mahkeme 2023/50 E. 2023/648 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/50

Karar No

2023/648

Karar Tarihi

10 Ekim 2023

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/50 Esas
KARAR NO:2023/648

DAVA:Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/01/2023
KARAR TARİHİ:10/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; davacı ile davalı arasında 01.10.2022 tarihinde sosyal medya ajansı hizmet sözleşmesi imzalandığını, davacı şirketin bu sözleşme uyarınca davalı şirketin ... gibi sosyal medya ağlarındaki hesaplarının yönetimini üstlendiğini, taraflar arasında imzalanan 01.10.2022 tarihli sözleşmenin 7. maddesinde tarafların minimum çalışma süresi üç ay olarak belirtildiğini ancak davalı şirket sözleşmede belirtilen bu süre henüz dolmadan sözleşmeyi haksız bir şekilde tek taraflı feshettiğini, davalı şirketin 14.11.2022 keşide tarihli ihtarname çekerek sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükleri yerine getirmediğini iddia ederek sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, sözleşmenin imzalanmasından yaklaşık 1 ay sonra ihtarname çekilerek sözleşmenin feshedilmesi davalının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davalının ödeme yapmaktan kaçınmak için sözleşmenin 7. maddesinde belirtilen asgari çalışma süresini ihlal ettiğini, davacının sözleşmenin davalı tarafından asgari çalışma süresi dolmadan haksız bir şekilde feshetmesi sebebiyle maddi olarak zarara uğradığını, sözleşmedeki asgari çalışma süresine güvenerek diğer firmalardan gelen iş teklifleri konusunda daha seçici davranmaya başladığını, minimum üç ay davalının işlerini üstleneceği düşüncesiyle başka iş alma konusunda seçici olduğunu, bu süreçte kazanç kaybı yaşadığını, davacı şirketin ekonomik zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000 tl maddi tazminatın davalıdan alınarak verilmesine, maddi tazminat alacağına temerrüt tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. Vekilinin cevap dilekçesi ile: davalının yenilikçi ve dünyada tek olan teknolojik inovasyonunu dünya çapında piyasaya duyurmak ve bu alanda büyümek hedefinde olduğunu, bu nedenle davacıdan hizmet almak üzere 16/09/2022 tarihinde yazılı bir teklif aldığını, taraflar bu teklif uyarınca karşılıklı müzakereler yürütmüştür sözlü olarak 06/09/2022 tarihinde beraber çalışmaya karar verdiğini, gerçekten taraflar arasında karşılıklı olarak imza altına alınmış yazılı bir sözleşme bulunmamakta olup taraflar arasında sözlü olarak bir hukuki ilişki kurulduğunu taraflar arasında sözlü olarak başlayan ticari ilişki doğrultusunda ekim ayına ilişkin olarak anlaşma sağlanan hizmete ilişkin davacı tarafından 10.000,00-tl + kdv bedel ile fatura kesildiği ve söz konusu faturanın davalı tarafından ödendiğini, buna karşılık hizmet alınan ay içerisinde davacının sunmakta olduğu hizmetten memnun kalmadığını davacı tarafa sözlü olarak ilettiğini, davacı tarafından sunulan hizmetin gerek davacının yazılı teklif metninde yer alan özelliklere haiz olmaması, gerekse de sunulan hizmetin sektör standartlarının altında olması nedeniyle davacı ile ilişkiyi sona erdirmeye karar verdiğini, davacıya karşı sözlü olarak dile getirilen memnuniyetsizlik üzerine davacı taraf müvekkile kasım/2022 dönemi için fatura düzenlediğini, ttk madde 18/3 hükmü uyarınca almadığı hizmete ilişkin faturaya yasal süre içerisinde usule uygun olarak itiraz ettiğini ve taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi feshettiğini, davacının zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükünü yerine getirmediğini, maddi tazminata ilişkin ikame ettiği davasında uğradığını iddia ettiği 30.000,00-tl'ye ilişkin herhangi bir dayanak ortaya koyamadığını, davacının, ayrıca dava değerine "temerrüt tarihinden itibaren" faiz işletilmesini talep ettiğini, maddi zarara ilişkin olarak hangi tarihin temerrüt tarihi olarak esas alınmasının istendiği ise talep sonucundan anlaşılamadığını, işbu dava sözleşmeden kaynaklı bir alacak talebine ilişkin olmayıp, maddi tazminat talebine ilişkin olduğunu, somut olayda, davacı ile arasında 06/10/2022 itibariyle sözlü anlaşmaya dayalı olarak kurulan hukuki ilişki uyarınca, davacı şirket davalıya ait sosyal medya (... vb.) hesaplarının görsel ve metinsel içerik ve tasarımlarını tamamlayıp yayına alma, sosyal ağ sayfalarının üye sayısının artırılması için gerekli hedefleme çalışmaları yapıp efektif reklam modellerini belirleyerek kurguları yapılan görsel ve metin çalışmalarını sunma, davalı için dijital kampanya ve promosyonlar kurgulama, sosyal ağlar üzerinden farklı kullanıcılardan gelen soru ve yorumlara cevap verme, davalı adına gerçekleştirdiği kampanya dönemlerine ait raporlamalar yapma yükümlülükleri altında olduğunu, davalının ise aylık bir bedel ödeme borcu altına girdiğini, dolayısıyla taraflar arasında kurulan ilişki iki tarafa sürekli borçlar yükleyen bir sözleşme olduğunu, davacı şirketin kendilerine sunduğu görsel ve metinsel içerik ve tasarımlar içerdikleri hatalar yüzünden kullanılamaz durumda olduklarından bu içerikleri kendisi düzeltmek, mesai harcamak zorunda kaldığını, bu konuda davacıyı uyardığını, davacı, basiretli bir reklam ve sosyal medya ajansının göstermesi gereken özen borcunu içerik üretme konusunda birçok kez yerine getirmediğini, gerçekten, davacının ingilizce dilinde yapması gereken paylaşımlarda gramer ve yazım hatası yapması, sunduğu mobil uygulamaya ilişkin tüketicilere yönelik yanıltıcı görsel hazırlaması suretiyle davacı tarafından sektör standartları altında ve ayıplı hizmet sunumu gerçekleştiğini, davacı şirketin yetkilileri ve çalışanları ile gerçekleşen ve davacının yükümlülüklerinin ihlalini konu alan konuşmalar bu durumu açıkça ortaya koyduğunu, bu ayıplı hizmetlere ek olarak davalı şirketin sektördeki itibari için son derece önemli olan ve davalının işbu dava dışı üçüncü kişiler ile yapmış olduğu sponsorluk anlaşması gereği "dijital partner" statüsünde olduğu ve ilk defa 11-20 kasım 2022 tarihleri arasında istanbul'da gerçekleştirilen türkiye'nin en büyük tekne fuarı olan "..." etkinliği öncesinde ve sırasında, konuya ilişkin sosyal medya hesaplarının yönetimi konusunda davacı, davalının sosyal medya hesaplarında herhangi bir paylaşım yapmadığını, taraflar arasındaki sözlü sözleşmenin doğası gereği bu gibi önemli etkinliklerde sosyal medya üzerinden tanıtım ve kampanyalar yapmanın gerekli olduğunu, uyarılara rağmen davacının, yükümlülüklerini yerine getirmediği, fuar sürecinde sosyal ağ sayfalarının yönetimi vazifesini ihmal ettiğini, fuar alanında son derece görünür bir varlığı olan ve fiziki olarak gerçekleşen fuarı eş zamanlı olarak dijital olarak barındıran ve fuara ücretsiz olarak sunduğu bu dijital hizmet aracılığıyla mobil uygulamasına gerek ticari gerekse de tüketici müşteri toplama amacını güden davalının sosyal medya hesaplarında söz konusu etkinliği herhangi bir şekilde duyuramadığı ve bu nedenle itibar kaybettiği gibi ticari kazançta kaybettiğini, davacı şirketin sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini düzenli olarak ve uyara rağmen ısrarla ihlal etmesi ve eksik, kötü ve ayıplı ifada bulunması, sözleşmenin tarafı olmayı davalı açısından katlanılamaz hale getirdiğini, davacı şirketin kusuru karşısında davalının 14/11/2022 tarihinde keşide etmiş olduğu ihtarname ile taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi tek taraflı ve haklı nedenle feshettiğini, yukarıda gerek usule gerekse de esasa ilişkin itiraz, savunma ve beyanlarımız doğrultusunda; maddi tazminat talepli olan açılan davada davacının herhangi bir zararını, davalının iddia edilen zararın oluşmasındaki kusurunu ve zarar ile kusur arasındaki illiyet bağını ispat edemediği maddi tazminat ve faiz talebinin tamamı açısından reddini, alternatif olarak işbu davanın sözleşmeden kaynaklı alacak talepli olarak açıldığının varsayılması halinde sözleşmenin varlığının ispat edilememiş olması ve her halükarda taraflar arasındaki ilişkinin haklı nedenle usul ve yasaya uygun olarak feshedildiğinin kabulü ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya aidiyetine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
26/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu dosya arasına alınmıştır.
.... Noterliği 14.11.2022 Tarih ve ... Yevmiye Nolu Davalı İhtarnamesinde davalı; .... Noterliğinden 14.11.2022 tarih ve ... Yevmiye Nolu İhtarname ile; “Davacının vaat ve taahhüt ettiği sosyal medya yönetimi işlerini vaat ve taahhüt edildiği şekilde yapmadığı, yerine getirmediği için tüm hakları ve talepleri saklı kalmak kaydı ile sözleşmeyi 14.11.2022 tarih itibariyle fesih ettiğini, diğer taraftan davacının tanzim ettiği 11.260,00 TL. tutarındaki 05.11.2022 tarih ... nolu faturayı kabul etmediğini, fatura içeriğine, bedeline itiraz ettiğini, faturaya ihtarneme ekinde iade ettiğini” ihtar etmiştir.
Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda: Dava; taraflar arasındaki 01/10/2022 tarihli sosyal medya ajansı hizmet sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği iddiasıyla gider kaybı ile sözleşmeye aykırılık nedeniyle zararın tahsiline ilişkin açılan maddi tazminat davasıdır.
Sektörel bilirkişi raporu; "Sosyal medya ajansı hizmet sözleşmesinin 7. maddesine göre minimum çalışma süresi 3 (üç) aydır. Özellikle sosyal medya ve tanıtım alanında kısa vadeli başarı kolay gerçekleşmemektedir. Sosyal medya ve tanıtım gibi dijital platformlarda, genellikle hedef kitleye ulaşmak, güven inşa etmek ve itibar oluşturmak için zaman, emek ve strateji gereklidir. Bu kapsamda süre 3 ay olarak öngörülmüştür. 1,5 ay bu tip bir çalışmada fesih için oldukça kısadır. Üç ayın sonunda neticenin farklı çıkabilmesi de mümkün olabilmektedir. Ancak sözleşmede yazan bu ifadenin bağlayıcı bir niteliğinin olduğunu ifade edebilmek mümkündür. Bununla birlikte dava dosyasında, taraflar arasında whatsapptan yapıldığı anlaşılan yazışmaların içeriğinin; “davacının verdiği hizmetle alakalı olmak üzere bazı istekler ile ingilizce bir metin üzerine uyarı mahiyetinde olduğu” tespit edilmiştir. Bu tip uyarılar işi talep eden ile ajans arasında zaman zaman meydana gelen diyaloglardır. Ayrıca dosyada bu mahiyette bir örnek söz konusudur. Buradaki hata da kanaatimizce telafi edilebilecek bir düzeydedir.
Dosya kapsamında davacının beyanında belirttiği “..." etkinliği öncesinde ve sırasında, konuya ilişkin sosyal medya hesaplarının yönetimi konusunda davacı, davalının sosyal medya hesaplarında herhangi bir paylaşım yapmadığını, taraflar arasındaki sözlü sözleşmenin doğası gereği bu gibi önemli etkinliklerde sosyal medya üzerinden tanıtım ve kampanyalar yapmanın gerekli olduğunu, uyarılara rağmen davacının yükümlülüklerini yerine getirmediği, fuar sürecinde sosyal ağ sayfalarının yönetimi vazifesini ihmal ettiği hususu değerlendirildiğinde; bu konuya yönelik net ve somut bir delil olmadığı görülmektedir. Bununla ilgili herhangi bir yazışma ya da uyarı yer almamaktadır. Ayrıca sosyal medyaya yönelik işlerde her zaman başarı söz konusu olamamaktadır. Etkileşim ve beğeni içerik, konu, metin, görsele göre değişiklik gösterebilmektedir.
Ayıplı hizmet durumunda, hizmet sağlayan şirket, sözleşme şartlarına ve yasal düzenlemelere uygun bir hizmet sunma yükümlülüğüne sahiptir. Hizmetin ayıplı olduğunu iddia eden müşteri, söz konusu ayıbı belirlemek ve delillendirmek için gerekli adımları atmalıdır. Eğer ayıplı hizmet iddiası doğrulanırsa, müşteri bazı haklara sahip olabilir. Bu haklar, hizmetin yeniden yapılmasını, ücretsiz onarılmasını, hizmet bedelinin indirilmesini veya sözleşmenin feshini içerebilir. Bu durumda, müşteri, ayıplı hizmeti sunan şirkete durumu bildirmeli ve çözüm talep etmelidir. Hizmet sağlayıcı, sorunu çözmek ve müşteri memnuniyetini sağlamak için çaba göstermelidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında davalı tarafın fesih işlemini yaparken sözleşmeye aykırı hareket ettiği, dolayısıyla haksız fesih yaptığı, ayıplı hizmet olabilmesi için gereken koşulların tümünün bir araya gelmediğini ifade edebilmek mümkündür. Ayıplı hizmetin tespit edilmesi için müşteri, sözleşmedeki taahhütlerin eksiksiz yerine getirilmediğini belirlemeli ve ayıplı hizmetin somut delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Bu tür durumlarda müşteri, sosyal medya ajansına durumu bildirerek çözüm talep etmeli ve sorunun giderilmesini istemelidir. Eğer ajans ayıplı hizmet iddiasını kabul eder ve sorunu düzeltmek için çaba gösterirse, müşteri ile ajans arasında çözüm bulunabilir. Ancak sorun çözülemez veya ajans müşterinin taleplerini kabul etmezse, müşteri yasal haklarını kullanma hakkına sahiptir. Burada davacının çözüm ve davalıca istenenler konusunda davalı şirkete karşı olumsuz bir tutumunun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu tip işlerde çalışma süresi uzadıkça taraflar birbirini daha iyi tanıyabilmekte, bu sayede sorunlar minimum düzeye indirgenmektedir." şeklindedir.
Davalı tarafça ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verilmesine rağmen ticari defter ve kayıtların bilirkişi incelemesine sunulmadığı, bu durumda davacı ticari kayıtlarının aksinin kanıtlanamadığı dikkate alındığında taraflar arasındaki yazışmalardan ve davalının hizmetin ayıplı yapıldığı iddiaları ve beyanları kapsamında taraflar arasında 01/10/2022 tarihli “Sosyal Medya Ajansı Hizmet Sözleşmesi”nin akdedildiği kanaatine varılmıştır. Sözleşmeye göre davacı taraf kararlaştırılan bedel karşılığında davalının sosyal medya hesaplarının yönetimini üstlenecektir. Sözleşmenin 7. maddesine göre minimum çalışma süresi 3 ay olarak belirlenmiş, sözleşmenin 8. maddesine göre ise minimum çalışma süresi tamamlandıktan sonra 30 gün önceden fesih ihbarında bulunulmadığı takdirde sözleşmenin uzayacağı ve 6 aylık periyotlarla ücretin enflasyona göre güncellenebileceği kararlaştırılmıştır. Hukukumuza hakim olan ilkelerden birisi “ahde vefa (akde vefa) ilkesi”dir. Buna göre taraflar akdedilen sözleşmeye sadık kalma ve kararlaştırılan edimleri ifa etme yükümü altındadır. Bununla birlikte haklı sebeplerin yahut sözleşmede kararlaştırılan özel durumların gerçekleşmesi halinde sözleşmenin belirlenen süreden önce sona erdirilmesi mümkündür.
Somut uyuşmazlık bakımından, sözleşmenin 7. maddesine göre minimum çalışma süresi 3 ay olarak belirlenmiştir. Bir başka deyişle sözleşme 8. madde kapsamında feshedilse bile davacı ilk 3 aylık ücrete hak kazanmaktadır. Bununla birlikte haklı bir sebebin varlığı istisnadır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin haklı sebeple fesholunduğu iddia edilmişse de sektörel bilirkişisi tarafından yukarıda yapılan tespitlerde davacı tarafa atfedilebilen bir kusurun varlığından söz etmek mümkün değildir. Bu tespitten hareketle davacının kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla da sözleşmenin feshinin haklı bir sebebe dayanmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacının incelenen ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının inceleme tarihinde ticari defter ve belgelerini mahkemeye ibraz etmediği, davacı (Ajans) ile davalı (Müşteri) arasında akdedilen 01.10.2022 tarihli “Sosyal Medya Ajansı Hizmet Sözleşmesi” akdedildiği, sözleşmenin 1 yıl süre ile geçerli olduğu, hizmetin başlangıç tarihini 01.10.2022 tarihi olduğu, minimum hizmet süresinin 3 ay olarak kararlaştırıldığı, minumum çalışma süresinin dolmasından sonraki 30 gün içinde yazılı olarak sözleşmenin fesih edileceğinin kararlaştırıldığı, teknik sektörel bilirkişi tarafından davacı tarafa atfedilebilen bir kusurun varlığından söz etmenin mümkün olmadığı tespitinden hareketle davacının kusurunun bulunmadığı, sözleşmenin feshinin haklı bir sebebe dayanmadığı sonucuna varılmakla davacının sözleşme ile kararlaştırılan 3 aylık bedel olan 30.000,00 TL + KDV (10.000,00 TL x 3 Ay) + KDV) talep edebileceği ve 2022/Ekim dönemine ait faturayı tanzim ettiği, ticari defterlerine işlediği, davalının bu faturaya itirazın olmadığı, 2022/Ekim dönemi için 11.260,00 TL, 2022/Kasım ve Aralık dönemi için ise 20.000,00 TL olmak üzere toplam davalıdan 31.260,00 TL talep edebileceği, davacının sözleşmede hizmet bedelinin hizmet verilmeden önce peşin olarak her ayın 1-5 arasında ödeneceği belirtilmiş olup, “her ayın 1-5” ifadesinin ödeme gününün tespiti olarak kabul edilmesi gerektiği, son ödeme günü olarak kararlaştırılan günden sonraki gününün (her ayın 6'sı) temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerekeceğinden talep edebilecek 31.260,00 TL için 2022/Ekim dönemine ait 11.260,00 TL tutarındaki fatura için 06.10.2022 tarihinden, 2022/Kasım dönemine ait 10.000,00 TL hizmet bedeli için 06.11.2022 tarihinden, 2022/Aralık önemine ait 10.000,00 TL hizmet bedeli için 06.12.2022 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği hükme elverişli teknik heyet raporundan anlaşılmakla davanın kabulü ile 30.000 TL maddi tazminatın 10.000 TL'sine 06/10/2022 tarihinden itibaren, 10.000 TL'sine 06/11/2022 tarihinden itibaren ve 10.000 TL'sine 06/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile 30.000 TL maddi tazminatın 10.000 TL'sine 06/10/2022 tarihinden itibaren, 10.000 TL'sine 06/11/2022 tarihinden itibaren ve 10.000 TL'sine 06/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- 3.120 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,3‬0 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 512,33 TL mahsubu ile bakiye 1.536,97‬ TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 6.206 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 512,33 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/10/2023

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim