Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/306

Karar No

2025/131

Karar Tarihi

11 Şubat 2025

T.C
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/306 Esas
KARAR NO : 2025/131

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/05/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirketler arasında temizlik hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalandığını, söz konusu firmalarda görev yapan ve işten ayrılan ...'un idareye dava açarak kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti v.b ücretleri talep ettiğini, açılan dava sonucunda İstanbul 13. İş Mahkemesinin ...E - ...K ve 15.12.2020 tarihli kararıyla bir kısım alacak kalemlerinin ödenmesine hükmedildiğini, ilk derece kararı İstanbul BAM 28. Hukuk Dairesi ...E sayılı dosyasından istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, ...'un müvekkili aleyhine ... 11. İcra Müdürlüğünün... E numaralı dosyası üzerinden ilamlı icra takibi başlattığını, cebri icra yolu ile müvekkilinin ilgili dosyaya 68.196,97 TL ödeme yaptığını, davalılarla imzalanan hizmet sözleşmesinden çalışanların işçilik hak ve alacaklarından davalıların sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, davalılardan talep edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutma kaydı ile 68.196,97 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıların sorumlulukları oranında davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı Müflis .. Ltd Şti vekili cevap dilekçesi ile; Davalı şirket hakkında... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E sayılı dosyasından 22.06.2016 günü saat 16:57'den itibaren iflasına karar verildiğini,...3. İflas Müdürlüğünün ...iflas dosyası ile devam ettiğini, huzurdaki davanın iflas kararından sonra açıldığını, davacının iddia ettiği alacağı önce iflas masasına kaydettirmesi, kaydettirememesi halinde alacak kayıt kabul davası açması gerektiğini, davacının iflas masasına başvuru yaptığına dair beyanının olmadığını, önce bu hususun sorulması aksi halde alacak kayıt kabul davası açması gerektiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, alt işverenler değişse de işçilerinde davacı yanında çalışmaya devam etmesi, işçilerin çalışma şartları, işe alınıp çıkarılmaları ve denetim gözetiminin davacı firmadan yapılması karşısında dava konusu alacaktan davacının sorumlu olduğunu, ihale teklif şartnamesi ile müvekkiline ödenen tutarlar içerisinde kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai alacaklarının yer almadığını, teklif fiyatının içerisinde yer almayan bir tutarın şirketten rücu yolu ile istenemeyeceğini, aksi yönde karar verilmesi halinde müvekkilinin kendi bünyesinde çalıştırdığı dönemin yarısından sorumlu olacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd Şti vekili cevap dilekçesi ile; davacı ile davalı arasında 30.12.2015, 26.01.2016, 29.12.2016 ve 29.03.2017 tarihli imzalı hizmet satın alma sözleşmeleri ile yemek hizmeti verildiğini, dava dışı işçinin davacının işçisi olduğunu, en son brüt 3.341,70 TL ücret ile çalıştığını, davacının dava dışı işçinin kendi personeli olmadığı iddiasının dinlenemeyeceğini , davacı kamu kuruluşu olduğundan görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, zaman aşımı itirazlarının olduğunu, dava konusu alacaklardan sorumlu olmadıklarını, aksi kabul edilse dahi alt işverenlerin kendi çalıştırdıkları dönem ve ücret ile sorumlu olduklarını, işyeri devrinde sorumluluğun 2 yıl olduğunu aksi halde sürekli dava tehdidi altında olacaklarını, dava dışı işçinin taleplerinin işe iade davasından kaynaklanan boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatından kaynaklandığını, feshe bağlı alacaklardan devreden işverenin sorumlu olamayacağını, faiz taleplerini kabul etmediklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Ödeme yazıları/ Muhasebe kayıt evrakları
davalı şirketlere gönderilen ödemeye ilişkin talepleri içerir yazışmalar, Arabuluculuk son tutanağı (2 adet), Vekaletname , SGK kayıt belgeleri ve tüm işe giriş-çıkış belgeleri dökümü, Cevap dilekçesi, tanık, keşif v.s her türlü yasal delil dosyamız arasına alınmıştır.
Dava; hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan işçiye ödenen işçilik alacaklarından, davalının sorumlu olduğu iddiası ile ödenen bedellerin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup uyuşmazlık rücuen tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı ve rücu miktarı noktasında toplanmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde; "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludur. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklinde düzenleme mevcut olup, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları belirtilmiştir.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin, ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmalıdır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2018 tarihli ... E. ... K., yine aynı Daire'nin 31/05/2018 tarihli ... E. ...-K:; 11/05/2017 tarihli ... E....K. sayılı ilamları)
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25/01/2021 tarihli, ... E., ...K. sayılı kararı; "İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir..." şeklindedir.
İşçilik ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1.ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05/05/2023 tarihli ...Esas, ... Karar sayılı kararı ile; " Somut olaya gelince; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'inci Hukuk DAiresi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasında ki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilamı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin ( alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş kanunu'nda işçiyi, korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin ( yüklenici ) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözlemelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilik özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici ( alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda yüklenicinin ( alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla ... Bölge Adliye Mahkemesi 7'inci Hukuk Dairesi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın asıl işverence yüklenicinin ( alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi ( alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin uygulaması doğrultusunda gidilmesi gerekmiştir..." şeklinde uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.(Emsal için bkz İst.BAM 45 HD'nin ... E ...K sayılı kararı)
Emsal karar, TBK'nın 167.maddesinde yer alan " ...borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için işçiye ödenen dava konusu bedellerden asıl işverenin de sorumlu olduğuna dair bir hüküm yer almadığı takdirde asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir.
Dosya işçilik alacakları hesaplamasında uzman bilirkişiye tevdi olunmuş, düzenlenen 27/11/2024 tarihli raporda özetle; davacı tarafından ödenen bedelin tamamından sadece davalı son alt işveren olan ... isimli davalının sorumlu olduğu diğer davalıların sorumluluğunun olmadığı; rücu edilebilecek dava konusu alacaklar ve ödeme tarihlerinin; 02/01/2020 ödeme tarihli 150,00 TL gider avansı, 24/12/2019 ödeme tarihli 50,00 TL gider avansı , 02/01/2020 ödeme tarihli 100,00 TL gider avansı, 03/01/2020 ödeme tarihli 100,00 TL gider avansı , 05/03/2020 ödeme tarihli 700,00 TL gider avansı, 05/03/2020 ödeme tarihli 750,00 TL gider avansı, 28/09/2020 ödeme tarihli 494,10 TL gider avansı, 13/02/2023 ödeme tarihli 63.503,40 TL icraya ödenen, 13/02/2023 ödeme tarihli 2.154,87 TL stopaj oranı olmak üzere rücu tutarları toplamının 68.002,37 TL olabileceği tespit ve rapor edilmiştir.
Bu durumda dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılardan ...Ltd. Şti. yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, 68.002,37 TL alacağın ödeme tarihi olan 13/02/2023 tarihinden itibaren taleple bağlı kalınarak işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın ise borçtan sorumlu olmadıkları anlaşıldığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-... Ltd. Şti. yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜNE,
-68.002,37 TL alacağın ödeme tarihi olan 13/02/2023 tarihinden itibaren taleple bağlı kalınarak işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 4.645,24-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.164,64-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.480,60-TL harcın davalı ... Ltd. Şt'den alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ... Şt'den alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 1.164,64-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.164,64TL harcın davalı ...Ltd. Şt'den alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 3.792,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.792,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 8.766,91-TL lik kısmının davalı ... Tic. Ltd. Şt'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.000,00-TL arabuluculuk ücretinin davada haklı çıkma oranına göre 3.988,58-TL'sinin davalı ...Ltd. Şt'den 11,42 TL'sinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
7-Diğer davalılar (... Şirketi,(iflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Şirketi,... Şirketi,... Şirketi, ... Şirketi... Şirketi) yönünden açılan davanın REDDİNE,
8-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 549,24-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
9-Davalı ... Şirketi Ve (iflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
11-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 11/02/2025

Katip
¸e-imzalıdır

Hakim
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim