Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/67
2024/983
10 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/67 Esas
KARAR NO :2024/983
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/01/2020
KARAR TARİHİ:10/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. ile ...'nin birleşmiş olduğunu, birleşme neticesinde ... A.Ş.'nin ticaret sicilinden terkin edildiğini, müvekkilinin yeni unvanının ... Olduğunu, ... A.Ş. ile borçlu ... İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. arasında .... Noterliğinin 25.02.2011 tarihli ... yevmiye numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, ... ve ...” un iş bu sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, davalıların sözleşme gereği hazırlanıp kesinleşen ödeme planına aykırı hareket ettiklerini, finansal kiralama taksitlerini ödemede temerrüde düştüklerini, iş bu sebeple davalılara, ... 40. Noterliğince 25.09.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, temerrüde düşülen toplam 42.673,87-TL tutarındaki kira, kira temerrüdü, sigorta, sigorta temerrüdü ve masrafları ile temerrüt borçlarının ödenmesi için 7 gün süre verildiğini, aksi halde ihtarnamenin düzenlenme tarihinden itibaren tahakkuk edecek temerrüt faizi ile birlikte, kiracı ve müteselsil kefiller hakkında alacağın icra ve/veya dava yoluyla tahsili yoluna gidileceğinin ihtar edildiğini, davalıların kendilerine tebligat yapılmış olmasına rağmen verilen 7 gün içerisinde ödeme yapmadığını, yükümlülüklerini yerine getirmediğini, iş bu sebeple, müvekkili şirketçe alacağının tahsili amacı ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden Finansal Kiralama Sözleşmesine ve ihtarnameye dayalı olarak ilamsız icra yolu ile asıl borçlu ve davalılar adına takibe geçildiğini, davalılara gönderilen ödeme emrinin usul ve yasaya uygun olduğunu davalıların, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibine haksız, hukuka aykırı ve mesnetsiz iddiaları ile yetkiye, borç ve ferilerine itiraz ettiğini, takibin durdurulmasına sebep olduğunu, müvekkili şirket ile davalılar arasında imzalanan Finansal Kiralama Sözleşmesi, Dava ve Takipler başlıklı 26/c. Maddesi gereği taraflar arasında doğabilecek her türlü ihtilaf halinde başvurulacak tek merciinin İstanbul (Merkez) Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunu, dolayısı ile davalı tarafından öne sürülen yetki itirazının haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, ....İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan tüm itirazın iptaline, müvekkili şirket lehine takibe konu miktarın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, masraf ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davayı İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtığını, fakat müvekkillerinin mernis adresinin İzmir'de olduğunu, dolayısıyla davanın İzmir'de açılması gerektiğini, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, huzurdaki davanın usul yönünden reddini talep ettiklerini ancak yetki itirazının kaldırılmadığını, bu nedenle davacının İzmir İcra Dairesinde yeniden takip yapması gerektiğini, ancak takip yapılan İstanbul İcra'sına, yetki itirazı yapılmasına rağmen tekrar İstanbul Mahkemelerinde dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın bu yönden de reddi gerektiğini, icra dosyasına yetki itirazında bulunulduğunu, davacının arabuluculuğa başvurduğunda, arabuluculuk aşamasında da yetki itirazda bulunulduğunu, arabulucu tarafından yetki itirazı değerlendirilmek üzere dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken bu yapılmadığını, anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, buna göre dava açıldığını, arabuluculuk tutanağının da usulüne uygun olmadığını, bu nedenle dava şartı yönünden de davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin leasing bedelinin tamamını ödediğini, leasing bedelini ödediğine dair belgelerin mevcut olduğunu, müvekkillerinin borcu olmadığını, davacının talebinin kasko sigortasından doğduğunu, müvekkili ile davacı arasında yapılan finansal kiralama sözleşmesine göre her yıl kasko sigortası yapılacağına dair bir hüküm bulunmadığını, müvekkillerinin bu yönden de taahhüdünün bulunmadığını, müvekkilinin gerek sigorta yapılması, gerekse de hangi şirketten yapılacağına dair talimatının da bulunmadığını, davacının kendiliğinden istediği sigorta şirketine sigorta yaptırdı ise bunu müvekkilinden talep edemeyeceğini, huzurdaki davanın bu nedenle reddinin gerektiğini, ayrıca dava konusu yapılan sigorta bedeline işletilen faizin de fahiş olduğunu, hem sigorta bedelini hem de işletilen faizi kabul etmediklerini, müvekkillerinden sigorta yaptırılması için talimat alınmadığı gibi, müvekkiline bilgi de verilmediğini, talimat almadan, bilgi vermeden davacının kendi başına yapmış olduğu sigorta bedelini istemesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 63.864,75-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın bilirkişi incelemesi yapılarak rapor hazırlanması hususunda bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından sunulan 11/02/2021 tarihli raporda özetle;
"-Davacının kanuni defterlerinin kanun öngördüğü şekilde tutulduğu ve Davacı lehine ispat yükümlülüğü taşıdığı,
-Davacı tarafın, Sözleşme gereğince Finansal kiralamaya könu olan mülkün, mülkiyet hakkının devredilmesine kadar Kira bedellerini garantiye yaptırmak zorunda olup, Davacının Yasal Defterlerdeki bilgiler ışığında dava konusu Finansal Kiralamaya konu MÜLK'ten kaynaklı davalı taraftan alacağı YOKTUR.
-Davacı tarafın, Sözleşme gereğince Finansal kiralamaya kbnu olan mülkün, mülkiyet hakkının devredilmesine kadar Kira bedellerini garantiye almaktan kaynaklı sigorta yaptırmak zorunda olup, davacının yasal defterlerdeki bilgiler ışığında dava konusu Finansal kiralamaya konu Sözleşmeye istinaden sözleşme süresini kapsayacak şekilde yaptırması gereken sigorta poliçelerinin ödenmeyen sigorta değeri olarak davalıdan 3.548,97 TL Sigorta prim ALACAĞI olduğu,
-Davalının ödemediği sigorta primlerinden kaynaklı takip tarihi 11.9.2019 tarihine kadar sözleşme hükümlerine göre hesaplanan (yıllık temerrüt faiz oranı %25,5) faiz tutarının 6.461,11 TL + %18 KDV olmak üzere 7.624,11 TL'a Davacının alacaklı olduğu,
-Sigorta Anaparası ve Sigortaya ait faiz toplamı olmak üzere (3.548,97+7.624,11=11.173,08-TL davacının davalı taraftan alacaklı olduğu," şeklinde görüş bildirdiği görüldü.
Mahkememizce dosyanın bilirkişi incelemesi yapılarak rapor hazırlanması hususunda bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından sunulan 01/02/2022 tarihli raporda özetle;
"-Davacı tarafından incelemeye ibraz edilen yasal defterlerin tasdikle ilgili yükümlülüklerin kanuni sürelerinde yerine getirildiğinin görüldüğü,
-Taraflar arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedildiği hususunda herhangi bir çekişmenin bulunmadığı
-Davacı tarafın huzurdaki davada finansal kiralama konusu emtiaya ilişkin prim bedellerini talep ettiği ancak davalı tarafça söz konusu borca itiraz edildiği, kasko yapılma mecburiyetinin olmadığı bu nedenle sigorta prim borcundan kaynaklı borçlarının olmadığının beyan edildiği,
-Taraflar arasında 25.02.2011 tarihli “Finansal Kiralama Sözleşmesi” Sözleşmesinin Sigorta Yaptırma Zorunluluğu Başlıklı 19. Maddesi, “...Kiralayan, malı/malları kapsam ve şartları kendisi tarafından tayin edilmek sureti ile, sözleşme süresinin sinde sigortalı ve lehtar sıfatı. Kiralayan! a Sözleşmenin Sigorta Primlerinin Ödeme Yükümlülüğü Başlıklı 20. Maddesi ise “...Malın/malların, sözleşme süresinin sonuna kadar yukarıdaki Madde 19 hükümleri uyarınca yapılmış olan sigortasına ait primler, işbu sözleşme ve sigorta sözleşmesine uygun olarak Kiracı tarafından ödenecek ve ödemeler, Kiralayan'a belgelenecektir. Kiracı, kira sür sonunda borçların tamamen ödenmemesi nedeniyle Kiralayan'ın devre kadar yaptıracağı, yeni sigorta poliçe bedellerinden de madde 5 (b)'deki temerrüt faizi ile birlikte sorumlu olacağını gayri kabili rücu kabul ve taahhüt eder” hükmünü taşıması sebebiyle dava konusu yapılan sigorta poliçesi bedellerinin açıkça davalı kiracı tarafından kira süresi sonuna kadar ödeneceği; ödenmediği takdirde ise temerrüt faizi ile birlikte sorumluluğun kira kararlaştırıldığı, netice itibariyle sözleşme hükmüne göre sigorta poliçe bedellerinin ödenmesi borcunun davalı kiracıya ait olduğu;
- Davacı taraf yasal defterlerinde yapılan incelemeler neticesinde davacı tarafça davalıdan alacak olarak görünen 187,19.- TL tutarındaki masraf ve 492,38 TL tutarındaki kira temerrüt borcuna ilişkin olarak herhangi bir tespitin yapılamadığı,
- Huzurdaki itirazın iptali davasında davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarının 52.645,42.- TL tutarında olarak hesaplandığı," şeklinde görüş bildirildiği görüldü.
Mahkememizce dosyanın bilirkişi incelemesi yapılarak rapor hazırlanması hususunda bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından sunulan 05/12/2023 tarihli raporda özetle;
"-İncelenen davalı şirkete ait 2011 Yılı ticari defterlerinden Yevmiye Defteri, Defteri Kebir ve Envanter Defterlerinin kanuni süresinde açılış tasdikinin yapıldığı görülmüş olup , kapanış noter tasdiklerinin yaptırılmamış olduğundan usulüne uygun tasdik edilmemiş olduğu ve sahibi lehine delil vasfının bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır
-İncelenen davalı şirkete ait 2012 Yılı ticari defterlerinden Yevmiye Defteri, Defteri Kebir ve Envanter Defterlerinin kanuni yapıldığı görülmüş olup, kapanış noter tasdiklerinin süresinden sonra yaptırılmış olduğundan usulüne uygun tasdik edilmemiş olduğu ve sahibi lehine delil vasfının bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır
-İncelenen davalı şirkete ait 2013 Yılı ticari defterlerinden Yevmiye Defteri, Defteri Kebir ve Envanter Defterlerinin kanuni süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı görülmüş olup, usulüne uygun tasdik edilmiş olduğu ve sahibi lehine delil vasfının bulunduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır
-İncelenen davalı şirkete ait 2014 Yılı ticari defterlerinden Yevmiye Defteri, Defteri Kebir tasdikinin yapıldığını fakat tarih bilgisi tarafımca Envanter Defterlerinin kanuni süresinde yapıldığı ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı görülmüş olup, ticari defterlerin usulüne uygun tasdik edilmemi: olduğu ( tasdik tarihinden dolayı ) ve sahibi lehine delil vasfının bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır
-İncelenen davalı şirkete ait 2015 Yılı ticari defterlerinden Yevmiye Defteri, Defteri Kebir ve Envanter Defterlerinin kanuni süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı görülmüş olup, usulüne uygun tasdik edilmiş olduğu ve sahibi lehine delil vasfının bulunduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır
-İncelenen davalı şirkete ait 2016 Yılı ticari defterlerinden Yevmiye Defterinin açılışı ve kapanışı yapılmadığı, Defteri Kebir ve Envanter Defterlerinin kanuni süresinde açılış tasdikinin yapıldığı görülmüş olup, usulüne uygun tasdik edilmemiş olduğu ( yevmiye açılış ve kapanışın olmadığı ) ve sahibi lehine delil vasfının bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır
-İncelenen davalı şirkete ait 2017 Yılı ticari defterlerinden Yevmiye Defteri, Defteri Kebir ve Envanter Defterlerinin tasdikinin, tasdik edilmemiş olduğu ve sahibi lehine delil vasfının bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır 2017 Yılı yasal defterlerin tasdiki ile ilgili belgelere ulaşılamadı.
- İncelenen davalı şirkete ait 2018 Yılı ticari defterlerinden Yevmiye Defteri, Defteri Kebir ve Envanter Defterlerinin kanuni süresinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı görülmüş olup, usulüne uygun tasdik edilmiş olduğu ve sahibi lehine delil vasfının bulunduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır
-Netice itibari ile Tamamıyla Davalı şirketin defterlerinden hareketle Davalın ödemesi gereken Finansal kiralamadan kaynaklı taksitlerini İşbu raporda belirttiğim gecikmeli günlerle de olsa ödemiş ve kira bakiyesin sıfır olduğu görülmüştür, ancak sapmalardan kaynaklı 437,61 TL faiz alacağı doğmuş olduğu görülmüştür.
- Netice itibari ile Tamamıyla Davalı şirketin defterlerinden hareketle 18.03.2016 yılı itibari ile sayın mahkemenizin alacağın varlığına hükmetmesi durumunda Sigorta poliçe carisinde görünen 11.295.88 TL nin faiz hesaplaması, Takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere iki farklı iki şekilde hesaplanmıştır." şeklinde görüş bildirildiği görüldü.
Tarafların rapora karşı beyan ve itirazları değerlendirilmek üzere dosyanın ek rapor tanzimi hususunda bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş ve bilirkişi heyetinin sunmuş olduğu 16/11/2024 tarihli ek raporda özetle;
" Kök raporlarındaki;
-Davacı taraf yasal defterlerinde yapılan incelemeler neticesinde davacı tarafça davalıdan alacak olarak görünen 187,19.- TL tutarındaki masraf ve 492,38 TL tutarındaki kira temerrüt borcuna ilişkin olarak herhangi bir tespitin yapılamadığı
-Huzurdaki itirazın iptali davasında davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarının 52.645,42.- TL tutarında olarak hesaplandığı,
Görüş ve kanaatlerimizde herhangi bir değişiklik olmadığı yönünde oluşan görüş ve kanaatlerimiz hakkında takdir Yüce Mahkemenin olmak üzere, saygı ile arz ederiz." şeklinde görüş bildirdikleri görüldü
Dava ve cevap dilekçesi, .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası, bilirkişi raporları, ....noterliğin 25/02/2011 tarihli, ... yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesi ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davanın davanın ....noterliğin 25/02/2011 tarihli, ... yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı alacağın ödenmemesine ilişkin yapılan icra takibine itirazın iptaline yönelik olduğu, süresinde itiraz ve yine süresinde itirazın iptali davası açıldığı, davacı şirket ile davalı ... İnş. Tic. San. A.ş. Arasında ....noterliğin 25/02/2011 tarihli, ... yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesinin imzalandığı, diğer davalıların bu sözleşmeye kefil sıfatıyla imza attıkları, davacının finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı alacağın ödenmemesi gerekçesiyle icra takibinde bulunduğu, takipten önce ... 40.noterliğini'nin 25/09/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalılara tebliğ edildiği, mahkememizce konusunda uzman bilirkişi heyetince rapor düzenlettirildiği, ayrıca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde gerekli bilirkişi incelemesinin yaptırıldığı, mahkememizce hükme esas alınan 01/01/2022 tarihli heyet raporu ve bunun ek raporu olan 16/11/2024 tarihli rapor dikkate alındığında taraflar arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedildiği hususunda herhangi bir çelişkinin bulunmadığı, davacının davalıdan kiralama konusu emtiaya ilişkin prim bedellerinin tahsilini talep ettiği, davalının kasko yaptırma mecburiyetinin bulunmadığı, bu nedenle kasko prim borcundan sorumlu olmadığını beyan ederek itirazda bulunduğu ancak taraflar arasında düzenlenen 25.02.2011 tarihli “Finansal Kiralama Sözleşmesi”'nin Sigorta Yaptırma Zorunluluğu Başlıklı 19. Maddesi, “…Kiralayan, malı/malları kapsam ve şartları kendisi tarafından tayin edilmek sureti ile, sözleşme süresinin sonuna kadar sigorta ettirecek olup sigorta sözleşmesi ve poliçesinde sigortalı ve lehtar sıfatı Kiralayan' a ait olacaktır” hükmünü; Sözleşmenin Sigorta Primlerinin Ödeme Yükümlülüğü Başlıklı 20. Maddesi ise “…Malın/malların, sözleşme süresinin sonuna kadar yukarıdaki Madde 19 hükümleri uyarınca yapılmış olan sigortasına ait primler, işbu sözleşme ve sigorta sözleşmesine uygun olarak Kiracı tarafından ödenecek ve ödemeler, Kiralayan'a belgelenecektir. Kiracı, kira süresinin sonunda borçların tamamen ödenmemesi nedeniyle Kiralayan'ın devre kadar yaptıracağı, yeni sigorta poliçe bedellerinden de madde 5 (b)'deki temerrüt faizi ile birlikte sorumlu olacağını gayri kabili rücu kabul ve taahhüt eder” hükmünü imza altına aldıkları, anlaşmaları uyarınca dava konusu yapılan sigorta poliçesi bedellerinin açıkça davalı kiracı tarafından kira süresi sonuna kadar ödeneceği; ödenmediği takdirde ise temerrüt faizi ile birlikte sorumluluğun kiracıya ait olacağının kararlaştırıldığı, netice itibariyle sözleşme hükmüne göre sigorta poliçe bedellerinin ödenmesi borcunun davalı kiracıya ait olduğu; diğer davalıların sözleşmeye kefil sıfatıyla imza atmaları nedeniyle bu borçtan ayrıca sorumlu oldukları, böylece bilirkişi heyetince tespit edilen alacak kaleminin mahkememizce kabul edildiği, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verildiği, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle mahkememizce icra inkar tazminatı talebinin reddedildiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile
2-Davalıların .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında 52.645,42TL yönünden yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
3-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
4-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
5-Alınması gerekli 3.596,20-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.090,66-TL harcın mahsubu ile geriye kalan 2.505,55-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.145,06-TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 1.954,50-TL olmak üzere toplam 3.099,56-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.554,96-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 1.090,66-TL'nin toplamı olan 3.645,63-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yargılama aşamasında yapılan 1.500,00-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 263,55-TL yargılama gideri davacıdan alınıp davalıya verilmesine, geriye kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
9-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
10-Davalı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 11.219,33-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
11-1.320,00-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.088,08-TL'nin davalıdan geriye kalan miktarın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
10/12/2024
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.