mahkeme 2021/408 E. 2025/598 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/408
2025/598
15 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/408 Esas
KARAR NO:2025/598
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/06/2021
KARAR TARİHİ:15/09/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan borçlu ... ... Ltd.Şti.nin keşidecisi olduğu yine dava dışı borçlu ...'nun ise avalist olduğu ... Bankası ... Şubesinin ... Iban No.lu hesabına ait 28/02/2019 keşide tarihli 65.500,00-TL bedelli çekin yasal süresi içerisinde muhatap bankaya ibrazı ile karşılığının bulunmadığının tespiti üzerine bu ödenmeyen çekten dolayı müvekkilinin alacağının tahsili için borçlu davalı ... ... Ltd.Şti. Aleyhine 21/03/2019 tarihinde ....İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas Sayılı dosyasından 10 örnek icra takibine başlandığını, icra dosya borcunun tahsili amacıyla borçlu/davalı ... ... ... Ltd.Şti.nin ... Mahallesi ... ... ... Cad. No:... .../... adresine hacze gidildiğinde adreste diğer davalı ... A.Ş. adına düzenlenmiş kira kontratı ve vergi levhası gösterilmesine karşın adreste yapılan araştırmada borçlu şirkete ait evraklar bulunduğunu ve yine borçlu şirkete ait tabelanın adreste bulunduğunun tespit edildiğini, adreste bulunan evraklardan Davalı ... ... ... Ltd.Şti.nde çalışan öğretmenlerin ve işçilerin aynen diğer davalı ... A.Ş. bünyesine geçtiği aynı adreste ve borçlu şirketin elemanları ve borçlu şirket öğrencileri ile faaliyetine devam eden ... A.Ş. nin resmi internet sitesinde de ... olarak Sultangazide ... adı altında eğitime devam ettiğinin belirtildiği tüm bunların işyeri ve işletme devri niteliğinde bulunduğunu, bunun neticesinde ise bu muvazaalı işletme devri neticesinde bir işletmeyi devir alan devredenin 3.Kişilere olan borçlarından dolayı da sorumlu olduğunu, davalı ... A.Ş.nin diğer davalının borcundan dolayı sorumlu olması nedeniyle ....İcra Müdürlüğünün 2019/... E. Sayılı dosyasından borçlular ile birlikte müşterek ve müteselsilen borçlu olduklarının tespiti ile dosya alacağımızın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şahıs arasında her hangi bir alacak veya borç ilişkisi mevcut olmadığını, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için böyle bir borcun olduğu kabul edilse dahi bunun bir ticari ilişkiden mi kaynaklı yoksa adi bir borç mu olduğu dahi belli olmadığını, bu bağlamda alacak davalarında genel yetkili mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu ve görev itirazında bulunduklarını, davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin adresi ..., İstanbul olduğunu, dolayısıyla yetkili mahkeme ise Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu bağlamda yetki itirazında bulunup dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket ile davacı arasında her hangi bir borç ilişkisi olmadığını, davacının bahsettiği ve borcun kaynağı olan çekte de müvekkili şirketin bir imzası bulunmadığını, davanın diğer davalı şirket ile davacı arasında çözümlenmesi gerektiğini, dolayasıyla müvekkili şirketin işbu dosya kapsamında taraf sıfatı bulunmadığı için davanın müvekkili şirket yönünden HMK m. 114 gereği dayanaksız işbu davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLER:
Davacı taraf delil olarak: .... İcra Müdürlüğünün 2019/... E. Sayılı dosyası, ...İcra Müdürlüğünün 2019/... Talimat sayılı dosyası, SGK dana her iki davalı şirketin 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait çalışanlarını gösterir SGK beyannameler, Davalı ...'e ait ... ... No.lu hesaba ait 2018,2019 ve 2020 dönemine ait hesap hareketleri, Tanık anlatımları, Davalılara ait ticari defterler üzerinde yapılacak Bilirkişi incelemesi ve yasal her türlü sair delilere dayanmıştır.
Davalı taraf delil olarak: Tanık, keşif, yemin, bilirkişi, SGK Kayıtları ve yasal her türlü sair delillere dayanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; ... Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi ile diğer davalı ... A.Ş. Arasında organik bağ olduğundan bahisle davalı ...A.Ş.'nin diğer davalı .... Ltd.Şti.'nin borcundan sorumlu olduğu iddiası ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra takibine konu borçtan davalıların müştereken ve müteselsilen borçlu olduğunun tespiti ile alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talebine ilişkin olup iddianın ileri sürülüş biçimine göre uyuşmazlık tüzel kişilik perdenin aralanması teorisine dayalı olarak, davalı şirketler arasında organik bağ bulunup bulunmadığı ve bu kapsamda davalı .... A.Ş.'nin diğer davalı .... Ltd. Şti.'nin takibe konu borcundan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Türk Medeni Kanunu’nun 47/1. maddesinde tüzel kişiler, kendilerini oluşturan kişi veya mal topluluklarından bağımsız ve ayrı kişilikler olarak tanımlanmıştır. Tüzel kişiler süreklilik arz eden ortak bir amacı gerçekleştirebilmek için ortaklarından ayrı ve bağımsız bir kişiliğe sahip olduğundan, malvarlıkları da ortaklarının malvarlığından ayrıdır. Bu nedenle, ortaklığın alacaklılarına karşı sadece ortaklığın sorumlu olacağına dair sınırlı sorumluluk ilkesi kabul edilmiştir Ancak uygulamada, sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü yükümlülükler ile borçlardan ve sorumluluklardan kurtulmak için tüzel kişiliğin bir araç olarak kötüye kullanıldığı ve kişilerin tüzel kişilik perdesinin arkasına sığındığı istisna da olsa bazen görülebilmektedir.
Tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin amacı tüzel kişiliğin ayrılığı ilkesinin kötüye kullanılarak hukuki sorumluluktan kaçınmayı önlemek, hakkaniyeti sağlamaktır. Temelini Medeni Kanun m. 2 de düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından alan bu teori ile uygulamada şirketlerin tüzel kişiliğin perdesine sığınarak alacaklılarına borçlarını ödemelerinden kaçınmalarına engel olmaktadır. Perdeyi aralamak teorisiyle, tüzel kişiliğin ayrılığı ilkesinin kötüye kullanıldığı durumlarda farklı tüzel kişilik savunması kabul edilmeyerek perdenin arkasındaki kişi sorumlu tutulabilmektedir. Başka bir anlatımla perdeyi aralama teorisiyle birlikte tüzel kişinin borcundan üyelerin, üyelerin borcundan tüzel kişinin ya da ana ortaklıkla yavru ortaklıkların özdeş kılınarak sorumlu tutulmasına olanak sağlanmaktadır ( ..., Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması 1. Uluslararası Ticaret Sempozyumu 02 Şubat 2008 ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayını s.h.58). Teorinin uygulanması sonucunda tüzel kişiliğe hukuken tanınan kişilik tamamen ortadan kaldırılmamakta, sadece somut olaya özgü olarak istisnaen tüzel kişi ile üyeleri arasındaki mutlak olan şahıs ve mal ayrılığı ilkesi uygulanmamaktadır.
Yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere tüzel kişiliklerde mal ayrılığı ilkesi geçerli olup, tüzel kişinin mal varlığı onun ortaklarının ve onun yönetiminde bulunan organları oluşturan kişilerin ve kardeş ortaklıkların mal varlığından bağımsız ve ayrıdır. Eğer kişilik ve mal ayrılığı ilkesi uygulanmıyorsa, yani mal varlıkları birbirine karışmışsa ve bu durumdan 3. kişiler zarar görüyorsa art niyetle ve hesabi davranışlarla sırf sorumluluktan kurtulmak amacı ile tüzel kişilik perdesi ardına sığınılmış ise bu durumda HMK'nun 2. maddesi gereği şahıs ve mal ayrılığı ilkesi istisnai uygulanmamaktadır. Perdeyi aralama teorisi uygulanmak sureti ile bir şirketin mevcut borçtan sorumlu olması gerektiğinin tespiti yahut borcun kendisinden tahsili talebi dava yolu ile öne sürülebilmektedir.
Davalı ... A.Ş.'nin 11/12/2019 tarihli olağan üstü genel kurulda unvanını ...A.Ş. Olarak değiştirdiği ve bu durumun sicil gazetesinde ilan edildiği, davacı vekilinin 14/04/2025 tarihli celsede ki beyanında isim değişikliğinden haberdar olmadıklarını davayı ...A.Ş.'ye yönelttiklerini beyan ettiği anlaşılmakla taraf teşkilinin zaten sağlanmış olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda ispat yükü davacı taraf üzerinde olup, davacı davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu hususunu ispatlamakla yükümlüdür. Bu hususta dosya kapsamında bilirkişi raporları alınmış ise de alınan raporlar denetime ve uyuşmazlığı çözmeye elverişli olmadığı, özellikle son alınan 10/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda banka hesaplarında tüzel kişiler arasında bağlantı bulunduğu yönünden değerlendirme yapılmış ise de; raporda bağlantı bulunduğu değerlendirilen tüzel kişilerin unvan değiştiren ... A.Ş. Ve ...A.Ş. Olduğu, yukarıda açıklandığı üzere zaten ... A.Ş. Nin unvan değiştirerek ...A.Ş. Olduğu, dolayısıyla bu tespitin davalı ... ... Şirketi ile diğer davalı şirket arasındaki bağlantıyı ortaya koyar nitelikte olmadığı, raporlar yetersiz olduğundan 14/04/2025 tarihli celsede yeni oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınması hususunda ara karar oluşturulmuş ve davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırmak üzere kesin verilmiş ve süreye uymamanın yaptırımı ihtar edilmiş olmasına rağmen bilirkişi ücreti yatırılmadığından kanıtlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL ilam harcı peşin alınan 1.118,50-TL harçtan mahsubu ile 503,10-TL eksik harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL Arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliye'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 69,30-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleşince yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 15/09/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.