Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/729

Karar No

2024/1583

Karar Tarihi

3 Aralık 2024

.....T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ..
KARAR NO :..

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ...
NUMARASI :...
DAVACI : ... -
VEKİLLERİ : Av. ....
DAVALILAR : 1-... - ...

VEKİLLERİ : Av. ....
VEKİLİ : Av. ...
VEKİLİ : Av. ...
9 -... - -...
VEKİLİ : Av. ....
VEKİLİ : Av. ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :....
YAZIM TARİHİ :...

Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı ... davalı ... vekillerince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı ... .. vekili dava dilekçesinde özetle.... tarihinde yürürlüğe giren ..Hazineye devredildiğini davaya konu olan şirketin merkezinde, şubesinde ve deposunda yapılan çalışmalarda kurumun resmi defter kayıtlarında yer alan fakat hastane binasında mevcut olmayan makine, tesisat ve demirbaşların bulunmadığının tespit edildiğini, şirketin yönetim kurulu üye ve ortakları olan davalılardan tahsiline ve yargılama gederleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Tanır vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ilgili şirkette yöneticiliği veya hissesinin bulunmadığını, hisselerinin nerede ise tamamını ..... tarihinde hastane ortağı ...'e sattığını, sembolik kalan . yılında sattığını, bu tarihten sonra müvekkilinin hastanede hiçbir hissesi kalmadığı gibi müvekkilinin araştırma ve çalışmalar amacıyla yurt dışında daimi yaşamaya başladığını, ..... araştırma görevlisi olarak ...... üzerinde bir takım çalışmalar yürüttüğünü, müvekkilinin dava konusu malların mevcudiyetinden haberdar olmadığı gibi, söz konusu malların ilgili yasalar uyarınca öncelikle müvekkilinin eski hissedarı olduğu tüzel kişilikten tahsil yoluna gidilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ...... tarihli ve 667 sayılı Olağan üstü Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, hazineye devredilen...... devir işlemleri....tarihinde makine, tesisat, demirbaş ve diğer aktif ve pasifleri için takdir ve tespitinin yapıldığını, külli olarak aktif ve pasifleri ile birlikte komisyonca hazırlanan devir teslim tutanağı ile devrinin gerçekleştiğini, dolayısıyla bu tarih itibariyle tüm sorumluluk ve yükümlülükleri ile birlikte makine, tesisat ve demirbaş mevcudiyetinin korunması sorumluluğunun devir alana geçtiğini, kendi bilgi ve sorumlulukları dışında gelişen olaylardan müvekkillerinin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, ... tarihindeki yapılmış olan devir teslim tutanağı aslında bilanço günündeki yani devir teslim günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmesini ifade ettiğini, ancak mali yıl sonunda yani ......yılı sonunda tespit edilecek durum ve değerleme sonucu yapılması gereken demirbaş ve envanter kayıtlarının yapılamadığını, amortisman ömrünün bittiği ve kullanılamaz hale gelen veya bozulan ve hurdaya ayrılan demirbaşların tespiti ve kaydının yapılamadığını, idarenin devir teslim tarihinden sonra tek taraflı incelemesi sonucu eksiklik tespit ettiği makine teçhizat ve demirbaşların içinde, faydalı ömürlerinin son bulmasından dolayı veya bozulmalarından ötürü kullanılamaz hale gelmiş olabilmeleri veya hurdaya ayrılması gerekenlerin olabileceğini,..... tarihinde kurumlar vergisi açısından geçici vergi döneminin sonlanmadığı tarih olduğunu, henüz geçici vergiye konu olabilecek kayıtların yapılmadığı ve yapılamadan el konulduğu ve sonuç olarak kayıtların tam olarak kesinleşmediğinin açık olduğu, gerek makine tesisat ve demirbaşların son durumu, gerekse envanter açısından sonuçlanmamış birçok hesap bulunduğunu, liste incelendiğinde listede yer alan malzemelerin tamamına yakınını alış tarihlerinin çok önce olduğu ve amortisman sürelerinin devir tarihi olan .....'dan önce tamamlandığını, dolayısıyla bu malzemelerin amortisman listesine yer almış ve kullanım dışı bırakılmış olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Sorumlu olanlara karşı tazminat isteme hakkının davacının zararı ve sorumluluğu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl geçmekle zaman aşımına uğrayacağını, eldeki bu davanın kısmi dava olarak açıldığını, saklı tutulan tazminat bölümü için zaman aşımı işlemeye devam ettiğini, davacının sorumlulara karşı saklı tuttuğu tazminat hakkının idarenin merkez deposunda arama ve tespit yaptığı Temmuz/Ağustos 2016 tarihinden itibaren iki yıl geçmekle zaman aşımına uğradığını, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olduğunu, mükellef kurumun ticari defterlerinde ve kayıtlarına gözüken makine, tesisat, demirbaşların yok edilmelerinde ya da üçüncü kişilere/hastanelere satılmasında davalı ...'nin hiçbir kusuru, dolayısıyla da hiçbir sorumluluğu olmadığını, davalı ..... tarihleri arasında hastanenin yönetim kurulunda görev aldığını, şirketteki münferit imza yetkisinin . tarihinde sona erdiğini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin somut olayda hiçbir kusuru ve dolayısıyla da hiçbir sorumluluğu olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin..... tarihinde kapatılan şirkette işe başladığını aynı zamanda şirket ortağı olduğunu, ancak şirketin çalışma politikalarını beğenmemesi ve şahsına mobbing uygulanması sebepleriyle ...tarihinde iş akdini feshettiğini, akabinde işçilik alacaklarının tahsili amacıyla işveren şirkete karşı dava açtığını, müvekkilinin yönetim kurulunda hiçbir görev ve sıfatı bulunmadığı için şirketin yönetimi ve şirket mallarının güvenliği ile ilgili de yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin .. isimli terör örgütüne ilişkin herhangi bir idari veya cezai soruşturma veya kovuşturma geçirmediğini, hakkında verilen herhangi bir adli tedbir kararı da bulunmadığını, öncelikle hastane binasında bulunmadığı iddia edilen makine/tesisat/demirbaşların nasıl kaybolduğuna ilişkin ceza soruşturmasının yapılması ve haksız fiile sebep olanların tespit edilmesi gerektiğini, her ne kadar işbu davanın hukuk muhakemeleri usulüyle yürütülecek olsa da cezaların şahsiliği ilkesinin de göz önünde bulundurularak müvekkilinin dahil olmadığı bir eylem neticesinde zarar görmesine izin verilmemesini, davacı tarafından oluştuğu iddia edilen zarardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin......i olduğunu, zaman aşımı itirazlarının olduğunu, müvekkilinin hisse oranının.. olduğunu, hiçbir dönemde adı geçen şirketin kanuni temsilcisi veya şirket yetkilisi olmadığını, adı geçen hastanede kuruluşundan itibaren çocuk doktoru olarak çalıştığını ve .. hissesini muhafaza ettiğini, bahsi geçen makine/tesisat/demirbaşların yok edilmelerinde ya da üçüncü kişilere satılmasında eğer bir kusur var ise bu kusurun yönetim kurulu üyelerine ait olduğunu, şirket hissedarına yöneltilebilecek herhangi bir kusur veya sorumluluğun olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; "Somut olayımızda da yukarıda da açıklandığı üzere envanter açıkları nedeniyle ve envanter defterinin doğru tutulması nedeniyle yöneticilerin kanundan doğan yükümlülüklerini ihlal ettikleri kanaati hasıl olmuştur. (...) Dava ikame edilirken davacı, şirkette pay sahibi olan herkese husumet yöneltmiştir. Mahkememizce yapılan araştırmada...... kayıtlarına göre zararın meydana geldiği tarihte şirkette yönetici sıfatına haiz olan kişilerin ..., ..., ..., . . ve ... olduğu tespit edilmiştir. (...) Davalılardan ..., ..., ... ve ... ise hiçbir dönemde şirket yönetiminde yer almamışlardır. Şirketi zarara uğratan eylemin en son yönetim kurulunun görevi sırasında özellikle defterlerin tutulmasına ilişkin kanuni yükümlülüğünün yerine getirilmemesi şeklinde gerçekleştiği dikkate alınarak davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun davada pasif husumetlerinin bulunmadığı kanaati hasıl olmuştur. (...) dosya bir makina mühendisi (tıbbi cihazlar konusunda uzman), bir elektrik elektronik mühendisi ile bir mali müşavir bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine tevdii edilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan .... tarihli raporda özetle; (...) Devir tarihi itibariyle maddi duran varlıkların net aktif değerinin .. TL olması gerektiğini mahkememize bildirmişlerdir. (...) Mahkememizce davalıların itirazları doğrultusunda aldırılan ve amortisman bedeli dikkate alınarak yapılan hesaplama olan .. tarihli bilirkişi ve .. tarihli bilirkişinin raporunun amortisman dikkate alınarak hesaplanan net aktif değerine ilişkin hesaplamaya itibar edilmemiştir. Bu nedenle mahkememizce demirbaşların ... El piyasa değerleri esas alınarak belirlenen değer olan 104.300,00 TL'nin şirketin gerçek zararı olduğuna kanaat edinilmiştir. Davacının ıslah ile talep ettiği miktar gerçek zarardan daha az olduğu için taleple bağlı kalınarak zamanaşımı defini ileri sürmeyen davalı ... bakımından .. TL, zamanaşımı defini ileri süren davalılar ..., ..., ... ve.....bakımından ..... TL üzerinden hüküm tesis edilmiştir. (...) Davanın ikame tarihi .... yılının .... ayı olup davanın ikame edildiği tarihte zamanaşımı süresi içerisinde davanın ikame edildiği kanaati oluşmuştur. Davacının dava dilekçesinde davanın açıkça belirsiz alacak davası olduğu belirtilmediğinden dava kısmi alacak davası değerlendirilmiştir... ...... Davacı vekili tarafından ..... tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini .... TL olarak artırmıştır. Islah dilekçesi davalılar vekillerine tebliğ edilmiş olup, ... vekili hariç bütün davalılar vekilleri ayrı ayrı ıslaha karşı zamanaşımı defini ileri sürmüşlerdir. Zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten davanın ıslah edildiği tarihe kadar yaklaşık 6 yıl geçmiştir. Yukarıdaki açıklamalarda da belirtildiği üzere dava.. yıllık zamanaşımı sürelerine tabii olduğundan davacının davasını ıslah ettiği tarihte alacak ıslah edilen miktar bakımından zamanaşımına uğramıştır. Bu nedenle ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def'ini ileri süren davalılar bakımından ıslah edilen kısım için zamanaşımı def'ine itibar edilmiştir. (...) Emsal kararda da belirtildiği gibi davacının ıslah ile arttırarak faiz talep ettiği kısım bakımından zamanaşımı def'inde bulunmayan davalı bakımından ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı ... Hazinesi vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin davanın kısmi dava olarak açıldığını belirtmiş ise de davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, dava dilekçesinde Kapatılan . ..... aktifinde yer alıp hastane binasında mevcut olmayan listede belirtilen malların değerinin bilirkişi marifetiyle hesaplanıp davalılardan tahsil edilmesinin talep edildiğini,.... tarihinde bedel arttırımı yaptıklarını, bu nedenle davanın kısmen değil tamamen kabulü gerektiğini, bu nedenle davalılar ..., ..., ..., . . bakımından da davanın . TL üzerinden kabulü gerektiğini, davalılar ..., ..., ..., .... ... ve ...'un şirketin bir önceki yöneticileri olduğunu, dava konusu mallara ilişkin sorumlulukları bulunduğunu, vekalet ücretinin davalılara ayrı ayrı değil tek vekalet ücreti olarak hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; sorumluluk davası için şirket genel kurul kararı olması gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin dava konusu malların kaybından ötürü kusurunun bulunmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK m. 553'e göre anonim şirket yöneticilerinin sorumluluğu nedeniyle tazminat davasıdır.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık 667 sayılı KHK ile kapatılan Primer Şirketinin yönetici ve ortaklarının şirket envanterinde yer alım fiilen bulunmayan demirbaşların bedelinden sorumlu olup olmayacağı konusundadır.
6102 sayılı TTK'nın "V - Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu" başlıklı 553'üncü maddesine göre; "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz." Şirket yöneticileri aleyhine açılacak tazminat davalarının bu madde kapsamında ele alınması gerekmektedir.
Davaya konu şirketin . .. geçmiş olması nedeniyle artık yöneticiler aleyhinde sorumluluk davası açılması için genel kurul kararı alınması zorunluluğu bulunmamaktadır.
Şirket yöneticilerinin sorumluluğu nedeniyle açılacak tazminat davaları haksız fiilin bir alt türü olup kusur, zarar ve kusur ile zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması koşulunun aranması gerekmektedir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile hazırlanan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde son yönetim kurulu üyeleri döneminde envanter defterinin tutulmadığı ve zararın bu nedenle meydana geldiği anlaşılmakla zararı doğuran olayda yönetim kurulu üyelerinin kusurunun bulunduğu açıktır. Bu nedenle davanın son yönetim kurulu üyeleri yönünden kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Davacı vekili davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını belirtmesine karşın davanın kısmi dava olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Dava dilekçesinde açıkça davanın HMK m. 107'ye göre belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtilmemesi durumunda açılan davanın kısmi dava olarak kabul edileceği ...... yerleşik kararlarında tespit edilmiştir. Bu nedenle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ... davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı ... davalı ... vekillerinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-a)Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
b)Alınması gereken 4.829,52 TL istinaf harcından peşin alınan 1.207,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.622,12 TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde ilgili tarafa iadesine,
5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi...

...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim