mahkeme 2021/503 E. 2024/357 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/503

Karar No

2024/357

Karar Tarihi

21 Mayıs 2024

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/503 Esas
KARAR NO :2024/357

DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/07/2021
KARAR TARİHİ:21/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından, müvekkili aleyhine ... Bankası A.Ş. Side Şubesi’nin ... Çek Numaralı, 17.04.2019 Keşide Tarihli 30.000,00 TL bedelli çeki düzenlenmek suretiyle .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, söz konusu çekin çekten de anlaşılacağı üzere, çekin 27.970,00 TL'lik kısmı karşılıksız çıkmış olup davalı tarafça kötü niyetli bir şekilde çek miktarının tamamı olan 30.000,00 TL üzerinden icra takibe konu edildiğini, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takibe konu çekteki imza müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin takibe konu bonodaki imzayı da tanımamakta olduğunu, ayrıca müvekkilin alacaklı konumunda bulunan ...'a hiçbir borcu da bulunmamakta olduğunu, müvekkil alacaklı görünen şahsı tanımadığını, takibe konu çek incelendiğinde, müvekkilin sözde cirosunun altında pek çok ciro bulunmasına rağmen tamamı okunmayacak şekilde karalanarak sadece müvekkilin sözde cirosu bırakıldığını, tabiri caizse karalama kağıdına dönüştürülmüş bir kambiyo senedi ile takip başlatılması, alacaklı tarafın kötü niyetli hareket ettiğinin ispatı olduğunu, müvekkilinin söz konusu çekle hiç bir alakası bulunmayıp müvekkilinden haksız kazanç elde edilmeye çalışılmakta olup, takip alacaklısı şahsa böyle bir borcu bulunmamakta olduğunu, bu konuda sahtelik nedeniyle taraflarınca Cumhuriyet Savcılığına ayrıca suç duyurusunda da bulunulacak olup bilhare dosyaya söz konusu dosya numarası sunulacağını, açıklanan tüm bu nedenlerle müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığının tespit edilmesine, yargılama süresince dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren .... İcra Müdürlüğü’ nün ... esas sayılı icra takibinin öncelikle teminatsız, mahkemenizce uygun görülmemez ise uygun bulunacak teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına, mahkemece aksi kanaatte bulunulması durumunda mahkemenizce uygun görülecek teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine karar verilmesine ve dosyada bulunan mevcut hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesine, haksız ve kötüniyetli olan alacaklı-davalının asıl alacağın %20′ sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10′ u oranında para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule ve esasa ilişkin itirazlarının bulunduğunu, davalı müvekkilinin yerleşim yeri olan ... mahkemelerinin yetkili olması dolayısıyla, davanın yetki yönünden usulden reddi gerektiğini, HMK'nın 2. Maddesi uyarınca malvarlığı haklarına ve şahıs varlığı haklarına ilişkin davalarda dava değerine bakılmaksızın Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğu ifade edilmekte olduğunu, bu çerçevede huzurdaki davanın görev yönüyle de usulden reddi gerektiğini, aksi kanaatte olması halinde ticari davalarda zorunlu arabuluculuk yoluna davacı tarafça başvurulmadan işbu dava ikame edildiği için huzurdaki davanın yine usulden reddi gerektiğini, ayrıca dava şartlarından olan harcın ikmal edilmemiş olması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, takibe konu çek takas bankasına ibraz edildiğini, bu sebeple "Banka sorumluluk tutarı" adı altında Asıl bankanın ödemekle yükümlü olduğu çek yaprak bedeli banka tarafından ödenmediğini, davacının art niyetli olarak bu hususu kısmi ödeme alındığı şeklinde ki ifadesi gerçek dışı olduğunu, imzaya karşı yapılan itirazın arkasında mahkemeye hiçbir somut delil sunulmadığını, bu nedenle işbu iddianın şu haliyle, öncelikle değerlendirmeye esas alınmaması gerektiğini, davacının, alacaklı müvekkili tanımadığı böyle bir borcun olmadığı beyanlarına ilişkin olarak ise kanunen emre yazılı bir kıymetli evrak olan ''çek''in, asıl borç ilişkisinden bağımsız bir borç doğurması ve kanunda yazılı tüm şekil şartlarını sağlayan muteber bir nitelikte bulunması karşısında, davacının böyle bir borcunun olmadığı yönündeki iddiasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, ayrıca yine ilgili çekin incelenmesi ile keşidecisinin ....İnş. Tar. Taşım. Tur. ve Tic. Ltd Şti. olduğu, lehtarının ise ... olduğu anlaşılmakta olduğunu, davacının müvekkilini işbu borç ilişkisi kapsamında tanıyıp tanımaması bir şeyi değiştirmeyeceği gibi borç ilişkisi için bir mecburiyet de kesbetmemekte olduğunu, zira davacının sorumluluğu yukarıda da açıkladığımız gibi kıymetli evraktan kaynaklanmakta olduğunu, ticari hayatın içinde var olan ve hukuk sistemimizce de tanınmış olan birtakım uygulamalar dolayısıyla, müvekkilimiz alacaklının kötü niyetli olduğu yönündeki iddiaları gerçeği yansıtmamakta olduğunu, var olmadığı iddia edilen borcun dayanağı çekin keşidecisi, ...olduğunu, davacı ise çekin keşide edildiği lehtar olduğunu, ilk cironun lehtar tarafından yapıldığı da çek arkasında bulunan imzadan açıkça anlaşılmakta olduğunu, dolayısıyla ortada geçerli bir ciro zinciri de bulunmakta iken, davacının borcunun olmadığı, müvekkilinin haksız kazanç elde etmeye çalıştığı yönündeki iddiaların kabulü mümkün olmadığını, davacı ilaveten müvekkilini sahte ciro tanzim etmekle itham etmekte olduğunu, imzanın söz konusu çekte bulunuyor olması karşısında, ismin yazım şeklinden hareketle ileri sürülen iddialar mesnetsiz olduğunu, huzurdaki dava taraflarınca yapılan takibi sürüncemede bırakmak, müvekkilinin alacağını tahsil etmesini güçleştirmek için borçlu tarafça kötü niyetle ikame edildiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, mahkemce 30.07.2021 tarihinde verilen tedbir kararından rücu edilmesine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde haksız, hukuka aykırı ve mesnetsiz iddialarla ikame edilmiş olan huzurdaki davanın esastan reddine, müvekkilinin zararlarına karşılık olarak, borçlu aleyhine, takip alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına konu 30.000,00 TL bedelli ... Bankası AŞ Side Şubesine ait çek nedeniyle davacının davalı yana borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.
Eldeki davada; dava konusu ... A.Ş Side Şubesine ait ... seri numaralı çekin, dava dışı keşideci .... Limited Şirketi tarafından 17/09/2019 tarihinde 30.000,000 TL bedelli olarak davacı lehine keşide edildiği, davacı lehtar tarafından dava dışı kişiye onun tarafından da dava dışı başka bir kişiye onun tarafından ise davalı yana ciro edildiği, davacı ile davalı arasındaki ciroların çizildiği, davacı tarafından kendi adına atılı ciro imzasının sahteliği iddia edilerek eldeki menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmıştır.
İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir. (Yargıtay 11. HD 2020/5093 E. 2021/5318 K.)
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıda olup, eldeki davada, davalı dava konusu çekte davacı adına atılı ciro imzasının davacı eli ürünü olduğunu ispat yükü altındadır. Mahkememizce 08/11/2022 tarihli duruşmanın 3 numaralı ara kararı ile taraf vekillerine davacının imza örneklerinin bulunduğu resmi kurumları bildirmek üzere kesin süre verilmiş, taraf vekillerince bildirilen imza örnekleri toplanarak dava konusu çekte yer alan davacı adına atılı imzanın, davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınmış, Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 18/04/2024 tarihli rapor ile " Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede;
İnceleme konusu çekin arka yüzünde yer alan 1. ciro imzası ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR... " kanaati ile rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı tarafından incelemeye esas imza örneklerinin keşide tarihinden sonra olduğu belirtilerek rapora itiraz edilmiş ise de; mahkememizce imza örneklerinin bildirilmesi için iki taraf vekiline de süre verildiği ve taraflarca bildirilen örnekler üzerinde inceleme yapılarak raporun düzenlendiği, davalı tarafından incelemeye esas alınabilecek başkaca bir imza örneğininde yargılama aşamasında bildirilmediği anlaşılmış ve davalı itirazına itibar edilmeyerek, İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 18/04/2024 tarihli rapor hükme esas alınmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından adına atılı ciro imzasının sahteliğine dayalı olarak eldeki menfi tespit davasının açıldığı, mahkememizce hükme esas alınan İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor ile, dava konusu çekte davacı adına atılı ciro imzasının davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, bu hali ile davalı tarafından üzerine düşen ispat yükünün yerine getirilemediği anlaşılmış ve davanın kabulüne, davacının davalı yana borçlu olmadığına karar verilmiştir.
İİK 72/5 maddesindeki düzenlenmeye göre ; menfi tespit davası borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur, icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir.
Dava konusu çekte davacı lehtar, davalı ise son hamildir, davacıya ait cirodan sonra atılı iki ciro çizilmiş olup, bu cirolar yazılmamış hükmündedir. Bu durumda, taraflar arasında çekin devri konusunda yüz yüzelik geçerli olup, davalı davacı adına atılı ciro imzasının sahte olduğunu bilecek durumdadır. Davacı lehine haksız takip tazminatına hükmedilmesi için aranan takibin haksız ve kötü niyetli olması şartlarının gerçekleştiği anlaşılmış takip konusu yapılan 41.446,24 TL'nin %20'si oranında davacı lehine tazminata hükmedilmiş, İİK'nın 72. maddesinde menfi tespit davasında verilecek karar sonucunda para cezasına hükmedileceğine ilişkin düzenleme bulunmadığından davacının para cezası isteminin reddine karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda yazılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davacının .... İcra Dairesi' nin ... esas sayılı takip dosyası ve bu dosyaya dayanak ... Bankası A.Ş Side Şubesi' ne ait ... çek numaralı 17/04/2019 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-İİK 72/5 maddesi gereğince hesaplanan 8.289,24 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Davacının para cezası isteminin reddine,
4-Alınması gereken 2.831,19 TL karar ve ilam harcının 1.078,77 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.752,42 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından ödenen 1.078,77 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile ödenen 59,30 TL başvuru harcı ile 255,25 TL posta, tebligat ve 4.775,00 TL ATK fatura ücreti olmak üzere toplam 5.089,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim