mahkeme 2015/731 E. 2025/550 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2015/731
2025/550
24 Haziran 2025
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/731 Esas
KARAR NO : 2025/550
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/07/2015
KARAR TARİHİ : 24/06/2025
Dosya, İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi'nin 05/06/2014 Tarih ...Esas ...Karar sayılı görevsizlik kararı ile. ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına tevzi edildiği, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30/03/2015 Tarih ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmış olup, dosya ele alındı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin davalı şirket ile 13/05/2011 tarihinde sağlık sigortası yaptığını ancak sigorta yapıldıktan sonra 20/02/2013 tarihinde rahatsızlandığını, yapılan tetkikler sonucunda bel fıtığı olduğunu anlaşıldığını ve ameliyat olduğunu, ameliyat masrafları olan 9.018,06 TL'nin sigorta tarafından ödendiğini ancak daha sonra davalı şirketin müvekkilini arayarak bu bedelin iadesini talep ettiğini, davalı tarafından talep edilen 9.018,06 TL bedelden borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Dava tarihi itibari ile mahkemenin bu davaya bakmakta görevsiz olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davacının sigorta şirketine 9.018,06 TL borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Tebligatlar usulüne uygun yapılmış olup, ... Sigortası Başvuru ve Bilgilendirme Formu sureti, Taahhütname, Sağlık Sigortası İbranamesi sureti, ... Bankası ihtarnamesi, Cevap Dilekçesi, ...1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya sureti v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve tüm dosya kapsamı ile yapılan değerlendirmede;
Davalı tarafın ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... e sayılı dosyası ile, davacı aleyhine; 13/05/2011 tarihinde doldurulmuş olan Başvuru Formundaki beyanlar esas alınmak suretiyle can sağlığı sigortası yapıldığını, söz konusu başvuru formunun doldurulması sırasında sorulan bütün rahatsızlıklar için hayır cevabı verildiği,ancak davalının ... Kompleksi'nde 'Lomber ve diğer intervertebral disk bozukluğu ( bel fıtığı) ' rahatsızlığı nedeniyle ilgili olarak geçirmiş olduğu ameliyata ilişkin bulunan giderlerin incelenmesi neticesinde davalının söz konusu operasyona neden olan bel rahatsızlığı ile bir takım başkaca rahatsızlıklarının poliçe başlangıç tarihi incesine dayandığının anlaşıldığını, yapılan incelemede, ...Hastanesinin 31.03.2009 tarili muayene kaydında davalının bel ve boyun fıtığı rahatsızlığı olduğu, ... Tıp Merkezinin 23/09/2005 tarihli Servikal Spinal MR sonucunda davalıda anüler yırtığın eşlik ettiği protrüzyon nöral köklere bası ve dejenerasyon tespit edildiği, ... Tıp Merkezinin 23/09/2005 tarihli ...sonucunda davalının T6-7 ve T8-9 düzeylerinde geniş tabanlı bulgingler ve disk dejenerasyonları olduğu, ... Hastanesinin 28/06/2012 tarihli radyoloji raporda meme usg bilateral sonucunda, sağ memede 7x4x6 mm boyutlarında fibroadenom lehine solid nodüler lezyon olduğu, Ekim 2010 tarihli inceleme ile karşılaştırıldığında progressif değişiklik saptanmadığı ve birads 3 olarak kategorilendirildiği bilgilerine ulaşıldığını, davalının ... Hastaneler Kompleksi'nde opere edilmesine ilişkin bulunan ... ve diğer intervertebral dist bozulduğu ( bel fıtığı) rahatsızlığının esasen poliçe başlangıç tarihinden daha öncesine dayandığını, poliçe başlangıç tarihinden öncesine dayanan rahatsızlıkların gerektirdiği tetkik ve tedavi giderlerinin, poliçe teminatları kapsamı dışında olduğunu, davalıya gönderilmiş olan 22/08/2013 tarihli ihtarname ile Poliçe Özel Şartları'nın 18. Maddesinde tanımlanmış olan rücu hakkı hükümlerine dayanılarak, ödenmiş olan 9.018,06-TL tedavi giderinin müvekkili şirkete iadesinin talep edildiğini ancak sonuç alınamadığını, bu nedenlerle 9.018,06-TL tedavi giderinin, ihtarla gerçekleşen temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizleri ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, dosyamız davacısının ise mahkememizde, davalı tarafça talep edilen bu bedel yönünden borçlu olmadığının tespitini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin... e sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde ''...Dava, sağlık sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda verilen davanın reddine dair kararı; Yargıtay 17.HD'nin... E- ... K.sayılı kararı ile, "...davalı sigortalının, davacı sigortacı için önemli sayılabilecek bir hususu bildirme yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve kanundaki kasten gizleme ifadesinin bildiği hususu beyan etmeme durumunu ifade ettiği de dikkate alınarak gizlemenin kasten mi yoksa ihmal nedeniyle mi olduğunun hükümde tartışılması; varılacak sonuca göre, TTK'nun 1439/2. maddesi gereği tazminat sorumluluğun kalkması, tazminattan indirim yapılması ya da proporsiyon hesabı ile tazminatın belirlenmesi için gerekli araştırmalar yapılıp gerektiğinde bilirkişi raporu alınmasıyla oluşacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir" gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkememizce uyulan bozma kararında; "davalı sigortalı tarafından imzalanan sağlık beyan formunda, Sigortalının herhangi bir rahatsızlığı, ameliyat gerektiren bir durumu, bel boyun sırt fıtıkları ve diğer omurga hastalıkları olup olmadığı sorulmuş,sigortalı tarafından bu sorulara olumsuz cevap verilmiş, poliçeden önce mevcut olan 23/09/2005 tarihinde tespit edilen diffüz disk buldingler ve özgeçmişinde belirtilen bel ve boyunfıtığı rahatsızlıkları bildirilmemiştir. Bu nedenle; beyan yükümlülüğüne aykırılığın mevcut olduğu açıktır" şeklindeki tespitten sonra Mahkememizce söz konusu gizlemenin kasten mi, ihmal mi sonucu yapıldığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Mevcut delil durumu itibariyle, dosyada davacının beyan yükümlüğünü kasten gizlediğini gösteren delil bulunmadığından, söz konusu gizlemenin ihmal sonucu yapıldığı kanaatine varılarak, sigortacı bilirkişi vasıtasıyla proporsiyon hesabı yapılmasına karar verilmiştir. Sigorta konusunda uzman bilirkişi Mütteki Sezen tarafından hazırlanan 19/03/2023 tarihli raporda; Dava konusu olayda, davalı ...'ın 6102 sayılı TTK'nın 1435'inci maddesinde ver bulan beyan vükümlülüğüne aykırı hareket ettiği, Davalının kast derecesindeki beyan yükümlülüğü ihlali ile gerçekleşen riziko arasında illiyet bağının bulunmadığının uzman hekim bilirkişi tarafından tespit edildiği, Beyan edilmeyen rahatsızlık ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı olmadığından, TTK 1439'uncu maddenin 2.fıkrasının son bölümü gereğince, davacı sigortacının ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını ödemesi gerekeceği, Davacı ... şirketinin kendi beyanları ile verdiği oranlardan hareketle, davalının gerçekleşen rizikosunu kapsayan poliçe için almış olduğu prime ilaveten %20 oranında hesaplanan 296,20-TL ilave prim tutarını davalıdan rücuen talep edebileceği sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı, belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda davacı %20 ilave prim talep edebileceği belirtilmiştir. Ancak TTK'nın 1439/1.maddesine göre sigortacının ilave prim istemesi henüz rizikonun gerçekleşmediği durumlar için geçerlidir. TTK'nın 1439/2.maddesine göre; "Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder" Bu nedenle beyan yükümlülüğü ihlali ile gerçekleşen riziko arasında illiyet bağının bulunmadığı uzman hekim bilirkişi tarafından tespit edildiğinden TTK'nın 1439/2.maddesi uyarınca davacının ödediği 9.018,06-TL tazminattan % 20 indirim yapılarak, 1.803,61-TL'nin davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili ihtarla gerçekleşen temerrüt tarihinden itibaren faiz talep etmişse de, davacı tarafından davalıya hitaben yazılan 22/08/2013 tarihli yazının tebliğini belgelendirmeden dava tarihinden yasal faize karar vermek gerekmiştir...'' şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve kesinleşmiştir.
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...e sayılı dosyasında yapılan yargılamanın neticesi iş bu davayı etkileyeceğinden, bu davanın bekletici mesele yapılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar iş bu dava ile, davalı ... şirketi tarafından talep edilen 9.018,06 TL alacak yönünden borçlu olmadığının tespitini talep etmiş ise de; davacının menfi tespitini istediği borç hakkında ...1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında yargılama yapılarak, davalı tarafın davacıdan talep edilen alacak yönünden 1.803,61-TL alacaklı olduğunun tespitine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, dolayısı ile bakiye kısım yönünden davalının alacaklı olmadığının da yargılama neticesinde ortaya çıktığı, esasen davacı tarafın bu davayı açmasına dahi gerek kalmadan, davalı tarafça alacak talep edilen ve bekletici mesele yapılan dava dosyasında taleplerinin değerlendirileceği, davacının menfi tespite ilişkin iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, davacının davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın hukuki yarar yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 9.018,16-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 24/06/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.