Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/364
2024/679
1 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/364 Esas
KARAR NO:2024/679
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:03/04/2015
KARAR TARİHİ:01/10/2024
Mahkememizin 13/12/2018 tarih ve ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 28/04/2021 tarih 2019/1135 Esas ve 2021/781 karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA dava Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/09/2010 tarihinde davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkili ...'a çarparak müvekkilinin ağır yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kazayla ilgili .... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasıyla yargılama başlatıldığını ve sanığın ceza aldığını, ... plakalı aracın mali mesuliyet sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'nin de gerçekleşen zarardan sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkilinin hastaneye gidiş geliş için birçok masraf yaptığı ve tedavisi nedeniyle yapılan yol masrafı bakıcı giderleri geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararını da talep ettiklerini beyanla kazaya neden olan ... plakalı araç üzerine teminatsız olarak tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla geçici iş göremezlik nedeniyle 700,00-TL kalıcı hasar sürekli iş göremezlik nedeniyle ise 1.000,00-TL muayene tedavi yerlerine gidiş masrafı için 100,00-TL müvekkilinin bakıcı giderleri için 200,00-TL olmak üzere toplamda şimdilik 2.000,00-TL, manevi tazminat olarak ise 25.000,00-TL'nin ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tüm davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin KTK. 109. Maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, müvekkili sigorta şirketinin davaya konu kaza nedeniyle toplam 1.431,13-TL tutarında ödeme yaptığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, müterafik kusur için kazada kusurlu olmanın değil kaza sonucu oluşan zararın vukusunda kusur sahibi olunması gerektiğini, kazadaki kusur oranının tam olarak belirlenebilmesi için dosyanın ATK'na gönderilmesini, davayı kabul anlamına gelmemekle geçici ve sürekli iş göremezlik hesabının aktüer bilirkişi marifetiyle yaptırılmasını, ulaşım ve bakıcı giderlerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerine faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep etmiştir.
Davacı vekili 10/02/2018 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile 2.000,00 TL talep ettiği maddi tazminat talebini 21.718,44 TL artırarak 23.718,44 TL' ye yükseltmiş, ayrıca manevi tazminat talebinin de kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizin 13/12/2018 tarih ve ... karar sayılı ilamı ile özetle: ''...Dava; trafik kazası nedeniyle uğranılan cismani zarar nedeniyle açılan maddi manevi tazminat davasıdır. ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin dosya içeriğiyle uyumlu ve hükme esas alınabilir raporu dahilinde oransal şekilde yapılan kusur ayrımının dosya içeriğiyle de uyumlu olduğu değerlendirilmiştir. ... plaka sayılı araç davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini de kapsayacak şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olup her iki davalının meydana gelen zarardan kusur nispetinde 6098 Sayılı TBK 49, 54, 6102 Sayılı TTK 1401 ve 1409. 2918 Sayılı KTK 91., ve devamı maddeleri uyarınca sorumlulukları esastır. Yargıtay 17. H.D. 2015/15598 E. 2018/7298 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere sigorta şirketinin tazmin sorumluluğu geçici dönem iş göremezlik zararını da kapsamaktadır. Bununla birlikte davacı vekilinin beyanına istinaden yol ve bakıcı giderlerine dair talepte bulunulmakta ise de ayrıca rapor tanzimi isteminde bulunulmadığından ve bu kısma yönelik olarak inceleme yapılamadığından değerlendirmeye alınmamıştır. Dosyada mübrez maluliyet ve kusur raporları dahilinde aktüer bilirkişi tarafından hazırlanan rapor hükme esas alınabilir nitelikte görülerek davacının geçici ve sürekli iş göremezlik dönemi toplam zararının 23.418,44 TL olduğu anlaşılmakla iş bu bedelin ıslah dilekçesindeki talep dikkate alınarak dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline hükmedilmiştir. 6098 Sayılı TBK 56-(1) maddesi uyarınca; davacının manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirme kapsamında ise haksız fiile konu eylemin ağırlığı kusur durumu, celbolunan sosyal ve mali durum araştırma raporları, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaması ilkesi yanında manevi olarak zarar görenin zararınında dindirme niteliğindeki özelliği de dikkate alınmak suretiyle 1.000 TL manevi tazminatın davalı asilden tahsiliyle davacıya verilmesi gerektiği...'' şeklindeki gerekçe ile kabulüne karar verildiği ve mahkememiz kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 28/04/2021 tarih 2019/1135 Esas ve 2021/781 karar sayılı ilamıyla; ''...Davaya konu kazanın, davalı ... sevk ve idaresindeki ve diğer davalı sigorta şirketine ZMM sigortalı ... plakalı aracın 25/09/2010 tarihinde davacı yaya ...'a çarpması ile oluştuğu; kaza sonucunda davacının yaralandığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili, davacının yaralanması nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere muayene tedavi yerlerine gidiş masrafı için 100,00TL müvekkilinin bakıcı giderleri için 200,00TL tazminat tabilinde bulunmuştur. Hükme esas alınan 12/12/2017 tarihli aktüer raporda; tedavi yol gideri ve bakıcı giderine ilişkin evrak sunulmadığı gerekçesiyle hesaplama yapılmamış ve uzman doktor bilirkişinin dosya kapsamında görüş bildirmesinin daha hakkaniyetli olacağına yer verilmiştir. Davacı vekili ise 10/02/2018 tarihli dilekçesinde bu taleplerini tekrarladığını bildirmiştir. Mahkemece davacının bu talepleri yönünden "ayrıca rapor tanzimi isteminde bulunulmadığından ve bu kısma yönelik olarak inceleme yapılamadığından değerlendirmeye alınmamıştır." gerekçesiyle bu taleplerin reddine karar verilmiştir. Gerçekten de davacı vekilince dosyaya bu giderlere ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmuş değildir. Diğer yandan davacının yaralanmasına ilişkin ATK raporunda "Davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle " %10 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı ve iyileşme (isgöremezlik) süresinin 25/09/2010 tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği" bildirilmiştir. Davacının bu süre içinde bakıcı ihtiyacı içinde olup olmadığı raporda açıklanmış değildir. Ancak davacının bu süre için bakıcı gideri tazminatı talebi bulunmaktadır. Davacı kural olarak dava konusu kazadaki yaralanması sonucu tedavi sürecinde yapılması muhtemel ve fatura edilemeyen (kaçınılmaz) tedavi giderlerini (iyileşme sürecinde ve hastane dışındaki bakım-bakıcı, ulaşım, ilaç, pansuman, refakatçi vs. gibi zorunlu giderler) isteyebilir. Kaza tarihi itibariyle tedavi sürecindeki bu giderler 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamı dışında kaldığından bu giderlerden diğer davalıyla birlikte davalı sigorta şirketinin de sorumlu olacağı açıktır. Zarara uğrayanın işlerini görememesi nedeniyle tutmak zorunda kaldığı yardımcı veya hasta bakıcı için ödemek zorunda kaldığı giderleri de kaza tarihi itibariyle ayrıca zarardan sorumlu kişilerden isteyebileceği açıktır. Davacının iyileşme süresi içinde bakıcı giderine ihtiyaç duyup duymadığı ve eğer duyuyor ise bunun süresinin ne olacağı alınan maluliyet raporunda belirtilmediğinden, Mahkemece Adli Tıp Kurumu 3 İhtisas Dairesinden rapor aldırılarak davacının zararlandırıcı eylem sonunda yaralanmasının niteliği itibariyle geçici iş göremezlik süresi içinde bakıcı hizmetine ihtiyaç duyup duymayacağı, duyacak ise süresinin ne olacağı net olarak belirlenmeli ve ondan sonra belirlenen duruma göre bu talep hakkında bir karar verilmelidir. Diğer yandan her ne kadar davalı sigorta şirketi yol giderlerinden sorumlu değilse de diğer davalı davacının tedavi süresinde ve tedavi amacıyla yaptığı yol giderlerinden sorumludur. Davacı bu hususta belge ve bilgi sunmamış ise de yaralanmasının niteliği ve tedavi süreci de gözetilerek bu hususta uzman bilirkişiden alınacak rapor ile bu giderlerin tespiti mümkündür. Bu nedenle mahkeme kararı hatalı bulunduğundan, davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazları yerinde görülmüştür. Davacı, dava dilekçesiyle 25.000,00TL manevi tazminat talep etmiş; mahkemece 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Hakim manevi tazminat miktarını belirlerken Türk Medeni Kanununun 4. maddesi gereğince hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalmalı, tarafların kusurunu, yaralanmanın nitteliğini, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmelidir. Takdir edilecek manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, ne var ki mamelek hukukuna dair zararın karşılanması amaç edinilmediğinden zenginleşme aracı da olmamalıdır. Dava konusu olayın gelişimi ve yukarda belirtilen ilkeler gözetildiğinde, mahkemece, hükmedilen 1.000,00 TL manevi tazminat miktarının az olduğunun kabulü gerekir. O halde yukarda belirtilen ilkeler doğrultusunda takdir edilecek daha makul bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olması da hatalı bulunduğundan, davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazı da yerinde görülmüştür...'' şeklindeki gerekçe ile kaldırılmasına karar verildiği ve mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda yeniden yapılan yargılamada alınan ATK 2. İhtisas Kurulunun 29/12/2021 tarihli raporu ile; ...’ın 25.09.2010 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle; başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1(bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin belirtildiği, yine dosyanın Aktüerya ve Ortopedi Travmatoloji alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edildiği, düzenlenen 15/07/2023 tarihli rapor ile; davacının dönemsel rayiç bedellerle 760,50 TL bakıcı, 2.000,00 TL tedavisi süresince sağlık kurumlarına ulaşım için toplam 2.760,50 TL belgesiz bakıcı ve ulaşım gideri olacağının öngörüldüğü, kazanın meydana gelmesinde % 60 oranında kusurlu olarak değerlendirildiğinden 2.760,50 TL bakıcı ulaşım giderinin % 40'ı olan 1.104,2 TL kısmını talep edebileceği, davacının kusur durumuna talep edebileceği 1.104,20 TL bakıcı,ulaşım gideri ZMSS poliçesi sağlık (tedavi) gideri teminat limitinin dahilinde olduğu, Geçici işgöremezlik zarar tutarı olarak 2.253,13 TL, Sürekli işgöremezlik tazminat tutarı olarak toplam 167.834,01 TL, olmak üzere toplam 170.087,15 TL tazminat hesaplandığı, hesaplanan 170.087,15 TL tazminatının, kaza tarihinde geçerli, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk /TRAFİK sigorta poliçesi azami teminat limiti 175.000,00 TL dahilinde kaldığı, Makina mühendisi, Aktüerya ve Sut Uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 30/08/2024 tarihli raporda; ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...'nin 9640 (yüzde kırk) oranında tali kusurlu olduğu, Davacı yaya ...'ın %60 (yüzde altmış) oranında asli kusurlu olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, yaralanma ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, aktüer hesaplama yönünden davacının 2010 yılı Asgari Brüt Ücret üzerinden 1 aylık evde bakım giderleri alacağının, davalı ...'nin %40 (yüzde kırk) oranında tali kusurlu olduğu dikkate alındığında, (760,50 TL x %40)= 304,20 TL olduğu, davacının ulaşım giderlerinin, davalı ...'nin 9640 (yüzde kırk) oranında tali kusurlu olduğu dikkate alındığında, (445,50 x %40) =178,20 TL olabileceği; davacı taraf, her ne kadar tüm tedavi masraflarını belgeleyen yazılı deliller ibraz etmemiş olsa da; -hastanın tedavi masraflarının SGK tarafından karşılandığı da dikkate alınarak- hastalığın şiddeti ve tedavisi sürecinde yapılan beslenme, barınma, tıbbi medikal ürün ve ilaç katılım payları vb. gibi masraflar için 5.000,00- TL belgelendirilemeyen tedavi gideri belirlendiği, davalı ...'nin %40 (yüzde kırk) oranında tali kusurlu olduğu dikkate alındığında, bunların (5.000,00 x %40 = 2.000,00 TL olabileceği; davalıların %40 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'ın; 1.Seçenekte; BAM tarafından ilk kararın sadece bakıcı gideri, yol gideri ve manevi tazminat yönünden kaldırılmış olması ve buna göre de ilk kararda hüküm altına alınan geçici ve sürekli iş göremezlik zararların kesinleştiğinin kabulü halinde; Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 2.253,13 TL, Sürekli iş göremezlik dönemine ait % 10 maluliyeti ile ilgili bakiye maddi zararının = 21.165,31 TL olduğu, neticede toplam 23.418,44 TL zararı bulunduğu ve davacının maddi zararları poliçe limitleri içinde kaldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dosyada yapılan yargılama, Bam bozma ilamı, alınan ATK raporları, kusur ve aktüerya raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, davanın; trafik kazası nedeniyle uğranılan cismani zarar nedeniyle açılan maddi manevi tazminat davası olduğu, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin dosya içeriğiyle uyumlu ve hükme esas alınabilir raporu ile birlikte alınan diğer kusur bilirkişi raporlarının oransal şekilde yapılan kusur ayrımının dosya içeriğiyle de uyumlu olduğu, ... plaka sayılı araç davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini de kapsayacak şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olup her iki davalının meydana gelen zarardan kusur nispetinde 6098 Sayılı TBK 49, 54, 6102 Sayılı TTK 1401 ve 1409. 2918 Sayılı KTK 91., ve devamı maddeleri uyarınca sorumlu oldukları, Yargıtay 17. H.D. 2015/15598 E. 2018/7298 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere sigorta şirketinin tazmin sorumluluğu geçici dönem iş göremezlik zararını da kapsadığı, alınan aktüer ve Sut uzmanı bilirkişi heyet raporu ile davalının 1 aylık evde bakım giderleri alacağının %40 oranında tali kusurlu olduğu dikkate alındığında, (760,50 TL x %40)= 304,20 TL olduğu, davacının ulaşım giderlerinin, davalı ...'nin 9640 (yüzde kırk) oranında tali kusurlu olduğu dikkate alındığında, (445,50 x %40) =178,20 TL olabileceği, davacı taraf, her ne kadar tüm tedavi masraflarını belgeleyen yazılı deliller ibraz etmemiş olsa da -hastanın tedavi masraflarının SGK tarafından karşılandığı da dikkate alınarak- hastalığın şiddeti ve tedavisi sürecinde yapılan beslenme, barınma, tıbbi medikal ürün ve ilaç katılım payları vb. gibi masraflar için 5.000,00- TL belgelendirilemeyen tedavi gideri belirlendiği, davalı ...'nin %40 (yüzde kırk) oranında tali kusurlu olduğu dikkate alındığında, bunların (5.000,00 x %40 = 2.000,00 TL olabileceği, davalıların %40 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacının, BAM tarafından ilk kararın sadece bakıcı gideri, yol gideri ve manevi tazminat yönünden kaldırılmış olması ve buna göre de ilk kararda hüküm altına alınan geçici ve sürekli iş göremezlik zararların kesinleştiğinin kabulü halinde; Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 2.253,13 TL, Sürekli iş göremezlik dönemine ait % 10 maluliyeti ile ilgili bakiye maddi zararının = 21.165,31 TL olduğu, neticede toplam 23.418,44 TL zararı bulunduğunun anlaşıldığı, ancak davalılardan sigorta şirketinin ulaşım giderlerinden sorumluluğu bulunmadığının Bam kararı ile sabit olduğu anlaşıldığından, davalı sigorta şirketi yönünden bu kısım tenzil edilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilirkişi raporu ile davacının 2.000,00 TL tedavi gideri, 304,20 TL bakım gideri, 178,20 TL ulaşım gideri, 2.253,13 TL geçici iş göremezlik alacağı ve 21.165,31 TL sürekli iş göremezlik alacağı olarak toplam zararı 23.418,44 TL tespit edildiği halde, mahkememizce sehven ve maddi hata neticesinde, tespit edilen bu rakama 2.000,00 TL tedavi gideri, 304,20 TL bakım gideri, 178,20 TL ulaşım gideri mükerrer olarak dercedilmiş ve yanlışlıkla 25.900,84 TL lik rakama ulaşılmış, bu rakamdan da davalı sigorta şirketinin 178,20 TL lik kısmı sorumlu olmadığından, sigorta şirketi yönünden 25.722,64 TL nin sorumlu olduğuna, diğer davalının ise 25.900,84 TL sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
Ancak netice itibari ile gerekçeli kararda bu husus düzeltilemeyeceğinden davalılar yönünden hükmedilen maddi zarar alacakları bakımından, davacı sigorta şirketinin sorumluluğu 23.240,24 TL, davalı Soner'in ise 23.418,44 TL'dir. Açıklandığı üzere bu husus gerekçeli kararda düzeltilmesi mümkün görülmediğinde gerekçeli kararda açıklanmıştır.
Yine davacı taraf geçirmiş olduğu kaza nedeni 25.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Tarafların kusur durumu, davacının % 10 oranından malul kalması, kazanın üzerinden 14 yıl kadar bir zaman geçmiş olması ve bu süre zarfında paranın enflasyon karşısında değer kaybetmiş olması, kaza nedeni ile uğramış olduğu elem ve ızdırap ve Bam bozma ilamı da dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜNE,
-Davalı Sigorta Şirketinin sorumluluğu 25.722,64 TL ve ferileriyle sınırlı olmak üzere toplam 25.900,84 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davacının manevi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, 20.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken toplam 3.135,49-TL harçtan daha önceden peşin ve ıslah harcı olarak ödenen toplam 168,22-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.967,27-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince maddi tazminat yönünden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine (İş bu miktarın ret ve kabul oranına göre (%0,69) 123,51 TL'sinden davalı ...'nin sorumlu tutulmasına),
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince manevi tazminat yönünden kabul miktarı üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince manevi tazminat yönünden ret miktarı üzerinden hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 168,22-TL Peşin ve tamamlama harcı toplamının davalılardan alınarak davacıya verilmesine (İş bu miktarın ret ve kabul oranına göre (%43,96) 73,95 TL'sinden davalı ...'nin sorumlu tutulmasına),
8-Davacı tarafından yapılan; 9.800,00-TL bilirkişi ücreti, 747,70-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 10.547,70-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak (%90,18) 9.511,92-TL lik kısmının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına (İş bu miktarın ret ve kabul oranına göre (%43,96) 4.181,44 TL'sinden davalı ...'nin sorumlu tutulmasına),
9-Davalı ... tarafından yapılan; 100,00-TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre (%9,82) 9,82-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, iş bu davalıya verilmesine,
10-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan; 100,00-TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre (%9,82) 9,82-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, iş bu davalıya verilmesine,
11-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca talep halinde yatıran taraflara ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı maddi ve manevi tazminat alacakları yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 01/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.