Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1368
2026/133
29 Ocak 2026
T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :..
KARAR NO : ..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..
ÜYE : ..
ÜYE : ..
KATİP : ..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ..
NUMARASI : ..
DAVACI : ..
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ..
VEKİLİ : Av. ..
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ..
YAZIM TARİHİ : ..
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı tarafça istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı . . . . . . Sanayii Ve Ticaret Limited Şirketi vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin .. tarihinde kurulduğunu ve günümüze kadar faaliyet gösterdiğini, şirket ortaklarının . ., .. olduğunu, .. ise davacı şirket ortaklarının babası olduğunu, .. İcra Müdürlüğü'nün..esas sayılı dosyası ile davacı şirket ortaklarının babası olan .. . aleyhine icra takibi başlatıldığını ve daha sonra davacı şirket ve ortakları aleyhine icra takibine devam edildiğini, davacı şirketin .. İcra Hukuk Mahkemesi'nin.. Esas sayılı dosyası ile istihkak iddiasında bulunduklarını ancak davanın reddedildiğini, icra takibine dayanak olan 8 adet bononun borçlusunun davacı şirket ortaklarının babası olan ..olduğunu, davacı şirket ortaklarının bilgisi dışında bonoya adres olarak davacı şirketin adresinin yazıldığını, bu nedenle davacı şirket ortaklarının mağdur olup bir kısım mallarının haczedildiğini, davacı şirket ortaklarının babalarının mirasına ilişkin olarak . . Hukuk Mahkemesinin.. Karar sayılı dosyasında mirasın reddi kararı aldıklarını, bu nedenlerle ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile birlikte müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı . . vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davada davacının hukuki yararının olmadığını, İcra Hukuk Mahkemelerinin istihkak iddiasıyla ilgili verdikleri kararın taraflar açısından kesin hüküm teşkil edeceğini, takip dosyalarında davacıya yönelik bir alacak iddiasının söz konusu olmadığı gibi davacının takiplere dayanak yapılan senetlerin borçlusu da bulunmadığını, dava konusu icra takibinin borçlusunun davacı şirket olmadığını, davacı şirketin hacizlerdeki mahcuzlara ilişkin istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacının iki tane istihkak davası açıldığını bile bile kötüniyetli olarak menfi tespit davası açtığını, bu nedenlerle davanın reddi ile davacı aleyhine .. tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; "Dava, icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespit istemine ilişkindir. Davaya konu icra takibinin tetkikinde davacının dosyanın borçlusu olmadığı ve haciz işlemine maruz kaldığı anlaşılmaktadır. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak .... Hukuk Dairesi'nin.. Karar sayılı ve .. Tarihli ilamında "...Mahkemece, İcra Hukuk Mahkemelerinin istihkak iddiasıyla ilgili verdikleri kararın taraflar açısından kesin hüküm teşkil edeceği, ayrıca takip dosyalarında davacıya yönelik bir alacak iddiasının söz konusu olmadığı gibi, davacının takiplere dayanak yapılan senetlerin borçlusu da bulunmadığı, dolayısıyla kendisine yönelik bir alacak tehdidi bulunmayan davacının, davalıya karşı borçlu olmadığı yönünde bir tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına..." denilmektedir. Bu haliyle de somut uyuşmazlıkta takip borçlusu olmayan ve 3. kişi konumunda bulunan davacının icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmesi noktasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Yine davacı vekilince cevaba cevap dilekçesi ile her ne kadar menfi tespit davasının istihkak davasını konusuz hale getirebileceği ve bu nedenle menfi tespit davasının istihkaka davasında bekletici mesele yapılması gerektiği ve bu haliyle de hukuki yararlarının bulunduğu yönünde iddialar ileri sürülmüşse de bu ancak takip borçlusunun açacağı menfi tespit davasında söz konusu olabilecek olup somut uyuşmazlıkta olduğu gibi 3. kişinin açtığı menfi tespit davasında yukarıda izah edildiği üzere hukuki yararı bulunmadığından davacı yanın bu yöndeki iddialarına mahkememizce itibar edilmemiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı taraf istinaf dilekçesinde; somut olayda alacaklı davalının mirasta külli halefiyet ilkesi çerçevesinde müvekkili şirketi sorumlu tutmaya çalıştığını, davacı şirket yetkililerinin borçlunun alt soyu olduğunu, küllü halefiyet ilkesi gereği mevcut borçlardan kişisel mal varlıkları ile sorumlu olduklarını, alacaklı davalının bu nedenle senet borçlusu olan esas borçlu öldükten sonra takibi davacılara yönelttiğini, davacı olan müvekkillerinin senet borçlusu olmasa da kanunen küllü halefiyet ilkesi gereği kanunen borçlu durumunda olduklarını, ancak müvekkillerinin takibin tarafı yapıldıktan sonra mirası reddettiklerini ve buna ilişkin mahkeme kararını dosyaya sunmuş olmalarına rağmen takibe devam edildiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, 2004 sayılı İİK m. 72'ye göre menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı şirketin paydaşının borcu nedeniyle başlatılan icra takibine karşı davacı şirketin menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı konusundadır.
Davaya konu .. İcra Dairesinin .. sayılı dosyasından dava dışı borçlu . . aleyhinde davalı tarafından kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmış, dava dışı borçlu . . ölümü üzerine takip mirasçılarına yöneltilmiş, mirasçılarının bir kısmı . . Hukuk Mahkemesinin ..Karar sayılı dosyasında mirasın reddi kararı almışlardır.
Dosya içerisine alınan ticaret sicil kayıtlarından dava dışı borçlu . . ölüm tarihinde davacı şirkette paydaş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı alacaklı tarafından davacı şirket adresine hacze gidildiğinde davacı şirketin istihkak iddiasında bulunduğu, istihkak iddiaları hakkında .. ve 5. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından ret kararı verildiği anlaşılmaktadır.
İcra dosyasında davalı alacaklının dava dışı borçlu . . davacı şirketteki payları hakkında haciz talebi de bulunmamaktadır.
Davacı şirketin menfi tespit istemine ilişkin olarak ileri sürdüğü maddi vakıa, dava dışı borçlu . . borcu nedeniyle davaya konu bonolar üzerinde borçlunun adresinin davacı şirket adresi ile aynı olması nedeniyle davacı şirkette haciz işlemi yapılmasıdır.
Mahkemenin gerekçeli kararında da belirttiği gibi davacı şirketin davaya konu icra takip dosyasının borçlusu olmadığı, sadece haciz yapılan yerde haczedilen mallar üzerinde istihkak iddiasının bulunduğu anlaşılmaktadır. İstihkak iddiasında bulunulması menfi tespit davası açma hakkı vermez. Dolayısıyla davacı şirketin 2004 sayılı İİK m. 72'ye göre menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,4 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde ilgili tarafa iadesine,
6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 29/01/2026
. .
Başkan
..
¸e-imzalıdır
. . .
Üye
.
¸e-imzalıdır
. .
Üye
.
¸e-imzalıdır
. .
Katip
.
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.