Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1010
2024/923
3 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/1010 Esas
KARAR NO:2024/923
DAVA:3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:17/12/2022
KARAR TARİHİ:03/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile ... aleyhine davalı tarafından 23.02.2022 tarihinde .... İcra Dairesi ... esas sayılı icra takip dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine dayanak olarak 10.08.2020 vade tarihli 70.000 TL bedelli bono, 10.10.2020 vade tarihli 60.000 TL bedelli bono, 15.12.2020 vade tarihli 70.000 TL bedelli bonolar icra takip dosyasına sunulduğunu, İcra takip dosyasında 243.001,37 TL (takipte kesinleşen miktar), takip sonrası faiz, vekalet ücreti, masraf, tahsil harcı olmak üzere toplam dosya borcu günümüz (17.12.2022) itibarıyla 328.046,64 TL' olduğunu, takip sonrasında müvekkilin ikamet ettiği ... Mah. ... adresine ödeme emri tebliğ edildiğni ancak ... İlinde kanser tedavisi gören müvekkilin hastanede olması sebebiyle ödeme emri 11.10.2022 tarihinde mahalle muhtarına bırakıldığını, bu sebeple de müvekkili zamanında ödeme/icra emrine itiraz edemeyerek icra takibi kesinleştiğini, müvekkili icra takibi başlatıldığını ancak tedavi ve ilaç masrafları için gerekli paranın bulunduğu banka hesaplarına haciz/ bloke işlemi yapılması ile öğrenmiş bu süreçte büyük mağduriyet yaşadığını, ancak müvekkili davalıya hiçbir borcu bulunmadığı gibi takibin dayanağı olan üç adet kambiyo senedinde yer alan borçlu ya da kefilliğe ilişkin imzalar müvekkile ait olmadığını, Zira takibin dayanağı olan kambiyo senetlerinden açıkça görüldüğü üzere kefil kısmına müvekkilin hiçbir bilgisi ve rızası olmaksızın isim, soy isminin ve T.C. kimlik numarası yazılmış ancak müvekkili hiçbir şekilde takibe dayanak olarak sunulan senetleri imzalamadığını hatta işbu senetlerin varlığında ancak icra takibinin başlatılması sonrasında haberdar olduğunu, bu sebeple uzman bilirkişiler aracılığıyla senetler üzerinde yer alan imzaların müvekkile ait olmadığının dolayısıyla da icra takibi kapsamında müvekkilin davalı icra takibi alacaklısına hiçbir borcunun bulunmadığının tespiti yapılmasını talep ederek davalı tarafından haksız bir şekilde başlatılan icra takibinin iptaline karar verilmesini, ayrıca yukarıda belirttiğimiz şekilde müvekkilin kanser tedavisi/ilaç masrafı için ... Şubesinde bulunan ... nolu hesapta 1408.33 TL ve yine ... Şubesinde bulunan ... nolu hesapta 143.14 USD üzerine konulan hacizler ile diğer tüm hacizlerin kaldırılmasını/ilgili paranın icra takip dosyasına aktarılması halinde ise davalıdan istirdat edilmesini, müvekkili yapılan tetkikler sonrasında 2. derecede kanser hastası olduğu teşhis edilmiş bu sebeple de 18.08.2022 tarihinden itibaren ... Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi altına alınarak ışın ve kemoterapi tedavileri gördüğü, .... İcra Dairesi ... esas sayılı icra takip dosyasına dayanak olarak sunulan 10.08.2020 vade tarihli 70.000 TL bedelli bono, 10.10.2020 vade tarihli 60.000 TL bedelli bono, 15.12.2020 vade tarihli 70.000 TL bedelli bonolar üzerindeki imzaların borçlu ya da kefil sıfatıyla müvekkile ait olmadığının tespitini, müvekkilin, .... İcra Dairesi ... esas sayılı icra takip dosyasında 243.001,37 TL (takipte kesinleşen miktar), takip sonrası faiz, vekalet ücreti, masraf, tahsil harcı olmak üzere toplam dosya borcu olan 328.046,64 TL (17.12.2022) tarihi itibarıyla ve dava sonrası işleyecek faiz dahil olmak üzere alacaklı olan davalıya borcunun bulunmadığının tespitini, borçlusu olmadığı tespit edilen müvekkili yönünden icra takibinin iptali ile bu güne kadar yapılan tüm takip işlemlerinin iptalini, müvekkilin malvarlığı üzerinde uygulanan haciz işlemi sonucunda icra takip dosyasına ödenmiş/ödenecek miktarların davalıdan istirdat edilmesini, senetler üzerinden kefile ait imza olmadığının ve borçlunun senetleri iki kez imzaladığının açıkça anlaşılır olması ve ayrıca müvekkilin senetlerin borçlusu/kefili olmadığının davalıca bilinmesine rağmen kötü niyetli ve müvekkili zarara uğratma kastı ile müvekkili aleyhinde icra takip işlemlerinin başlatılması ve devam edilmesi sebebiyle davalı aleyhinde müvekkile ödenmek üzere alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, müvekkilin ileri derece kanser hastası olması, hastalığın müvekkil açısından hayati risk taşıması da dikkate alınarak tedavi ve ilaç masrafları için gerekli müvekkil banka hesapları üzerine konulan haciz/bloke işlemlerinin kaldırılmasını, tüm icra takip işlemlerinin durdurulması adına teminatsız şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama gider ve masraflarının davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesinde davacının hasta olduğu vurgulanarak sırf bu sebepten icra takibinin durdurulması sağlanmak istendiğini, Ancak kesinleşmiş bir icra takibinin borçlunun ağır hastalığı nedeniyle durdurulması mümkün olmayıp bu durumda ancak borçlunun ağır hastalığı nedeniyle kendisine bir temsilci atayamadığı durumlarda icra dairesinde icra takibinin ertelenmesi prosedürü işletilmesi gerektiğini, söz konusu borç nedeniyle başlatılan icra takibinin borçlusu avukatı tarafından temsil edildiğinden icra takibinin talikini de gerektiren bir durum bulunmadığını, usule ve yasaya uygun bir şekilde başlatılan icra takibi ile haciz işlemlerinin yapılması mümkün olduğunu davacı borçlunun hastalığı nedeniyle işbu takibin durdurulması mümkün olmadığını, davacı tarafın iddialarının ve taleplerinin herhangi bir yasal ya da hukuki dayanağı bulunmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde bonolardaki imzaların borçluya ait olmadığını iddia etmişse de söz konusu imzalar davacıya ait olup müvekkilin herhangi bir kötü niyeti ve haksız kazanç elde etme amacı bulunmadığını, kaldı ki icra takibi kesinleştikten sonra açılan menfi tespit davası ile bonodaki imzaya itiraz edilmesi takibi durduramayacağını, bu nedenle takibin durdurulması talebinin reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafça takip kesinleştikten sonrasında bile ilgili icra dosyasına gecikmiş bir itirazda bulunulmamış yasal süresi içerisinde İcra Hukuk Mahkemeleri'ne başvurularak İİK kapsamında gecikmiş itiraz talebinde bulunulmamış olduğunu davacının huzurdaki dava haricinde imza itirazında bulunduğuna dair hiçbir somut dayanak bulunmadığını, davacı taraf dilekçesinde davacının ileri derece hastalığı nedeniyle tedavi masrafı olarak kullanabileceği tek maddi varlığı olarak ileri sürdüğü banka hesaplarındaki mevcut bakiyedeki blokenin kaldırılmasını talep etmiş olup söz konusu bakiye miktarı yalnızca 1.408,00 TL ve 143 USD olup işbu miktarlar tedavi sürecindeki maddi yeterliliği sağlayabilecek miktarlar olmadığını, davacı tarafın tedavisi Kocaeli Üniversitesi Hastanesi'nde görülmekte olup tedavileri devlet tarafından karşılandığından ücretsiz olduğunu, nitekim davacı taraf tedaviler yönünden söz konusu banka hesaplarından yapılan harcamalara ilişkin herhangi bir banka kaydı ve dekont ibraz etmediğini, öte yandan bloke edilen hesaplardaki para da tedavi masraflarını karşılamak noktasında oldukça yetersiz olduğunu ve blokenin kaldırılması tedavinin devamı için zaruri olmadığı açıkça ortada iken blokenin kaldırılmasını talep etmek kötüniyetin bir göstergesi olduğunu, kaldı ki usule ve yasaya uygun olarak yapılan icra takip işlemlerinin hastalık nedeniyle durdurulmasına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, bu hususlar da göz önüne alındığında banka hesaplarındaki hacizlerin kaldırılmasını gerektiren bir durumun olmadığı anlaşılacağını, tüm bu nedenlerle davanın açılmamış sayılmasına ve dosyanın işlemden kaldırılmasını, aksi kanaat halinde haksız, kötüniyetli ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın öncelikle usulden mümkün olmadığı takdirde esastan reddini, davanın açılmasında kötüniyetli ve haksız olan davacının aleyhine İİK. md 72/4 uyarınca takip konusu asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasını, yargılama masrafları ve avukatlık ücretlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 17/12/2022 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 60.000,00 TL + 70.000,00TL + 70.000,00TL asıl alacak ve 12.929,18 TL + 16.253,90 + 13.813,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 243.001,37 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının imzalarının bulunduğu yerlerden evrak asılları toplanarak Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına karar verilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 03/01/2024 tarihli raporda: "Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu senetlerde atılı borçlu imzaları ile ...'nin mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR."şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
Netice olarak, mahkememiz dosyasında toplanan tüm deliller, hüküm kurmaya ve denetime elverişli ATK raporu incelenmekle davacının davasında haklı olduğu, düzenlenen bilirkişi raporunda teknik nitelikte olması nedeniyle mahkememizce dikkate alındığı, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında takibe konu 10/08/2020 vade tarihli 70.000,00 TL bedelli, 10/10/2020 vade tarihli 60.000,00 TL bedelli, 15/12/2020 vade tarihli 70.000,00 TL bedelli bonolar üzerindeki imzanın davacı yana ait olmadığı anlaşılarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalı her ne kadar icra takibinde haksız ise de kötüniyetli olduğu ispatlanamamış, mahkememizce de bu kanaate varılamamış ve tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında takibe konu 10/08/2020 vade tarihli 70.000,00 TL bedelli, 10/10/2020 vade tarihli 60.000,00 TL bedelli, 15/12/2020 vade tarihli 70.000,00 TL bedelli bonolar bakımından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3-Karar harcı 13.662,00 TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı ve 5.521,50 TL bakiye karar harcı olmak üzere toplam 5.682,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.979,10 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 5.521,50 TL bakiye karar harcı olmak üzere toplam 5.682,90 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 458,25 TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.945,00 TL Adli Tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 4.403,25 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde talep halinde mahkeme kasasında 1816 nolu makbuz ile saklanılan evrak asıllarının iadesine,
9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.