mahkeme 2023/103 E. 2024/735 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/103

Karar No

2024/735

Karar Tarihi

24 Ekim 2024

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/103 Esas
KARAR NO :2024/735

DAVA:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:02/02/2021
KARAR TARİHİ:24/10/2024

Dosya, .... Tüketici Mahkemesi'nin ..., 11/01/2023 tarihli GÖREVSİZLİK kararı nedeniyle mahkememize gelmiş olmakla, Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının Müvekkili aleyhine alacak iddiası ile .... İcra Müdürlüğü ... dosyasıyla takibe giriştiği, müvekkilinin alacaklı görünen firmaya borcunun bulunmadığı, takipte talep edilen faizin BK 120. Md. hükmüne aykırı olduğu, menfi tespit davalarında ispat külfetinin davalıda bulunduğu, öncelikle icra takibinin durdurulması yönünden ihtiyati tedbir kararı, Müvekkilinin .... İcra M. ...Esas sayılı takibinden borçlu olmadığının tespiti,
davalı aleyhine %20 ‘den az olmayan tazminata, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmili kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; .... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı icra takibinin, alacağı temlik eden ... A.Ş. tarafından borçluya kullandırılan kredi kartı sözleşmeleri, ekstreler ve banka kayıtlarına dayanan ilamsız takipler olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ olunduğu, itiraz edilmediği, icra takibinin kesinleştiği, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi, haksız davanın tümüyle reddi ve takibin devamı, davanın kötü niyetle açılması sebebiyle uğranacak herhangi bir zararda dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı vana vükletilmesi kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE:
Tebligatlar usulüne uygun yapılmış olup, .... İcra Dairesi'nin ...sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Yargıtay kararları, cevap dilekçesi, bilirkişi, her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.
Dava, genel kredi sözleşmesine istinaden kullanılan kurumsal kredi sözleşmesinden, ticari kredi kartından kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe ilişkin menfi tespit davasıdır.
.... Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına bilirkişi ... tarafından sunulan bilirkişi raporunda özetle ; Temlik veren ... A.Ş tarafından dava dışı ...'e tahsil edilerek kullandırıldığı anlaşılan kurumsal kredi ile kredi kartı işlemlerinin bulunduğunu, 15/06/2016 tarihli 36.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesinde davacı ...'in kefil olarak adı ve imzasının bulunduğunu, dava dışı ...'in icra takibine konu edilen kredi ve kredi kartı hesap ekstrelerinin dosyada bulunmaması nedeniyle alacak hesaplarının yapılamadığı tespit ve rapor edilmiştir.
....İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 9.935,38 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 72. maddesine göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir.
Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir.
Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir.
Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması hâlinde de borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir.
Bunun dışında icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Borçlu belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi dayanaksız kalır ve borcu ödemekten kurtulur.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme veya muaccel olmama gibi bir neden de ileri sürebilir. Kural olarak menfi tespit davalarında ispat külfeti TMK'nın 6. Maddesi uyarınca borcun varlığını iddia eden davalı-alacaklıya aittir.
Muacceliyet, bir borç ilişkisinde, alacaklının edimi isteyebileceği ve borçlunun da bu isteme uyarak, edimi ifa etmekle yükümlü olduğu anı belirler. Bir başka deyişle, söz konusu anda borç, ifa kabiliyeti kazanır ve alacaklı yine o anda edimi kabul etmekle yükümlü olur. Bir alacağın ya da borcun muaccel olması, ilke olarak edimin ifası için öngörülmüş bulunan vadenin dolmasıyla gerçekleşir.
Uyuşmazlık konuları ile davacı müteselsil kefilin, davaya konu şirket kredi kartından ve kurumsal krediden kaynaklanan sözleşmede imzası bulunup bulunmadığı, kredi sözleşmesinin yenilenip yenilenmediği, davacının sorumlu olup olmadığı, ödemelerin hangi tarihlerde ve ne miktarlarda yapılacağının kararlaştırıldığı, anlaşmaya uygun olarak ödemelerin zamanında ve belirlenen miktarlarda yapılıp yapılmadığı, davacı kefil açısından sözleşmenin şekil şartlarına uygun olup olmadığı, kefalet konusunda usuli ve yasal bir eksiklik bulunup bulunmadığı, kefilin hangi miktar borçtan sorumlu olduğu, davacı tarafından kat ihtarına itiraz edilip edilmediği, itiraz edilmişse itirazlarının haklı olup olmadığı, davacı tarafından ihtardan sonra takip tarihine kadar veya takip tarihinden dava tarihine kadar vaya dava tarihinden rapor için yapılan inceleme tarihine kadar davaya konu kredi borcu ile ilgili olarak ödemeler yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa hangi tarihlerde ne miktarlarda ödemeler yapıldığı, işlemiş ve işleyecek faizin ve borcun ferilerinin yasal normlara ve sözleşmeye uygun talep edilip edilmediği, sözleşme kapsamında nakdi ve gayri nakdi borçların nelerden ibaret olduğu ile sonuç olarak davalının icra takibinde haklı olup olmadığı, davaya konu icra takibinde davacının borçlu olup olmadığı yönünde menfi tespit koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen ve aşamalarda alınan bilirkişi raporlarında özetle; "Temlik veren ... A.Ş. tarafından dava dışı ...‘e tahsis edilerek 15.06.2016 tarihinde kullandırıldığı anlaşılan ... numaralı 30.000,00 TL taksitli ticari kredinin %17,88 faiz uygulanarak, 15.07.2016-14.06.2019 arasında 1.100,01 TL taksitlerle geriye ödenmesinin planlandığı, krediye son olarak 15.03.2019 tarihinde yapılan taksit ödemesinden sonra 3.197,91 TL anapara borcunun kaldığı, bakiye borcun tasfiye edilecek hesaba aktarıldığı, kredinin dayanağını oluşturan 15.06.2016 tarihli 36.000,00 TL tutarlı 44 sayfada 45 maddeden oluşan Genel Kredi Sözleşmesinin 1, 40 ve 41. Sayfaları sunulduğu, ... Genel Kredi Sözleşmesinin sunulan sayfalarından imza sayfasında ... adı ve imzası yanında, müteselsil kefil olarak davalı ... adı, adres ve imzası ile kefil olunacak miktarın 36.000,00 TL olarak yazılı olduğu, davalı ... için ... tarafından imzalı 36.000,00 TL tutarlı eş muvafakatnamesinin bulunduğu, sunulan sözleşme sayfalarında uygulanacak akdi ve temerrüt faiz oranlarının ne şekilde belirlenerek uygulanacağına yer verilen hükümler bulunmadığı, temlik veren ... A.Ş. tarafından dava dışı ...‘e tahsis edilerek kullandırılan 5.000,00 TL Limitli ... **** **** ... numaralı kredi kartının dayanağı olarak, Şirket Kredi Kartı Başvuru Formu ile 19.07.2016 tarihli ... Şirket Kredi Kartı Sözleşmesinin 14. Sayfasının sunulmuş olduğu, sunulan sözleşme sayfasında ... adı ve imzanın olduğu, davalı ... adı ve imzasının sunulan sözleşme sayfasında olmadığı, Kredi kartının Mayıs 2019 hesap kesim döneminden itibaren ödemelerinin yapılmadığı, Temlik veren ... A.Ş. tarafından .... Noterliğinden ... yevmiye numarasıyla 22.07.2019 tarihinde dava dışı ... ve davacı ...‘e hitaben düzenlenen hesabın katı konulu ihtarnamenin tebliğinin ve Tebligat Kanunu hükümlerinin uygulandığının kanıtlanmadığı, davalının temerrüdünün 26.08.2019 icra takip tarihinde gerçekleştiği, ... Genel Kredi Sözleşmesinin sunulan sayfalarında faiz/temerrüt faizi hükümleri görülmediğinden, ... numaralı krediye kat tarihinden itibaren hesap ekstresinde yazılı %17,88 oranından akdi faiz uygulanarak, 3.197,91 TL asıl alacak, 264,66 TL akdi faiz, 13,23 TL BSMV ve 595,66 TL ihtarname masrafı toplamı 4.071,46 TL, ... **** **** ... numaralı kredi kartına icra takip tarihine kadar TCMB tarafından açıklanan akdi faiz oranı uygulanarak, 4.980,00 TL asıl alacak, 635,82 TL akdi faiz, 31,79 TL BSMV toplamı 5.647,61 TL olmak üzere davalı ... Yönetim A.Ş. yönünden, 26.08.2019 icra takip tarihi itibariyle alacak olduğu, davacı ... yönünden, 26.08.2019 icra takip tarihi itibariyle, ...‘in kullandığı ... numaralı krediye müteselsil kefaleti nedeniyle, davalıya 3.197,91 TL asıl alacak, 264,66 TL akdi faiz, 13,23 TL BSMV ve 595,66 TL ihtarname masrafı toplamı 4.071,46 TL borcunun olduğu, ... **** **** ... numaralı kredi kartı dayanağı 19.07.2016 tarihli ... Şirket Kredi Kartı Sözleşmesinin, sunulan sözleşme sayfasında, davalı ... adı ve imzasının olmadığını" bildirmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ... Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası, aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, denetime açık ve hükme esas alınabilir nitelikteki bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddi ile .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında davacının asıl alacak 4.980,00-TL kredi kartı borcu ile 635,82-TL akdi faiz ve 31,79-TL BSMW bedeli olmak üzere toplam 5.647,61-TL'den borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile
.... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında davacının asıl alacak 4.980,00-TL kredi kartı borcu ile 635,82-TL akdi faiz ve 31,79-TL BSMW bedeli olmak üzere toplam 5.647,61-TL'den borçlu olmadığının tespitine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 427,60-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 179,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 247,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 5.647,61-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 4.287,77-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 179,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 650,00-TL Bilirkişi ücreti, 320,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 970,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 551,67-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücretinin 75,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.075,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 895,49-TL lik kısmanın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davalı üzerinde bırakılmasına,
8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 680,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kısmen kabul reddi oranında yapılan hesaplama sonucunda 386,53 TL'sinin davalıdan, 386,53-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
9-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/10/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim