Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/115

Karar No

2026/85

Karar Tarihi

9 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/689 Esas
KARAR NO : 2026/61

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/09/2025
KARAR TARİHİ : 26/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının mimar olarak uzun yıllardır çalışmakta olduğunu ve davalı şirketin 2020 yılı başında davacıya iş yaptırdığını memnun kalması sonucunda da İstanbul ilinde yeni yapılacak üç adet otelin kendisine yaptırılması istemiştir, ancak davacının hem projelerin büyüklüğü ve çokluğu hem de teslim süresinin kısa oluşu sebebi ile uzun yıllar birlikte çalıştığı arkadaşlarına ait olan davacı ... A.Ş. isimli mimarlık şirketine davlaının talep ettiği projeleri ortak yapmayı teklif ettiğini ve arkadaşlığın getirdiği güvenle tüm projelerin sözleşmesi davalı ile ... arasında imzalandığını, zira ilgili dönemde davacının emekli olmasına bir kaç ay kaldığı için şahıs şirketi henüz açılmamış olduğundan fatura düzenlemesi mümkün olmayacağı için ekte sunulan İç Mimari İyileştirme Projesi Sözleşmesinde davacının taraf sıfatının bulunmadığını, ... isimli şirket aracılığı ile bu süreçler yürütülürken davacının da şirketini açtığını, vergi mükelleifi haline geldiğini ve projelerin gerçekte pay edildiği şekliyle kendi üzerine devredilmesini hem ...'den hem de davalı şirketten talep ettiğini, davacı tarafından sözleşme kapsamında yapılacak projelerin tamamlandığını, davacının bu projelerin hazırlanmsı için gerekli personel çalıştırdığını, pek çık kırtasiye ve teknik çizim programı kiralaması masrafı yaptırdığını, buna rağmen tüm emeklerinin ve masraflarının karşılığında talep etmesine rağmen kendisine hiçbir ödeme yapılmadığını, bu esnada davalı 2021 yılı sonunda ... otelin yenileme işini önce 2023 yılına, daha sonra da belirsiz bir tarihe ertelediğini, bu nedenle de davacının projelerini durdurmasını bildirdiğini, çalışmalar devam ederken sözleşme imzalama konusundaki talepleri oyalarak geçiştirdiğini, Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek davanın kabulü ile davacının yapmış olduğu projelere karşılık hak ettiği toplam ücret olan 150.000 TL dava dışı şirketle imzalanan sözleşmeye ek olarak yapılan iç mimari projeler için; 935.492,00 TL sözleşme kapsamının tamamen dışında olan ilave mimari ve iç mimari projeler için olmak üzere şimdilik toplam 1.085.492,00 TL 'nin her bir projenin tesliminden itibaren ayrı ayrı işleyecek avans(ticari) faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının yaşamış olduğu ekonomik zararın davalılarca kasıtlı olarak karşılanmaması ve şirket mallarını kaçırarak dava sonunda alacağı tamamı ile engelleme iradeleri mevcut olduğundan şirkete kayıtlı tüm menkul ve gayrimenkul mallar ile T.C. Bankalarında bulunan tüm hesaplarına konulmak üzere İhtiyati Haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 03/10/2025 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacının herhangi bir hukuki ilişkisinin bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde davalı şirkete ait üç adet otelin hem mimari hem de iç mimari projeleri ile ... iç mimari iyileştirme projesini yapmak üzere müvekkil şirket ile anlaştığını iddia ettiğini, davacının fatura düzenleyememesi sebebiyle ...Şirketi ("...") isimli şirket üzerinden sözleşmelerin imzalandığını ileri sürmüşse de bu iddiası gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketi ile dava dışı firma arasındaki sözleşmenin devrinin mümkün olmadığını, davalı şirketin böyle bir devre rızası da bulunmadığını, davacının dava dışı firma olan iç ilişkisinden dolayı müvekkil şirket sorumlu tutulamayacağını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından talep edilen tutarlar, niteliği itibarıyla eser sözleşmesinden doğan proje bedeli mahiyetinde olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 147/1. maddesi uyarınca bu tür alacaklar beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, alacağın varlığını kabul etmemekle beraber davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, davalı şirket tarafından davacıdan projeler hazırlaması talep edilmemiştir. Müvekkil şirket, dava dışı ...Şirketi ile akdedilen sözleşme uyarınca dava dışı şirketten sözleşme kapsamında proje talep etmiş; davacı ile bu projeye ilave yapması ve farklı projeler hazırlama için anlaşma sağlamamış, bu yönde davacıya da talepte bulunmadığını, davacının dava dışı şirket ile proje kapsamında ilişki kurmuş olup müvekkil şirket ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişki kurulmamış; sözleşme ve proje de davacıya devredilmediğini, davacının davalı şirketten herhangi bir talep hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, BA-BS formları, vergi kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Dava: davacının mimar olarak yer aldığı, davalı ile dava dışı ....A.Ş. Arasında imzalanan iç mimari iyileştirme sözleşmesi kapsamında ...projesinde ilave projelerin karşılığı olan hak edişlerinin ve sözleşme kapsamının dışında olan ilave mimari projeler için hak etmiş olduğu ücretlerin ödenmemesi nedeniyle açılan alacak davasıdır.
HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Aynı Yasa'nın 115/1. maddesine göre de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı düzenlenmiştir.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
TTK' nın 11/1. maddesine göre, Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.
TTK' nın 12/1. maddesinde tacir tanımına yer verilerek " Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişi "tacir olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 15/1.maddesinde de esnaf tanımı yapılmıştır. Buna göre "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.". 21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3.maddesinde ise esnaf ve sanatkâr, " ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler" olarak açıklanmıştır.
6102 sayılı TTKnun 4.maddesinde hangi davaların ticari dava ve çekişmesiz yargı işleri olduğu sayılmış olup, buna göre her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTKnun da TMKnun 962 ile 969.maddelerinde; 6098 sayılı TBKnun 202-203, 444-447, 487-501, 515-519, 532-545, 547-554, 555-560, 561-580 maddeleri, Fikri Mülkiyet Hukukuna dair mevzuatta borsa, sergi ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve son olarak da bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava olarak sayılmıştır.
Bilindiği üzere, 12.05.2018 tarihli ve 30419 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Esnaf ve Sanatkâr Odaları Arasında veya Esnaf ve Sanatkâr Odaları ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Bünyesindeki Odalar Arasında Üye Kayıt Zorunluluğu Bakımından Çıkacak Anlaşmazlıkları Çözümlemek Üzere Oluşturulan Mutabakat Komitelerinin Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Tebliğ"e göre mutabakat komitesi kararlarında esas alınması gereken mevzuat arasında 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan... sayılı Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili maddeleri yer almaktadır. Anılan Bakanlar Kurulu Kararının "Esnaf ve sanatkâr ile tacir ve sanayicinin ayrımı" başlıklı 1 inci maddesinde aynen; "5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 63 üncü maddesi ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 12 nci ve 17 nci maddelerinin uygulaması bakımından; a) Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri,
Ancak, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı iken, daha sonraki yıllarda yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerini aşanların kendileri istemedikçe ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıt için zorlanmaması, yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerinin altı katını aşanların ise kayıtlarının, esnaf ve sanatkâr sicili marifetiyle ticaret siciline aktarılması,
b) 213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları ile ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin bünyesindeki odalara kaydedilmeleri, kararlaştırılmıştır." hükmü amirdir.
İlave olarak, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasında;
"Aşağıda yazılı tüccarlar, I inci sınıfa dahildirler:
1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 7.200.000.000 (2024 yılı için 1.400.000 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 8.640.000.000 (2024 yılı için 2.000.000 TL) lirayı aşanlar;
2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 3.600.000.000 (2024 yılı için 690.000 TL) lirayı aşanlar;
3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 7.200.000.000 (2024 yılı için 1.400.000 TL) lirayı aşanlar;
..." denilmek suretiyle anılan Bakanlar Kurulu Kararına göre 2024 yılı için esnaf veya tacir sayılma hadleri belirlenirken dikkate alınacak nakdi limitler belirlenmiştir.
Buna göre, 2024 yılı için geçerli olmak üzere esnaf ve sanatkar sayılma hadleri; yukarıda yer verilen 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısı (fıkra 1 - Mal Alım Tutarı: 700.000 TL, Mal Satış Tutarı: 1.000.000 TL, fıkra 3 - Satış Tutarı: 700.000 TL) (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamıdır (Gayri Safi İş Hasılatı : 690.000 TL)
Ayrıca, Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. Nitekim, TTK’nın “Ticari iş karinesi” başlıklı 19.maddesinde “(1) Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır.
(2)Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Mahkememizce celp edilen vergi kayıtlarına göre davacının 02/02/2021 tarihinden itibaren SMK (Serbest Meslek Kazancı) mükellefi olduğu, ticari faaliyeti bulunmadığı, 2021, 2022,2023,2024 ve 2025 yılı Gelir Vergisi Beyanları ve 2025 yılı geçici vergi beyanlarının sunulduğu, sunulan vergi kayıtlarına göre yıllık satış tutarları, yıllık alış tutarları, yıllık G.Safi İş Hasılatı İş has.Beş Katı ile Yıl. Sat.Tut.Toplamı dikkate alındığında kararnamedeki gelir sınırının altında kaldığı anlaşılmıştır.
Dava, davacının mimar olarak yer aldığı, davalı ile dava dışı ... Tic.A.Ş. Arasında imzalanan iç mimari iyileştirme sözleşmesi kapsamında ... projesinde ilave projelerin karşılığı olan hak edişlerinin ve sözleşme kapsamının dışında olan ilave mimari projeler için hak etmiş olduğu ücretlerin ödenmemesi nedeniyle açılan alacak davası olup, dosya kapsamında mevcut vergi kayıtlarına göre davacı tacir olmayıp, nispi nitelikte ticari bir dava bulunmadığı gibi, TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirir şekilde sigorta hukuku vs. sebepten kaynaklı mutlak ticari dava da mevzubahis olmadığı nazara alındığında, davaya bakmak görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunmakta olup davacının davasının görev yönünden reddine, görevli mahkemelerin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine dair karar verilerek, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 Sayılı HMK.'nın 2. maddesi uyarınca ilgili ihtilaflara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE
2-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖB. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde RESEN davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına ,
3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4-Yargılama, harç ve masrafların ve diğer hususların görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 26/01/2026

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim