Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/739

Karar No

2026/88

Karar Tarihi

9 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/739 Esas
KARAR NO : 2026/88

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/12/2024
KARAR TARİHİ : 09/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.11.2023 tarihli franchise sözleşmesinin akdedildiğini, sürekli zarar etmesine rağmen sözleşmenin kendisine yüklediği tüm yükümlülükleri fesih tarihine kadar eksiksiz yerine getirdiğini (özellikle işletme bedelini -... Bedeli- eksiksiz ödediğini), asıl borç ilişkisinden kaynaklı bir borcu bulunmadığını, davalının zararına yol açmadığını, ancak ülkedeki mevcut ekonomik koşullar, özellikle artan maliyetler ve enflasyon oranları nedeniyle işletme faaliyetlerini sürdürmesinin imkansız hale geldiğini ve bu durumun sözleşme kapsamında mücbir sebep teşkil ettiğini, takibe konu senedin teminat senedi olduğunu ve asıl borç ilişkisi sona ermesine rağmen takibe konulmasının hukuka aykırı olduğunu, yine, sözleşme gereği davacının sağlaması gereken ciro alt sınırının belli olmadığını, ilgili maddenin belirsiz olduğunu, teminat senedinin keyfi olarak takibe konulduğunu, taraflar arasındaki 01.11.2023 tarihli Franchise Sözleşmesi'nde yer alan "Ciro Garantisi" hükmü, rakamsal bir alt sınır belirtilmediğinden belirsizlik içerdiğini, bu durumun davacının yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin objektif şekilde tespit edilmesini imkansız kılarken, sözleşmenin yorumlanmasında davalı taraf lehine keyfi uygulamalara neden olduğunu ayrıca beklenmedik ekonomik koşullar ve işletmenin sürekli zarar eden performansı, sözleşmenin mücbir sebep hükümleri çerçevesinde haklı nedenle feshedilmesini zorunlu kıldığını, davacının fesih tarihine kadar tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına ve sözleşmenin feshedildiği 11/10/2024 tarihi itibarı ile davalı tarafa her hangi bir borcu olmamasına rağmen, davalı taraf, teminat senedini kötü niyetle icra takibine konu ederek hukuka aykırı davrandığını, teminat senedinin yalnızca asıl borç ilişkisinin teminatı niteliğinde olup, asıl borç ilişkisinden doğan herhangi bir zarar bulunmadığından işleme konulması hukuken geçersiz olduğunu bu nedenlerle, müvekkilin gerek teminat senedinden gerekse asıl borç ilişkisinden kaynaklanan hiçbir borcunun bulunmadığının tespiti ve işbu davanın kabulü gerektiğini belirterek öncelikle davacılar tarafından davalı tarafa teminat olarak verilmiş ve davalının uhdesinde bulunan; düzenleyeni ve muhatabı ..., Kefili ... olan 01.11.2023 tanzim ve 01.11.2024 vade tarihli 30.000,00-Amerikan Doları meblağlı teminat senedinin icra takibine konu edilmesi sebebiyle ... 33. İcra Müdürlüğü' nün ...-Esas sayılı icra takibini durdurur mahiyette öncelikle teminatsız olarak; Mahkeme aksi kanaatte ise %15 teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini,işbu haklı menfi tespit davamızın kabulü ile dava konusu Muhatabı ..., Kefili ... olan 01.11.2023 tanzim ve 01.11.2024 vade tarihli 30.000,00-Amerikan Doları meblağlı teminat senedinden dolayı müvekkillerin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine ve bedelsizlik nedeni ile senedin ve icra takibinin iptaline, davalı tarafın müvekkillerden her hangi bir alacağı bulunmamasına rağmen kötüniyetli olarak bedelsiz kalan senedi müvekkillere iade etmemesi ve icra takibine konu etmesi nedeni ile davalının dava değerinin % 20' sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ...ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, davacının ödeyeceği ciro payı hususunda belirsizlik bulunduğunu iddia etmesinin tamamen kötü niyetli olduğunu, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını, davacının senede ilişkin beyan ve iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu, icra takibinin haklı olduğunu ve usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş, vergi kayıtları,hesap hareketleri, ticaret sicil kayıtları, ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya Mali Müşavir, İşletme Uzmanı ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 18/09/2025 tarihli raporda; taraflar arasında imzalanan 01.11.2023 tarihli Franchıse Sözleşmesi kapsamındaki taraflar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin olarak, taraf ticari defter kayıt ve muavin hesapları, Davacıya ait E.defter İşleme Hesap ekstre hareketleri, Davacıya ait Yıllık Gelir Vergi Bayannameleri, Geçici vergi beyannamesi ve tüm dosya kapsamı sunulu deliller üzerinde yapılan Mali İnceleme sonucunda, Tarafların Sözleşme gereğince Mal alımı/satımı yönünden birbirlerinden her hangi bir borç / alacaklı olmadıkları, işbu raporun Mali İnceleme, tespit ve değerlendirme ana başlığı altında yapılan tespit ve değerlendirmelerde, taraflar arasında ihtilafa dair, İcra takibine dayanak edilen davacılar tarafından davalı adına düzzenlenen 01.11.2023 tarihli (Sözleşme imza tarihi ile aynı) 30.000 USD bedelli senedin, davacı tarafından Sözleşmenin Mucbir sebeple ve İfa imkansızlığı nedeniyle fesih edilmesi akabinde 27.11.2024 tarihinde ... 33 İcra Md. ... Esas Sayılı dosyası üzerinden başlatılan Kambiyo takip dosyasından borçlu olunmadığının tespitine, İcra dosyasına yapılmak zorunda kalınan bedellerin istirdanın talep ile dava edildiği, icra dosyası tekikinde, Senet borçlularından ... tarafından ... 33 İcra Md. 27.11.2024 tarih ...Esas Sayılı Kambiyo takip dosyasına, muhtelif tarihlerde yapılan toplamda 103.869,14 TL ödeme yapıldığı dosya tetkikinden tespit edildiği, nihai takdir Mahkemede olmak üzere, taraflar arasındaki 01.11.2023 tarihli Franchıse sözleşmesinin, davacı tarafından mucbir sebepler nedeniyle İfa İmkansızlığı ile fesih edilmesinin yerinde olduğunun Mahkemece de benimsenmesi halinde, davacıların; davalı/takip alacaklısı şirket tarafından ... 33 İcra Md. 27.11.2024 tarih ... Esas Sayılı Kambiyo takip dosyasına konu Sözleşme imza tarihi olan 01.11.2023 tarihinde davacılar tarafından tanzim ile teminat amaçlı olarak imza ettikleri 30.000 USD bedelli senet üzerinden başlatılan takip dosyasından borçlu olmadıklarının kabülü gerekeceği ve dosyaya davacılardan ... tarafından yapılan ödemelerin İstirdadının da Mahkeme takdirinde olacağı, aksi kanaat halinde davacıların sözleşmenin fesfine ilişkin ileri sürülen nedenlerin mucbir sebep olarak Kabul edilmemesi ve sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğinin Kabul edilmemesi halinde ise, davacıların teminat amaçlı olarak düzenlenerek davalıya teslim edilen bonodan sorumlu olacakları hususlarının da Mahkeme takdirlerinde mütalaa edildiği, niteklikli hesaplamalara ilişkin yapılan inceleme neticesinde: davacının iddia ettiği şekilde tek başına enflasyonist ekonomik ortam ya da artan maliyetler ve zarar etme davacı tarafın içinde bulunduğu durumda mücbir sebeple karşı karşıya kaldığı sonucunu oluşturmadığı, sözleşme hükümleri ve taraf iradeleri yorumlandığında tarafların ciro garantisi hususunda miktar bakımından bir irade uyuşması sağlanmadığı, sözleşmede taraflar ilgili kambiyo senedinin teminat amacı taşıdığına kararlaştırmış olmaları halinde sözleşmenin karşı tarafına aksi yönde iddiada bulunamayağı ve sözleşmenin 5.3 maddesi uyarınca Mahkemenin senedin teminat amacıyla verildiği kanaatine ulaştığı takdirde ilgili kambiyo senedine ilişkin davalı taraf, davacı tarafa sebepten soyutluk iddiasında ve icra takibine bulunamayacağı belirtilmiştir.
Dava, davacı ... ile davalı...Tic.A.Ş. Arasındaki ticari ilişki kapsamında imzalanan Franchise Sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle sözleşme kapsamında teminat senedi olarak verildiği iddia olunan, davalı ...tarafından kefil sıfatıyla imzalanan ve ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konulan 01.11.2023 tanzim tarihli, 01.11.2024 ödeme tarihli, 30.000,00-USD bedelli bononun teminat senedi vasfı taşıdığı, teminat senedi niteliği itibariyle kambiyo senetlerine mahsusu haciz yoluyla takibe konu edilemeyeceği, senedin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı olarak açılan "kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit" davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit ve takipte ödenen kısımlar yönüyle istirdat davasıdır.
Davaya esas ... 33. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... A.Ş tarafından takip borçluları ... ve... aleyhine 30.000.00 USD Asıl alacak ( 01.11.2023 vadeli Bono), 66,37 USD İşlemiş faiz, 60,00 USD Komisyon olmak üzere toplam 30.126.37 USD toplam alacak üzerinden takip başlatıldığı, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere, takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar USD asıl alacağa işleyecek % 4,25 (3095 sayılı yasanın 4/a uyarınca) faiz, icra harç masrafları ve vekalet ücreti ile birilkte TBK.100 uyarınca tahsili talep edildiği , takip dayanağı olarak 01.11.2023 tanzim 01.11.2024 vadeli 30.000 USD bedelli senedin gösterildiği, takip dosyasına yapılan ödemelerin toplam 272.891,61-TL olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflarca 01.11.2023 tarihinde imzalanan Franchıse Sözleşmesinin, davacı tarafından davalıya keşide edilen ... 20 Noterliği ... tarih ... yevmiyeli ihtarname içeriğinde yapılan açıklamalar gereğince, sözleşmenin mucbir sebepler nedeniyle ifa imkansızlığı nedeniyle fesih edildiği, fesih ile tarafların arasında da Franchıse Sözleşme gereğince her hangi bir borcunun bulunmadığından sözleşmenin imza tarihi olan 01.11.2023 tanzim Tarihli 30.000 USD bedelli bononun iadesinin ihtar edildiği, davalı yanın söz konusu fesih ihtarına karşı keşide ettiği, ... 1.Noterliği ... tarih ... yevmiyeli karşı ihtar ile sözleşmenin erken feshinin kabul edilmediği, sözleşme gereği oluşan borcun ödenmesi aksi halde teminatların irat kaydedileceğine ilişkin karşı ihtar keşide edildiği, akabinde de, sözleşme imza tarihi itibariyle 01.11.2023 düzenleme tarihli 30.000 USD bedelli bononun borçluları olan ... ve ... aleyhine ... 33 İcra Md. 27.11.2024 tarih ... Esas Sayılı dosyasından kambiyo takibi başlatıldığı, davacılar, taraflar arasındaki sözleşmenin mucbir sebepler nedeniyle (özellikle İşletmenin faaliyetlerini zararla kapattığı ve faaliyetin olumsuz ekonomik gelişmeler nedeniyle sürekli zarar edildiği..) ifa imkansızlığı gerekçesiyle feshildilmesinin zaruri hal aldığı ve davalı yana da her hangi bir borç ve yükümlülüğünün bulunmadığı, davalı tarafından teminat senedi olarak alınan bono nedeniyle takip dosyasından borçlu olunmadığının tespiti ile icra dosyasına yapılmak zorunda kalınan ödemelerin istirdatı talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında düzenlenen 01/11/2023 tarihli franchıse sözleşmesi incelendiğinde; tarafları ... A.Ş ve ... (Francıse alan) arasında imzalanandığı, sözleşme Madde 1.7 Sözleşme Süresi :”İşbu sözleşmenin süresi İmzalandığı tarihten itibaren 5 (BEŞ) yıldır. İşletmeci sözleşmeyi yenilemek istediği takdirde Sözleşme süresinin hitamından 1 ay önce bu talebini ...’ya yazılı olarak bildirecektir. ... tarafından değerlendirilecek olan talep yerinde görüldüğü takdirde taraflar arasında yeni bir sözleşme imzalanabilecektir….”,Madde 4 : “Madde Hususular ve Ödeme “ 4.1: Cirodan alaınak Pay : “Francıse alan Royalty Bedeli (İşletme Bedeli) olarak aylık cironu % 6’sını kesilen fatura karşılığı artı KDV ile birlikte ...’a ödeyecek olup ödemelr engeç takip eden ayın 5’ine kadar gerçekleştirilecektir.
Günlük satış rakamları bilgisayar ve yazarkasa raporu ile tespit edilir. Sistem hatası vs. nedenlerle tespit edilememesi halinde ise önceki hafta satışları esas alınarak hesaplanarak hesap yapılır.” …….
4.5 Cezalar “... İşbu sözleşmenin maddelerinden herhangi birineuyulmaması durumunda ilk yazılı uyarının ardından hatanın ikinci kez tekrarlanması durumunda Francıse alana’a 2.500 USD, üçüncü kez tekrarlanması halinde 5.000 USD Cezai şart bedeline tabi tutma ve dördüncü kez tekrarlanması halinde de sözleşmeyi fesih etme ve varsa teminatı İRAT kaydetme hakkına sahiptir. Franchıse Alan, ilk yazılı uyarıdan sonra eksikliklerini gidermek zorunda olup, ... ilk yazılı uyarıdan sonraki ihlalleri yazılı olarak bildirmek zorunda değildir. Ayrıca ... işletmecinin fiş, fatura, tahsilat makbuzu gibi tahsilatlarla ilgili herhangi bir belgeyi müşterisine vermediğini tespit etmesi halinde ilk seferde yazılı uyarı ve hatanın tekrarlanması halinde de 1.000 USD Cezai şart bedeli talep etme/veya sözleşmeyi fesih etme hakkına sahiptir…..”
Madde 5. Sözleşmenin Sona ermesi, fesih ve Devir: …
5.2 : ...’nın TEK TARAFLI FESİH HAKKI : “aşağıda sıralanan durumlar söz konusu olduğu hallerde ... zarar ziyanının talep etme hakkı saklı kalmak üzere işbu Sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme ve varsa teminatını irad kaydetme yetkisine sözleşme süresi boyunca sahiptir.
52.1) Hile ve Aldatma…………
52.2) Ödemelerde aksama……..
52.3) Hatalı veya noksan Bildirim……
52.4) Sözleşmeye aykırılık……..
52.5) Yasal yükümlülükler……
52.6)Ödeyememe ve/veya İflas……
52.7) Vefat halinde…….
5.3 : Erken Fesih (Franchıse alan tarafından): “Frabcıhıse alan işnu sözleşmeyi süresinden önce haksız bir nedenle fesih ederse ... vaesa teminatı irat kaydetme hakkına sahiptir. Ayrıca ...’nın gelir kaybıyla kar yoksunluğu da dahil olmak üzere her türlü zarar ziyanın talep etme hakkı saklıdır. Yine bu halde işletmeci ...’ya olan bakiye borcunu da en geç 3 gün içerisinde ödeyerek kapatmak zorundadır.”
5.4; ÇALIŞMAMA: “Franchıse alan mucbir sebep sayılan haller dışında hiçbir suretle restoranını kapalı tutamaz Franchıse Alan resmi ve dini tatil günleri de dahil olmak üzere 365 gün hizmet vereceğini Kabul ve taahhüt eder. Böyle bir durumun tespitinde ... Sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih edebilecek ve varsa teminatları irad kaydedecektir…” Madde 7.5. Mucbir Sebepler: “Sözleşmenin imzalandığı tarihte var olmayan/öngörülmeyen, tarafların kontrolleri dışında gelişen, ortaya çıkmasıyla taraflardan birinin yada her ikisinin de sözleşme ile yüklendikleri borç ve sorumluluklarını kısmen yada tamamen yerine getirmelerini yada bunları zamanında yerine getirmelerini imkansızlaştıran haller, işbu sözleşme kapsamında mucbir sebep ( tabii afet, savaş, terör, ayaklanma, mevzuat hükümleri, el koyma veya grev, lokavt, üretim ve iletişim tesislerinde önemli mahiyette arıza vb.) olarak kabul edilir. Mucbir sebep şahsında gerçekleşen taraf, diğer tarafa durumu derhal ve yazılı olarak /e.posta yoluyla bildirmekle yükümlüdür.Mucbir sebebin devamı esnasında tarafların edimlerini yerine getirememelerinden dolayı her hangi bir sorumlulukları doğmaz, Mucbir sebeplerin ortdan kalkması halinde sözleşme aynı şartlarda geçerli olmaya devam eder…” maddelerinin hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konu ile ilgili kavramlar ile mevzuatın irdelenmesinde yarar bulunmaktadır. HGK'nun ... E, ... K. Nolu 17.11.2022 tarihli ilamında belirtildiği üzere; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 170/b maddesinin aynı Kanun’un 72. maddesine yaptığı yollama gereğince kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte de menfi tespit davası açılabileceği açıkça anlaşılmaktadır. İİK’nin 72/1. maddesi, “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir” hükmünü haizdir. Buna göre borçlu, henüz aleyhine başlatılmış bir icra takibi yokken alacaklıya karşı borçlu bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası açabileceği gibi aleyhine icra takibine başlanmasından sonra da menfi tespit davası açması mümkündür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) kambiyo senetlerine ilişkin hükümler poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun koyucu, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise, ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (TTK m. 778 ve 818). Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde, şart olmamakla birlikte, genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin hatır için verildiği varsayılır. Temel borç ilişkisinin taraf- larından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kam- biyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 133/2. maddesi gereğince borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil, ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü hâlinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Bu sebeple taraflar arasındaki temel borç ilişkisindeki bozukluklar kambiyo ilişkisini etkilemez. Temel borç ilişkisinden doğan def’îler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi hâlleri dışında, kambiyo ilişkisinde ileri sürülemez. Zira temel borç ilişkisi kendi hukukuna, kambiyo ilişkisi de kendi hukukuna tabidir.
Borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu, ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutula- mayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Başka bir anlatımla borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir. Bununla birlikte borçlunun takas def’îni kullanması hâlinde ise, ne temel borç ilişkisine, ne de kambiyo senedi borcuna dayanılmakta, borçlu, kambiyo senedinden doğan borcu ile hamildeki alacağını takas etmektedir.
Borçlunun, kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ileri sürerek açtığı menfi tespit davası esasında maddi hukuk anlamında bir itiraz sebebine dayanılarak açılmaktadır. Bu kapsamda hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık temel ilişkiden değil, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgilerine karşı öne sürülebilen mutlak def’îlere dayanmaktadır. Örneğin kambiyo senedinin zorunlu şekil şartları içermemesi, kambiyo alacağının zamanaşımına uğraması, vadeyi beklemeden istemde bulunulması, ciro zincirindeki kopukluk, başvuru hakkının yitirilmiş olması, senette yazılı kısmi ödeme açıklaması, sorumsuzluk kayıtları ya da bir kambiyo taahhüdünün senet yapma iradesindeki bozukluk nedeniyle sahibini bağlamayacağı yönündeki iddialar hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit talebine konu oluşturur. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır. Başka bir ifadeyle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedel- siz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır.
Menfi tespit davalarında ispat yükü iddianın niteliğine göre değişmektedir. Herkes iddiasını ispatla yükümlüdür, 6100 sayılı HMK'nun 189. vd maddeleriyle belirtildiği gibi tarafların kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahip olduğunu, 190. maddeyle kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yüküyle yüklü olduğu, ispatın hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu açıkça belirtilmiş olup menfi tespit davalarında ise ispat yükü davalıda olup istisnai durumlarda ispat yükü davacıdadır. Bu kapsamda, borçlunun devam etmekte olan bir icra takibine karşı menfi tespit davası açılabileceği, işbu dava bağlamında borçlunun borcunun bulunmadığını iddia etmesi halinde, davalının davaya ve takibe konu asıl borcun varlığını ve alacaklı konumda olduğunu ispatlaması gerekmektedir.
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi ile mali yönden yapılan incelemede; davacıya ait 2024 yılı E.İşletme defter hesap özetinin ibraz edildiği, ibraz edilen 2024 yılı e.işletme defter hesap özeti tetkikinde, davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturalardan dolayı, davalıya yapılan ödemelerin toplamının KDV dahil 570.524,00 TL olarak tespit edilmiş olduğu, beyannamelerinin incelenmesinde, 2023 yılı Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesine Göre faaliyetin : 93.165,93 TL Zararla kapatıldığı, 2024 yılı (2.dönem) Yıllık Geçici Vergi Beyannamesine göre: 361.964,02 TL zararla faaliyetin kapatıldığı, davacı ...’ın 2023 yılı (2 aylık ) ve 2024 yılı (01.01.2024/30.10.2024 arası) faaliyetlerinde, toplamda (93.165.93 TL + 361.964.02 TL =) 455.129.95 TL zarar ettiği bağlı olduğu Vergi Dairesine beyan edildiğinin anlaşıldığı, davalı ( ...…A.Ş) Ticari defter İncelemesinde ise, davalıya ait 2024 yılı ticari defter kayıtlarına göre, davalı tarafından davacı adına 2024 yılı içinde toplamda 679.692.76 TL tutarı üzerinden düzenlenen faturalar ve davalıdan yapılan 2024 yılı içinde 679.692,76 TL’lık tahsilatların 120.01.01.128 nolu cari (Muavin ) hesap üzerinden kayıt ve izlendiği, 31.10.2024 tarihi itibariyle davalının davacıdan her hangi bir alacağı bulunmadığı, diğer bir ifadeyle taraflar arasındaki Franchıse Sözleşmesi gereğince tarafların birbirlerinden alacak/borçlu olmadıkları tespit edilmiştir.
Davacı tarafça her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin mucbir sebepler nedeniyle (özellikle İşletmenin faaliyetlerini zararla kapattığı ve faaliyetin olumsuz ekonomik gelişmeler nedeniyle sürekli zarar edildiği..) ifa imkansızlığı gerekçesiyle feshildilmesinin zaruri hal aldığını ileri sürmüş ise de; bilindiği üzere, mücbir sebep, “borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun ya da borcun ihlaline, kaçınılmaz ve mutlak şekilde neden olan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olay” olarak tanımlandığı, bu tanım ışığında mücbir sebebin en önemli özelliği olarak öngörülemez olması ve karşı konulamaz olması öne çıkmakta olduğu, bu bağlamda taraflar arasındaki sözleşmenin 7.5 maddesinde de örnek olarak sayıldığı üzere doğal afet, savaş, terör gibi durumlarda mücbir sebep ortaya çıktığı, bu nedenle davacının iddia ettiği şekilde tek başına enflasyonist ekonomik ortam ya da artan maliyetler ve zarar etme davacı tarafın içinde bulunduğu durumda mücbir sebeple karşı karşıya kaldığı sonucunu oluşturmadığı değerlendirilmiştir.
İkinci olarak davacı taraf, Sözleşmenin "Ciro Garantisi" başlıklı 3.3. maddesi, ciro taahhüdü bakımından rakamsal bir alt sınır getirmediği, davacı tarafın yerine getirmesi gereken yükümlülükler konusunda belirsizlik yarattığı iddiasında olduğu, Franchise sözleşmesinin ilgili maddesi sektörde bu hususta uzman bilirkişi tarafından belirsizlik yarattığı yönünde nitelendiği, sözleşme hükümleri ve taraf iradeleri yorumlandığında tarafların ciro garantisi hususunda miktar bakımından bir irade uyuşması sağlanmadığı tespit edilmiştir.
Davacı yan, üçüncü olarak imzalanan ve icra takibine konu edilen senet kambiyo senedi vasfını haiz olmayıp bir teminat senedi niteliğinde olduğunu ve bu senedin teminat senedi olduğu taraflar arasındaki 01.11.2023 tarihli Franchise Sözleşmesi'nin 5.3. numaralı maddesinde gösterildiği iddiasında olup, davalı tarafın ise ilgili senedin sebepten mücerret olduğu, senedin geçerliliğine, imzaya itiraz olmadığı da dikkate alındığında, işbu menfi tespit davasının reddi gerektiğini savunduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede, taraflar arasında 01/11/2023 tarihli franchıse sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin " 5.3 : Erken Fesih (Franchıse alan tarafından): “Frabcıhıse alan işnu sözleşmeyi süresinden önce
haksız bir nedenle fesih ederse ... varsa teminatı irat kaydetme hakkına sahiptir. Ayrıca ...’nın gelir kaybıyla kar yoksunluğu da dahil olmak üzere her türlü zarar ziyanın talep etme hakkı saklıdır. Yine bu halde işletmeci ...’ya olan bakiye borcunu da en geç 3 gün içerisinde ödeyerek kapatmak zorundadır.”
şeklinde düzenlendiği, yine dosyada bulunan takip dayanağı bono ile sözleşme tarihi ile aynı tarihte düzenlendiği anlaşılan 30.000-USD tutarındaki bononun davacı tarafça imzalanarak davalıya verildiği, davalı tarafça sözleşmenin haklı neden olmaksızın feshedildiği iddiası ile sözleşmenin teminatı olarak verilen bononun irad kaydedildiğinin anlaşıldığı, tarafların karşılıklı ticari defter ve kayıtları üzerinden yapılan mali incelemede taraflar arasındaki Franchıse Sözleşmesi gereğince tarafların birbirlerinden alacak/borçlu olmadıkları tespit edilmiş olup, bu durumda takip dayanağı bononun taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin teminatı olarak verildiği ve kayıtsız şartsız ödeme vaadi unsurunu içermediğinin kabulü gerekmiştir. O halde, dayanak bononun takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 Sayılı TTK'nun 776/b.maddesinde öngörülen mücerret borç ikrarını içermediği tespit edilmiş olup, uyuşmazlığa konu bononun teminat senedi olarak kabul edilmiş olması nedeniyle davalı taraf, davacı tarafa sebepten soyutluk iddiasında bulunamayacağı ve icra takibinde bulunamayacağı kanaatine varılarak neticeten Mahkememizce de davanın kabulü ile ... 33.İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasında takip ve dayanak bono (Keşidecisi- ..., avalist ..., lehdar ... Ür.Paz.ve Tic.A.Ş. olan, 01.11.2023 düzenleme tarihli, 01.11.2024 ödeme tarihi, 30.000,00 USD bedelli ) nedeni ile davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafça takipte yatırıldığı tespit olunan 272.891,61-TL'nin davalıdan alınarak davacı ...'e ödenmesine, şartları oluşmadığından İİK 72/5 uyarınca davacı lehine kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile ... 33.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takip ve dayanak bono (Keşidecisi- ..., ..., lehdar ... Ür.Paz.ve Tic.A.Ş. olan, 01.11.2023 düzenleme tarihli, 01.11.2024 ödeme tarihi, 30.000,00 USD bedelli ) nedeni ile davacıların davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, davacı tarafça takipte yatırıldığı tespit olunan 272.891,61-TL'nin davalıdan alınarak davacı ...'e ödenmesine,
2-Şartları oluşmadığından İİK 72/5 uyarınca davacı lehine kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 71.360,91 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 17.840,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 53.520,68 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 162.699,41-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacılara verilmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan 17.840,23 TL peşin/nisbi harcı, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 105,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 35.945,23 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 09/02/2026

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim