Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/702

Karar No

2025/154

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/702 Esas
KARAR NO:2025/154

DAVA:Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ :04/11/2021
KARAR TARİHİ:13/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA:
Davacı/karşı davalı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 25.01.2018 tarihli montaj sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusunun, davalının KATAR ülkesine sevk edilen monte/demonte vaziyette bulunan mobilyalarının montaj ve ayarlarının yapılmasına ilişkin olduğunu, davacının sözleşme süresi boyunca yeterli kişi ve ekipman ile KATAR ülkesinde bulunduğunu, sözleşmede tanımlandığı üzere yatay ve düşey taşınabilecek şekilde paketlendiğini ve koruma ambalajlı olarak montaj yerine getirilmiş olan ürünlerin ambalajları hasarsız biçimde yapılan montaj/ayarlama sonrasında kullanıma hazır biçimde teslim edildiğini, davacının yaptığı iş süresi boyunca gerekli özeni gösterdiğini tüm emniyet tertibatını aldığını, yeterli sayıda personel ile işi zamanında bitirdiğini, davalının sözleşmeye konu iş ve işlemler devam ettiği sırada davalının her hangi bir itirazda bulunmadığını, davacının ikmal işleri konusunda her hangi bir ihtilaf meydana gelmediğini, davacının yaptığı işler karşılığı olarak tanzim edip davalıya gönderdiği 73.160.00 TL bedelli faturasını haksız ve hukuka aykırı biçimde iade edildiğini, söz konusu fatura davacının davalıya KATAR ülkesinde yapmış olduğu işten kalan bakiye alacağı olduğunu, davacının sözleşme kapsamında yapmış olduğu iş ve işlemler tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, iş süresince ve işlerin tamamlanması ve teslimi yapılmış bu süreçte davalının her hangi bir itiraz ve şikayetinin olmadığını, davacının kendisinden olan alacağını tahsil etmesini zorlaştırdığı haksız ve kötü niyetli bir tutum sergilediğini, İstanbul Arabuluculuk Bürosuna ...büro dosyası 2021/... arabuluculuk No'su ile düzenlenen 12.07.2021 tarihli son tutanakla anlaşma sağlanamdığından işbu dava ikame edildiğini, davanın kabulüne 25.01.2018 tarihli sözleşme kapsamında 50.400.00 TL'lık bakiye alacağın davalıdan işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı/karşı davacı vekilinin cevap dilekçesinde özetle ; Davacı/karşı davalı tarafından açılan işbu dava ile 25.01.2018 tarihli sözleşme nedeniyle 50.400 TL alacaklı olunduğundan bahisle alacak talebinde bulunulduğunu, sözleşme tarihinin 25.01.2019 tarihi olduğunu, iddia edilen alacak sözleşme hükümlerine aykırı olarak düzenlendiğini ve davalı tarafından kabul edilmeyen 73.160 TL “lık bir fatura alacağı için ... İcra Md. ... E Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, Takibe itiraz edildiği, İtirza üzerine ... ATM ... E Sayılı dosyasından itirazın iptali davası açıldığını, dava usulden reddedildiğini, davacı/karşı davalı bu kez 50.400 TL olarak nereden kaynaklandığı belli olmayan alacak talebi ile icra takibinden 2 yıl sonra kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açtığını, davacı, sözleşmeye dayanarak yeterli kişi ve ekişpman ile KATAR ülkesinde yatay ve düşey taşınabilir şekilde paketlenmiş ve koruma ambalajlı olark nontaj yerine nakledilmiş sağlam, eksiz biçimde montaj ayarlama sonrasında kullanıma hazır biçimde teslim edildiği iddia edildiğini, davacı/karşı davalının bu iddiasının ile alacak talebi haksız olduğunu, davacı/karşı davalı 25.01.2019 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacağı bulunmadığını, sözleşmeye göre montaj ve ayarlama 32.000 TL * KDV dahil ücret karşılığı 60 günlük sürede ve 2 montör ile yapılması, Kullanım hataları hariç | yıl boyunca montaj ve ayar hatalarını gidermek için DOHA'da bir montör ile anlaşarak ve/veya tüm masrafları kendisine ait olmak üzere bir montör göndermekle yani | yıl daha ücretsiz edimini yerine getirmek üzere anlaşma yapıldığını, sözleşmenin davalının yüklediği edimler ise iş karşılığında 32.000 TL * KDV fatura karşılığı bedelin ödenmesi olduğunu, davalı tarafından ...'un ... Bankası/Kavacık Şubesi nezdindeki hesabına 25.01.2019 tarihinde 8.000 TL, 31.01.2019 tarihinde 8.000 TL, 25.02.2019 tarihinde 2.000 TL, 19.03.2019 tarihinde 5.000 TL, 20.03.2019 tarihinde 5.000 TL ve 08.04.2019 tarihinde de 16.000 TL olmak üzere toplamda 44.000 TL ödeme yapıldığını, davalının Davacı/karşı davalıya her hangi bir borcu olmadığını, aksine davacı/karşı davalıdan alacağı bulunduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi ve davalıyı zarara uğratan davacı/karşı davalının da zararlarını gidermesin karar verilmesini talep etmiştir.
KARŞI DAVA:
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2020 Tarih ... Esas ... Esas sayılı dosyasında : "7155 Sayılı Kanunun 20'nci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23'üncü maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması karşısında, davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine," kararı verilmiştir.
Davalı/karşı davacı vekilinin Karşı Dava dilekçesinde özetle ; Davaya karşı yapılan beyanların tekrar edildiğini, taraflar arasında imzalanan 25.01.2019 tarihli sözleşme ile 2 montör tutar üzerinden anlaşma yapıldığını, davacı/karşı davalıya 44.000 TL ödeme yapıldığını, işin süresinde bitirlmediği, eksik, hatalı, ayıplı montaj yapıldığını, eskik ve hatalı işlerin 3.kişiler yaptırılarak zarara uğradını, davacı/karşı davalının ifa yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve mağdur edildiğini, asıl dava açılmadan öncedavacı/karşı davalı sözleşmeden kaynaklandığı iddia edilen 73.160 TL'lık fatura alacağı için ... İcra Md ... E Sayılı takip başlattığını, takibe itiraz ile ... ATM ... E Sayılı İtirazın iptali davası açtığını, dava şartı yokluğu nedeniyel davanın usul yönünden reddedildiğini, bu süreçte karşı alacak için arabulucuya gidildiğini, evrak aslı ekte sunulduğunu, davacı/karşı davalının davalıya verdiği zarara rağmen davalının uzlaşma yolunu denediğini ancak davacı/karşı davalı kötü niyetle haksız kazanç elde etme yollarını denediğini, karşı davalıdan alacağın tahsili için Karşı davanın açılması zorunlu hale geldiğini, 25.01.2019 tarihli sözleşmeden kalan bakiye alacak olarak nitelendirilip sözleşme hükümlerine ve yasaya aykırı olarak açılan davanın, davalının sözleşme bedelini ödemiş olması nedeniyle ve sözleşmenin kendisine yüklediği ifa yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşmeden kaynaklanan her hangi bir alacak talep etme hakkının ve alacağının olmaması nedenleriyle ve davalının zarara uğratmış olması, davalının davacı/karşı davalıdan alacaklı olması nedenlerliyle asıl davanın reddine, faiz talebinin reddine, karşı davanın kabulü ile uğranılan zararlar nedeniyle 36.961.67 TL alacağın ve karşı davanın kabulüne faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline, davalının uğradığı maddi ve manevi zararlar yönünden talep hakkı saklı kalmak üzere, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı/karşı davalıya yüklenmesine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Asıl davanın alacak, karşı davanın sözleşmeden kaynaklı uğranılan zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Tebligatlar usulüne uygun yapılmış olup, sözleşme, ticari defterler, mail vb. yazışmalar, ulaşım ve konaklama kayıtları, pasaport, vize ve havalimanı giriş çıkış kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ve davalının sunduğu delillere karşı delil sunma hakkı saklı kalmak kaydıyla her türlü yasal delil dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi ... tarafından sunulan 28/03/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle ; Asıl Davada; dava tarihi itibariyle davacı kayıtlarına göre, davalı/karşı davacıdan 50.400 TL alacaklı olduğunu,
Karşı Dava yönünden; Her iki taraf kayıtlarına göre ve tarafların kabulünde olduğu üzere; Davalı/karşı davacı tarafından davacı/karşı davalıya Banka havalesi ile her hangi bir ihtirazı kayıt düşülmeden toplamda 44.000 TL ödeme yapıldığını, tarafların itiraz edilmeyen 21.240 TL bedelli faturanın davalı/karşı davacı adına düzenlendiğini, davalı/karşı davacının, davacı /karşı davalı tarafından yapılan 44.000 TL'lık ödemeye karşılık 22.160 TL eksik faturanın düzenlenmesi istendiğini ancak, Davacı/karşı davalı tarafından düzenlenen ikinci faturanın 73.160 TL olduğunu ve işbu faturaya tiraz edildiği ve davalı kayıtlarında yer almadığını, davalı/karşı davacı tarafından düzenlenemesi istenilen 22.760.00 TL'lık fatura bedeli tutarının verilen avanslar hesabı üzerinden kayıt ve izlendiğini, davalı/karşı davacı tarafından yapılan 44.000 TL'lık ödemelere ilişkin her hangi bir ihtirazı kayıt düşülmeden ödeme yapıldığı taraf beyanlarından ve dosya kapsamı delillerden anlaşıldığını,
Karşı davada Davacı; Davacı/karşı davalının Doha/Katardaki Montaş ve ayarlama işinin eksik ve ayıplı olarak 27.05.2019 tarihinde teslim edildiği, Üst İşveren tarafından yapılan işe ilişkin fotoğraflarla tespit edilen eksik ve ayıplı işlere ilişkin görsellerden işin montajdan kaynaklanan ayıplı imalatların yapıldığı tespiti ile işbu eksik ve ayıplı işlerin davalı/karşı davacı tarafından 3.kişi vasıtasıyla giderilmek zorunda kalındığını ve işin üst işverene 27/07/2019 tarihinde teslimi yapıldığını, işbu montajdan kaynaklı eksik ve ayıplı işler için ödenmek zorunda kalınan toplamda 36.961,67 TL'lık zararın talebinin yerinde olduğunu, tarafların karşılıklı davalarında birbirlerinden talep edebileceği alacaklar yönünden takas/mahsup yapılıp yapılmaması hususunun mahkeme takdirinde olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Mahkememizin 13/02/2025 tarihli duruşma tutanağında ; "Asıl davanın davacısının dosyayı takip etmediği, usüle uygun tebligata rağmen duruşmaya katılmadığı anlaşılmakla duruşma gününden haberdar olduğu, duruşma saatinin geçtiği, saatin 10:41 olduğu halde yapılan yoklamada davacı tarafın duruşma salonu ile dışında hazır bulunmadığı ve mazeret de bildirmediği anlaşılmakla, dosyanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine, HMK'nun 150/1 Maddesi uyarınca dosyanın İŞLEMDEN KALDIRILMASINA," kararı verilmiş olmakla dosya yeni esası olan ... Esas sırasına kaydı yapılarak dosya işlemden kaldırılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, aşamalarda aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile yapılan değerlendirmede; Taraflar arasında 25/01/2018 tarihli sözleşme bulunduğu, sözleşmeye istinaden davacının dava konusu mobilyaları davalının Katar ülkesinde bulunan şantiyesinde montaj ve ayarlamasını yaptığı buna karşın davacının yapmış olduğu işlerin karşılığı olarak tanzim ettiği faturayı iade ettiği, bunun üzerine davacının sözleşmeye istinaden hak kazandığını belirttiği 50.400-TL'lik faturaya ilişkin iş bu alacak davasını açtığı anlaşılmaktadır. Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklı ödenmediği iddia olunun 50.400-TL'lik bedelin tahsili, karşı dava ise işin gecikmesinde karşı davalının kusurunun bulunması, işin ayıplı şekilde yapıldığı, yine ayıplı işin 3.kişiye yaptırıldığından bahisle 39.961,67-TL'lik bedelin tahsili istemine ilişkin olup, asıl davacı yüklenici, karşı davacı iş sahibidir.
Akdî ilişkinin kurulduğu tarih ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474. maddesi hükmünce açık ayıplarda iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, 477/son maddesi hükmüne göre de gizli ayıplarda iş sahibi gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, ihbarda ve bildirimde bulunmazsa eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacaktır. Ayıpların varlığı ve süresinde ayıp ihbar ve bildiriminde bulunulması halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılmıştır.
TBK'nın 474. Maddesinde göre; gerek açık ayıp ve gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu ... ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve ... süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın ... süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 tarih, 2013/4976 E. 2014/4282 K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nun 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.
Eser sözleşmesi ilişkilerinde 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu ... ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve ... süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın ... süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün, 2013/4976 E. 2014/4282 K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Eserde ortaya çıkan ayıp, iş sahibinin eseri kullanamayacağı ve hakkaniyet kurallarına göre kabule zorlanamayacağı derecede ağır bir ayıp ise, iş sahibi eseri kabulden kaçınma hakkına sahip olup, sözleşmeden dönebileceği gibi, ayıbın ağırlığının bu derecede önemli olmadığı durumlarda iş sahibi, bu tür ayıplardan dolayı, eserdeki ayıbın büyüklüğüne göre, ücretten indirim veya büyük masrafı gerektirmemek kaydıyla eserin onarımını talep edebilecektir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince, davalı/karşı davacı tarafından Katar’da şantiyesine sevk edilen demonte mobilyaların Montaj ve ayarlarının yapılması işi için 60 günlük montaj ve ayarlama işi karşılığı KDV dahil 32.000 TL bedelle yapılması işinin davacı/karşı davalı tarafından taahhüt edildiği, söz konusu şantiyede 28.01.2019/12.05.2019 tarihleri arasında çalışma yapıldığı, davalı/karşı davacının montaj işlemlerine konu demonte halindeki mobilyaların şantiyeye sevkinin geciktiğinden montaj süresinin uzadığı söz konusu gecikmelerin meydana gelmesinde Davacı/karşı davalının sorumluluğu bulunmadığından sürenin uzamasına neden olunduğu, 28.01.2019/15.02.2019 tarihleri arasında şantiye alanında yeterli personel bulundurulması nedeniyle de personel ödemelerinin artış gösterdiği beyan edilerek, Sözleşme ile kararlaştırılan iş bedel aşılarak 94.400 TL’sı olarak gerçekleştiği, Mobilya montajı ve ayarlama işlerinden dolayı davalı/karşı davacıdan alacak tutarı için fatura edilmeyen 73.160.00 TL bedelli faturanın düzenlendiği, davacı/karşı davalının işbu beyanları karşısında, Davalı/karşı davacının Katar’daki şantiyesinde demonte halindeki Mobilyaların Montaj ve ayarlama işlerinden dolayı toplam iş bedelinin 94.400 TL olduğu, İşbu bedelin 44.000 TL’lık kısmının tahsil edildiği, kalan bakiye 50.400 TL’lık kısmın tahsili için iş bu davayı açtığı, davalı-karşı davacı ise yapılan ödemelere karşılık 22.760 TL fatura düzenleme yükümlülüğü bulunduğu, Sözleşme ile belirlenen süre içinde işin bitirilmemesinde kendisinin sorumlu olmadığı, 73.160 TL’lık faturanın Kabul edilmediği ve iade edildiği, sözleşme ile belirlenen bedelden 12.000 TL fazla ödeme yapıldığını iddia etmişlerdir.
Somut olayda, taraflar arasında Mobilya Montaj ve ayarlarının yapılması hususunda imzalanan sözleşmeye göre;
¸ Tüm dosya kapsamı uyarınca bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmış, yapılan inceleme neticesinde ve Davalı/karşı davacının beyanları ve ticari defter kayıtlarına göre; davalı/karşı davacının 73.160 TL bedelli faturanın kayıtlarında yer almadığı, Yapılan 44.000 TL’lık ödemeye karşılık 21.240 TL’lık fatura dışında, fatura edilmeyen 22.760 TL’lık tutarın verilen avanslar hesabında kayıt ve izlendiği ve işbu tutarın davacı/davalı tarafından fatura edilmesi beyan edildiği, davacı/karşı davalıya 50.400 TL borcunun bulunmadığını, aksine sözleşme bedelinden fazla yapılan 12.000 TL’nın iadesini talep ve dava ettiği, Davalı/ karşı davacı işbu talebi ile ilgili olarak ilk önce karşı tarafın fatura edilmeyen 22.760 TL’nın fatura edilmesi yönünde beyanda bulunduğu nazara alındığında, Davacı/ karşı davalıya Banka havalesi ile yapılan toplamda 44.000 TL’lık ödemelere ilişkin her hangi ihtirazi kayıt düşülmeden yapılmış olması (En son ödemenin de 08.04.2019 tarihinde 16.000 TL olarak yapıldığı) işbu fazla ödemenin, davacı/karşı davalının sözleşme ile belirlenen bedelden daha fazla iş yapıldığının davalı/karşı davacı tarafından kabul edilmiş anlamına geldiği, bu anlaamda fazla ödendiği iddia edilen 12.000-TL'nin fazla yapılan işlere karşılık ödendiği hususunda mahkememizde kanaat oluştuğu, karşı dava davacısı yapılan işlerin geç, eksik, hatalı, ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de bu yöndeki iddiasını kanıtlar nitelikte dosya kapsamında herhangi bir somut delil sunmamıştır. Dosya içerisinde Gümrük Beyannameleri incelendiğinde en son gemiye yüklemenin 10.04.2019 tarihli olduğu nazara alındığında, Geminin Katar’a varışı ve şantiye alanına teslimi için geçen süre de dikkate alındığında işin gecikmesinde Montajı yapılacak mobilyaların gecikmesinde davacı/karşı davalının dahili olmadığı, davaya konu işin devamı ve teslimi sonrasında ayıp ihbarının yapıldığına dair veya eserin ayıplı olduğu ve düzeltilmesi gerektiği hususunda davacı-karşı davalıya süresinde veya süresinden sonra herhangi bir bildirimde bulunduğuna dair dosya kapsamında somut bir delile rastlanmadığı, ayıplı olduğu iddia edilen işlerin 3.kişiye yaptırılacağı yönünde de davacı-karşı davalıya bir bildirimde bulunmadığı göz önüne alınarak karşı davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Karşı davada davacının davasının reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 13,52-TL eksik harcın karşı davada davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Karşı davada davalı vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin karşı dava davacısından alınarak davalıya verilmesine,
4-Karşı davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davalı/karşı davacı vekilinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/02/2025

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim