Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/217

Karar No

2024/977

Karar Tarihi

10 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/628 Esas
KARAR NO :2024/840

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/10/2021
KARAR TARİHİ:31/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı ... Tekstil Ltd. Şti' ne ... Sulh Ceza Mahkemesinin 07/06/2018 tarihli 2018/... değişik iş sayılı kararı ile ... Fonu kayyum olarak atandığını, fon kurulu kararıyla yeni yönetim kurulu heyeti atandığını, davacıya da ... kayyımlarınca vekaletname verildiğini, davacı şirket davalı şirkete tekstil sektöründe kullanılan makineler, yan malzemeler ve tekstil makinelerinde kullanılan boya satışı yaptığını, davalı şirket davacı şirketin geçirdiği soruşturma ve kayyum atanma süreçlerini fırsat bilerek borcunu ödemekten kaçındığını, 24/07/2018 tarih itibarıyla cari hesaptan doğan 382.548,25 TL borcu bulunduğunu, bu nedenle .... İcra Dairesi ... esas nolu dosya ile icra takibine konulduğunu, ancak davalının haksız itirazları ile takibin durduğunu, borçlu itiraz dilekçesinde borcunun bulunmadığını iddia etse de cari hesap ekstresi, faturalar ve tarafların ticari defter ve kayıtlarından bilirkişi incelemesi sonucunda anlaşılacağını, bu sebeplerle .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini icra takibinin devamını, davalı aleyhine % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafından davalı şirkete .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borcu bulunmadığından icra takibini yasal süresinde itiraz edildiğini, ticari defter ve belgelerin incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, davacının sattığı mallarda ayıp bulunduğunu, bu ayıba ilişkin belgelerin bulunduğu, davalı ürün hata ve zarar bedeline ilişkin davacı tarafa 07/03/2019 tarihli 123.900,000-TL bedelli faturayı düzenlendiğini tebliğ edildiğini, faturaya itiraz edilmediğini, davacı 382.548,25 tl asıl alacak 140.232,75 TL ise işlemiş faiz alacağı talep ettiğini, davacı tarafından talep edilen işlemiş faiz alacağı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın tümden reddini, davacı kötü niyetli olarak davalının aleyhine icra takibi başlatıp dava açtığından dava değerinin davacının %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerinden bırakılmasını talep etmiştir.
Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalının cevap dilekçesi 22.11.2021 tarihinde davalıya tebliğ olunduğunu, cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususların kabul edilemez olduğunu, 07.03.2019 tarihli ayıp faturası ...' ye tebliğ edilmediği gibi 8 günlük ayıp ihbar süresi dolduktan sonra taraflar arasındaki son ticari ilişkinden 6 ay sonra düzenlenmiş olup hiçbir hukuki geçerliliğinin olmadığını, ayıp bildirim süresinin 8 gün olduğu, bu süreden sonra ileri sürülen ayıp iddialarına itibar edilemeyeceğini, 07/03/2019 Tarihli fatura ...' ye ulaşmadığından itiraz edilemediğini, faturaya itiraz edilememesi faturayı ve içeriğini kabul anlamına gelmediğini, TTK md. 95 kapsamında cari hesaptaki bakiye olarak yazılan tutarlar için kaydolundukları tarihten itibaren faiz işleyeceğini, davalı taraf aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME:
Dava, taraflar arasındaki mal satışı nedeni ile satılan mal bedelleri için oluştuğu beyan edilen alacağın tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalı taraflarca yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 05/10/2021 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 382,548,25TL asıl alacak ve 140.232,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 522.781,00 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve itirazları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek, icra takibine konu alacak talebinin haklı olup olmadığı, davacı tarafından satılan malların ayıplı olup olmadığı, icra takibindeki alacak kalemlerinin yerinde olup olmadığı, itirazın iptalinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesi için tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi ... heyetinden alınan 08/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacı tarafından düzenlenen faturaların Davacı/Davalı tarafın Yasal Defterlerinde yer aldığı, defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, Faturalarla ilgili Mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, Açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yapıldığı, Davacı / Davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu, Davacı muhasebe kayıtlarında takip tarihi itibari ile Davalı taraftan 382.548,25 TL'a ALACAKLI olduğu, Davalı muhasebe kayıtlarında takip tarihi itibari ile Davacı tarafa 21.990,77 TL'a BORÇLU olduğu, Dava Tarafları arasında muhasebeden kaynaklı cari hesap MUTABAKSIZLIĞI mevcuttur. Tarafların 01.07.2015 ve önceki dönemlere ait - 2012 - 2013 - 2014 - 01.01.2015- 01.07.2015 dönemleri için öncelikle Cari Hesap Mutabakatı yapmaları önerilmekle beraber Davacı tarafta 01.07.2015 öncesine ait sistemin mevcut olmadığı paylaşıldığından mevcut şartlarda taraflar arasında ki MUTABAKSIZLIĞIN çözülemeyeceği, İncelemelerimiz esnasında paylaşılan bilgi ve belgelere göre Davalı muhasebe kayıtlarının doğruya en yakın olduğu, davacı kayıtlarındaki eksiklikler, özellikle yapılan ödeme ve alınan faturanın kayda geçirilmemiş olduğuna ilişkin yukarıdaki inceleme dikkate alındığında davacı defterlerinde muhasebe kayıt eksiğinin olduğu, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere bu dava özelinde, Davalı muhasebe kayıtlarının düzenliliği dikkate alınarak sonuca gidildiği, Davalı tarafın düzenlediği ve davaya konu ettiği, 07.03.2019 Tarihli ... Numaralı 123.900.- TL Bedelli e -faturanın (Her iki tarafta e fatura sistemindedir.) ZARF ID bilgilerine göre Davacı tarafa teslim edildiği, Davacının muhasebe sisteminde kayda almadığı, 20.07.2018 tarihli ... numaralı faturada yazan boyalar tek tek kontrol edilmiş ve hepsinin son kullanma tarihi geçtiği tespit edildiği, 20.07.2018 tarihli ... numaralı faturada S seri boya yazılmış olsa da teslim edilen boyaların işbu S seri boya olmadığı, teslim edilen boyalar ile faturada yazan boya serisinin etiketlerinin değiştirilerek doğru boya verilmediği, bu haliyle teslimin ALİUD TESLİM niteliğinde bulunduğu, ALİUD TESLİM durumunda ayıp ihbarının gerekli olmadığı, Teknik değerlendirmeler ve Davalı mali kayıtlarına göre Davacının, takip tarihi itibari ile Davalı taraftan 21.990,77 TL ALACAKLI olduğu, faiz talebi şartlarının oluşmadığı, takibe yapılan itirazın bu miktar üzerinden kaldırılabileceği (takip talebinde istenen miktarın 522.781,00 TL olduğu), " şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için mahkememizce keşif yapılmasına karar verilmiş ve davalı işyerinde keşif icra edilmiştir.
Bilirkişi ... heyetinden alınan 14/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "20.07.2018 tarihli ... numaralı faturada yazan boyalar tek tek kontrol edilmiş ve hepsinin son kullanma tarihi geçtiği görülmüştür. Her ne kadar 20.07.2018 tarihli ... numaralı faturada S seri boya yazılmış olsa da teslim edilen boyaların işbu S seri boya olmadığı, teslim edilen boyalar ile faturada yazan boya serisinin etiketlerinin değiştirilerek doğru boya verilmediği tespit edilmiştir. Bu tespitlere imza atmış olmasına tutanağın adi tutanak olduğunu vurgulamıştır. Halbuki görevli ... sayın vekilin iddia ettiği gibi bilgisiz değil en azından yaklaşık 7 yıllık tecrübeli bir elemandır ve neye imza attığını da boya bidonlarının üzerini okuyarak doğruyu yanlışı anlayabilecek durumda olduğu anlaşılmaktadır. Dosyada tahsili ile ilgili bilgiye rastlanmamıştır. Yukarıda bilginize sunulan ve keşif esnasında yapılan tespit resimlerinde görüldüğü gibi bidonların üzerindeki bilgi notları yırtılarak ve değiştirildiği R2 ile R3 görüldüğü gibi durumun mevcut olduğu, Sayın vekil tarafından 20.07.2018 Tarihli 192.959,55 TL'lik Fatura 07.03.2019 Tarihinde, 123.900,00 TL olarak İade edilmesinin ve 69.059,58 TL'lik farkın nedeni olarak "Problemli olan boya faturasının içeriğinde yer alan tüm ürünlerin ayıplı olduğu vurgulanmadığı" dikkate alınarak İadeye konu edilen fatura kapsamında teslim edilen boyaların arasında "kullanıma elverişli olanların kullanımından kaynaklı" olması kuvvetle muhtemeldir. Nitekim keşif tutanağında "davacı vekiline soruldu davalı tarafa 2000 in üzerinde boya teslimi yapılmıştır. Keşif mahallinde sadece 33 adet boya bulunmaktadır." demiştir. Özetle "kullanıma elverişli boyalar" ın kullanılmış olduğu tespit edilmiştir. Tutanağın tarihinin 22.07.2018 olduğu ve problemli faturanın tarihinin de 20.07.2018 olduğuna göre ayıp ihbarının 2 gün sonra verildiği anlaşılmaktadır. Bu konuda nihai karar Sayın Mahkemeye ait olacaktır. Tespit, değerlendirme ve Kanaatine varılmış olmakla birlikte, Yapılan değerlendirmeler sadece usul ekonomisine hizmet etme amacı taşımaktadır, herhangi bir şekilde hukuki görüş beyanı içermemektedir." şeklinde değerledirmelerde bulunmuşlardır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu, itiraz üzerine mahkememizce yapılan keşif ve keşif sonrası alınan bilirkişi ek raporu sonucunda;
Davacı tarafın davalı tarafa tekstil ürünleri boyası sattığı, aralarında bundan kaynaklı ticari ilişki olduğu, davacı tarafın satılan ürün bedellerinin bedelinin ödenmediğine yönelik olarak icra takibinde bulunduğu, davalı taraf savunmasının kendisine satılan bir kısım ürünlerin ayıplı olduğu yönünde olduğu, dosyada yer alan ve davacı çalışanı ...'nin de imzasının bulunduğu 22/07/2018 tarihli tutanağa göre 20/07/2028 tarihli faturada yer alan boyaların tek tek kontrol edildiği ve son kullanma tarihlerinin geçtiğinin belirlendiği, yine faturada S seri soya yazılı olduğu halde bu boyaların S seri boya olmadığının tespit edildiği ve tutanak altına alındığı, dosya içinde yer alan SGK kayıtlarına göre de tutanakta imzası bulunan ...'nin davacı şirket çalışanı olduğu, mahkememizce yapılan keşifte davacı tarafından satıldığı beyan edilen boyalardan kullanılmayıp kalan bir kısım boyaların koliler içinde bidonlarda bulunduğu, davalı tarafa 2000 in üzerinde boya teslimi yapıldığının davacı vekili tarafından keşif esnasında da belirtildiği, keşif mahallinde sadece 33 adet boya bulunduğu, bu bağlamda kullanıma elverişli boyaların kullanılmış olduğu yönünde bilirkişilerce değerlendirme yapıldığı, yine mali incelemede 20.07.2018 Tarihli 192.959,55 TL'lik Faturanın 07.03.2019 Tarihinde, 123.900,00 TL olarak iade edilmesinin ve 69.059,58 TL'lik farkın nedeninin de "problemli olan boya faturasının içeriğinde yer alan tüm ürünlerin ayıplı olduğu vurgulanmadığı" dikkate alınarak iadeye konu edilen fatura kapsamında teslim edilen boyaların arasında "kullanıma elverişli olanların kullanımından kaynaklı" olduğu belirlenmiştir.
Neticeten 22/07/2018 tarihli tutanak ve mahkememizce yapılan keşif ve bilirkişi raporları birlikte ele alındığında 20.07.2018 tarihli ... numaralı faturada yazan boyaların tek tek kontrol edilmiş olduğu ve hepsinin son kullanma tarihinin geçtiğinin tespit edildiği, 20.07.2018 tarihli ... numaralı faturada S seri boya yazılmış olsa da teslim edilen boyaların işbu S seri boya olmadığı, teslim edilen boyalar ile faturada yazan boya serisinin etiketlerinin değiştirilerek doğru boya verilmediği, bu haliyle teslimin aliud teslim niteliğinde bulunduğu, aliud teslim durumunda ayıp ihbarının gerekli olmadığı, teknik değerlendirmeler ve davalı mali kayıtlarına göre davacının, takip tarihi itibari ile davalı taraftan 21.990,77 TL alacaklı olduğu, davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği için işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaati ile, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptaliyle takibin 21.990,77 TL asıl alacak üzerinden aynı koşullar ile devamına,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gerekli 1.502,19 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 650,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 400,00 TL keşif araç gideri, 4.500,00 TL (3 farklı bilirkişi) bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 5.550,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 233,10 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından 193,50 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları gözetilerek 185,36 TL 'nin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, bakiye giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 21.990,77 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 79.118,53 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranları gözetilerek 1.264,56 TL'sinin davacı taraftan, 55,44 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
10-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 31/10/2024

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim