Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/119

Karar No

2025/143

Karar Tarihi

12 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/119 Esas
KARAR NO :2025/143

DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:22/10/2018
KARAR TARİHİ:12/02/2025

Mahkememizin ..., 23/12/2020 tarihli kararı BAM 13. Hukuk Dairesinin 2021/1866 Esas, 2024/251 Karar, 15/02/2024 tarihli kararı ile KALDIRILMAKLA Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının merkezi İspanya'da bulunan tanınmış bir sigorta şirketi olduğunu, davacının ... numaralı sigorta poliçesi ile sigortalı ... şirketini ve bağlı grup şirketlerini bir yerden başka bir yere taşınmakta olan emtianın taşınması esnasında maruz kalabileceği tehlikelerden kaynaklanan hasar, zarar ve ziyana karşı teminat altına aldığını, sigortalının mevcut yada müstakbel tüm bağlı kuruluşları, iştirakleri ve bağlı şirketleri teminat kapsamında olduğunu, ... Tekstil San ve Tic.AŞ tarafından sigotalıya muhtelik tekstil emtiası satıldığını, satılan emtiaya istinaden ... AŞ'nin ihracatçısı ... İhracatçıları Dış Tic.AŞ'nin sigortalıya 15/07/2016 tarih ... numaralı mal faturalarını kestiğini, sigortalının grup şirketlerinden olan ... ... ...'nın emtianın alıcısı olduğunu, satılan emtianın 15/07/2016 tarih ve 16/07/KE1/...-... numaralı CMR belgesi tahtında Türkiye'den İspanya'ya kara yolu ile taşınması işinin davalı ... ... ve Tic.AŞ'nin organizasyonu ve yetkilendirmesi ile diğer davalı ... ... ve Tic.Ltd.Şti tarafından gerçekleştirildiğini, emtianın 15/07/2016 tarihinde Türkiye'den İspanya'ya sevk edilmek üzere ... plakalı araç ve ... plakalı yarı römorka yüklendiğini, 18/07/2016 araç şoförünün emtia yüklü araç ile İtalya Piacenzo'da seyir halinde iken, kendisine işaret edildiğini görmesi üzerine araçtan indiğini, aracı durduran kişilerin şoförün araçtan inmesi üzerine emtianın yüklü olduğu aracı gasp ettiklerini, olaydan bir süre sonra emtianın yüklü olduğu araç bulunduğunu ancak içinde taşınan emtianın bulunamadığını, araç şoförünün meydana gelen hırsızlık vakasıyla ilgili olarak polise başvurduğunu ve polis tarafından rapor düzenlendiğini, yapılan ekspertiz incelemesinde toplam 197.193,15 Euro tutarında hasar bedelinin tespit edildiğini, davacı şirket tarafından sigortalıya bu bedelin ödendiğini, böylelikle davacının sigortalısının haklarına halef olduğunu, dava konusu taşımada taşımacı olarak hareket eden davalıların CMR Konvansiyonunun 3 ve 17.maddeleri uyarınca zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davacı tarafından sigortalıya ödenen tazminatın davalılardan tahsili için davalılar aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların haksız olarak icra takibine itiraz ederek takibi durdurduklarını, davalıların itirazlarının haksız ve mesnetsiz olup, kötü niyetli olarak alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, anılan nedenlerle davalıların icra dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ... ve Ticaret Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; taşıma konusu malın, taşıcı tarafından 15/07/2016 tarihinde teslim alındığını, alacaklı tarafından ise 18/07/2017 tarihinde icra takibine başvurulduğunu, icra takibine itiraz edildiğini, işbu davanın ise 22/10/2018 tarihinde açıldığını, bu nedenle CMR 31.maddesinde yer alan 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın bu nedenle reddi gerektiğini, olayın oluş şekli dikkate alındığında CMR 17.maddesi ile de bir yandan taşımacının sorumluluğunun düzenlenmiş iken diğer taraftan da hasar, gecikme ve ziya hallerinde taşımacının sorumluluğunun kalktığı hallerin düzenlendiğini, bu nedenle taşıyıcının sorumluluğunun kusursuz olmadığını, somut olayda şirket şoförünün aracı ile normal güzergahında seyrederken polis süsü verilmiş silahlı kişiler tarafından silah tehdidi ve önü kesilmek suretiyle durdurularak gasp edildiğini ve araç içerisindeki malların çalındığını, CMR 17/2.maddesine göre davanın gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için davalının hasar bedeli ile sorumlu olduğu düşünülse dahi hasarda taşıyıcıya rücu meblağının CMR 23.madde hükümlerine göre hesaplanmadığını, anılan nedenlerle davanın reddi gerektiğini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... ....AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin CMR Konvansiyonu uyarınca 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, zamanaşımını kesen 21/07/2017 tarihli borca itiraz dilekçesinin üzerinden 1 yıl 3 ay geçtikten sonra işbu davanın açıldığını, bu nedenle davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, yine ilgili malların İtalya'da bir otoyolda araç şoförünün kimliği meçhul kişilerce durdurulması suretiyle gasp edildiğinden CMR 17/2.maddesi uyarınca zarar sorumlusu olarak nitelendirilemeyeceğini, ayrıca dava konusu taşımanın davalı tarafından yapılmadığını, davalının fiili taşıcıyı sıfatına haiz olmadığını, bir an için taşıyıcının emtiaları hırsızlık sebebi ile teslim edememesinden dolayı kusurlu olduğu varsayılsa dahi talep edilen zarar miktarının fahiş olduğunu, hesaplamanın CMR konvansiyonunda yer alan sınırlama uyarınca hesaplanması gerektiğini, anılan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, taşıma sözleşmesi gereği malları sigortalayan davacının, malların hasar görmesi sebebiyle sigortalıya ödenen sigorta tazminatının TTK 1472. m göre taşıyıcılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK 67.m göre iptali talebidir.
....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı şirket tarafından davalılar aleyhine 197.193,15 Euro asıl alacak ve 6.126,49 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 203.319,64 Euro'nun tahsili amacıyla takip başlatıldığı, başlatılan takibe davalı ... Gümrükleme Nak.ve Tic.Ltd.Şti vekili taraından 25/07/2017 tarihinde, davalı ... Taş.ve Tic.AŞ vekili tarafından 21/07/2017 tarihinde itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, esas davanın ise 22/10/2018 tarihinde açıldığı görülmüştür.
Davacının sigortalısı ..., .... adlı firma tarafından sigortalanan ve ... firmaları tarafından İspanya'da bulunan alıcı ... ... .... firmasına gönderilmek üzere davalılara taşıtılan bir kısım tekstil malzemeleri ile yüklü tırın 18.07.2016 tarihinde İtalya Piacenzo'dan geçerken kendisine polis süsü veren silahlı kimselerce gasp edildiği, tüm emtianın çalındığı ve sigortalı nezdinde zarar oluştuğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf bu zarardan dolayı zamanaşımının oluşup oluşmadığı ve davalıların kusuru olup olmadığı, oluşan zarar ile davalıların taşıma yükümü arasında illiyet bağının kesilip kesilmediği noktalarındadır.
Esasen mahkememizce daha evvelden, 24.04.2019 tarih, ... sayılı karar ile davanın zamanaşımına uğradığından bahisle red kararı verilmiş, bu kararın istinaf incelemesi neticesinde İstanbul BAM 13. HD'nin 16.10.2019 tarihi 2019/1699 E ve 2019/1383 K sayılı kararı ile, davalıların taşıma sırasında ağır kusur ve pervasızca hareketi ile zarara sebep olduğu değerlendirilerek, davanın 3 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve dava tarihi itibari ile bu sürenin dolmadığı gerekçesi ile kaldırma kararı verilmiştir.
Mahkememizce yeni esasa kaydedilen dosyada, yeni celp edilen deliller de değerlendirilerek, davanın bu yeni deliller ışığında değerlendirilmesi sonucu 1 yıllık zamanaşımının dolduğu, gerekçesi ile 23.12.2020 tarih, 2019/588 E ve 2020/825 K sayılı kararı vermiş, ne var ki bu kararın istinaf incelemesi sonunda İstanbul BAM 13. HD 15.02.2024 tarih, 2021/1866 E ve 2024/251 K sayılı kararı ile gerekçe ile hüküm arasında çelişki olduğundan bahisle usuli kaldırma kararı verilerek dosya mahkememize yeniden gönderilmiştir.
Her şeyden evvel 6100 sayılı HMK'nın 341 ve devamı maddelerine göre istinaf mahkemesi kararına karşı ısrar yolu bulunmadığından, İstanbul BAM 13. HD'nin 16.10.2019 tarihi 2019/1699 E ve 2019/1383 K sayılı kararı ile davanın zamanaşımına uğramadığı kabulü ile bağlı olarak;
Şoförden (ve taşıma şirketinden) yüke özen borcu kapsamında basiretli bir tacire yakışacak azami tavrı sergilemesi, araç şöförü uzun yıllar İtalya otobanlarında yolculuk yaptığını beyan etmesi karşısında, İtalya otobanlarının hırsızlık olaylarının en sık gerçekleştiği yerlerden olduğunu, davalılar tecrübeleri gereği yol güzergahının tehlikelerini bilebilecek durumda olduğu, buna rağmen hasarı önleyebilecek veya hasar neticesinde doğan zararı azaltabilecek tedbirleri almayı ihmal ettikleri, davalılarca taşımanın gerçekleştirildiği araçta muavin veya ikinci bir şoförün bulundurulmadığı ve en önemlisi de araçta GPS, alarm sistemi, panik butonu ve benzeri herhangi bir elektronik / teknik güvenlik tedbirinin ve takip sisteminin bulunmadığı, şöföründe 15 dakikadan beri bir arabanın kendisini takip etmekte olduğunu fark etmesi sonrasında yanına geçip polis işaret çarkı ile durmasını fark etmesi üzerine güvenlik şeridinde durduğuna yönelik beyanı doğrultusunda herhangi bir tedbir alınmaksızın, emtia yüklü aracın yol üzerinde sabah saat 02.30 sularında durdurulması ağır kusur ya da pervasızca ve zarar meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle yapılan bir ihmal ya da hareket olarak değerlendirilmesi gerekmiştir. Buna göre zamanaşımı süresinin CMR 32'ye göre 3 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve davanın zamanaşımına uğramadığını kabul etmek gerekmiştir.
Davacı sigorta şirketi, dava dışı .... Şirketi için 01.02.2016 ila 31.05.2017 tarihleri arasını kapsayan taşımacılık sigorta poliçesi düzenlemiş olup, hasarın meydana geldiği gasp olayı 18.07.2016 tarihinde, poliçenin kapsadığı tarihte meydana gelmiştir. Ayrıca alıcı ... ... .... Şirketinin tek ortağı olan ....'nın kısaltmasının poliçede sigortalı görünen ... olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca satış FCA nevinden satış olduğundan, davalı ...'ın 21.07.2016 tarih ve ... nolu navlun faturasını tanzim ettiği anlaşılmış, bu sebeple TBK 208. Maddesi gereği yarar ve hasarın da sigortalıya geçmiştir. 19.07.2016 gün ve 876/16 sayılı halefiyet belgesine istinaden davacı kanuni halef olduğundan davacının da sigortacı olarak aktif husumet ehliyeti olduğu anlaşılmıştır.
Yine poliçenin 3.2. Maddesinde silahlı soygunun da poliçe kapsamında olduğu düzenlendiğinden, davacının sigortalısına yaptığı ödemenin de yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yeniden yargılama ile dosya bozma öncesi rapor sunan bilirkişilere Mali Müşavir bilirkişide eklenmek suretiyle tevdi edilmiş, düzenlenen 28/10/2024 tarihli raporda; davacının sigortalısına ödediği tazminat kalemleri araısnda sigortalısının yoksun kaldığı kazanç olarak 26.112,15 EUR kalemininde yer aldığı, davacı ödemesinin 197.193,15 EURO olmakla düşüldüğünde davacının 174.081,00 EURO sigorta tazminatını davalı yana rücu edebileceğinin hesaplandığı, dosyada sunulan eksper raporu ve sair fatura, ihracat evrakı gibi belgelere göre davacının sigortalısının zararının somut olaya uygun olduğu, kadri marufundalık denetimi bakımından heyette tekstil-konfeksiyon uzmanı bilirkişi bulunmadığı, ancak TTK m.880 ve devamı hükümlerine göre ihracat faturasına itibar edilmesinin somut olaya uygun olduğunun değerlendirildiği, davada ve takipte iki adet davalı - borçlu olduğu nazara alınarak her bir davalının meydana gelen riskten dolayı sorumluluklarının akdi taşıyıcı ve fiili taşıyıcı sıfatları ile müşterek müteselsil sorumluluk olduğu, iç ilişkide tüm sorumluluğun fiili taşıyıcıya iat olduğu, Fiili taşıyıcı ... firmasının freight forwarder liability - taşıyıcı sorumluluk sigortası yaptırarak taşıma icra ettiği, davada ihabr olunan sorumluluk sigortacısı ile davalı fiili taşıyıcı arasında ilişkinin işbu dava konusu çözümlenecek ihtialf içinde olmadığı, davacının davalılardan CMR hükümleri gözetilerek CMR m.29 ve atfı ile TTK m.886 hükümlerine göre sorumlu olduğu, bu sorumluluğun "pervasızca ve zarar meydana gelme bilinci içinde hareket" ile yol açılan zarrın tazmini sorumluluğu olarak değerlendirildiği, ilk verilen BAM kararının da bu hususa işaret ettiği, Mahkeme görevlendirmesi gözetilerek, faiz oranının talepte %6 olmasına karşın, somut olayda CMR m.27 gereği yıllık %5 oranında hesabı gerektiği, buna göre; - takip tarihine kadar 174.081,00 EURO asıl alacak kabul edilecek olursa 4.459,34 EURO işlemiş faiz hesaplandığı, - ödenen ve talep edilen 197.193,15 EURO için 5.051,39 EURO işlemiş faiz hesaplandığı, dava konusu alacağın rücuen tazminat talebine dayandığı, takip konusu edilmesine karşın, kusur, sorumluluk zarar, tazminat miktarı konularında yargılamayı gerektirdği, buna bağlı olarak sair taleplerin yüce mahkemece değerlendirilmesinin yerinde olacağı belirtilmiştir.
Bilirkişilerce yapılan zarar miktarına dair tespitler dosya içeriğindeki delillerle uyuştuğundan, mahkememizce hükme esas alınabilir kabul edilmiştir.
Ne var ki, eldeki dava, davacının taşıma sözleşmesine halef olduğu bir zarar davası olup, 6098 sayılı TBK'nın 112. maddesinde, borçlunun borcunu ifa edememesinde kusuru oranında sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Bezer düzenleme CMR'nin 28 ve 29. Maddelerinde de mevcuttur. O halde davalı taşıyıcılar, meydana gelen gasp olayındaki ihmalleri oranında kusurlu sayılacaklar ve sigortalının zararından sorumlu olacaklar. Kusur değerlendirmesine gelince;
İstanbul BAM 13. HD'nin 16.10.2019 tarihi 2019/1699 E ve 2019/1383 K sayılı kararında da belirtildiği üzere, Şoförden (ve taşıma şirketinden) yüke özen borcu kapsamında basiretli bir tacire yakışacak azami tavrı sergilemesi, araç şöförü uzun yıllar İtalya otobanlarında yolculuk yaptığını beyan etmesi karşısında, İtalya otobanlarının hırsızlık olaylarının en sık gerçekleştiği yerlerden olduğunu, davalılar tecrübeleri gereği yol güzergahının tehlikelerini bilebilecek durumda olduğu, buna rağmen hasarı önleyebilecek veya hasar neticesinde doğan zararı azaltabilecek tedbirleri almayı ihmal ettikleri, davalılarca taşımanın gerçekleştirildiği araçta muavin veya ikinci bir şoförün bulundurulmadığı ve en önemlisi de araçta GPS, alarm sistemi, panik butonu ve benzeri herhangi bir elektronik / teknik güvenlik tedbirinin ve takip sisteminin bulunmadığı, şöföründe 15 dakikadan beri bir arabanın kendisini takip etmekte olduğunu fark etmesi sonrasında yanına geçip polis işaret çarkı ile durmasını fark etmesi üzerine güvenlik şeridinde durduğuna yönelik beyanı doğrultusunda herhangi bir tedbir alınmaksızın, emtia yüklü aracın yol üzerinde sabah saat 02.30 sularında durdurulması ağır kusur ya da pervasızca ve zarar meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle yapılan bir ihmal ya da hareketin olayda davalıların %50 kusuruna tekabül ettiği kanaatine varılarak, davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin ancak yarısının davalılardan talep edilebileceği kanaatine varılmıştır.
Dava tarihinden önce davalıların TBK 117. Maddesine göre temerrüde düşürüldüğü ispat edilmediğinden, takip tarihine kadar işlemiş faiz talebi kabul görmemiş, CMR'nin 27. Maddesine göre yıllık %5 faiz oranına hükmetmek gerekmiştir.
Alacak likit olmadığından, kusur durumu tartışmalı olduğundan icra inkar tazminat talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
.... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takibine vaki davalı borçluların itirazlarının kısmen iptali ile takibin 87.040,50 EURO asıl alacak üzerinden devamına,
-Takip tarihinden sonra bu asıl alacağa %5 yıllık faiz işletilmesine,
-İcra inkar tazminat talebinin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 38.350,00-TL harçtan daha öncede.n ödenen toplam 18.263,07-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 20.086,93-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 88.212,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 116.500,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 18.263,07-TL Peşin/nisbi Harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 23.600,00-TL Bilirkişi ücreti, 5.563,80-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 29.163,80-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 12.484,93-TL lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan; 50,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 21,40 - TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/02/2025

Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim