mahkeme 2023/600 E. 2024/195 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/600
2024/195
19 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/600 Esas
KARAR NO :2024/195
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:21/09/2023
KARAR TARİHİ:19/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.05.2020 tarihinde ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunduğu sırada, ... plakalı araç sürücüsü ...'nin sebebiyet verdiği kaza neticesinde ağır derecede yaralanmış ve daimi malul kaldığını, meydana gelen kaza sonucunda müvekkilimiz ağır derecede malul olmuş olup, ... Hesabı kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli sigortacısının bulunmaması nedeniyle sorumlu olup, müvekkilinin uğramış olduğu zararları karşılamakla yükümlü olduğunu, sigorta şirketine davacı müvekkilin uğramış olduğu zararların tazmini amacıyla başvuru yapılmış ancak başvuruları sigorta şirketi tarafından 15 günlük yasal cevap süresi geçmesine rağmen taraflarına herhangi bir dönüş yapılmayarak zımnen reddedildiğini, bu nedenle dava açma zaruretimiz hasıl olduğunu, sigorta şirketine dava şartı olan başvurularının olumsuz sonuçlanmasının ardından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 5/A “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmü gereğince işbu davalılara karşı, zorunlu dava şartı olan arabuluculuk alternatif çözüm yolu tüketilmiş olup ... numaralı arabuluculuk başvuru numaralı dosyasında “Görüşme Sonunda Anlaşamama” ibareli son tutanak düzenlendiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle belirsiz alacak davalarının kabulü ile müvekkilinin 12.05.2020 tarihinde trafik kazası neticesinde oluşan maluliyeti sebebiyle davalıdan TBK m.54 uyarınca; kaza tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00-TL tutarında çalışma gücündeki kaybın tümünün (sürekli-geçici iş göremezlik) ve bakıcı gideri maddi tazminatının aktüer hesabı yapılarak tahsiline, tüm yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; KTK 97 uyarınca müvekkil kuruma kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilme olduğunu, hastaneye başvurulmadan aleyhlerine tahkim yoluna gidildiğini, bu durumda mahkemece işbu davac-nın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava konusu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesinin imkanının bulunmadığını, kazaya karışan aracın ispatı halinde müvekkili kurumun sorumluluğu Karayolları Trafik Kanunu' nun 85/1.ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1.maddesi gereğince sigortasız araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, öncelikle kusur durumunun tespitinin gerektiğini, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS Genel Şartları çerçevesinde yapılmasının gerektiğini, 08/01/2021 tarihli rapor Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği’ne aykırı olarak düzenlendiğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği’ne uygun olarak güncel rapor alınmasının gerektiğini, müvekkili kurum geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa tutarını bildiren resmi yazının dosyaya sunulmasının gerektiğini, davacının güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya sunulmasına ve geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş almaya devam ettiğinin tespit edilmesi durumunda geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin gerektiğini, geçici bakıcı gideri tazminatı müvekkili kurumun sorumluluğunda olmadığını, 10/04/12/2021 tarihinde Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğü giren yeni genel şartlar gereği hesaplamada %1,65 iskonto oranının esas alınmasının gerektiğini, fiili olarak bir bakıcı tutulduğunun ispat edilmemiş olması nedeniyle bakıcı giderinin net ücret üzerinden hesaplanmasının gerektiğini, müterafik kusur durumunun göz önüne alınmasının gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşımacılığı indiriminin yapılmasının gerektiğini, müvekkili kurumun temerrüde düşmediği için faiz talebinin reddi gerektiğini, zira müvekkili kuruma eksik evrak ile başvuruda bulunulduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle davacı vekilinin ... Hesabı’na yapmış olduğu huzurdaki haksız, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddine, yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeni ile tazminat istemine ilişkindir.
Davacı Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşıdır.
5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”.
MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır.
Davacının vatandaşı olduğu Suriye Arap Cumhuriyeti ile Ülkemiz arasında teminattan muafiyet konusunda karşılıklılık anlaşması yoktur.
6100 sayılı HMK'nun 114/1-ğ maddesinde teminat gösterilmesine ilişkin ara kararın yerine getirilmiş olması dava şartları arasında sayılmış, davacı tarafından verilen kesin süre içerisinde teminatın yatırılmadığı anlaşılmış ve bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK ' nın 114/1-ğ ve 115/2 maddesi gereğince usulden REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harcın, peşin olarak ödenen 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.