Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/793
2024/808
20 Kasım 2024
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:... Esas
KARAR NO :2024/808
DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ:08/03/2019
KARAR TARİHİ:20/11/2024
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... ile akdettiği sigorta poliçesi uyarınca ...'nin ticari faaliyetleri ve operasyonları sırasında gerçekleşebilecek rizikoları sigorta koruması altına almış olup ... Sigorta aynı rizikoları aynı şartlara tabi olarak ilgili reasürans poliçeleri uyarınca davacı reasürans şirketlerine devrettiğini, bir diğer ifadeyle kendisini ...'ye karşı doğabilecek sorumluluğuna istinaden sigortaladığını, söz konusu reasürans ilişkisi çerçevesinde ... Sigortanın sigorta poliçesi kapsamında taşıdığı rizikonun tamamı belli limitler dahilinde davacı reasürans şirketlerine paylaştırıldığını, tüm bu reasürans poliçelerinin ... sigortanın ...'ye temin etitği sigorta poliçesiyle birebir aynı şartları ihtiva ettiğini, dolayısıyla ... sigortanın ...'ye karşı sigorta poliçesi tahtında sorumluluğunun doğduğu yer halde kural olarak reasürans şirketleri de ilgili reasürans poliçelerinde belirlenen limitler ve muafiyetlere tabi olarak ... Sigortaya karşı sorumlu olduğunu, ... Genel Müdürlüğünün ... şubesindeki bir kısım çalışanların ... ile sözleşmesel ilişki içinde bulunan ... ve ... ile ve ayrıca ... çalışanlarıyla bir takım usulsüz işlemler gerçekleştirdiğini 25/12/2014 tarihinde far ettiğini ve riziko teşkil eden bu durumu ... Sigortaya ve isme geçen reasürörlere bildirdiğini, ...'ın bizzat kendisinin de dahil olduğu işbu davadaki taleplerinin muhatabı şirketlerin çalışanlarının ve yöneticilerinin başlattığı ve ... tarafından fark edilinceye kadar devam ettirdiği tüm bu usulsuz işlemleri bahane ederek ...'ye borçlu olduğu 8.250,00 USD tutarındaki mevduatı ödemekten imtina ettiğini, ...'nin haksız şekilde el koyulan mevduatının geri ödenmesi yönündeki resmi taleplerini ise konunun yargıya intikal etmiş olması gibi tatmin edici olmaktan uzak gerekçeleriyle reddettiğini, bir diğer ifadeyle ...'ın bizzat kendisinin sebep olduğu ve yargıya intikal eden usulsüz işlemlerinden kendisine gercekte mevcut olmayan bir mağduriyet yarattığını, ...'nin mağduriyetini ise daha da katlanılamaz hale getirdiğini, ...'ın kendi bünyesinde korumak ve müşterisi ...'nin ilk talebiyle geri ödemek zorunda olduğu mevduatı haksız bir şekilde alıkoymak suretiyle borçlarının ifa etmekte 19/12/2014 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü, 15/03/2017 tarihli cevabi ihtarnamesiyle de ne kadar mehil verilirse verilsin borcuna riayet etmeyeceğini yinelediğini, "İbraname ve feragatname" başlıklı protokoller ilgili reasürans şirketleri ile onları ibra eden ... ve ... sigorta arasında imzalandığını ve belirtilen tutarlarda ödeme yapıldığını, 21/08/2014 tarihinden itibaren ... tarafından sunulan Nakit Operasyon Merkezi hizmetlerinden hukuka aykırı şekilde istifade erip ilgili bankalara ait paraları üçüncü kişilere aktardığını, bahsedilen ve zimmet suçunu teşkil eden hukuka aykırı eylemleri gerçekleştirdiğini, 17/10/2014 tarihinden itibaren ... çalışanlarının bu suç organizasyonlarından çıkmak istemesi üzerine ... nezdindeki ... nolu ...'e ait hesaptaki mutabakatsızlık ve yine ... nezdindeki ...'YE ait ... nolu hesaba kurmaca bir şekilde ve peyderbey kaydırıldığını, ... bu şekilde kendi çalışanlarının 17/10/2017 tarihinde başlayan basiretsiz hareketlerinin de katısıyla davalıların çalışanlarının ve yöneticilerinin neden olduğu zarara tek başına maruz bırakıldığını, ... teşkiltının sahibi ve ...'ye b çerçevede diğer sözleşmesel sorumluluklarının yanında azami özen borcu altında olan ... ise sebep olduğu zarardan dolayı herhangi bir sorumluluk üstlenmediğini, üstelik ...'nin hesaplarından kurmaca bir şekilde buharlaştırılan 8.250,00 USD tutarındaki mevduatı da geri ödemediğini, dava konusu uyuşmazlığın ...'ın ...'da gerçekleştirdiğini ve aslen ...'ın İstanbul'da bulunan genel merkezinden yönetilen ... hizmetlerini ilgilendirdiğini, ... ve ... gibi ... müşterilerinin gün içerisindeki nakit ihtiyaçlarının veya fazlalıklarının ... kasasına konulmasını ya da kasadan kenilerine getirilmesini ...'tan talep edebildiklerini, somut olayda dava konusu zimmet suçunu oluşturan fiillerin ilk önce ...'e ait ... nolu mevduat hesabında ve devamında ise ...'ye ait ... nolu mevduat hesabında gerçekleştirildiğini, bu usulsüz işlemlerin ... ... Şubesi yetkilileri tarafından tespit edildiğini, 16/12/2014 tarihinde şikayet konusu yapıldıktan sonra ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını, iddianamenin kabul edilmesiyle birlikte adı geçen sanıkların hakkındaki yargılamanın .... Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde ... esas sayısıyla devam ettiğini, ...'ın taraflar arsındaki sözleşmesel yükümlülüklerinin ihlali nedeniyle ..., Türk Medeni Kanunu'nun m. 50 hükmü doğrultusunda ortaklarının yaptığı eylemlerden dlayı hem sözleşmesel yükümlülüklerinin aykırılık dolayısıyla hem de haksız fiil hükümleri uyarınca ...'ün ise haksız fiil hükümleri uyarınca ...'ye karşı zararın tamamından müteselsilen sorumlu olduğunu,...'ın ... Ticari Şubesi nezdinde ona tahsis edildiğini, ... nolu vadesiz mevduat hesabında işlem gördüğünü, ... çalışanlarının hukuka aykırı eylemlerine ek olarak kendi kurumsal yapısından kaynaklanan kusurlar dolayısıyla dahi ...'ye karşı sorumlu olduğunu, müşterisine mevduat hesabı açmış olan bir bankanın müşterisine karşı hafif kurusundan dahi sorumlu olduğunun çok açık bir şekilde ifade edildiğini, sigortalı ... de yerleşik içtihatlar, doktrin ve mevzuat uyarınca aslen ...'ın mülkiyetinde bulunan mevduata ilişkin aynen devam etmekte olan alacak hakkında istinaden ...'a gönderdiği 10/03/2017 tarihli ... numaralı ihtarnamesi ile son kez mevduatın geri ödenmesi talebinde bulunmuş ve ancak bu haklı talebin yüzeysel bir gerekçeyle reddedildiğini, ...'in 11/01/2007 tarihinden itibaren ...'nin müştesiri olup ticari faaliyetleri kapsamında piyasadan topladığı dövizi ...'deki banka hesabına yatırdığını, ... de artık kendi mülkiyetine geçen bu dövizi ...'ın ... hizmetini kullanarak nedi mevduat hesabına yatırmakta ve bu sayede kendi malvarlığını en iyi şekilde korumayı amaçladığını, zincirleme ve yasal işlemlerin 11/01/2007 tarihinden beri sorunsuz olarak devam ettirilmekteyken ...'in 21/08/2014 tarihinde ... ve ... çalışanlarını iştiraki ile dava konusu zimmet sucuna başlandığını, aynı zamanda ...'in ortakları olan ..., ... ile ...'in söz konusu nitelikli zimmet suçunun azmettiricileri olduğunu, ...'in diğer ismi geçenler gibi ...'in ortaığı ve Yönetim Kurulu üyesi olamkal beraber şirketin yönetimini üstlenmiş ve şirketi münferit imzasıyla temsil ve ilzama yetikli Yönetim Kurulu başkanı olduğunu, fiil ve işlemleriyle ...'i sorumluluk altına sokacakları ş üphe götürmeyen ve savcılık tarafından zimmet suçunun azmettiricisi olarak nitelenen bu kişilerin ... çalışanlarının bu suç döngüsünden çıkmak istemiş üzerine suçun ortaya çıkmasını engellemek için aynı ... gibi ... ... hizmetinin müşterisi olduğunu bildikleri ...'nin çalışanlarını da döngüye dahil etmiş ve böylelikle söz konusu zararı tamamen ...'ye kaydırdıklarını, ... çalışanlarının dava konusu zimmet suçuna 21/08/2014 tarihinde yani henüz ... çalışanları dahil değilken başladığını, bu kapsamda ...'e ... ve ... kasasından kayıt dışı nakit para verildiğini ve bu kayıt dışı işlemlerin ... hesaplarında ...'nın usulsüz işlemleriyle saklandığını sabit olduğunu, ...'ün maalesef söz konusu uyuşmazlığın aydınlatılması için dahi kendisinden beklenen özeni göstermediğini, savcılık tarafından atanan bilirkişi heyetinin talebine rağmen gerekli bilgi ve belgeleri soruşturma dosyasına sunmadığını, ...'ünde diğer davalılarla birlikte talep konusu zarardan müteselsilen sorumlu olduğunun aşikar olduğunu, ... çalışanları ...'nun dava konusu zimmet suçunun meydana gelmesinde ve ...'nin zarara uğramasında ihmallerinin olduğunun sabit olmakla birlikte iddianamede bu kişilerin söz konusu nitelikli zimmet suçuna diğer sanıklarla birlikte iştirak ettiklerinin ifade edildiğini, her ne kadar davalılar ...'ye 8.250.000 USD tutarında zarar vermişlerse de yerleşik içtihatlar ve TBK m.52 hükmü uyarınca mevduat sahibinin söz konusu usulsüz işlemin gerçekleşmesinde müterafik kusurunun varlığı halinde bu nispette tazminattan indirime gidilmesi gerektiğini, ...'nin muhtemel bir müterafik kusuruyla 17/10/2014 tarihinden önce gerçekleşen 4.000,00 USD tutarındaki zarar arasında herhangi bir illiyet bağının olmadığının son derece açık olduğunu, ...'nin halefi olan davacıların davalılara karşı ileri sürebileceği taleplerinin normal şartlar altında ...'nin davalılara karşı yöneltebileceği haklarla sınırlı olduğunun bilinciyle işbu davada d avcıların ödediği sigorta tutarı olan 5.000.000 USD'den ...'nin %12,9 oranındaki müterafik kusuruna isabet eden 645.000 USD'nin indirilmesiyle ulaşılan 4.355.000 USD'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle beraber davalılardan tahsilini talep ettiklerini, davalıların davacılara güvence sağlamak adına kendi sigortacılarını taraflarına ve Mahkemeye sunmasını ve işbu davanın söz konusu sigortacılara ihbar edilmesi gerektiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı tutularak ileri sürülen taleplerinin davalarca bildirilmiş olduğunu bekledikleri sigorta şirketlerine ihbarına, davacı ...'ın ilgili reasürans poliçesi kapsamında ödemiş olduğu 2.500.000 USD tutarındaki tazminatın - sigortalı ...'nin muhtemel müterafik kusuru nispetinde indirime tabi tutulmasıyla ulaşılan 2.177.500 USD tutarının 08/08/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun m.4/a hükmü uyarınca hesaplanacak faiz oranı ile birlikte, davacı IGI'nin ilgili reasürans poliçesi kapsamında ödemiş olduğu 2.500.000 USD tutarındaki tazminatın - sigortalı ...'nin muhtemel meterafik kusuru nispetinde indirime tabi tutulmasıyla ulaşılan 2.177.500 USD tutarının 28/06/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun m.4/a hükmü uyarınca hesaplanacak faiz oranı ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline ve tüm yargılama masraflarının davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında 13/10/2021 tarihli celse ara kararı ile davalılardan ölen ... mirasçıları dahili davalılar ... yönünden açılan davanın tefrikine karar verilmiş olup, mahkememizce tefrik işlemleri yapılarak dahili davalılar yönünden yeni davanın esas sırasına kaydı yapılmıştır.
İstanbul ... 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Tereke sayılı dosya UYAP sureti, İstanbul ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Tereke sayılı dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır.
Bu mirasçıların da mirası reddettikleri anlaşıldığından, ... terekesinin iflas hükümlerine göre tasfiyesi için davacıya süre verilmiş, bu minvalde İstanbul ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Tereke sayılı dosyasından Av. ... tereke temsilcisi olarak tayin edilmiş, eldeki davaya bu surette devam olunmuştur.
Tefrik olunan dosya üzerinden ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak bankacı, bir sigorta uzmanı, bir mali müşavir ve bir nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden kök ve ek rapor aldırılmıştır.
Davacı vekili tarafından 22/01/2024 tarihli dilekçesi ile taraf teşkilinin sağlanması için Tasfiye Memuru Av. ...'e tebliğ edilmesi talep edilmiş, dava dilekçesi tasfiye memuruna tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili 09/09/2024 tarihli dilekçesi ile; müteveffa ...'in terekesinin tasfiyesi halen İstanbul ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Tereke sayılı dosyası tahtında gerçekleştirilmektedir. Tasfiye işlemlerini gerçekleştirmek üzere atanan tasfiye memuru Sayın ...'ün tereke dosyasına sunmuş olduğu ön raporla da ortaya konduğu üzere terekenin borca batık olduğunu, bu gelişme üzerine davacı şirketlerin Mahkememiz nezdinde derdest işbu davayı HMK m.123 uyarınca geri çekme kararı aldığını, bu işlemin söz konusu alacaktan feragat edildiği anlamına gelmediğinden davalının (terekenin) rızası alınması gerektiğini, bu kapsamda davacı şirketlerin 24.05.2024 tarihinde İstanbul ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne işbu davanın geri çekilmesi taleplerinin kabulü için dilekçe sunduğunu, bunun üzerine tasfiye memuru ...'ün 25.06.2024 tarihli dilekçesiyle davanın geri çekilmesinde bir engel görmediğine ilişkin görüşünü; "Müdahiller ... ... (...) Limited 'in İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı davadan muris ... terekesi lehine HMK m.123 hükmü uyarınca davayı geri çekme kararının tarafımca kabul edilmesinde bir sakınca olmadığı kanaati hukuki ve nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere hasıl olmuştur." şeklinde ifade ettiğini, İstanbul ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi, bu gelişmeler üzerine, onay vermesine gerek olmaksızın davayı geri çekebileceğimiz yönünde karar verdiğini, bu doğrultuda yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin hangi taraf üzerinde kalacağı Mahkememiz yargılama süresince edindiği kanaate göre belirlenecekse de; davacı şirketlerin davayı geri alan taraf olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini belirterek davalı tarafın muvafakat vermesi durumunda işbu davda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
Tereke tasfiye memuru 08/11/2024 tarihli dilekçesi ile; işbu davada muris ... davalı konumunda olduğundan, murisin tasfiye halindeki terekesine gelmesi muhtemel herhangi bir mal ya da para söz konusu olmadığından, aksine davanın kabulü halinde terekenin büyük meblağlı bir borçtan müşterek ve müteselsilen sorumlu olması muhtemel olduğundan, İstanbul ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi ... Tereke sayılı dava dosyasından verilen bu gibi iş ve işlemlerde Tereke Tasfiye Memurunun sorumluluğu bulunduğu, mahkemenin sadece denetim yaptığı hususu da göz önünde bulundurularak, davacılar ... ... (...) Limited 'in işbu davadan muris ... terekesi lehine HMK m.123 hükmü uyarınca davayı geri çekme talebine, muris ... terekesinden herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmemesi kaydıyla tarafınca muvafakat edildiği belirtilmiştir.
Dava 6100 sayılı HMK'nın 123. maddesine göre geri alındığından, davalı taraf da muvafakat ettiğinden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı taraflar kendisini vekil olarak temsil ettirmediğinden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk ücretinin tefrik olunan dosyada nazara alınmasına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/11/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.