Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/317

Karar No

2024/841

Karar Tarihi

4 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/317 Esas
KARAR NO:2024/841

DAVA:Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ:27/05/2024
KARAR TARİHİ:04/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'in, 04/03/2008 tarihli ve 7102 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan kuruluş ilanında da görüleceği üzere ... ve Gıda Limited Şirketi 'nin kurucu ortaklarından olduğunu, adı geçen şirketin gayri faal olup, 6502 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici 7. Maddesi uyarınca İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 18/02/2015 tarihinde resen terkin edildiğini, davacının halen faal olan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin müşterek temsile yetkili genel müdürü olduğunu, ancak davacı ...'in ... ve Gıda Limited Şirketinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine (TTK 529-548) göre hukuken tasfiyesi gerçekleştirilmemiş olduğundan başta Vergi Dairesi olmak üzere , bankalar ile kamu kurum kuruluşları nezdinde tüzel kişiliği devam etmekte olduğundan şirkete ortaklığı sebebiyle muhtelif kısıtlamalarla karşı karşıya kaldığını, bu durumun ayrıca halen faal olan ve genel müdürlüğünü yaptığı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı şirketin üçüncü kişiler ve/veya bankalarla olan ticari ilişkilerinde güvenilirlik ve kredibilite açısından problemler yarattığını, her ne kadar küçük ortak olsa da ... ve Gıda Limited Şirketinin tüm vergi ve sigorta borçlarının davacı tarafından ödenerek kapatılmış ise de şirketin tasfiye edilmemiş olması sebebiyle sorunlar yaşandığını, işbu sebeplerle Türk Ticaret Kanunu Geçiçi 7. Madde 15. Fıkrası " Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak (....) mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir" hükmü uyarınca şirketin tasfiyesinin tamamlanması amacıyla ... ve Gıda Limited Şirketi'nin ihyasını talep ettiklerini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasının son cümlesi gereğince şirketin ihyası kapsamında hukuka aykırı terkin işleminin iptalini talep edebilecek olanlar haklı sebeplere dayanmak şartıyla şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar olduğunu, bu kapsamda hukuki menfaati bulunanlardan kasıt şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararı bulunan şirketin pay sahipleri, yöneticileri veya tasfiye memurları olduğunu, adı geçen şirketin tasfiyesi amacıyla ihyasında hukuki menfaatleri olduğundan öncelikle bu yönden ihya taleplerinin kabulü talep ettiklerini, Mahkememiz aksi kanaatte ise bu sefer Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/340 Esas Karar No: 2023/1236 Karar Tarihi: 13.12.2023 tarihli kararı uyarınca şirketin TTK 547. Maddesi gereği ek tasfiyesini talep etmek zaruretinde olduklarını, sonuç olarak her iki durumda da amacın şirketin hukuken tasfiyesini ve ticaret sicil kaydından silinmesini sağlamak olduğundan "... ve Gıda Limited Şirketi" nin ek tasfiyesini ve uygun görülmesi halinde davacının tasfiye memuru olarak atanmasını talep ettiklerini belirterek davacının kurucu ortağı ve Türk Ticaret Kanunu geçici 7. Maddesi uyarınca İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 18/02/2015 tarihinde resen terkin edilen ... ve Gıda Limited Şirketi'nin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine göre tasfiyesinin tamamlanması amacıyla ihyasına veya aynı kanunun 547. Maddesi uyarınca ek tasfiyesine karar verilmesini ve müvekkil ...'in tasfiye memuru olarak atanmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki taleplerini, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemediğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, davalı ... Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemini, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılığın bulunmadığını, davalı ... Sicili Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...'nin dosyasında yapılan incelemede, şirketlerin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi” “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; “Adresinin tespit edilemediği” hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18.02.2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (davalı ... Sicili Müdürlüğü’nce bu hususun tespit edilmesi mümkün olmadığından) buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, davalı ... Sicili Müdürlüğünce söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, diğer yandan; işbu ilanın da, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından; müvekkil tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın (bildirimin), dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, davalının re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsetmenin mümkün olamayacağını, gerçekte de; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.7/f.4-a’da, “Kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirkete veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinin otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri yerine yapılmış tebligat yerine geçer.” denilmek suretiyle, ilgiliye ihtarın ulaşmadığı durumlarda, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanının, ilan tarihinin otuzuncu günü itibariyle, 7201 sayılı Tebligat Kanununa uygun bir bildirim olduğu hususunun vurgulandığını, buna göre de mezkur hüküm gereğince, davacının kendisine, davalı müdürlük tarafından yapılan bildirimlerin (ihtarın), dava konusu şirkete ulaşmamış dahi olsa, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesindeki ilanının Tebligat Kanuna uygun bir bildirim olduğunun kabul edilmesi gerektiğinin ve re’sen terkin sürecinde bir eksiklik bulunmadığının tespiti gerektiğinin açık olduğunu, buna göre de ilanın bulunması karşısında davalının eksik bir işlemden bahsin dahi mümkün olmadığını, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memurunun atanması gerektiğini, Mahkememizce dava konusu şirketin ticaret sicil kaydının terkinine ilişkin işlemin iptal edilmeksizin yalnızca sınırlı olarak ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesine kanaat getirilmesi durumunda; TTK Geçici 7. madde fıkra 15 gereğince uygulanması gereken ("Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir.") TTK m. 547/2 hükmü gereğince, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini, bir başka husus olarak da, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK m. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, buna göre Mahkememizce atanacak atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunmasının şart olduğunu, davalının davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, her ne kadar dava konusu şirket, TTK Geçici 7. madde kapsamında ticaret sicilinden terkin edilmişse de; iddia ve talep, dava konusu şirketin tasfiyesinin yapılması hususuna dayandığını, bu nedenle taleple bağlı kalındığında olaya uygulanacak hukuk kuralı TTK m. 547'dir. TTK m. 547 kapsamında ek tasfiyesine karar verilen şirketlere ilişkin davalarda davalı müdürlüğün yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, yerleşik uygulamanın da bu yönde olduğunu, re'sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı yanca tarafından re'sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddianın ileri sürelemeyeceğini, 29.05.2024 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun'un konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de, davalı müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin belirtilmesi gerektiğini belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ihyası istenen şirketin ticaret sicil kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Mahkememizce davacı vekiline muhtıra çıkarılarak şirketin borçlu olduğu, kişi, kurum, şirketlerin, şirketin alacaklı olduğu kişi, kurum, şirketlerin varsa şirket adına kayıtlı gayrimenkul ve motorlu taşıtların somut bilgilerinin Mahkememize sunulması istenilmiş, davacı vekili tarafından sunulan 31/05/2024 tarihli beyan dilekçesi ile ... Bankası ... şubesine müzekkere yazılarak borcun dayanağı ve varsa diğer tüm belgelerin istenilmesi talep edilmiş, Mahkememizce ... Bankasına müzekkere yazılmış, müzekkere cevabında ihyasıs istenen ...'nin borcunun ... A.Ş.'ye devredildiği bildirilmiş olup ... A.Ş.'ye yazılan müzekkere ile temlik beyanı ve temlik listesi, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas, 25/11/2024 tarihli dosya hesabı dosyamıza gönderilmiştir.
İhyası istenen ...'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirket ana sözleşmesinin 26/2/2008 tarihinde tescil edildiği, şirketin son yetkililerinin ... olduğu, şirketin son tescilini 18/02/2015 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 18/02/2015 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği görülmüştür.
Dava, ek tasfiye mahiyetinde şirket ihyası talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sicilden terkin edilen şirketin davacının taraf olduğu alacak davasına mahsus taraf teşkili amacıyla ihyası noktasında toplandığı, 6102 sayılı TTknun 547.maddesinde; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " denilmekte olup, davacının ihyası talep edilen şirketler ile karşılıklı icra takibi olduğu yaklaşık olarak ispat edildiğinden, anılan yasa hükmü gereğince davacının ihya talebinin anılan icra dosyası ile sınırlı olmak üzere davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Şirket kayıtlarının geçmişe dönük incelenmesinden, davacının şirketin son yetkilisinden biri olduğu, bu kimsenin tasfiye memuru tayin edilmesi maslahata uygun görülerek tasfiye memuru olarak atanması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ...-0 sicil numarasıyla kayıtlı ... ŞTİ'nin .... İcra müdürlüğünün ... e sayılı dosyasına münhasır ihyasına,
İhya amacına matuf davacı ... T.C kimlik numaralı ...'in tasfiye memuru olarak tayinine,
Karar kesinleştiğinde Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine
2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun yasa gereği hasım olması nedeniyle ücreti vekalet ve yargılama giderleriyle sorumlu tutulmamasına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK.'nın yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/12/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim