Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/909

Karar No

2026/81

Karar Tarihi

3 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/909 Esas
KARAR NO : 2026/81

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 12/12/2025
KARAR TARİHİ : 03/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu ... Genel Müdürlüğü tarafından 07/01/2025 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan Akşemsettin Mahallesi ... Sokak No:.. B Blok.../İSTANBUL adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiği, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkili şirketin yüklenicisi tarafından giderildiği, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 8.661,53-TL borcun davalı yana tahakkuk ettirildiği, davalı/borçlu tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 10.276,30-TLnin tahsili amacıyla ilamsız takip yapıldığı ve başlanılan takibe haksız olarak itiraz edildiği, 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğu ancak sürecin anlaşmama ile sonuçlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının şimdilik 7.914,78-TL (malzeme montaj bedeli ve işbu bedel üzerinden uygulanan KDV yönünden) itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili ile tarafımıza ödenmesine, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, Arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hasarın davalı idarenin hiçbir eylemi bulunmadığından ve bu sebeple davalı idareye husumet yönetilemeyeceğinden huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, davacının davasını hasar dosyasına ve tek taraflı olarak düzenlediği hasar tutanağına dayandırmakta ise de anılan belgelerin tek başına delil değeri bulunmadığını, dava konusu hasarların idarenin eyleminden kaynaklandığını, davalı idarenin söz konusu adreslerde yapılan işler bakımından yalnızca ihale makamı olup, çalışmalar yüklenici şirket eliyle yürütüldüğünü, yerleşik içtihatlar gereğince müvekkil idareye, yüklenici eyleminden kaynaklanan hasarın sorumluluğu yüklenemeyeceğini, davanın yalnızca müvekkil idare yüklenicisi ...Ltd. Şti.-...Ltd. Şti.'ye yöneltilmesi gerektiğini, açılan davanın bir tazminat davası olduğunu, Borçlar Kanunu’nun 41. maddesine göre tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kasıt, ihmal, teseyyüp ya da kusurunun olması; tazminat talep edilen ile hasar arasında bir illiyet bağının bulunması gerektiğini, davalı idarenin olayda kastı, kusuru, ihmali bulunmadığı gibi bahse konu yerde hiçbir çalışma yapılmadığı için zararla müvekkil idare arasında bir illiyet bağının kurulmasının da mümkün olmadığını, davalı idarenin huzurdaki dava konusu hasara sebebiyet veren bir eylemi bulunmadığının açık olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan hasar tutanağı dışında bir delil bulunmadığını, davacı tarafın talep ettiği tazminat miktarı fahiş olup, esasen gerek mevzuat gerekse yerleşik içtihatlar gereği talep edemeyeceği bir takım alacak kalemlerini ihtiva ettiğini, bu nedenle başta husumet ve kusura ilişkin cevaplarımız saklı kalmak kaydıyla davacının talep ettiği tazminat miktarının hiçbir biçimde kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın faiz talebi hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin altyapı tesislerinin yürürlükteki mevzuat ve fen ve sanat kurallarına uygun olarak tesis edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini, davacı şirkete yazı yazılarak söz konusu adreslerdeki tesisatlarının yönetmeliğe uygun olup olmadığının tespiti için gerekli plan, proje, harita diğer tüm tesisat bilgilerinin celbini, davacı tarafın, elektrik kablosu döşeme işinin, mevzuata uygun olup olmadığının, keşif ve bilirkişi incelemesi ile araştırılmasını talep ettiklerini, icra takibine konu hasar ödemesi ve bu meyanda kusur tespiti ile hasar rakamı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın; müvekkil idarenin iddia olunan hasarın meydana geldiği adreste müvekkil idarenin hiçbir çalışması olmaması ve bu nedenle kusur izafe edilemeyeceği açık olması dolayısıyla husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın ...Limited Şirketi, ...Limited Şirketi'ne ihbarına, davacının meydana geldiğini iddia ettiği zararla ilgili olarak kusur araştırması ve hesaplama yapılması açısından bilirkişi incelemesi ve keşif yapılmak suretiyle bilirkişi raporu aldırılmasına, mevzuata uygun olarak gerekli önlemleri almayan davacının kendi kusurundan mütevellit olarak ikame edilen haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, alt yapı kazı ruhsat, kazı krokisi ve çalışma yapılan yere ilişkin fotoğraflar dosyamız içerisine alınmıştır.
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; ... tarafından davalı aleyhine 8.661,52 TL hasar bedeli ve 701,23 TL ve 913,55 TL faiz olmak üzere toplam 10.276,30 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu işbu itirazın iptali davasının yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava, davacı .. Şirketinin alt yapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği iddiasıyla başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Somut olayda davalı tarafından yapılan çalışmalar esnasında davacıya ait yer altı kablo hattının hasara uğradığı dosya kapsamına göre sabittir. Türk Borçlar Kanunu 49/1. maddesi “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”
Davalı ...'nin meydana gelen zarar sebebiyle 3. şahıslara karşı asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiği esas olup, TBK'nın 66. maddesi gereğince “adam çalıştıran” sıfatıyla olmak üzere sorumlu olacağı, taraflar arasındaki sözleşmenin bunun aksine olan ve iç ilişkiyi düzenleyen hükümlerinin zarar gören üçüncü kişilere karşı öne sürülmesinin mümkün olmadığı, davalı işveren ve dava dışı taşeronlarının meydana gelen zarar bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede; davacıya ait alt yapı tesislerinin standartlar çerçevesinde tesis edildiği, hasara uğrayan yer altı kablosunun ancak bir iş makinesi ile kopartılabileceği, hasara çalışma yapan operatörün tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle sebebiyet verdiği tespit edilmiştir. Hasara uğrayan kablonun onarımı davacı çalışanlarınca ilave kablo ve ek malzemesi kullanılarak giderilmiştir. (Yargıtay 3. Hukuk dairesinin E.2007/16515 ve K.2007/17740 sayılı 22/11/2007 tarihli içtihatı gereği davalıların hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği, emsal nitelikte bkz. İst.BAM 4 HD 2021/2730 E 2023/1553 K sayılı kararı).
TBK.m.49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 uyarınca zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.
Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Davacı ... tarafından 06/03/2025-20142 tarih-sayılı yazı ile ...'ye davaya konu adreste meydana gelen hasara ait 8.661,52 TL'nin taraflarına tebliğinden 15 gün içerisinde belirttikleri İBAN hesabına yatırılması gerektiği aksi takdirde yasal yollarla tahsiline gidileceği ilişkin talep yazısı yazıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 09/01/2026 tarihli dilekçesiyle davaya konu alacak miktarının davalının yüklenicisi tarafından ödenmesi sebebiyle davanın konusuz kalmasına karar verilmesini talep ettiği, Mahkememizin 13/01/2026 tarihli ara kararı ile davalı vekillerine vekalet ücreti ve yargılama giderleri hususunda beyanda bulunmak, davacı vekiline belirttiği ödemelere ilişkin makbuz ve bilgi ve belgeleri sunmak üzere süre verildiği, davacı vekili 02/02/2026 tarihli beyan dilekçesi ile taraflar lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talepte bulunduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 331. maddesine göre davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi durumunda, davanın açıldığı tarih itibari ile haklılık durumuna bakarak yargılama masraflarının haksız çıkan tarafa yüklenmesi düzenlenmiştir. Davacı vekili tarafından dava konusu borcun haricen tahsille ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı bildirilmiş, ödeme dekontu dosyaya ibraz edilmiş, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden taleplerinin bulunmamakta olduğunu belirterek karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini ve icra inkar tazminatı talebinde bulunduğu beyan edilmiş olup, yargılama aşamasında mahkememizdeki işbu davaya konu edilen alacak talebi ile ilgili olarak davalının yüklenicisi tarafından 08/01/2026 tarihinde ödeme yaptığı, dava tarihinden sonra yapılan ödeme ile takip konusu borcun ödendiği ve davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla konusu kalmayan dava hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, İİK 67/2 maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmü bulunmakla birlikte somut olay bakımından her ne kadar davaya konu borç dava tarihinden sonra dava dışı ...Ltd.Şti. Tarafından ödenmiş ise de; davalının hasardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, bulunduğunun tespiti halinde zarar kalemleri ve miktarlarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği ve bu hali ile davalının itirazında itiraz anında haksız olmadığı ve alacağın likit olmadığı dikkate alınarak şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-)Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-)Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın daha önceden yatırılan 615,40 TL peşin harçtan tahsili ile eksik kalan 116,6 harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Talep edilmediğinden davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
6-)Davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
8-)Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair tarafların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere dosya üzerinden karar verildi.03/02/2026

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim