mahkeme 2023/826 E. 2025/680 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/826

Karar No

2025/680

Karar Tarihi

16 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/826 Esas
KARAR NO : 2025/680

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/12/2023
KARAR TARİHİ : 16/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'ın, müvekkili şirket aleyhine ... 21.İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosya üzerinden 20.000 TL bedelli, ... Bankası ...Şubesi'ne ait, 26/08/2023 düzenleme tarihli, ... çek numaralı, keşidecisi ... olan çek bedelinin tahsili için kambiyo senedine dayalı takip başlattığını, takip dayanağı çek keşidecisi tarafından kargo ile müvekkil şirkete gönderilirken kargo kuryesinden çalındığını, çekin arkasındaki ciro sahte olduğundan davalı ....Şti'nin çeki kötüniyetli ele geçirdiğinin açık olduğunu, çekin müvekkili şirkete hiç ulaşmamış olduğunu, çekin arkasında bulunan kaşe ve imza sahte olduğunu, çeki ciro eden şirket ve şahıslarla müvekkil şirketin hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, kötüniyetli olarak icra takibine konu edilen çekteki imza müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, uzman incelemesi olmadan dahi açıkça imzanın şirket yetkilisi ...'a ait olmadığının görüldüğünü, çek üzerindeki kaşenin de müvekkili şirkete ait olmadığını, alacaklı görünen ...'a ve diğer cirantalara müvekkil şirketin hiçbir borcu bulunmadığını, bu nedenle icra takibine ve imzaya ... 38. İcra Hukuk Mahkemesi ...E. Sayılı dosya üzerinden itiraz edildiğini, bu esnada çek keşidecisi dava dışı borçlu ...'a yapılan haciz neticesinde icra dosyasına 14.12.2023 tarihinde 30.505,11 TL ödeme yapıldığını, çekin kargoda çalınmamış ve müvekkili şirkete ulaşmış olsa idi icra dosyasına yapılan ödeme çek lehdarı olarak müvekkili şirkete yapılacak olduğunu, çekin lehdarının müvekkili şirket olduğunu, cirolar sahte olduğundan icra dosyasına çek bedeli için yapılan ödemenin alacaklısı müvekkili şirket olduğunu, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosya üzerinden açtıkları çek iptali davamızın neticelenmesi beklenmeden icra dosyasına yapılan ödeme kötüniyetli hamile ödendiğini, bu nedenle icra dosyasına çek bedeli olarak ödenen paranın istirdatı gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, ... 21.İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyasından kötüniyetli hamile yapılan 28.151,18 TL ödemenin tahsil tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte istirdadına, davalılar aleyhine dava değeri üzerinden %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, müvekkili şirketin mağdur olmaması için davalıların taşınır ve taşınmaz malvarlıkları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın öncelikle dava şartı arabuluculuk başvurusu yapmamış olduğu hususu sabit olmakla davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı şirketin kendi açık ikrarı ile üçüncü bir şahıs tarafından yapıldığını beyan ettiği ödemenin istirdadını talep etme hakkının bulunmadığını, ödeme davacının da ikrarında olduğu üzere çek keşidecisi ... tarafından yapılmış bir ödeme olduğunu, yine ancak ödemeyi yapan kişi tarafından istirdat talebinde bulunabileceği hususunun sabit olduğunu, davacı yanın uhdesine geçmeyen ve davacı tarafından zayi edilmemiş olan bir çeke ilişkin olarak davacının zayi nedeni ile ödeme yasağı kararı aldırmış olması hususu usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, gelinen aşamada yine davacını üçüncü şahıs çek keşidecisi tarafından yapılmış olan ödemeye ilişkin olarak bedelin istirdadını talep etmesinin mümkün olamayacağının açık olduğunu, çek ve bono gibi kıymetli evrakların kargoya tesliminin yasak olduğunu, bu beyanın asılsız olduğunu, kargo şirketlerinin çek ve bono teslim almadığı hususu kesin olan bir durum olup bu beyanlara asla itibar edilemeyeceğini, kargo şirketi aleyhine hiçbir dava ikame edilmemiş olması itibari ile iş bu beyanlara asla itibar edilemeyeceği hususunin sabit olduğunu, TÜRK TİCARET KANUNU 792. MADDE VE YARGITAY İÇTİHATLARI itibari ile çeki iyiniyetle iktisap eden müvekkilin kazanımının korunması gerektiğini, yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz. davacı yanın diğer cirantalar ile ticari ilişkisinin bulunmadığı veya ciranta imzalarına yönelik beyanlarının müvekkilin çeke ilişkin haklarını ortadan kaldırmayacağı hususunun sabit olduğunu, müvekkilinin çekte iyiniyetli yetkili hamil olduğu hususu sabit olduğu gibi, davacı yanın aktif dava ehliyetinin bulunmadığı hususu sabit olduğu üzere TÜRK TİCARET KANUNU 792 gereğince davanın reddine karar verilmesinini talep ettiklerini, huzurdaki davanın öncelikle dava şartı arabuluculuk şartının yerine getirilmemiş olması itibari ile dava şartı yokluğundan reddine, davacı yanın üçüncü bir şahıs tarafından yapılan ödemenin istirdadını talep etmesinin hukuki yolunun kapalı olduğu, davanın ve dava konusu taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğu hususu sabit olmakla davanın reddine, kargo şirketlerine çek veya bono gibi kıymetli evrak tesliminin yasak olduğu, buna ilişkin tek bir belge sunulmaksızın bu şekilde asılsız iddiada bulunulduğu hususu sabit olmakla yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, Türk Ticaret Kanunu 792. Maddesi ve Konuya ilişkin Yargıtay içtihatları itibari ile müvekkilin çekte iyiniyetli yetkili hamil olduğu ve iş bu kazanımının korunması gerektiği hususu sabit olmakla davanın reddine, davanın reddi ile davacı yanın %20’den az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile ücret –i vekâletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
TOPLANAN DELİLLER:
...tarafından hazırlanan 04/11/2024 tarihli bilirkişi raporu, ... ve ... tarafından hazırlanan 17/07/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu, ... 21. İcra Dairesi'nin ... İcra dosyasının tüm UYAP kayıtları, ve çek aslı, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları, ... 38. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları, ... Bankası ...Şubesi'nden iki adet dekont asılları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden 26/08/2023 tarihi öncesi ve sonrasına ait belge asılları, ... 5 No.Lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nden vasilik karar örneği ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı.
DELİLLER VE GEREKÇE:
07.06.2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi ...E. ... K. Sayılı ilamı; ''...06.12.2018 tarihinde yürürlüğü giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. Bu düzenlemeye göre Yasa Koyucu bilinçli olarak menfi tespit davalarını arabuluculuk dava şartına tabi tutmamıştır
(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.05.2022 tarih ve ...Esas, ... Karar sayılı kararı)...'' Ancak daha sonra 28.03.2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle TTK'nın 5/A maddesinde yer alan ''paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında'' ibaresi ''para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında'' şeklinde değiştirilmiştir...''şeklindedir.
Dolayısı ile 28.03.2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. Maddesiyle istirdat davaları da arabuluculuk dava şartına bağlanmış ve ilgili yasa 01/09/2023 tarihi itibari ile yürürlüğe girmiştir.
Davacının ise çek bedelinin istirdadına yönelik iş bu davasını, anılan yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra olmak üzere, 26/12/2023 tarihinde ikame ettiği, ancak arabulucuya başvurmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda da açıklandığı üzere; dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olduğundan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yönünden usulden REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 134,64-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 28.151,18-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 15.264,24 TL yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 16/09/2025

Katip

Hakim

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim