mahkeme 2024/636 E. 2025/130 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/636
2025/130
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/636 Esas
KARAR NO : 2025/130 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/10/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; ... Ortaklığı, şirket ...Tic. A.Ş. ile arasındaki ticari ilişki sebebiyle borçlu olduğunu, Dilekçe ekinde sunulu cari hesap, adi ortaklığa ait faturalar, ve taraflar arasında yapılmış sözleşmeler olduğunu, Adi ortaklığın tüzel kişiliği, dava ve takip ehliyeti bulunmadığından, adi ortaklığı oluşturan gerçek/tüzel kişiler T.B.K’da düzenlenen hükümler çerçevesinde müteselsilen sorumlu olduğunu, Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olduğunu, Takip tutarında alacaklı bulunduğu meblağın likit olduğu, alacağın mesnedi fatura, sevk irsaliyeleri, cari hesap dökümü, taraflara ait ticari defterler ve tüm ticari kayıtlarda yapılacak inceleme sonucunda belirlenebileceği, mükelleflerin 5.000,00 TL (KDV HARİÇ) üzeri mal ve/veya hizmet alımlarını ve satışlarını bildirme yükümlülüğü bulunduğundan, ilgili vergi dairesinden istenilecek BA/BS formlarıyla da alacaklı olduğu ortaya konulacağı, Davalı ... San. A.Ş.’nin ... 23. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile , 20.317,81 Euro meblağlı alacağımızın fiili ödeme günüdeki TL karşılığının tamamının tahsil oluncaya kadar 3095 sayılı yasanın 4A maddesi uyarınca faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına, Yargılama giderleri, faiz, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin, karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini bilvekale talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan hakediş bedelinin konu edildiği icra takibine yönelik itirazın iptali istemli olduğu anlaşıldığı, "İİK’nun 67. maddesi hükmü gereğince açılan itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, Hukuk davalarında olduğu gibi icra takibinin taraflarının da taraf ehliyetine sahip olmaları gerektiği, Davacı taraf geçici kabul işlemlerini yapmamış olduğu, bu nedenle davacının kesin teminat mektubu sunma yükümlülüğü sözleşmeye göre devam etmesine rağmen davacı tarafça kesin teminat mektubunun uzatılması işlemlerinin yapılmaması sebebi ile davacının kesin teminat mektubu ile sunması gereken teminat bedeli kadar bedel kesin teminat mektubu bedeline karşılık olduğu, Davacı taraf , sözleşmesi gereği uzatmakla yükümlü olduğu teminat mektubunu uzatması gerekmekesine rağmen uzatmayarak sözleşme şartlarını ihlal etmiş olup bu sebeple davacının davası usul ve yasaya aykırı olup kabulü mümkün olmadığı, Davacı tarafça sözleşmeye uygun yazışmalar yapılmadığı, davacı tarafça usulüne uygun bir arabuluculuk süreci de yürütülmediği, davacı tarafça talep edilen faiz de usul ve yasaya aykırı olduğu, Davacı taraf sözleşmeye uygun şekilde geçici kabul işlemlerini yapmamış , kesin teminat mektubunu uzatmamış olup bu nedenle işbu davası haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, İtirazın İptali ilişkindir.
... Gelir İdaresi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne, ... Gelir İdaresi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Müdürlüğü müzekkere yazılarak BA-BS formları celp edilmiştir.
... 23. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 20.317,81 Euro alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Taraf iddiası, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı taraf ile ... Adi Ortaklığı arasında 01/07/2019 tarihli tedarik sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davacı tarafça adi ortaklığa faturalar tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 19. HD. ...E. ... K sayılı ilamı ''... Dava konusu icra takibinde borçlu olarak “...(...Vergi Dairesi ...)” gösterilmiş, keza ödeme emri tebligatı “...”ye hitaben düzenlenip, tebligat yapılmıştır. Bu ödeme emrine ...itiraz etmiştir. Yine iş bu itirazın iptali davasında davalı olarak “...” Gösterilmiş, ortaklık aleyhine dava açılmıştır. Davalı olarak davaya ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde; “… İş bu davada husumet “...” olarak tevcih edilmiş ancak bu bir tüzel kişilik olmayıp, iki gerçek kişiden oluşan adi ortaklık olmakla husumet konusunda da usul ve yasaya uygunluk yoktur.” diyerek davanın reddini istemiştir. İİK’nun 67. maddesi hükmü gereğince açılan itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlıdır. Hukuk davalarında olduğu gibi icra takibinin taraflarının da taraf ehliyetine sahip olmaları gerekir. Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında takibin ortaklık aleyhine yapıldığı ve davanın da ortaklık aleyhine açıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere adi ortaklığın tüzel kişiliği (taraf ehliyeti) bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece öncelikle üzerinde durulup, çözümlenmesi gereken husus takip borçlusu ve dava davalısı olarak gösterilen bu ortaklığın, adi ortaklık mı yoksa şahıs firması mı (şahıs firmasının ticari ünvanı mı) olduğunu belirlemek, bu belirlemeden sonra ise takibin ortaklığa yöneltilmiş olduğu gözetilip, bir karar verilmek gerekir iken, bu yönlerin göz ardı edilerek sadece “… husumette davalının belirttiği üzere ortaklığa yöneltilmiş olup…” denilerek işin esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir...'' şeklindedir.
Yine Yargıtay 4. HD. ... E. ... K. Sayılı ilamı; ''...Dosya içerisinde bulunan 23/07/2012 tarihli Parke Yol Yapım İşine ait sözleşmenin incelenmesinde, sözleşmenin ... Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ile ... Ticaret Limited ... ... İş Ortaklığı arasında imzalandığı anlaşılmıştır. Bu itibarla davalı ile dava dışı ticari işletme arasındaki ilişkinin adi ortaklık niteliğinde bulunduğu ve ihale konusu işi adi ortaklık olarak aldıklarının kabulü gerekir. Adi ortaklıkta, ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından salt adi ortaklık olarak husumet ehliyeti bulunmadığı gibi ortaklardan sadece birinin dava açma hak ve yetkisi ya da birine karşı dava açılması da mümkün bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla, adi ortaklık şeklinde yürütülen iş ve işlemlerden dolayı oluşacak olan uyuşmazlıklar sonunda açılacak olan davada, ortaklığı oluşturan tüm kişilerin davada taraf olarak gösterilmesi zorunludur....'' şeklindedir.
Husumet konusu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 187. maddesinde (HMK m. 116) yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup ol- madığına bakılmaksızın kendiliğinden gözetilir.
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki iliş- kidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Bkz. Baki Kuru- Ramazan Arslan- Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231).
Bu nedenle davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani bir davada taraf olabilmek için, ya hakiki şahıs; ya da hükmi şahıs olmak gerekir. Zira taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Bkz. Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s. 288 )
Tüm dosya kapsamından; davacı taraf ile ... Adi Ortaklığı arasında 01/07/2019 tarihli tedarik sözleşmesi imzalandığı, sözleşme kapsamında davacı tarafça adi ortaklığa faturalar tanzim edildiği, ... 23. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı şirket ile dava dışı ... AŞ (adi ortaklığı oluşturan şirketler) aleyhine toplam 20.317,81 Euro alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, ancak açıklandığı üzere adi ortaklıkta, ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, salt adi ortaklık olarak husumet ehliyeti bulunmadığı gibi, ortaklardan sadece birinin dava açma hak ve yetkisi ya da birine karşı dava açılmasının da mümkün bulunmadığı, bir başka anlatımla, adi ortaklık şeklinde yürütülen iş ve işlemlerden dolayı oluşacak olan uyuşmazlıklar sonunda açılacak olan davada, ortaklığı oluşturan tüm kişilerin davada taraf olarak gösterilmesinin zorunlu olduğu, somut olayda ise davacı tarafın adi ortaklığı oluşturan şirketler aleyhine icra takibi başlattığı, itiraz üzerine itirazın iptali davasını ise, yalnızca ortaklığı oluşturan şirketlerden davalıya karşı yönelttiği, davalının tek başına husumet ehliyeti bulunmadığı anlaşıldığından davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 8.686,45-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-7) göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.11/02/2025
Katip
¸E-İmzalıdır
Hakim
¸E-İmzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.