Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/364
2024/789
2 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/364 Esas
KARAR NO:2024/789
DAVA:İtirazın İptali (Üçüncü Kişinin Fiilini Üstlenme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/02/2021
KARAR TARİHİ:02/12/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
.... Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasına Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle: davacı Şirket davalı/borçlu tarafın maliki olduğu "..." da kayıtlı bulunan gayrimenkulu 10.07.2018 tarihinde davalı/borçludan satın aldığını, anılan gayrimenkulun 10.07.2018 tarihinde satın alındığı tarihte gayrimenkulde halihazırda kiracı olarak ... ... ... ...ve Tic. A.Ş. Şirketi ("kiracı") bulunduğundan davalı/borçlu ile, kiracının taşınmazdan tahliyesi ile ilgili davalı/borçlu tarafın sorumluluğunun düzenlendiğini, işbu dilekçe ekinde sunulan protokol imzalandığını, protokolün 5.A. maddesi uyarınca kiracının tahliyesinin 30.09.2019 tarihine kadar gerçekleştirilmesi gerektiği, aksi takdirde, davalı tarafın, Protokolün 5.C. ve 5.D. maddeleri uyarınca, 31.09.2019 tarihinden başlamak üzere kiracının tahliyesinin gerçekleştiği tarihe kadar her ay için 100.000-TL tutarı davacı Şirkete kira bedeli olarak ödeyeceği kararlaştırıldığını, anılan gayrimenkulun davacı Şirket tarafından satın alınması ile davacı Şirket, TBK. 310/1 maddesi uyarınca, kiracı ile davalı/borçlu arasında kurulan 21.07.2016 tarihli kira sözleşmesinin kiralayan sıfatını kazandığını, davacı Şirket ile davalı/borçlu arasında gerçekleşen satış işlemi, ... Noterliği'nin 13.07.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kiracıya da bildirilmiş olup işbu bildirim ile, kiracıya davacıya Şirketin yeni malik olduğu, satımı gerçekleşen gayrimenkule ihtiyacı olması sebebiyle yasal süresi içerisinde tahliye edilmesi ve önceki malik ile arasında olan halefiyet kuralları gereğince tahliye edilinceye kadar kira sözleşmesi kapsamında aylık 100.000-TL+KDV kira bedelinin davacı Şirkete ait hesaba ödenmesi gerektiği ihtar edildiğini, ancak kiracı ne kendisine keşide edilen mezkur ihtarnameye bir itirazda bulunmuş ne de kira bedellerini ödediğini, kiracı taraf anılan gayrimenkule ilişkin kira bedelini ödemediğinden aleyhinde tahliye talepli olarak başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/.... dosyasına yapılan itiraz üzerine .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .... Sayılı dosyasından yapılan yargılama sonucunda kiracının tahliyesine karar verildiğini ancak verilen karara karşı istinaf kanun yoluna yapılan başvuru nedeniyle karar kesinleşmemiş olup kiracı halihazırda gayrimenkulden tahliye de edilemediğinden, davalı/borçlu ile davacı Şirket arasında imzalanan Protokol uyarınca, tahliye işlemi gerçekleşene kadar işleyecek kira bedelinin tahsili amacıyla davacı Şirket, davalı/borçlu aleyhinde .... İcra Müdürlüğü'nün 22.01.2020 tarih ... Sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takip durduğunu, davacı Şirket tarafından arabuluculuğa başvurulduğunu; ancak davalı taraf ile anlaşmaya varılamadığını, anlaşmaya varılamadığına dair 03.07.2020 tarihli ... numaralı arabuluculuk son tutanağını da ekte sunduklarını, itirazın iptali talebinde bulunulan itiraza konu olan icra takibine ait dayanak protokol incelendiğinde görülecektir ki, davalı/borçlu tarafın davacı Şirket'e 31.09.2019 tarihinden kiracının tahliye edildiği tarihe kadar aylık 100.000-TL tutarı kira bedeli olarak ödemesi gerektiğini, işbu dava konusu protokol uyarınca davalı/borçlunun ödemediği 2019 yılı Ekim, Kasım, Aralık ve 2020 yılı Ocak aylarına ait toplam 400.000-TL tutar icra takibine konu edilmiş olup bunun haricinde, davalı borçlunun icra takibine konu edilmeyen ve 2020 Şubat ayından itibaren kiracı tahliye edilene kadar aylık 100.000-TL den işlemeye devam eden borcu da bulunduğunu, davacı Şirket, kiracının mezkur gayrimenkulu davalı tarafın işbu protokol ile taahhüt ettiği tarihte tahliye edeceği inancıyla satın aldığını, anılan gayrimenkulu iş yeri ihtiyacı sebebiyle satın alan davacı Şirket'in taşınmazın tahliye edilmemesi sebebiyle zararının mevcut olduğunu, davalı tarafın anılan protokol ile kiracının mezkur gayrimenkulden taahhüt edilen tarihte tahliyesi ve tahliyenin gerçekleştirilmemesi halinde her ay için 100.000-TL kira bedeli ödeyeceği hususunda taahhüt vermiş olmasına rağmen basiretli bir tacir gibi davranmamış ve taahhüdünü yerine getirmediğini, mezkur protokol uyarınca, davalı/borçlunun davacı Şirkete ödemekle yükümlü olduğu borç miktarı da dikkate alındığında, davalı/borçlunun mal kaçırma riskini önlemek amacıyla davalı/borçlunun malvarlığı üzerine borç miktarı kadar öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini, mahkememizin teminat hususunda aksi karar vermesi halinde belirli teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
.... Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasına Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle: İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olmadığını, mahkemenin görevini belirleyen ve somut olayımızdaki görevsizlik konusunu oluşturan dava konusu uyuşmazlık kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflar arasındaki 30.09.2019 tarihli protokole dayanmakta olup sözleşme kaynaklı uyuşmazlık olduğunu, taraflar arasında herhangi bir kira ilişkisinin mevcut olmadığını ve davacı şirketin davalı şirketten herhangi bir kira yahut başkaca bir alacağınında mevcut olmadığını, şöyle ki;
davacı yan tarafında ikame edilen dava taraflar arasında hüküm içermeyen 30.09.2019 tarihli protokole dayanmakta olup, sözleşme kaynaklı bir uyuşmazlık olduğunu, taraflar arasında herhangi bir kira ilişkisi mevcut değildir ve davacı şirketin davalı şitketten herhangi bir kira yada başka bir alacağının da olmadığını, huzurdaki dava konusu uyuşmazlık sözleşme kaynaklı bir uyuşmazlıkdır ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu,
öncelikle görevsizlik konusundaki itirazlarının kabulü ile mahkememizce görevsizlik kararının verilmesini, davalı şirket ... inşaat sağlık ürünleri ltd. .şti maliki olduğu ... il’i ... ilçesi ... köyü, çay mevkii, 104 ada, 31,32 ve 37 parselde kayıtlı taşınmazları, taşınmaz üzerinde bulunan fabrika binası, ağaçlar vs. mütemmim cüzleri ile birlikte 10.07.2018 tarihinde davacı ... mermer san..ve tic. a.ş ye satmıştır.davacı şirket taşınmazı satın aldığında, taşınmazda dava dışı ... ... ... ... aş. isimli firmanın kiracı olduğunu ve davalı şirkete kirasını ödemediğini bilerek satın almış olup bu durum anlatıldığında bu taşınmazın kendisine uzun bir müddet gerekli olmadığını yatırım amaçlı aldığını söylediğini, taşınmazı satan davalı şirket ve yetkilisinin amacı taşınmaz üzerindeki fabrikayı çalışır vaziyete getirip istihdam sağlamak iken, bankalara yüklü miktarda kredi borcu olduğundan dolayı taşınmazı maddi sıkıntısı sebebiyle davacı şirkete değerinin çok altında satmıştır. davalı şirket bankalara olan kredi borçları için şirket öz sermayesinden pek çok gayrimenkulü satmış olup davacı şirkete satılan gayrimenkul de bunlardan birisidir. davalı şirketin taşınmazı davacı şirkete sattığı tarihte bankalara yaklaşık 70-75 milyon türk lirası civarında kredi borcunun bulunduğunu davalı şirketin taşınmazı satmadan önce taşınmazda kiracı olan ... ... ... ... aş. isimli firma aleyhinde ödenmediğini, kira alacaklarının tahsili ve tahliye talepli yapıldığını ve kesinleşmiş muhtelif kira alacağı takip dosyaları da mevcut olduğunu, davalı şirket tarafından iş bu taşınmaz davalı şirkete satıldığı tarihte; davalı şirket tarafından dava dışı kiracı ... ... ... ... aş. isimli firma aleyhinde açıldığını, .... icra hukuk mahkemesi ... esas sayılı dosya ile derdest tahliye davasının mevcut olduğunu, protokole konu taşınmazın satış işlemi olan 10.07.2018 tarihinden yaklaşık 35 gün sonra davalı davalı şirket 15.08.2018 tarihinde .... icra müdürlüğü ... e. sayılı icra dosyasını tüm hak ve fer’ileri ile birlikte ist. .... noterliği ... yevmiye no’lu temlikname ile davacı şirkete temlik ettiğini, iş bu temlik davalı şirket tarafından 16.08.2018 tarihinde .... icra hukuk mah. ... esas sayılı dosyasına beyan olarak bildirilerek huzurdaki davanın davacısı olan ... mermer san..ve tic. a.ş’ nin tahliye talepli davaya, davacı olarak davaya kabulünün talep ettiğini, İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevsiz olduğundan itirazlarının kabulü ile mahkememizin görevsizliğine, davanın usulden reddine karar verilmesini, mahkememiz aksi kanaatte ise davalı şirket hakkında açılmış haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Hukuk Mahkemesi 03/10/2022 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; "davacı şirket ile davalı şirket arasında kira ilişkisinin bulunmadığı, kira sözleşmesinin kiraya verenin kiralananı kullanıma hazır bulundurma, kiracının ise kira bedelini ödemesi üzerine yapılan anlaşmadan ibaret olduğu, somut olayda davalı şirketin taşınmazı davacıya sattığı, taşınmazda kiracı olarak dava dışı ... ... ... .... A.Ş.nin bulunduğu, alıcı davacı şirket ile satıcı davalı şirketin arasında yapılan protokolde satıcının üzerine kiracı ... ... ... .... A.Ş.nin tahliye edilmesi sorumluluğunun yüklendiği, tahliye olmaması durumunda ise davaya konu protokol uyarınca belli bir ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, bu haliyle davacı şirket ile davalı şirket arasında kira ilişkisinin bulunmadığının açık olduğu, tarafların arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklı kira bedeli altında tasvir edilen ancak esasında, sözleşmeden kaynaklı cezai şarta ilişkin olduğu, ancak davacı ve davalının her ikisinin de tacir olmaları sebebiyle Mahkememizin de görevli olmadığı..." şeklinde karar verilen karar üzerine mahkememize tevzi edildiği görüldü.
DELİLLER:
Davacı taraf delil olarak:Tapu Kayıtları, Protokol, Kira Kontratı, ... Noterliği'nin 13.07.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, .... İcra Müdürlüğü'nün 22.01.2020 tarih ... E Sayılı dosyası ve münderecatı, .... İcra Hukuk Mahkemesi .... Sayılı dosyası ve münderecatı, .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/.... Sayılı dosyası ve münderecatı, Takbis sorgusu, Tarafların Ticari defter ve kayıtları, Keşif, Bilirkişi, Tanık, Doktrin ve İçtihat ve sair yasal delil.
Davalı taraf delil olarak:30 Eylül 2019 tarihli protokol, Tapu kayıtları, .... İcra Müdürlüğü ... e. sayılı dosya, .... İcra Hukuk Mah. ... E. sayılı dosya, ... Noterliği 15.08.2018 Tarih ve ... yevmiye no’lu alacağın devri, Davalı müvekkil şirket tarafından .... İcra Hukuk Mah. ... Esas sayılı dosyasına sunulan beyan dilekçesi, Davacı şirket vekili Av. ... ... tarafından dosyaya sunulan Davaya müdahale talebi, .... İcra Hukuk Mah. ... Esas sayılı dosyası 06.09.2018 tarihli 2. Celse tutanak, .... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası 26.11.2019 tarihli 8. Celse ara kararı, ...ATM ... E. Sayılı dosya, ... .. Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas Sayılı dosya, Tarafların ticari defter ve kayıtları, Doktrin ve Yargıtay kararları, Tanık, Bilirkişi incelemesi, Keşif ve sair yasal deliller.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; sözleşmeden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava başlangıçta sulh hukuk mahkemesinde açılmış olup .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı kararı ile İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan bahisle görevsiz kararı verilmiş, bunun üzerine .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile de İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi'nin 2023/874 Esas, 2023/734 Karar sayılı kararı ile taraflar arasında kiracılık ilişkisinin bulunmadığı, iki tarafın da sermaye şirketi olduğu taraf arasındaki ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklanan cezai şarta ilişkin olduğu ve davaya bakma görevinin Ticaret Mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmekle dosya mahkememize tevzi edilmiş olup iş bu esas sayılı sırasına kaydedilmiştir.
Nitelikli hesaplama uzmanı Bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 17/07/2024 tarihli bilirkişi raporu sonuç kısmı özetle; sözleşmenin imzalandığı tarih itibarıyla hükümsüz olduğu konusundaki takdir Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere ilgili dönemde ödenmesi gereken kira tutarlarının 400.000 TL asıl kira alacağı ve yasal faizinin 7.448,62 TL olmak
üzere toplam 407.448,62 TL olarak hesap ve tespit edildiğini, fakat dava dosyasına Esas numarasız sunulan .... İcra Müdürlüğü başlıklı ve 22.01.2020 Tarihli icra dosyası ile yasal faizi ile toplam alacağın 407.552,07 TL olarak talep edildiği göz önüne alındığında taleple bağlılık ilkesi gereğince, 407.552,07 TL olarak davalı taraftan talep edilebileceği ve davalı tarafın icra masrafları hariç bu tutarlardan sorumlu olduğu,davacının İcra inkâr tazminatı talebinin mahkemeye ait olduğunun bildirildiği görüldü.
Davacı takip alacaklı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 400.000,00 TL asıl alacak, 7.552,07 TL işlemiş faiz olmak üzeere toplam 407.552,07 TL alacak üzerinden .... İcra Müdürlüğü'nün ... E Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali amacıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ile toplanıp değerlendirilen tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında tarafların kabulünde olduğu üzere ..., ... ... köyü 104 Ada 31,32,27 parsellerle ilgili satış gerçekleştirilmiş olup, ibraz edilen tapu kayıtlarından taşınmazların davalı adına iken davacı üzerine satışının yapıldığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında 10.07.2018 tarihinde gerçekleşen satış işleminden sonra Protokol başlıklı belge imzalanmış protokolün 5. Maddesinde gayrimenkulde dava dışı ... ... ... ... A.Ş nin kiracı olduğu, davalının kiracının taşınmazı 31.09.2019 tarihine kadar tahliye etmemesi halinde satıcının (davalının) aylık 100.000-TL kira bedeli olarak ödeme yapacağı ve ödemenin tahliyenin gerçekleşmesine kadar süreceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı taşınmazın satıldığı tarihte taşınmazda dava dışı ... ... ... .... A.Ş. İsimli firmanın kiracı olarak bulunduğunu, davacının bu durumu bilerek taşınmazı satın aldığını, davalı tarafından dava dışı şirket aleyhine başlatılan icra dosyasının da davacıya temlik edildiğini, tahliye talepli davayı da dosyamız davacısının yürütüp sonlandırması konusunda mutabık kaldıklarını ancak davacının tahliye davasını takipsiz bıraktığını, sonra yeni iktisap nedeniyle tahliye davası açma yoluna gittiğini, protokol gereği üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, protokolün "öylesine yazılmış ve asla takibe konu olmayacak" diye ikna edilerek müvekkilinin imzaladığını müvekkilinin iradesinin sakatlandığını ileri sürmüş ise de; irade sakatlığı yönünden davalı savunmasını ispata elverişli her hangi bir delil sunmamıştır. Ayrıca davalı tacirdir. İmzaladığı sözleşmeye aykırı davranması halinde sorumluluğunun doğabileceğini öngörebilecek durumda olup basiretli bir tacir gibi hareketli etmelidir. Somut olay özelinde iradesinin fesada uğratılmasına dayanak olarak ileri sürülen olayın niteliği de dikkate alınarak davalının iradesinin sakatlandığı savunması kabul görmemiştir. Her ne kadar davalı, davacının taşınmaz tahliyesi sürecinde protokol gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini savunmuş ise de; protokolün 5. Maddesi uyarınca gayrimenkulün tahliyesi ile ilgili her türlü mesuliyet ve sorumluluğun satıcı olan davalıya ait olduğunun açıkça düzenlendiği bu halde davalının taşınmazın tahliye edilmesine ilişkin sorumluluğu yüklendiği anlaşılmakla davacının yükümlülüğünü yerine getirmediğinden de bahsedilemeyeceği anlaşılmıştır. Öte yandan sözleşmenin 5.A. Maddesinde "Tahliye hususunda taraflar, tahliyenin 30/09/2019 tarihine kadar gerçekleştirilmesinin sağlanması hususunda anlaşmışlardır" şekilindeki düzenleme dikkate alınarak 5. Madde kül halinde yorumlandığında taraflar arasında imzalanın sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 128. Maddesinde düzenlenen garanti sözleşmesi niteliğinde olan üçüncü kişinin fiilini üstlenme sözleşmesi olduğu anlaşılmıştır. TBK m. 128 uyarınca üçüncü bir kişinin fiilini başkasına karşı üstelenen (somut olayda olduğu gibi davalının dava dışı .... A.Ş.'nin taşınmazları tahliyesinin sağlanması), bu fiilin gerçekleşmemesinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Üçüncü kişinin fiilini üstlenme sözleşmesi yapılırken tarafların zararı giderme tarzını ve ödenecek miktarı baştan kararlaştırmaları mümkündür. (TANDOĞAN H., Özel Borç İlişkileri 4. Bası İstanbul 1989, s.855,856) Somut olayda da taraflar protokolün 5.C. Ve D. Bentlerinde aylık 100.000,00 TL olarak bu zararı belirlemişlerdir.
Somut olayda .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, 2020/616 Karar sayılı 16/06/2020 tarihli kararı ile taşınmazların tahliyesine karar verildiği, kararın dava dışı ....A.Ş. Tarafından istinaf edildiği gerek bu dosya gerek mahkememiz dosya kapsamına göre dava dışı ....A.Ş.'nin taşınmazları 2020 yılı Ocak ayı itibariyle henüz tahliye etmediği sabittir. Bu halde yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca davacının protokol gereği 2019 yılı Ekim, Kasım, Aralık ve 2020 Ocak aylarına ilişkin olarak aylık 100.000,00 TL'den toplam 400.000,00 TL tazminat isteminde bulunabileceği, davalının bu miktar asıl alacağa itirazında haksız olduğu, ancak bu tazminatın ödenmesi hususunda bir vade belirlenmediği, evvelce davalıya bu hususta bir ihtar da yapılmadığı dolayısıyla davalının icra takibi ile temerrüte düştüğü bu nedenle takipten önce işlemiş faiz isteminde bulunamayacağı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; taraflar arasında yapılan protokol hükümleri, protokole konu taşınmazın talebe konu dönemde tahliye edilmediği, bu halde alacağın davalı tarafça hesap edilebilir diğer bir ifade ile likit olduğu bu halde icra inkar tazminatı şartlarının da oluştuğu anlaşılmakla davacı lehine hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş uyuşmazlığın tümü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
Davanın kısmen kabulü ile;
1-Davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının 400.000,00-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin talepnamedeki koşullarla devamına,
2-İtirazın iptaline karar verilen alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 80.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
3-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli 27.324,00-TL ilam harcından peşin alınan 6.959,98-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 20.364,02-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 6.959,98-TL peşin harç, 27,20-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 6.987,15-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 180,00-TL vekalet harcı ve 3.944,00-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 4.124,00-TL yargılama giderinden davanın kabul (%98) ve red (%2) oranı dikkate alınarak hesap olunan 4.047,87-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 8,20-TL vekalet harcı ile 300-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 308,20 TL yargılama giderinin davanın ret (% 2) oranı dikkate alınarak hesap olunan 6,16- TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmının davalı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 64.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 7.552,07-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
10- Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
11-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabulucu ücretinin 1.293,60-TL'sinin davalıdan 26,40-TL'sinin davacıdan alınarak maliyeye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 02/12/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.