mahkeme 2025/244 E. 2025/314 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/244

Karar No

2025/314

Karar Tarihi

8 Nisan 2025

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/244 Esas
KARAR NO : 2025/314 Karar

DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/02/2025
KARAR TARİHİ : 08/04/2025

İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi'nin 21/02/2025 Tarih 2025/82 Esas 2025/119 Karar tarihli görevsizlik kararı ile mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; davacının davacının davalılardan ... A.Ş.'nin ... numaralı hat üzerinden bireysel müşterisi olduğunu, diğer davalı ... Şirketi'nde kripto varlık hesabının bulunduğunu, davacının 04/06/2024 tarihinde, tahminen öğleden sonra iş yerindeyken hattını kullanamadığını, arama yapamadığını, internet bağlantısının da aktif olmadığını, hattının şebeke dışı kaldığını fark ettiğini, davacının bunun üzerinde çalıştığı firmanın wifi bağlantısına bağlanarak telefonunun internet kullanımını aktifleştirdiğini ve telefonuna ...'den hesabından para çekildiğine dair bildirim geldiğini gördüğünü, hesabını açtığında 13.855,86 USD'nin hesabından çekildiğini gördüğünü, davacının derhal başka bir telefon üzerinden ... müşteri hizmetlerini aradığını ve hattını neden kullanamadığını sorduğunu, müşteri temsilcisi davacıya sim kart değişikliği yapıp yapmadığı dışında başkaca bir soru sormadığını, davacının hattının açılması hususunda yardımda da bulunmadığını, davacıya aslında sim kartının değiştirildiği bilgisini de vermediğini, davacının hattının devre dışı kalmaya devam ettiğini, davacının sim kartının değiştirildiğini daha sonra tekrar müşteri hizmetlerini aradığında öğrendiğini, davacının derhal ... Cumhuriyet Başsavcılığına ...soruşturma numaralı dosya ile şikayette bulunduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, davacının adliyede olduğu süreçte durumu hakkında bir gelişme olup olmadığını öğrenmek için ve hattını da yaşadığı bu olumsuz durum karşısından kullanmak istemeyerek kapatmak için tekrardan ... müşteri hizmetlerini aradığında, müşteri hizmetlerinin davacının sim kartının değiştirildiğini, yeni sim kart çıkarıldığını, davacının hattını bu sebeple kullanamadığı bilgisini verdiğini, müşteri hizmetlerinin, saat 14.11'de ...'da ... isimli bir ... bayide sim kart değişikliği işlemi yapıldığını söylediğini, davacının taleplerine ve şikayet kaydı oluşturmasına karşın müşteri hizmetlerinden herhangi bir olumlu dönüş alamadığını, diğer davalı ... de aynı şekilde müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmelerde herhangi bir sorumluluk kabul etmediğini, davalıların davacının uğramış olduğu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacıya ait kimlik bilgileri ve sahte belgeler ile haksız şekilde sim kart değişikliği yapan bayinin işlemlerinden davalı ...'in sorumlu olduğunu, diğer davalının ise gerekli güvenlik önlemlerini almayarak güvenlik açığı yarattığını ve dolayısıyla davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğunu belirterk ıslah, talep artırım ve fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; kısmi olarak şimdilik, davacının uğramış olduğu zarar olan 6.500,00 USD (AltıBinBeşyüz Amerikan Doları)'nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden, zararın meydana geldiği 04.06.2024 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD yabancı para cinsi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranıyla birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda:
Dava; davacının davalı tarafta bulunan kripto varlıkları nedeniyle uğradığı zararın tazminine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.
Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesi'ne genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık, Kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması açıkça bozmayı gerektiren bir usule aykırılık halini oluşturmaktadır.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda dava konusu uyuşmazlığın, davacının davalı tarafta bulunan kripto varlıklarının çalınması nedeniyle uğradığı zararın tazminine ilişkin olduğu, davacının tacir olmadığı taraflar arasındaki ilişkinin de ticari nitelikte olmadığı anlaşılmakla eldeki davaya bakma görevinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu anlaşıldığından davacının davasının görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçeleri ekli kararda açıklanacağı üzere;
1-Davacının davasının GÖREVSİZLİK nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Görevli Mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
3-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına (ihtaratın kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına)
4-Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
5-Sair hususların gerekçeli kararda gösterilmesine,
Dair, esas hükümle birlikte İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 08/04/2025

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim