mahkeme 2024/455 E. 2025/992 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/455
2025/992
24 Haziran 2025
T C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ..
KARAR NO : ..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..
ÜYE :..
ÜYE :..
KATİP : ..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :..
NUMARASI :..
DAVACI : ..
VEKİLLERİ : Av. ..
DAVALI :...
VEKİLİ : Av...
DAVANIN KONUSU : Ticari Ünvanın Korunması
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ..
YAZIM TARİHİ : ..
Taraflar arasında görülen davada . .. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ... karar sayılı kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- K A R A R -
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin.. tarihinde kurulduğunu, ticari unvanı olarak .. unvanını kullandığını, davacının "..." uzantılı alan adını kullanmak istediğini ancak yaptıkları sorgulamada alan adının davalı tarafça izinsiz olarak alındığını öğrendiklerini, davalı tarafın dürüstlüğe aykırı davrandığını ve haksız kazanç elde etmek istediğini, bu kullanımın dürüstlük kurallarına aykırılığının tespiti ile ".." alan adının tahsisinin iptaline, öncelikle de ihtiyati tedbir yoluyla "..." alan adının kullanımının önlenmesine karar verilmesini ve akabinde davalının, davacı şirketin ticari unvanı olan ".." unvanını ".." alan adı olarak kendi adına tahsis ettirmek suretiyle kullanımının TTK 52 vd. maddeleri doğrultusunda ticari dürüstlüğe aykırılık teşkil ettiğinin tespiti ile ".." uzantılı alan adının davalı adına tahsisinin iptaline karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevabında özetle; davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının genel olarak kullanılabilen bir ismi kendisine mal etmeye çalıştığını, davacının dava dilekçesindeki beyanlarının dayanaktan yoksun olduğunu, davalının davacı şirket ile aynı sektörde iş yapmayan, pazar ve müşteri sınıflarının tamamen farklı olduğunu, davalının bu web sitesinin yazılım şirketinden kullanım amaçlı aldığını, davalının aldığı web sitesinin başkası tarafından tahsis edilmiş olsaydı bu siteyi alamayacağını, davalının yaptığı işlemleri yasal ve prosedüre uygun olarak olarak yaptığını, davacının marka hakkına sahip olmadığı bir isim gerekçesiyle davalıdan tazminat talep ettiğini, davacının dava açmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, davacı firmanın .. isminin .. patent enstütüsü tarafından adına tescil edilmediğini, bu nedenle ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KARAR: Mahkemece "...Tüm dosya kapsamı ve deliller ile yukarıda bahsi geçen yasa maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın davaya konu alan adının davalı tarafından dürüstlüğe aykırı olarak kullanılıp kullanılmadığı
noktasında toplandığı, ticaret sicili kayıtlarına göre tarafların aynı alanda ve iş kolunda faaliyet göstermedikleri, davacı şirketin .. yılında kurulduğu, dava konusu alan adının davalıya tahsisinin .. yılında yapıldığı, davalı şirket adına kendisiyle ilgili olmayan bir çok alan adının tahsisinin yapıldığı, .. markasının davacı şirkette müdür olarak çalışan . .. adına tescilli olduğu, genel olarak uygulamada bu şekilde hareket edildiği, usulüne uygun düzenlenmiş bilirkişi raporu dikkate alındığında, davalının davacı adına kayıtlı ''..'' internet adresini kullandığı, davalının kullanımlarının işitsel, görsel ve fonetik olarak birbirlerine benzer ve karışıklığa yol açabileceği, davacıya ait tescilli ticaret unvanı ile internet alan adının kullanımlarının karışıklığa yol açabileceğinin belirlendiği, davalının eylemlerinin ticari dürüstlüğe aykırı olduğu açık olduğundan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafça her ne kadar tahsis işlemlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmüşse de, davacının ticaret unvanının davalı tarafından kullanılmasını gerektirir bir durumun bulunmaması, dosyaya bunu haklı gösterir bir delilin sunulmadığı, taraflar arasında herhangi bir sözleşmesel ilişkinin de olmadığı, nitekim hakkın kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunmaması gerektiği sabit olduğundan, davalının savunmalarına itibar edilmemiştir. Dosya kapsamı, verilen kararın niteliği ile ulaşılmak istenen amaç ve tarafların niteliği dikkate alınarak gazetede ilan yapılmasının gerekli olmadığı kanaatine varılarak bu yöndeki talebin reddi gerekmiş ve neticeten aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada davacının talebi doğrultusu üzerinden bir bilirkişi incelemesi yapılmadığını, davacı kimsenin ticari unvanını kullanmadığını, bilirkişi incelemesi ile söz konusu alan adı alınırken alan adına ilişkin bir marka veya ticaret sicil kaydı olup olmadığını alan adı başvurusu yapanın bilmesi veya bu bilgiye ulaşması, her ne kadar alan adının karışıklığa sebep olacağı beyan edilmişse de söz konusu karışıklığın haksız rekabet kabul edilebilmesi için aynı ürün grubu veya benzer nitelikte ürün gruplarına ilişkin olması gerektiği hususlarında bilirkişi raporu aldırılması için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Dava, ticaret ünvanına yapılan ihlal nedeniyle davalıya ait ".." internet alan adının davalı adına olan tahsisinin ve kullanımının iptali istemine ilişkindir.
.. Asliye Ticaret Mahkemesi .. Karar sayılı ilamıyla, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı şirketin .. yılında kurulduğu ve ".." ibaresini ticaret ünvanında asli unsur olarak kullandığı, davalıya dava konusu olan alan adının .. yılında tahsisinin yapıldığı, davalıya tahsisi yapılan ".." alan adındaki .. ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığı, her iki kullanımın işitsel, görsel ve fonetik olarak birbirine benzer ve karışıklığa yol açabilecek kullanımda olduğu kabul edilerek mahkemece verilen karar isabetli görülmüştür.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde iadesine,
5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca işbu kararın Dairemizce yanlara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 353/1-b-1, HMK'nın 361/1. ve 362. maddeleri gereğince, kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/06/2025
. .
Başkan
.
¸e-imzalıdır
. . ..
Üye
..
¸e-imzalıdır
. .
Üye
.
¸e-imzalıdır
. . .
Katip
..
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.