mahkeme 2022/293 E. 2025/447 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/293

Karar No

2025/447

Karar Tarihi

17 Haziran 2025

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/293 Esas
KARAR NO :2025/447

DAva:Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:06/04/2022
KARAR TARİHİ:17/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde: 24.08.2019 tarihinde saat 18:49 sıralarında ... cadddesinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkilininde içinde yolcu olarak bulunduğu ... sevk ve idaresindeki ...plaka nolu araca arkadan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeni ile taraflar araçları emniyet şeridine çekerek kaza tespit tutanağı hazırladıkları sırada davalı şirket üzerine kayıtlı ve diğer davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka nolu araç aşırı sürat ile müvekkilininde bulunduğu şeritten gelince müvekkili üzerine gelen araçtan kaçmak için yol kenarında ki bariyerlere hareket ettiğinde ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka nolu araç ... plaka nolu araca arkadan şiddetli bir şekilde çarptığını, çarpma sırasında önceki çarpışan araçların arasında yakalanan müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... plaka nolu araç ... plaka nolu araca arkadan şiddetli bir şekilde çarpması nedeni ile bacaklarının kırılması ve hastane raporlarında da açıkça belirtildiği üzere vücudunda kalıcı hasar bırakacak şekilde yaralandığını, müvekkilinin olay sonrası 24.08.2019 -26.08.2019 arasında ... ... Hastanesinde tedavi olduktan sonra 26.08.2019 tarihinda ...Hastanesine gittiğini, 07.11.2019-12.11.2019 tarihleri arasında İstinye Devlet hastanesi ve daha sonrasında da 16.12.2019 tarihine kadar ...Hastanesinde tedavi olduğunu, bu tedavi süresinde çalışamaması nedeni ile maddi olarak büyük güçlükler ile karşı karşıya kaldığını, raporlu olması nedeni ile çalışmakta olduğu yerden aylık 5.250,00 TL olan maaşınıda alamadığını, 16.12.2019 tarihinden itibaren 3 (üç) ay sonraya kontrol için randevu verildiğini, olay nedeniyle ağırları devam etmekte ve devamlı dirsekten destekli baston ile yürüyebildiğini, kazaya sebebiyet veren ...'dan ve onun kullandığı ... plaka nolu araç davalı ... ... adına kayıtlı olduğunu, sigorta işlemini yapan ... sigorta A.Ş ... Poliçe nolu kayıtlı olduğunu, kaza nedeni ile müvekkilleri yaşadıkları travmayı psikolojik olarak atlatamadıklarını, kara taşıtları ile çıkılan yolculuklarda halen büyük bir korku yaşadıklarını, bu nedenle müvekkilleri manevi olarak büyük zarar gördüklerini, arabuluculuğa başvurduklarını, anlaşamadıklarına ilişkin tutanak düzenlendiğini, davanın kabulü ile davalılardan müştereken ve müteselsilen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TL maddi 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde: Dava dilekçesindeki usuli eksikliğin tamamlanmasının gerektiğini, müvekkiline arabuluculukla ilgili herhangi bir başvuru bildirimi gelmediğini, görevlendirilmiş bir arabulucu tarafından da telefon ya da mail ile ulaşılmadığını, zorunlu dava şartı olan arabuluculuğa başvuru şartı yerine getirilmediğini, davanın bu yönden reddinin gerektiğini, kaza nedeniyle müvekkili şirket yetkilisi ... hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ve CBS dosyasından alınan raporda davacının içinde bulunduğu araç sürücülerinin asli kusuru oldukları yönünde tespit yapıldığını, .... Asliye Ceza Mahkemesi bu raporlar doğrultusunda karar verildiğini, ilk derece mahkemesinin kararı istinaf edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi inceleme sonucunda istinaf taleplerini reddettiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından alınan ATK raporu müvekkilinin tam kusurlu olduğu yönünde ise de raporun kabul edilemez olduğunu, aynı olaya ilişkin lehe ve aleyhe olan raporlar arasında çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, karar tarafımızca istinaf edildiğini, dosyanın istinaf incelemesinde olduğunu, davaya konu kaza, .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporundaki gibi gerçekleştiğini, soruşturma dosyasındaki müştekiler ile müvekkilinin ifadeleri ve kaza tespit tutanakları davacının asli kusurlu olduğunu kanıtladığını, maddi hasar açısından; somut olayın maddi hasar açısından değerlendirildiğinde .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası alınan raporda bilirkişi müvekkilinin ikinci dereceden kusurlu olduğu görüşünde olduğunu, ancak bu değerlendirme yerinde olmadığını, müvekkilinin somut olaya ilişkin kusurunun olmadığını, dava dışı ... ile davacı yolun karşısında araç park edilebilecek alan bulunmasına karşı araçlarını güvenli alana çekmedikleri, reflektör vb. uyarıcı işaret koymadıkları içi kazanın oluşumunda tam kusurlu olduklarını, yaralanma açısından; araç sürücüsü ..., yolcu olan davacı ... ve diğer araç sürücüsü ...'nun kaza yapan araçların arasında durarak tutanak düzenledikleri, tarafların mahkemedeki ve kolluktaki ifadelerinden anlaşıldığını, kaza ve yaralanma bir bütün olarak görülmediğini, kaza yapan ...plaka sayılı araç sürücüsü ... ile ... plakalı sayılı araç sürücüsü ... kaza sonrasında kendi araçlarının arasına girerek kaza tespit tutanakları düzenlemeye başladıklarını, davacı kaza yapan araçlardan birinde yolcu konumunda olduğunu, kaza tespit tutanağı düzenlendiği esnada yolcu konumundaki davacının iki araç arasında beklemesi yerine kendi can güvenliğini sağlamak için kaza alanından derhal uzaklaşarak güvenli alana gitmesinin gerektiğini, müvekkilinin kaza yapan araca çarpması ile ilk kazadan bağımsız olarak yolcu konumundaki davacının yaralanması arasındaki illiyet bağının koptuğu anlaşıldığını, yaralanmada tam kusurun davacıda olduğunu, kazanın olduğu yolda emniyet şeridi olmadığını, kaza seyre devam edile şeritte meydana geldiğini, araçların güvenli bir bölgeye çekilmediğini, kazanın meydana geldiği yol üstünde tutanak tutulmaya çalışıldığını, müvekkili tarafından çekilen fotoğraflarda da bu durum açıkça meydana geldiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... plakalı araç ile ...plakalı araç sahibinin asli kusurlu olması ve davacının yaralanması ile ilk kaza arasındaki illiyet bağının kopması davanın reddini, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası alınan bilirkişi raporunda ve CBS dosyasından alınan raporda davacının içinde bulunduğu araç sürücülerinin asli kusuru oldukları yönünde tespit yapıldığını, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından alınan ATK raporu müvekkilin tam kusurlu olduğu yönünde ise de raporun kabul edilemez olduğunu, aynı olaya ilişkin lehe ve aleyhe olan raporlar arasında çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, karar taraflarınca istinaf edildiğini, istinaf incelemesinde olduğunu, davaya konu kaza .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporundaki gibi gerçekleştiğini, soruşturma dosyasındaki müştekiler ile müvekkilinin ifadeleri ve kaza tespit tutanakları davacının asli kusurlu olduğunu kanıtladığını, davacı, kaza yapan araçlardan birinde yolcu konumunda olduğunu, kaza tespit tutanağı düzenlendiği esnada yolcu konumundaki davacının iki araç arasında beklemesi yerine kendi can güvenliğini sağlamak için kaza alanından derhal uzaklaşarak, güvenli alana gitmesinin gerektiğini, müvekkilinin kaza yapan araca çarpması ile ilk kazadan bağımsız olarak yolcu konumundaki davacının yaralanması arasındaki illiyet bağının koptuğu anlaşıldığını yaralanmada tam kusurun davacıda olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 24.08.2019 tarihli kazada davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı şirketin maliki sigortanın da sigortacısı olduğu araçların karıştığı kaza sebebiyle davacının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizdeki dava 06/04/2022 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 23/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile: "Davalı şirkete sigortalı, ... plaka numaralı davalı otomobilinin dava dışı sürücüsü ...’ın hatalı sevk ve idaresinin, birinci (asli) derecede ve tam, % 100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu, ... plaka numaralı otomobilin dava dışı sürücüsü ...'nun, etkili herhangi bir kural ihlalinin, tedbirsizliğinin ve dikkatsizliğinin bulunmadığı, ...plaka numaralı kamyonetin dava dışı sürücüsü ...'in, etkili herhangi bir kural ihlalinin, tedbirsizliğinin ve dikkatsizliğinin mevcut olmadığı, Davacı ...'in, etkili herhangi bir kural ihlalinin, tedbirsizliğinin ve dikkatsizliğinin bulunmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır. "şeklinde raporlarını sunmuşlardır.
Adli Tıp 2.ihtisas Kurulu tarafından hazırlanan 14/02/2025 tarih 2492 karar sayılı raporunda: "... oğlu, 12.06.1968 doğumlu, ...’in 24.08.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Davacı vekilinin 13/06/2023 tarihli dilekçesi ile: Davada maddi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi ile karşılıklı olarak yargılama giderleri ve vekalet ücreti talep edilemeyecek şekilde anlaşmaya varıldığını, maddi tazminat yönü ile taleplerinden feragat ettiklerini, sadece manevi tazminat taleplerinin kabulünü talebini içerir dilekçesini sunmuştur.
Türk Borçlar Kanunun "Manevi Tazminat" başlığı altında düzenlenen 56. Maddesinde, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." denilmektedir.
Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre,Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Somut olayda, davalı şirkete sigortalı, ... plaka numaralı davalı otomobilinin dava dışı sürücüsü ...’ın hatalı sevk ve idaresinin, birinci (asli) derecede ve tam, % 100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu, davacı ...'in, etkili herhangi bir kural ihlalinin, tedbirsizliğinin ve dikkatsizliğinin bulunmadığının bilirkişi ve ATK raporuyla sabit olduğu , davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği anlaşılmış olup davacı için 13.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmesinin, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tarafların kusur durumları, meydana gelen netice ve yukarıda ilkeler gözönünde tutulduğunda, dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılarak davanın manevi tazminat bakımından kısmen kabulüne, maddi tazminat bakımından feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacının maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 13.000,00 TL'nin 24/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... İTH.İHR.İNŞ VE SAN.TİC LTD ŞTİ'den alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 888,03 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 807,33 TL harcın davalı ... İthalat İhracat İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin nispi harç, 11,50 vekalet harcı olmak üzere toplam 172,90 TL'nin ... İthalat İhracat İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 532,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.250,00 TL bilirkişi masrafı, 595,00 TL adli tıp raporu, 5.400,00 TL adli tıp raporu olmak üzere toplam 11.777,50 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 9.877,90 TL'nin davalı ... İthalat İhracat İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Manevi tazminat yönünden: Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve kabul edilen miktarı geçmemek üzere 13.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... İthalat İhracat İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,
8-Manevi tazminat yönünden; Davalı ... İthalat İhracat İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen ve reddedilen miktarı geçmemek üzere 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
9-Maddi tazminat yönünden vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
10-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 212,90 TL'sinin davacı taraftan, 1.107,10 TL'sinin davalı ... İthalat İhracat İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden tahsili ile hazine adına irad kaydına,
11-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalıRa-Ka İhracaat... vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/06/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim