mahkeme 2024/534 E. 2025/678 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/534

Karar No

2025/678

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/534 Esas
KARAR NO : 2025/678

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/09/2024
KARAR TARİHİ : 16/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile dava dışı ... arasında "... Sözleşmesi imzalanmış olup bu sözleşme uyarınca davalı şirket, ... bünyesinde kullanılacak olan "..." danışmanlık hizmeti uygulayacağını, davalı şirket ve dava dışı şirket ile imzalanan bu sözleşme sonrası davacı şirket ile davalı şirket arasında 10.10.2022 tarihli "Hizmet Tedarik Sözleşmesi" imzalandığını, bu sözleşme uyarınca da davalı şirket, dava dışı şirkete sunacağı hizmet için davacı şirketle anlaştığını, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki anlaşmayı ve şartları düzenleyen "Hizmet Tedarik Sözleşmesine" göre; "Davacı şirket, sözleşme konusu hizmeti mesleki standartlara, ilgili mevzuata ve davalı şirketin çalışma prensiplerine ve tâlimatlarına, sözleşmenin amacına uygun şekilde, zamanında, eksiksiz, kendinden beklenen özen yükümlülüğüne uygun şekilde ve her türlü kusurdan ve ayıptan ari olarak yürütecek olup buna karşılık davalı şirket de Sözleşmenin 5.maddesinde “Hizmet Bedeli ve Ödeme" başlığı altında düzenlenen şekilde EUR 52.850 KDV tutarındaki bedeli 12 eş taksit olacak şekilde müvekkil şirkete ödeyecektir” hükmünün bulunduğu, davacı şirket, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz ifâ etmesine rağmen davalı şirketin ödemesi gereken 5. taksit bedelini ödemediğini, ekte sunulan ve taraflar arasında sıklıkla iletişim kurulan mail adresine, davalı şirket 23.01.2023 tarihinde 5. takside ilişkin "20.01.2023 tarihli, ... numaralı ve 5.196,72 EUR bedelli” faturayı gönderdiğini, davalı şirket de 24.01.2023 günü faturanın ilgili birime gönderildiğine dair mail gönderdiği taraflar arasında kullanılan bu mail adresleri, tarafların sözleşme hazırlık süreci dahil işin yürütülmesinde sıklıkla ve aktif olarak kullandıkları, yine davacı şirketin daha önce kestikleri 4 faturayı da gönderdikleri mail adresleri olduğunu, dolayısıyla aslında ilgili fatura, davalı şirkete 23.01.2023 tarihinde gönderilmiş, 24.01.2023 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı şirketin verdiği cevapla faturanın ilgili birime gönderildiği bizzat belirttiğini, hizmet tedarik sözleşmesinin 5. maddesine göre davalı şirket tarafından yapılacak ödemeler, fatura tarihinden sonra 30 gün içinde yapılması gerektiğini ancak 5. taksite ilişkin davacı şirket tarafından gönderilen fatura, davalı şirkete 24.01.2023 gününde ulaşmasına ve 30 gün geçmesine rağmen ödeme gerçekleştirilmediğini, taraflar arasındaki mail yazışmalarında; davalı, dava dışı Kardem tarafından projenin durdurulduğunu ve âkıbetinin ne olacağının belirsiz. olduğunu belirttiğini, akabinde 17 Nisan'da attığı mailde de Mart-2023'te projenin durdurulduğunu bildirdiğini, davacı, faturanın kesildiği tarihte ve devamında da anlaşma kapsamında projeye ilişkin hizmet sunduğunu belirterek ödeme talep ettiğini, davalı ise davacıya gönderdiği maillerde "müvekkil şirketin haklı olduğunu, dava dışı Kardem Tekstil'in fatura bedelini ödemesi için ikna edilmeye çalışıldığını, hatta özellikle davacıya ait faturanın ödenmesi için gidip gelindiğini” bildirildiğini, dolayısıyla bizzat davalı şirket tarafından gönderilen maillerde bile davacı şirketin bu ücrete hak kazandığı açıkça ikrar edildiğini fakat davalı, dava dışı Kardem Tekstil'den para alamadığı için davacıya ödeme yapmadığını belirttiğini, davacının, davalıya karşı yasal süreç başlatmadan önce son bir kez ihtarnâme göndermiş ve fatura bedelinin ödenmesini talep ettiğini, davalı şirket ise iade fatura düzenlediğini ve gönderdiği ihtarnâmede kendilerinin ...'den ücret almamaları nedeniyle ödeme yapılamayacağını belirttiğini, yukarıda da belirtildiği üzere davalıya fatura 24.01.2023 tarihinde tebliğ edildiğini ve davalı tarafından yasal süresi içerisinde iade fatura- düzenlenmediğini, davalı şirketin düzenlediği iade faturanın tarihi, 05.06.2023 olduğunu, bu durumda iade faturayı kabul etmek mümkün olmadığını, kaldı ki asla kabul anlamına gelmemekle birlikte iade faturanın süresi içinde düzenlendiği düşünülse bile -ki süresi içinde değildir- iade faturasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının, tüm sabrına rağmen davalı şirket tarafından fatura bedeli ödenmediğinden davalı şirket hakkında ... 5. İcra Müdürlüğü, ... E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emri davalı şirketin ... hesabına tebliğ edildiğini ve borca itiraz edilerek davalının, davacıya hiçbir borcunun bulunmadığının belirtildiğini, davanın kabulüne, ... 5. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyaya yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın 9620'sinden aşağı olmamak üzere davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davacının alacağının konusuz kalmaması için davalı şirkete ait tüm taşınmaz ve taşınır mal varlıklarına, banka hesaplarına ve alacaklarına haciz konulmasına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 10.10.2022 tarihli Hizmet Tedariki Sözleşmesi imzalandığını, ilgili Sözleşme'nin 2. Maddesinde hizmet konusu iş, davalı ile Dava Dışı Kardem arasındaki ... Uygulama Projesine ("Proje") davacı ...'un danışmanlık hizmeti sunması olarak belirtildiğini, bunun yanında yapılan sözleşmeye de atıf yapılarak ilgili sözleşme, davalı ile davacı arasındaki Hizmet Tedariki Sözleşmesi'ne ek yapıldığını, Proje'nin 11 aylık bir sürede tamamlanması hesaplandığı, belirli aşamalara bölündüğü; Proje, başlangıç aşamasında (kavramsal tasarım olarak adlandırılan analiz ve dizayn fazında) dava dışı Kardem tarafından askıya alındığını, sözleşmedeki maddelerinin hepsinde “Proje” ifadesi kullanılarak ... ve ... arasındaki sözleşmeyle olan bağlantı vurgulanmış, sözleşmenin 3.5. maddesinde ...'in, hizmet veren sıfatına haiz ...'dan memnuniyetsizliği halinde ...'un çalıştırdığı personelin değiştirilmesini ...'den talep edebileceği belirtilmiş, hatta sözleşmenin 5.mad. ödeme politikalarının bile ...'in ilkeleri kapsamında belirleneceği açıkça yazıldığını, fatura tarihi olarak gösterilen 20.01.2023 tarihinden 25.06.2024 takip tarihine kadar geçen neredeyse 1,5 yıllık süre dahi Davacı yanın beyan ve iddialarının aksine davalı ile davacı arasındaki ilişkinin dayanağı olan "..." projesinin yürürlüğünün planlandığı şekilde ilerlemediğinin ve bu durumun alacaklı olduğunu iddia eden yan tarafından da bilindiğinin ispatı olduğunu, davacı yan dava dilekçesi ile 11 aylık süre öngörülen proje kapsamında 5.taksitin ödenmediğini beyan ettiğini; fakat 11 ay olarak öngörülen projenin ... tarafından askıya alınmasının gerekçesi, davacı yan tarafından verilen hizmette Ocak- Şubat aylarına gelinmiş olmasına rağmen kavramsal tasarım aşamasından bir adım ileri gidilememesi, Ocak ayında bile geçmiş aylara ilişkin çalışmaların yapılması ve hatta 23.01.2023 tarihi itibariyle kavramsal tasarıma dahi yazılı onay alınamamış olunması olduğunu, gerek davalı tarafından Kardem'e verilen hizmet, gerek ise de davacıdan alınan hizmet özel uzmanlık - ihtisas konusu olmakla, sözleşmeler kapsamında taahhütlerin yerine getirileceği makul süreler, davacı yanın hizmet ifasındaki eksiklikler bilirkişi vasıtası ile tespiti gerektiğini, kavramsal tasarım olarak adlandırılan analiz ve dizayn fazı, proje içinde ve proje hedef süresinde 2022 yılı Aralık ayında bitirilmesi gereken bir edim olduğunu, konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından gerek davalının ticari defter ve kayıtları gerek ise de delilleri ve tüm proje üzerinde yapılacak keşif/inceleme neticesinde davacının da kabulünde olan yazışmalarda geçen geliştirme eforları sebebi ile sona erdirildiği çelişkisiz biçimde ortaya konacağını, sözleşme ve sözleşme ile ilgili ek geliştirme efor listesinin onaylı suretlerinin uygun ortamda ve okunabilir hali ile davalıdan celbine karar verilmesini arz ve talep ettiğini, bunların yanında, ... ile Müvekkil Şirket arasındaki Hizmet Tedariki Sözleşmesi'nin 5.maddesinde, müvekkili şirketin önceden onayı karşılığında davacının fatura düzenleyeceği açıkça yazılı olduğunu, taraflar arasındaki görüşmelerde de her bir fatura kesimi öncesinde Müvekkil Şirket'in onayının alındığı ve ardından fatura kesildiği görülmekte iken Davacının talep ettiği 5. Faturaya ilişkin Müvekkil Şirket tarafından verilmiş bir onay bulunmadığını, davacı tarafın edimlerini tam olarak yerine getirmediği ve bu sebeple hizmet karşılığı olmadığı müddetçe kendilerine ödeme yapılmayacağı da ayrıca belirtildiğini, iade faturası düzenlenene kadar geçen sürecin ...'i ikna etmekle geçtiği ve bu sürecin ne kadar belirsiz olduğu taraflarca sunulan e-mail yazışmalarıyla da ortaya konulduğunu, davacının davalı şirkete fatura düzenlemesini gerektirecek bir durum olmadığını, ödeme gelmese dahi ödeme yapacağına dair bir garanti vermediğini, Hizmet Tedarik Sözleşmesi 2.1 maddesi düzenlemesi gereği; davalı ... ile dava dışı...arasında akdedilen... referans no'lu ...Uygulama Projesi” Danışmanlık Sözleşmesi'nin akdedildiği, müşteri bünyesinde kullanılacak ... Uygulama Projesine danışmanlık hizmeti sunulacağı hedef ana projenin Eylül 2022 - Temmuz 2023 arasında tamamlanacağı hususları şüphesiz biçimde ifade edildiğini ancak yukarıda da arz edildiği üzere alacaklı olduğunu iddia eden yan tarafından edimin ifası için gerekli olan hizmet yeterli ve gerektiği gibi verilemediğinden Kardem projesinin durdurulduğunu, davacıdan kaynaklanan sebeplerle sözleşme durdurulmuş/sonlandırılmış, bu yönü ile davacının da zararı doğduğunu, davacı yanın alacak talebini kabul etmemekle birlikte öncelikle doğan davalı şirket zararı sebebi ile takas/mahsup itirazında bulunduğunu, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde davalının, davacı yana bir borcu olmadığı tespit edileceği gibi, davacının edimlerini süresi içinde ifa edememesinden doğan gerekçeler ile uğranılan zararın boyutu hesaplandığında davalının, davacıdan alacaklı olduğu da tespit edileceğini, Sözleşme'nin 3.6 düzenlemesi kapsamında Hizmet Veren Davacı yanın kendisinden kaynaklanan sebepler ile sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan sürelerde hizmeti tamamlayamaması ve projede gecikmeye sebep olması durumunda davalının kendisine kesilecek ceza vb. yönünden Davacıya rücu hakkının olduğunu, bu yönü ile davalının doğrudan karşı karşıya kalabileceği mali risk yönünden de takas/mahsup talebi olduğunu, davacıdan olan hak ve alacak talepleri saklı kalmak kaydıyla; davacının davasının reddine, davacının edimini ifasında yaşanan gecikmeler neticesinde son bulan ticari ilişki ve buna rağmen alacak talebinde bulunulması sonucu davacının alacağın asgari %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TOPLANAN DELİLLER:
Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 11/08/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ''...-Davacı ve davalının incelenen 2022-2023-2024 yılı ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfını haiz olduğu, -Davacının ticari defter kayıtlarında; davalıdan 24.06.2024 icra takip tarihi ve 16.09.2024 dava tarihi itibariyle 5.196,72 Euro alacağı olduğu, -Davalının ticari defter kayıtlarında; davacının tanzim ettiği ve husumete konu fatura sebebiyle davalıya düzenlediği iade faturası ile davacının 5.196,72 Euro alacağının kapandığı ve davacıya 24.06.2024 icra takip tarihi ve 16.09.2024 dava tarihi itibariyle borcu olmadığı, Davacı tarafın düzenlemiş olduğu "20.01.2023 tarihli, ... numaralı ve 5.196,72 EUR bedelli" faturaya davalı tarafın TTK m. 21/11 hükmünde düzenlenen 8 günlük süre içerisinde davacı tarafından düzenlenen icra takibine konu faturaya itiraz etmediği, bu yönüyle söz konusu fatura gereği hizmetin yerine getirilmediğinin ispatının davalı tarafa ait olduğu; ancak fatura karşılığı hizmetin yerine getirilmediğini ortaya konulan herhangi bir somut belge veya delilin dosyada mevcut olmadığı, Diğer yandan davalının; gerek dava dışı müşterisi Kardem Tekstil ile yaptığı gerekse davacı ile yaptığı sözleşmelerde; projenin müşteri tarafından durdurulması veya iptal edilmesi halinde, ödeme yapılmayacağına ilişkin hususu olmadığı, sözleşmenin ancak mücbir sebepleler belirli bir süre ile durdurulabileceği hususuna rastlanmadığı, Bu sebeplerle Davacının; davalıdan 10.10.2022 tarihli sözleşmeye istinaden düzenlediği 20.01.2023 tarihli ... nolu KDV Dahil 5.196,72 EURO tutarında e-Arşiv fatura alacağının olduğu, 24.06.2024 tarihinde icra takibi yaptığı; ... 5.İcra Müdürlüğü... E. nolu icra dosyası ile talep ettiği ana para 5.196,72 Euro alacağı ile icra takip tarihi itibariyle Kamu Bankalarınca 1 Yıla kadar vadeli euro mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz talebinin yerinde olduğu, ayrıca, tarafların karşılıklı olarak icra takibine yapılan itirazların kötüniyetli olduğu gerekçesi ile talep ettikleri icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve oranına yönelik talebin takdirinin muhterem mahkemeye ait olduğu...'' şeklinde tespitte bulundukları anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki somut uyuşmazlığın; yine taraflar arasında imzalanan 10.10.2022 tarihli sözleşme hükümlerine göre 5. taksit ödemesini içeren ve ... 5. icra Müdürlüğü ...E, sayılı dosyasına konu olan fatura bedeline hak kazanıp kazanmadığı noktasında noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
|Taraflar arasındaki 10.10.2022 tarihli Hizmet Tedarik Sözleşmesi incelendiğinde, konusunun, sözleşmenin 4.1. hükmünde düzenlendiği anlaşılmıştır. Buna göre sözleşmenin konusunu, “... Uygulama Projesine 11 ay süre ile danışmanlık hizmeti sunulması” oluşturmaktadır. Bu kapsamda hizmet veren sıfatıyla davacı, sözleşme konusu hizmeti mesleki standartlara, ilgili mevzuata ve ... tarafından bildirilmiş ve/veya onaylanmış çalışma prensiplerine ve talimatlara göre, sözleşmenin amacına uygun şekilde, zamanında, eksiksiz, kendinden beklenen özen yükümlülüğüne uygun şekilde ve her türlü kusurdan ve ayıptan ari olarak yürütmeyi, sözleşme kapsamında taahüüt ettiği tüm işlemleri yürütmeyi, gerekli ve yeterli personeli bulundurmayı yükümlenmiş bulunmaktadır. Bu durumda sözleşmenin diğer tüm bu maddeleri ile birlikte dosyaya sunulu bilgi, belge ve beyanlardan tarafların üstlendikleri edim yükümlülüklerinin vekâlet sözleşmesinin esaslı unsurlarını ihtiva ettiği anlaşılmıştır. Zira vekâlet sözleşmesi vekilin (hizmet veren), vekâlet verenin menfaat ve iradesine uygun olarak belirli bir iş görmeyi, bir işlemi yapmayı borçlandığı bir akittir ve vekalete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanabilir niteliktedir. (TBK m. 502).
Netice itibariyle, davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin bir vekalet sözleşmesi olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla somut uyuşmazlığa da kuşkusuz öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, sözleşmede yer almayan hususlara ilişkin olarak ise vekalet sözleşmesine ilişkin hükümler başta olmak üzere TBK ve TTK ile ilgili mevzuat hükümleri uygulama alanı bulacaktır.
Davacı tarafın, aralarındaki sözleşme uyarınca davalı tarafa tanzim etmiş olduğu fatura nedeni ile; ... 5. İcra Müdürlüğünün ... E. İcra Dosyası 5.196,72 Euro alacak için icra takibi başlattığı, davalı tarafın İcra Müdürlüğüne borçlunun yaptığı itiraz ile takibin durduğu, duran takip için iş bu itirazın İptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, davalı taraf her ne kadar aleyhine başlatılan icra takibine itiraz ederek takibin durmasına neden olmuş ise de; dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; davacının ticari defter kayıtlarında; davalıdan 24.06.2024 icra takip tarihi ve 16.09.2024 dava tarihi itibariyle 5.196,72 Euro alacağı olduğu, davacı tarafın düzenlemiş olduğu 20.01.2023 tarihli, ... numaralı ve 5.196,72 EUR bedelli faturaya davalı tarafın TTK m. 21/11 hükmünde düzenlenen 8 günlük süre içerisinde icra takibine konu faturaya itiraz etmediği, bu yönüyle söz konusu fatura gereği hizmetin yerine getirilmediğinin ispatının davalı tarafa ait olduğu; ancak fatura karşılığı hizmetin yerine getirilmediğini ortaya koyan herhangi bir somut belge veya delilin dosyaya ibraz edilmediği, diğer yandan davalının; gerek dava dışı müşterisi ..., gerekse davacı ile yaptığı sözleşmelerde; projenin müşteri tarafından durdurulması veya iptal edilmesi halinde ödeme yapılmayacağına ilişkin hususun olmadığı bu sebeple davacının; davalıya 10.10.2022 tarihli sözleşmeye istinaden düzenlediği 20.01.2023 tarihli ... nolu KDV Dahil 5.196,72 EURO tutarında e-Arşiv fatura alacağının olduğu ve takibin de bu alacak nedeni ile başlatıldığı, netice itibari ile davacının davasında haklı olduğu anlaşıldığından; davanın kabulüne, davalının ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)
Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalının ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
-Asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 12.432,28-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.194,44-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 10.237,84-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 2.194,44-TL Peşin/nisbi Harcı, 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 85,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.279,44-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzene karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.16/09/2025

Katip ...

Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim