığında tedavi giderine ilişkin talebin reddinin gerektiğini, davacı tarafından fiilen bakıcı tutulduğuna ilişkin ispata yarar hiçbir delil ve belgenin dosyaya sunulmamış olduğu dikkate alındığında var ise bakıcı giderine ilişkin talebin haksız ve hukuka aykırı olduğunun anlaşılmadığını, davacı tarafından fiilen bakıcı tutulduğuna ilişkin ispata yarar hiçbir delil ve belgenin dosyaya sunulmadığını, bakıcı giderine ilişkin talebin haksız ve hukuka aykırı olduğu anlaşılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bakıcı giderinin talep edilebilmesi için fiili olarak bir bakıcı çalıştığının başvuru sahibi tarafından ispat edilmesinin gerektiğini, belirsiz olmayan bakıcı giderine ait somut deliller sunulmadığından talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, trafik kazasından kaynaklanan kesin ve kalıcı maluliyetinin bulunduğuna ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu tarafından sağlık kurulu raporu düzenlenmesinin gerektiğini, söz konusu raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas alınarak düzenlenmesinin gerektiğini, davacının trafik kazasından kaynaklanan arazlar nedeniyle kesin ve kalıcı maluliyetini gösterir bir rapor aldırılması gerektiğini, hesaplama yapılması halinde TRH 2010 Hayat Tablosu ve 1,8 Teknik Faiz kullanılmalıdır. “0” teknik faiz ile hesaplama yapılması mevzuata ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ında yapılan değişiklik ile Hesaplamada esas alınacak iskonto oranının 1,65 olduğu belirlendiğini, kazanın meydana geldiği tarih dikkate alınarak TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması, söz konusu talebimizin kabul görmemesi halinde ise 1,65 teknik faize göre hesaplama yapılarak hüküm kurulması gerektiğini, iddia edilen zararlara dair ... Hesabı'na gerekli başvurular gerçekleştirilmemiş olduğundan ... Hesabı'nın temerrüdü bulunmadığını, davacının dava tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmesine yönelik talebi usul ve yasaya aykırı olduğunu, kazaya karışan aracın kullanım şeklinin ticari olmadığından, taraflar tacir olmadığından ve taraflar arasında ticari bir iş de bulunmadığından, karşı tarafın ticari faiz oranı ile birlikte hesaplama yapılması talebi de reddedilmesinin gerektiğini, ... Hesabı bir sigorta şirketi ve tacir olmadığından, talep konusu tazminat haksız fiilden kaynaklandığından avans faizi ödenmesine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil edeceğini, ... Hesabının sorumluluğu, 17.02.2021 tarihinde geçerli olan teminat limiti ve kazaya sebep olan aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, tazminat ödenmesine hükmedilmesi halinde, bu sınırların aşılması hukuka aykırılık teşkil edeceğini, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının reddini, reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini, tespiti halinde davanın iddia konusu araç sürücüsüne ve sigorta şirketine ihbarına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 27/02/2021 tarihinde plakası tespit edilemeyen bir araç tarafından davacıya çarpılması sonucu davacının davalıdan tazminat talebinde bulunup bulanamayacağı, bulunabilecek ise miktarının tespiti hususlarına ilişkin tazminat davası istemine ilişkindir.
Yapılan incelemesinde: davacı vekili tarafından davanın takip edilmemesi nedeniyle dosyanın 13/05/2025 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu tarihten itibaren de üç (3) aylık yasal süre içerisinde taraflarca yenilenmemiş olduğu, HMK 150/5.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere;
1-Davanın HMK 150/5. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile eksik 534,70 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve dava miktarını geçmemek üzere 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 595,00 TL ve 5.850,00 TL bedelli ATK faturalarının suç üstü ödeneğinden karışlanmasına,
7-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 595,00 TL ve 5.850,00 TL bedelli ATK faturaları olmak üzere toplam 6.445,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ve davalı şirketin yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 09/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.