mahkeme 2021/831 E. 2024/73 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/831
2024/73
9 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/831 Esas
KARAR NO :2024/73
DAVA:Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ:29/12/2021
KARAR TARİHİ:09/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;8.02.2020 tarihinde ... İnşaat Ltd. Şti. müvekkilin %30 davalının ise %70 hissedarı olacağı şekilde ... isimli şahıstan devir alınmıştır. Şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür münferiden ...'tir. ... şirketinin kuruluşundaki ve şirket hisselerinin devir alınmasındaki temel gaye ... Mahallesi ... Caddesi No:9 ... ... ...'nın 2017 yılından itibaren 10 yıl süre ile şirkete kiralanmış olmasıdır. Şirket anılan taşınmazda yer alan dükkan ve ticari alanları kiraya vermek ve bu suretle anılan taşınmazı işleterek gelir elde etmek amacı ile faaliyet göstermektedir. Şirketin tek iştigali yukarıda belirtilen kiralananı alt kira yöntemi ile kısım kısım kiraya vererek anılan kiralardan gelir elde etmektir. Bu nedenle şirketin ... şirketi ile arasındaki kira sözleşmesinden kaynaklı borcu ve kiralanan taşınmazın genel işletme giderleri dışında herhangi bir borcu bulunmaması gerekmektedir. Müvekkile anılan şirket ortaklığı nedeni ile bu güne kadar kar payı veya sair adlar altında hiç bir ödeme yapılmamıştır. Öte yandan şirket ile ... arasında kurulu bulunan kira sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken kira bedellerinin de ödenmediği bilgisine erişilmiştir. Müvekkil tarafından .... Noterliğinin 27.10.2021 tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ticari defter ve kayıtların paylaşılması istenilmiştir. İhtarname cevabında kısmen paylaşılan belgelerden şirketin zarar etmekte olduğu bunun ise ... tarafından gerçekte yapılmayan tadilatlar ve alınmayan hizmetler nedeni ile şirket hesaplarına borç bakiyesi yansıtılmasından kaynaklandığı tespit olunmuştur. Nitekim kısmen gönderilen mizanda ...'in babası ...'in yetkilisi olduğu ve kendi ismi verilmiş olan ... vergi kimlik numaralı ... İnşaat Ve Ticaret Anonim Şirketinin ortağı olduğu ...-... Adi ortaklığı tarafından kesilmiş faturalar ile şirketin borçlandırılmış olduğu tespit olunmuştur. Tek faaliyeti taşınmaz kiralayıp kira bedellerini toplamak olan bir şirketin nasıl zarar etmekte olduğu sayın mahkemenin takdirlerine ayrıca arz olunmaktadır. 05.10.2021 tarihinde müvekkilin de katılımı ile dava dışı ... Yapı Gay. Yat. Tur. A.Ş. (Bundan böyle ''... Şirketi'' olarak anılacaktır) ile müvekkilin ve davalının da katılımı ile kiralanan taşınmazın bir kısmının alt kiraya verilmesi için sözleşme imzalanmıştır. Yine aynı tarihte ilgili sözleşme hükümlerine da atıf yapan ve ...'in hisselerinin ...'ya devri ile anılan hisselerin %19'unun da ... tarafından müvekkile devrini amaçlayan bir hisse devri ön protokolü imza edilmiştir. ... Şirketi tarafından kira sözleşmesi yükümlülüklerinin yerine getirilmediği ve ...'a olan borcun ödenmediği gerekçesi ile müvekkile, davalıya ve şirkete .... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiştir. Anılan ihtarnameye müvekkil tarafından .... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verilmiş ve ... Şirketinin sözleşmelerin feshi iradesi güttüğü ve bunun da makul karşılandığı ve fesih görüşmeleri için toplantı günü tayin edilmesi istenilmiştir. ... şirketi cevabi ihtarında sözleşmeyi fesih etmediklerini belirterek ... yevmiye numaralı ihtar gereklerinin kısmen de olsa yerine getirildiğini bildirmiştir. 27.12.2021 tarihinde ... tarafından temsil ve ilzam yetkisi kötüye kullanılmak sureti ile ... ile ... arasındaki kira kontratının ... veya ... Şirketine devri için ...'a başvuruda bulunulduğu bilgisi edinilmiştir. Sayın Mahkemenin de takdir edeceği üzere ... şirketi temsil ve ilzam yetkisini kötüye kullanmak sureti ile şirket gelirlerini kendisi veya kendisi ile irtibatlı üçüncü kişilere aktarmış, şirket borçlarını ödememiş ve şirketi borca batık hale getirmiştir. Akabinde şirketin kuruluş ve devir alınış amacı olan ... ile mevcut kira sözleşmesini müvekkilin rızasını dahi almadan bir üçüncü kişiye devir ederek müvekkili saf dışı bırakmaya gayret etmektedir. Bu hususta ... şirketine KEP üzerinden mail gönderilmiş ve durum izah edilerek devir talebinin kabul olunmaması istenilmiştir. Yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere şirket ortağı ve müdürü olan ...'in yetkilerini kötüye kullanarak şirket aktifini azalttığı şirketin geliri olmasına rağmen kasten şirket borçlarını ödemediği ve bu suretle şirketin ekonomik geleceğini tehlikeye attığı sabittir. Öte yandan şirketin yegane gelir kaynağı olan ... ile akdedilmiş kira kontratını sırf müvekkili saf dışı bırakmak amacı ile üçüncü kişilere devir etmek üzere ... ile görüşemeler yapmakta olduğu açıktır. İzahına çalışılan tüm bu hususların kötü yönetimin ötesinde suç vasfı taşımakta olduğu, müvekkilin ağır zararına sebebiyet vereceği takdir olunacaktır. Davalının eylemleri neticesinde müvekkilin şirket ortaklığından elde edeceği bir menfaat kalmayacağı gibi bir de şirket borçlarından dolayı sorumlu tutulması ihtimali gündeme gelecektir. Özellikle ... Şirketi ile sözleşme imzalandıktan sonra ...'in nasıl bir menfaat temin ederek ... Şirketi menfaatlerini hiçe sayarcasına kira kontratını ... Şirketine veya ...'ya devir etmeye çalıştığı ayrıca tahkik edilmesi gereken bir konudur. Sonuç olarak Davalının şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılması için tüm yasal şartlar oluşmuştur. Özellikle şirket ile ... arasındaki kira kontratının devrinden sonra davalının temsil yetkisi kaldırılsa dahi bunun hukuken hiç bir yararı olmayacaktır. Bu nedenle yargılama neticeleninceye kadar tedbiren davalının kira kontratının devri konusundaki temsil yetkisinin askıya alınmasını ve bu hususun derhal ... Şirketine bildirilmesini ve Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmasını talep etmek mecburiyeti meydana gelmiştir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin şartları açıktır. Mevcut durum itibari ile haklılığımız yaklaşık olarak ispat edilmiş durumdadır. İzah olunduğu üzere kira kontratının devri halinde şirket hiç bir gelir getirici kaynağı kalmamış ve borca batık vaziyette kalacaktır. Bu durumda telafi imkansız zararların meydana geleceği izahtan varestedir. Özellikle tedbir talebimiz temsil yetkisinin tamamen kaldırılmasına yönelik değil de salt kira kontratının devrinin önlenmesi amacı ile temsil yetkisinin kısmen kaldırılmasına matuf olunduğundan yargılama sonucunda elde edilecek bir sonuç mahiyetinde de değildir. Ayrıca bu suretle şirket müdürü diğer görevlerine devam edebileceğinden şirket organsız ve yönetimsiz bırakılmamış olacak ve böylece yargılama neticeleninceye kadar kayyum tayinine de lüzum olmayacaktır. Her ne kadar ... şirketi kasten zarara uğratmakta ise de kira kontratının devri engellendiği müddetçe anılan diğer zararların haksız fiil sorumluluğu kapsamında kendisinden tahsili ile zararın tazmini her daim mümkün olabilecektir. Bu nedenle yasal tüm şartları taşıyan ve açıkça ölçülü olan tedbir talebimizin kabulü icap etmektedir." ifadelerine yer vererek kira kontratının devrinin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, müvekkilin yönetim yetkisini şirket menfaatlerine aykırı şekilde kötüye kullandığını ispatlayamadığı, davacı tarafından iddia edilenin aksine müvekkil'in kendi menfaatine şirket'i borç altına sokması söz konusu olmadığı gibi; şirket lehine sürekli olarak şahsi malvarlığından ödemeler yapan müvekkil, kendisi zor duruma düştüğü, davacı, müvekkilin, temsil ve ilzam yetkisini kötüye kullanmak sureti ile şirket gelirlerini kendisi veya kendisi ile irtibatlı üçüncü kişilere aktardığı, şirket borçlarını ödemediği ve şirketi borca batık hale getirdiği, akabinde şirketin kuruluş ve devir alınış amacı olan ... ile mevcut kira sözleşmesini davacının rızasını dahi almadan bir üçüncü kişiye devir ederek davacıyı saf dışı bırakmaya gayret ettiği iddialarını ileri sürdüğü, şirket hisseleri, ... tarafından .... Noterliği'nin 19.02.2020 tarihli ve ... Yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile 150.000 TL sermaye karşılığında Davacı'ya, 350.000TL sermaye karşılığında ise Müvekkil'e devredildiği, 24.02.2020 tarihinde ise ticaret siciline tescil ettirildiği, belirtmek gerekir ki müvekkil, şirketin imzaya tek yetkili temsilcisi olduğu, şirketin kullanımında olan ... Mahallesi ... Caddesi No:9 İSTANBUL adresindeki bina ise Şirket'in dava dışı ...'e ait olduğu dönemde, ... A.Ş.’den 26.01.2017 tarihli kira sözleşmesiyle kiralandığı, şirket hisselerinin müvekkil ve davacı tarafından devralınmasıyla birlikte söz konusu kira sözleşmesi de aynı hüküm ve şartlarla devam ettiği, belirtmek gerekir ki dava dışı ...'dan kiralanan bina, Şirket'in devralındığı tarihte oldukça bakımsız ve tamamlanmamış halde olup kiralamaya elverişli olmadığı, bu nedenle müvekkil şirketin kuruluş amacına uygun olarak alt kiralamaların yapılamaması nedeniyle ...’a başvuru yaparak güçlendirme başta olmak üzere pek çok yasal tadilat yaptırdığı, bu tadilat ödemelerinin tamamı ise Müvekkil tarafından Şirket hesabına veya ilgili üçüncü şahısların hesabına para gönderilmek suretiyle yapılmıştır. Ayrıca Müvekkil, Şirket'in diğer borç ve ödemeleri için de şahsi ödemelerde bulunduğu, ancak davacı hiçbir ödeme ve destekte bulunmadığı gibi, binaya yapılan tüm tadilat ve çalışmaların bedelleri Müvekkil'in şahsi hesabından Şirket hesabına para gönderilmek suretiyle ödendiği, tüm bunların yanı sıra Şirket'in devrinden önceki tarihte yetkilisi olan ... tarafından; 15.11.2019 düzenleme tarihli, 20.04.2020 vade tarihli olarak gösterilen 400.000 TL tutarlı bir bono düzenlenerek Şirket'in borçlandırıldığı öğrenildiği, şirketin devri esnasında herhangi bir bilgi verilmeyen ve şirket kayıtlarında da bulunmayan bonodan dolayı dava dışı kişilere karşı Savcılık nezdinde şikayet yoluna başvurulmuş ve ayrıca menfi tespit davası açılmıştır. Davacı, Şirket'e gönderdiği .... Noterliğinin 27.10.2021 tarihli ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ticari defter ve kayıtların paylaşılmasının istendiği, ihtarname cevabında kısmen evrakların paylaşıldığını ve bu evraklardan Müvekkil'in gerçekte yapılmayan tadilatlar ve alınmayan hizmetler nedeniyle şirket hesaplarına borç bakiyesi yansıtıldığının anlaşıldığını iddia ettiği, davacı, Müvekkil'in Şirket'i Kötü Yönetmek Suretiyle Kendi Lehine Menfaat Sağladığını İspatlayamamaktadır.Yukarıda açıklanan ve Mahkemeniz'ce re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine aksi takdirde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava TTK md. 630 uyarınca şirket müdürünün temsil yetkisinin kaldırılması talepli davadır.
Mahkememizce tarafların bildirdiği ve toplanması gereken bilgi ve belgeler temin edilmiş, ilgili şirket sicil dosyası evrakları dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği bilirkişi tarafından sunulan 15/05/2023 tarihli raporda özetle;
"Mali İnceleme Sonuçları;
-Davacı ile davalı, ... firmasını 21.02.2020 tarihli noter onaylı karar ile eski ortak ...’den devir almışlardır.
-Devir alınan tarihte ödenmiş sermaye 500.000,00 TL olup, incelenen 2020 ve 2021 yıllarında herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.
-31.12.2020 Tarihli firma dönem zararı 806.691,38 TL olarak gerçekleşmiştir. Bu nedenle zaten kar dağıtımı söz konusu olamayacaktır. Ayrıca 2020 yılı Kurumlar Beyannamesinden firmanın 2018 ve 2019 yıllarında da zarar ettiği görülmektedir.
-31.12.2021 Tarihli Bilançoda firmanın 860.013,62 TL kara geçse de geçmiş yıl zararlarının mahsubu ile vergi ödemesi olmadığı saptanmıştır.
-Diğer yandan davacının payına düşen karın dağıtılması için Ortaklar Kurulu tarafından TTK.m.616/1-e hükmü gereği kar payının dağıtılması hakkında karar verilmesi şart olmakla davacı kanunen şirketteki kar paylarının –Genel Kurul Kararı olmadıkça- direkt olarak kendisine ödenmesi talebinde bulunamayacağı hususunun nihai takdirinin Sayın Mahkeme’de olacağı sonuç ve görüşlerine ulaşılmıştır.
-2020 ve 2021 yılları işlemleri yukarıda Bilanço ve Gelir Tablosu hesaplarında ayrıntılı olarak incelenmiş olup, özellik arz etmeyen rutin işlemler vergi ödemeleri, muhasebe ücretleri, tescil giderleri v.s hususlar üzerinde ayrıntılara girilmemiştir.
-Şirketin mali müşavirlik hizmetinin 2020 yılı ile 2021 yılı Ocak ve Şubat aylarında SMMM ..., sonrasında ise SMMM ... tarafından verildiği tespit edilmiştir. Bu tespit defter kayıtlarındaki serbest meslek makbuzları ile de anlaşılmaktadır.
-Firmanın 2020-2021 yıllarında SGK’lı çalışanı bulunmadığı kayıtlardan anlaşılmaktadır.
-... firması esasında ... ile kira sözleşmesinden kaynaklı gayrimenkul haklarını 3. şahıslara kiraya vermek sureti ile kira geliri elde etmektedir.
-2020 ve 2021 yıllarında da ana gelir kalemi kira gelirlerinden ibarettir. Böyle olunca satılan hizmet maliyeti de ...’a ödenen kira ve elektrik v.s giderlerinden kaynaklı gider kalemleri olmaktadır.
-2020 ve 2021 yıllarında şirketin demirbaş, gayrimenkul vs. maddi duran varlığı bulunmamaktadır.
-2020 yılı ve 2021 yılı içinde yukarıda ayrıntısı verilen bir kısım gider kalemlerinin denetimini dosya kapsamında yapmak mümkün olmamıştır.
-... firmasının; 31.12.2020 tarihli bilançosunda ... A.Ş. Firmasına 340.287,62 TL +45.229,80 TL=385.517,42 TL ve 31.12.2021 tarihli bilançosunda 1.211.374,84 TL borçlu durumdadır.
-Davalı vekili tarafından ... Şirketi kayıtlarından alınan 2022 dönemi ... cari hesap ekstresi ve ... B. Hesabından ... A.Ş. hesabına 1.247.738,33 TL gec faizi dahil borç kapama açıklama ile yapılan ödeme dekont sureti dosyaya sunulmuştur. Sunulan ekstreye göre 01.01.2022 tarihinde ...’in 1.211.374,84 TL olan borcu 12.01.2022 tarihinde
1.247.738,33 TL ödeme ile kapatılmış olup, devamında ...’dan düzenlenen faturalar ile 24.10.2022 tarih itibariyle ... ...’a 662.211,36 TL borçlu durumdadır. 2022 yılı içinde sunulan ekstreye göre başka bir ödeme yapılmamıştır. Ancak 2022 yılı defterleri incelenmediğinden teyit edilememiştir. Diğer yandan cari ilişki sürekli devam edeceğinden bakiye tutarların sürekli değişebileceğini de kabul etmek gerekmektedir.
-... firmasının 31.12.2020 yılı bilançosu ve gelir tablosunda dönem zararının 806.691,38 TL olduğu, oysa davalı ve davacı ortaklığının bulunmadığı 31.12.2019 tarihli bilançosunda dönem zararının 329.259,49 TL olduğu,
-31.12.2020 tarihli bilançoda Özkaynakların eridiği, (-) 637.323,08 TL olduğu,
-31.12.2020 tarihli bilançoda varlıkların borçları karşılamadığı, -... firmasının 31.12.2021 yılı bilançosu ve gelir tablosunda dönem karının 860.013,62 TL olduğu, özkaynaklarının bir önceki 2020 yılına göre artışa geçtiği,
-31.12.2021 tarihli bilançoda varlıkların borçları karşıladığı, Hukuki İnceleme Sonuçları; Somut uyuşmazlıkta haklı sebepler bulunduğundan bahisle Davalı ...’in yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılabileceği" şeklinde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyanın beyan ve itiraz dilekçeleri doğrultusunda ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 26/11/2023 tarihli raporda özetle;
"Tarafların Bilirkişi Raporuna itiraz ve beyanları değerlendirildiğinde esasen hiçbir maddi hatadan söz edilmediği anlaşılmış olup bu nedenle MADDİ AÇIDAN kök rapordaki tespitlerin geçerliliği işbu ek rapor ile de devam etmektedir." şeklinde görüş bildirilmiştir.
Nihai olarak, yapılan değerlendirme;
Dava dilekçesi ile dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti.’nin müdürü olan davalı ...’in temsil yetkisinin kaldırılmasının talep edildiği anlaşılmıştır.
Talebin yasal dayanağı olan TTK m. 630/2'ye göre “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.” Dosyamız davacısı, dava dışı şirketin ortağı olup, bu davayı açmakta yetkilidir. TTK 630/2 maddesine göre bu talebin kabul edilebilmesi için haklı sebeplerin bulunması gereklidir.TTK 630/3 maddesinde "Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur." düzenlemesine yer verilerek haklı sebepler örnek olarak sayılmıştır.Bu dava Yargıtay kararlarına göre doğrudan müdüre karşı açılabileceğinden davalı tarafın taraf ehliyetine yönelik beyanları yerinde görülmemiştir.Davacı taraf, davalı müdürün, şirketi temsil ve ilzam yetkisini kötüye kullandığı ve şirket gelirlerini kendisine veya kendisi ile bağlantılı üçüncü kişilere aktardığı, şirket borçlarını ödemediği ve şirketi borca batık hale getirdiği, ... ile mevcut kira sözleşmesinin, davacının rızasını almadan, dava dışı ...’ya devri için ...’a başvurduğu iddialarında bulunmuş olup, bilirkişi raporlarında da detaylı olarak yapılan inceleme ve tespitlere göre; şirketin 2021 yılı için borca batık olmadığı, 2020 yılında ise ... şirketinin varlıklarının borçlarını karşılamadığı, 01.01.2022 tarihinde ...’in 1.211.374,84 TL olan borcunun 12.01.2022 tarihinde 1.247.738,33 TL ödeme ile kapatılmış olup, devamında ...’dan düzenlenen faturalar ile 24.10.2022 tarihi itibariyle ...’in ...’a 662.211,36 TL borçlu durumda olduğu, 2022 yılı içinde sunulan ekstreye göre başka bir ödeme yapılmadığı, ancak 2022 yılı defterleri incelenmediğinden bu hususun teyit edilemediği, diğer yandan cari ilişki sürekli devam edeceğinden bakiye tutarların sürekli değişebileceği belirlenmiştir.Davacı, Davalı ve dava dışı ... tarafından imzalı 05.10.2021 tarihli “Hisse Devri Ön Protokolüdür” başlıklı belgede, Davalı ...’in tüm hisselerini -belirli koşullar altında- dava dışı ...’ya devretmeyi taahhüt ettiği, Hisse Devri Ön Protokolü’nün koşullarının gerçekleşmesi halinde dava dışı ...’nın ... şirketinde %51 oranında ortak olmasına ve bu suretle kira sözleşmesine taraf olmasına, Hisse Devri Ön Protokolü’nün taraflarından olan Davacı’nın muvafakat ettiği anlaşılmaktadır. Ancak dosya kapsamından, taraflarca Hisse Devri Ön Protokolü’nün hükümlerinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
... şirketinin ... ile olan kira sözleşmesi “önemli miktarda şirket varlığı” olup, söz konusu kira sözleşmesinin devrinin “önemli miktarda şirket malvarlığının toptan satışı” olarak nitelendirilmesi gerektiği kanaati ile, ... şirketini münferiden temsile yetkili olan (Şirket müdürü) Davalı’nın, genel kurul kararı olmaksızın söz konusu kira sözleşmesini dava dışı ...’ya (veya ... Şirketi’ne) devri mümkün olmayıp, davalı müdürün bu yöndeki iradesi ve işlemleri somut uyuşmazlıkta haklı sebep kavramı içerisinde görüldüğünden davalı ...’in yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması gerektiğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın kabulü ... Müdürlüğünün ...-... sicil numarasında kayıtlı ...’nin Müdürü davalı ...'in TTK. 630 maddesi gereği müdürlük görevinden AZLİNE, yönetim hak ve temsil yetkisinin kaldırılmasına,
2-Mali Müşavir ... ‘ın bu şirkete yönetim kayyımı olarak atanmasına,
3-Kayyıma aylık 10.000,00 TL ücret takdirine ve kayyım ücretinin şirket hesaplarından kayyıma ödenmesine,
4-Kararın Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, kayyıma tebliğine,
5-Alınması gerekli harç 427,60 TL olup, peşin alınan 59,30 TL nin mahsubu ile eksik kalan 368,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 127,10 TL toplam harç ile yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti 320,00 TL ve bilirkişi ücreti 9.000,00 TL olmak üzere toplam 9.447,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/02/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.