Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/265
2025/132
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/265 Esas
KARAR NO : 2025/132
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/05/2024
KARAR TARİHİ : 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA DAVA:
Asıl davada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle ; davacı şirketin inşaat alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ... ile hizmet alım sözleşmesi akdettiğini, iş bu sözleşme kapsamında gerçekleştirilecek konut projesinin inşaat işinin bir kısmının davalı yana bırakıldığını, söz konusu sözleşmenin yüklenicisi konumundaki davalı ... tarafından sözleşmeye konu edimleri tamamlaması için personellerin istihdam edildiğini, dava dışı ...'ın söz konusu proje kapsamında davalının işverenliğinde çalışan işçilerden biri olduğunu, ... tarafından ... 14. İş Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasından davacı müvekkili aleyhine işçilik alacakları talepli dava açtığını, akabinde ...6. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takibe konulduğunu dosya borcunun 4.806,68 TL lik kısmının müvekkilince ödendiğini, akabinde davalı işveren aleyhine ... İcra Dairesinin ... E sayılı dosyası ile rücu ettiklerini, davalının takibe haksız itiraz ederek durdurduğunu beyanla itirazın iptaline, asıl alacağın 620 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA:
Birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle ; davacı müvekkili şirketin inşaat alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ... ile hizmet alım sözleşmesi akdettiğini, iş bu sözleşme kapsamında gerçekleştirilecek konut projesinin inşaat işinin bir kısmının davalı yana bırakıldığını, söz konusu sözleşmenin yüklenicisi konumundaki davalı ... tarafından sözleşmeye konu edimleri tamamlaması için personellerin istihdam edildiğini, dava dışı ...'ın söz konusu proje kapsamında davalının işverenliğinde çalışan işçilerden biri olduğunu, ... tarafından ... 35. İş Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasından davacı müvekkili aleyhine işçilik alacakları talepli dava açtığını, akabinde ...6. İcra Müdürlüğünün...E sayılı dosyası ile takibe konulduğunu dosya borcunun 14.340,00 TL lik kısmının davacının ödendiğini, akabinde davalı işveren aleyhine ... İcra Dairesinin ...E sayılı dosyası ile rücu ettiklerini, davalının takibe haksız itiraz ederek durdurduğunu beyanla
itirazın iptaline, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili esas ve birleşen davaya cevap dilekçelerinde özetle; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının davalılarca rücu edebilmesi için taraflar arasında imzalanan sözleşmede açık hüküm olması gerektiğini, taraflar arasında imza edilen sözleşme ile davalılara rücu edilebileceğine dair açık hüküm olmadığını, işçinin açmış olduğu iş davasının davalılara ihbar edilmemesi sebebi ile davalıların savunma hakkının engellendiğini, davanın davacı şirket tarafından değil diğer asıl işveren tarafından kendilerine ihbar edildiğini, ihbarın da geç yapıldığını, davacı yanca bilirkişi raporuna itirazlarda şablon ifadeler kullanıldığını, bilirkişi raporunda yer alan teknik hatalara, hatalı hukuki yorumlara itiraz edilmediğini, ücret tespiti için TUİK, ÇSGB'den emsal ücret araştırması talep edilmediğini, icra emrindeki fahiş faiz istemlerine karşı şikayet yoluna gidilmediğini, davalı şirketten işyeri özlük dosyası istenmediğini, davalıların dava dışı işçiye ödemediği hiçbir alacağı olmadığını, ayrıca davalının gerçek kişi olup diğer davalı ... yönünden husumet itirazlarının olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, ... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı takip dosyası uyap sureti, ... 14. İş Mahkemesi ... E. Sayılı dosyada alınan bilirkişi raporu, ... 6. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra dosyasına müvekkil alacaklı tarafından yapılan ödemeye ilişkin dekont ,Taraflar arasında anlaşmaya varılamadığını içeren ... Adliyesi Arabuluculuk Bürosu ... No'lu Dosya Arabuluculuk Son Tutanağı, Taraflar arasında akdedilmiş olan Hizmet Alım Sözleşmesi başta olmak üzere, sözleşmeler, ihtarnameler, bilgilendirme metinleri ve benzeri her türlü yazılı delil, Tüm ticari defter ve kayıtlar, Fiş, Fatura, Sevk İrsaliyesi, Dekont, Makbuz, Banka kayıtları ve benzeri her türlü mali kayıt, Fotoğraflar, video kayıtları, whatsapp kayıtları, e-mailler, sms'ler, gsm görüşme kayıtları başta olmak üzere ve bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla her türlü iletişim vasıtası kayıtları ile tüm yazılı, basılı, dijital veri, Davalı şirketin imza sirküleri, Ticaret odası kayıtları, muhtarlık kayıtları başta olmak üzere tüm özel ve kamu kurum kuruluşlarına ait kayıtların tamamı, Tanık Keşif, Bilirkişi İncelemesi, Hukuki mütalaa, Yargıtay kararları, doktrin ve sair yasal delillerin tamamı dosyamız arasına alınmıştır.
Asıl dosyada; ... 2. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 4.944,73 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Birleşen dosyada; ... 4. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 14.753,70 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dava; hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan işçiye ödenen işçilik alacaklarından, davalının sorumlu olduğu iddiası ile ödenen bedellerin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup uyuşmazlık rücuen tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı ve rücu miktarı noktasında toplanmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde; "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludur. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklinde düzenleme mevcut olup, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları belirtilmiştir.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin, ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmalıdır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2018 tarihli .. E. ...K., yine aynı Daire'nin 31/05/2018 tarihli... E. ...-K:; 11/05/2017 tarihli ... E. ...K. sayılı ilamları)
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25/01/2021 tarihli, ...E., ... K. sayılı kararı; "İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir..." şeklindedir.
İşçilik ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1.ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05/05/2023 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; " Somut olaya gelince; ... Bölge Adliye Mahkemesi 7'inci Hukuk DAiresi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasında ki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilamı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin ( alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş kanunu'nda işçiyi, korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin ( yüklenici ) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözlemelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilik özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici ( alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda yüklenicinin ( alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla ... Bölge Adliye Mahkemesi 7'inci Hukuk Dairesi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın asıl işverence yüklenicinin ( alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi ( alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin uygulaması doğrultusunda gidilmesi gerekmiştir..." şeklinde uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.(Emsal için bkz İst. BAM 45 HD'nin ... E ...K sayılı kararı)
Emsal karar, TBK'nın 167.maddesinde yer alan " ...borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için işçiye ödenen dava konusu bedellerden asıl işverenin de sorumlu olduğuna dair bir hüküm yer almadığı takdirde asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 167/1'ncimaddesi ile Yüksek Yargıtay'ın bu konudaki oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarına göre, asıl işveren ile alt işveren arasındaki sözleşmede işçinin hak ve alacaklarından hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağına ilişkin hüküm bulunmakta ise rücu alacağının sözleşme hükümlerine göre belirlenmesi gerekmektedir. Şayet taraflar arasındaki sözleşmede bu hususta açık bir hüküm bulunmamakta ise işçinin hak ve alacaklarından güncel son kararlar uyarınca alt işverenin alacakların tamamında sorumlu oldukları kabul edilerek rücu alacağının tespiti gerekmektedir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. ...K. ... T. 13.10.2021)
Yargıtay'ın konuya ilişkin yerleşik içtihatlarıyla kabul edilen görüşü, yukarıda yer verilen iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, yüklenicinin sorumlu olduğu “ücretler”in içerinde ulusal bayram ve genel tatil günleri ile fazla çalışma saatlerine dair ücretleri ile kıdem tazminatı olduğunun kabulü yönünde olduğu, (Yarg.13.H.D. 28.01.2016 Tarih, ...E-... K.)
Dosya kapsamına celp edilen SGM kayıtlarının incelenmesinde rücu davasına konu olan dava dışı işçilerin çalışma döneminin 13.09.2013-27.06.2014 tarihleri arasındaki ... sicilli- ...unvanlı işyerinde geçen çalışma dönemine ait olduğu ve davalı/yüklenici/ alt işveren ...'a ait işyerinde davacının asıl işveren olduğu işyeri olduğu anlaşılmakla; dava konusu tüm dönemde tek yüklenicinin davalılar olduğu anlaşılmakla davanın tarafları arasında imza edilen “ Yüklenici Ana Sözleşmesi ... Şantiyesi” başlıklı sözleşmenin 20.9 maddesi : “yüklenici kendi işçilerine karşı işyeri ile ilgili ve iş kanunu'ndan veya hizmetakitlerinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmekle sorumludur. yüklenici'nin hizmeti ile ilgili işveren aleyhine açılacak her türlü dava ve takiplerin yürütülmesinde yüklenici, işverenin yanında yer alacak; ayrıca istenecek her türlü bilgi ve belgeleri gecikmeksizin tevdi edecektir. Bu nedenle işveren aleyhine münferiden veya yüklenici ile birlikte açılacak her türlü dava veya takip sonucunda, işveren aleyhine hükmedilecek meblağ faizleri ile birlikte herhangi bir ihtara veya rücu davasına gerek kalmaksızın yüklenici tarafından işveren'e nakden ve defaten ödenecektir” düzenlemesi ile işçilerin alacak davalarından doğan sorumluluğun tamamının davalı/yükleniciye ait olacağı yönünde düzenleme uyarınca sorumlu olacağı anlaşılmıştır.
Yine mahkememizce alınan dosya kapsamına uygun, denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile davacının, yüklenici alt işveren işçilerinden ... için, kesinleşen mahkeme kararı uyarınca ... 6. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına 05.08.2022 günü 4.806,08 TL , ...için ise, ... 6. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyasına 05.08.2022 günü 14.340,00TL ödeme yaptığı, dolayısı ile davacının, davalıdan, ödeme yapmış olduğu ve icra dosyasından rücuunu talep ettiği miktar kadar alacaklı olduğu anlaşıldığından asıl ve birleşen davalar yönünden davanın ayrı ayrı kabulüne;
İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir.
Açıklamalar doğrultusunda; davalının, takibe hakız olarak itiraz ettiği ve takibin durmasına neden olduğu, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu hususları da dikkate alınarak asıl ve birleşen davalar yönünden asıl alacağın % 20 si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
-Davanın KABULÜNE,
-Davalının ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
-Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 187,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 4.944,73-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 135,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.562,60TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
2-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
-Davanın KABULÜNE,
-Davalının ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
-Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.007,83-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 580,23-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 14.753,70-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 40,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 467,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda asıl ve birleşen davalar yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 11/02/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.