mahkeme 2025/1410 E. 2025/1901 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1410
2025/1901
12 Eylül 2025
T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ..
KARAR NO :...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :..
ÜYE : ..
ÜYE : ..
KATİP : ..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ..
NUMARASI :..
DAVACI : ..
VEKİLİ : Av. ..
DAVALI :...
VEKİLLERİ : Av...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : ..
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahalli mahkemesince verilen karar re'sen merci tayini yönünden dairemize gelmiş olup, dosyanın inceleme aşamasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek hallerden olduğu anlaşılmış olmakla, dosya heyetçe incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla tahakkuk ettirilen borç nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
.. Asliye Hukuk Mahkemesince, somut olayda, davacı hakkında düzenlenen.. muta numaralı kaçak tespit tutanağının .. adresindeki ticarethane kullanımı nedeniyle düzenlendiğinin anlaşıldığı, .. müzekkere yazılarak davacının tacir kaydı olup olmadığı sorulduğu, .. havale tarihli cevabi yazıda .. adresinde kayıtlı işletme bulunmadığı, davacının ".. İmalat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'nde kaydı bulunduğu, şirket adresinin .. olduğu belirtildiği, dava konusu kaçak tespitinin şirket adına değil davacının adına yapılmış olması ve tespit yapılan adresin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından bildirilen adresin farklı olması nedeniyle kaçak tespiti yapılan adreste keşif yapıldığı, keşif sırasında kaçak tespit tutanağı ekinde yer alan fotoğrafların Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından bildirilen.. adresi ile uyumlu olduğu, bu nedenle kaçak tespiti yapılan yer ile davacı adına kayıtlı şirket adresinin aynı olduğu yapılan keşif sonucu anlaşıldığından, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmeleri ile ilgili olması sebebiyle davanın nispi ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmakla görevsizlik kararı verilmiştir.
.. Asliye Ticaret Mahkemesince, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı menfi tespit davasında, uyuşmazlığa konu ilişkinin .. 6102 sayılı .. Ticaret Kanununda düzenlenmediği, bu halde davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca "mutlak ticari dava" mahiyetinde bulunmadığı, davacının esnaf odası kaydının bulunduğu, ticaret odası kaydının olmadığı, işletme hesabına göre defter tuttuğu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177 inci maddesinde belirtilen hadleri aşmadığı nazara alındığında davacının "tacir" statüsünde bulunmadığı, davacının dava dışı ".. İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi"nin ortağı/yetkili müdürü olduğu ve davacı ile dava dışı şirketin aynı faaliyet merkezini kullanmalarının davacının "asaleten" esnaflık yapması durumuna bir etkisinin olmadığı, zira davacı ve dava dışı şirketin ayrı "kişiliklere" haiz bulunduğu, her ne kadar davalı tacir statüsünde ise de davacının bu statüde olmamasından dolayı davanın "nispi ticari dava" mahiyetinde olmadığı, davanın üçüncü grup ticari davalar kategorisinde de bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Merci tayini için dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda;
Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda; dosyanın incelenmesinde davalı taraf tüzel kişi tacir ise de,davacı hakkında yapılan tacir araştırmasına göre, davacının tacir sıfatının bulunmadığı, davacının esnaf faaliyetlerini aşan bir vergi mükellefiyetinin bulunmadığı, davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı, yine üçüncü grupta sayılan durumlardan birisinin de mevcut olmadığı, dolayısıyla davanın ticari dava olmadığı ve bu halde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olması gerektiği tespit edilmiştir.
İzah olunan gerekçeler ışığında .. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-6100 sayılı HMK'nın 21. 22. ve 23. maddeleri gereğince.. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
2-Dosyanın.. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi amacıyla merci tayinine başvuran .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 23/2 ve 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/09/2025
. .
Başkan
.
¸e-imzalıdır
. .
Üye
.
¸e-imzalıdır. .
Üye
..
¸e-imzalıdır
..
Katip
...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.