mahkeme 2023/442 E. 2023/574 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/442

Karar No

2023/574

Karar Tarihi

24 Ekim 2023

T.C.
GAZİANTEP
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : ...
KARAR NO : ...

HAKİM :...
KATİP : ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : ...

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 07/10/2020
KARAR TARİHİ : 24/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kaldırma Kararından Önceki Yargılama;
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin motosiklet ile seyir halinde iken ters yöne giren traktör sürücü ile çarpışması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, traktör sürücüsünün kaza tespit tutanağına göre asli ve tam kusurlu olduğunu, ön başvuru ve arabuluculuk şartının yerine getirildiğini, tüm bu nedenlerle 1000 TL geçici sakatlık 1000 TL sürekli sakatlık, 2000 TL geçici sakatlık dönemi bakıcı gideri, 1000 TL sürekli sakatlık dönemi bakıcı giderinin arabuluculuk başvuru tarihi olan 24/08/2020 veya dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle usulüne uygun başvurunun bulunmadığını, meydana gelen zarar ile kaza arasında illiyet bağının ortaya konulması gerektiğini, kazanın gerçekleştiğinin ispat yükünün davacıda olduğunu, bakıcı giderinin teminat dışında olduğunu, hesabın uzman aktüer tarafından asgari ücret üzerinde yapılması gerektiğini, davanın sürücü ve malike ihbarını tüm bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
DAVA: Tüm dosya kapsamı nazara alındığında trafik kazasından kaynaklı uğranılan bedensel zarar nedeniyle kanunen sorumlu davalıdan talep edilen maddi tazminat davasıdır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dosya kapsamı değerlendirildiğinde dava konusu kazanın sigortasız traktör sürücüsünün dönmek istediği kavşağa ters yönden yaklaşmak üzere iken kurallara uygun olarak sola dönüş yapmakta olan davacı motosiklet sürücüsüne çarpma şeklinde meydana geldiği kazaya karışan taraf ifadeleri ile sabit olup rizikonun başka türlü gerçekleştiğinin ispat yükü davalı sigorta şirketinde olup aksini ispat edememiştir. Meydana gelen kazada KTK 46/2-h maddesinde belirtilen aksine bir işaret bulunmadıkça tek yönlü karayollarında araçlarını ters istikametten sürmemek zorundadır kuralını ihlal ettiği, davacıya izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığı anlaşılmış olup sigortasız sürücünün asli ve tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Anayasa mahkemesi iptal kararı nedeniyle 1,8 teknik faiz uygulanamadan hesap yaptırılmış, taleple bağlı kalınarak arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş, sürekli dönem bakıcı yardımına muhtaç olunmadığı görüldüğünden bu konudaki talebin reddi gerekmiş, sigortacılık kanunu 14. Maddeye göre sorumlu davalı güvence hesabının tazminat ödemesine karar verilmiş, mevzuatın usulüne uygun başvuru için belge ön görmemesi nedeniyle ön başvurunun usulüne uygun olduğu anlaşılmış, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Yapılan son duruşmada davalı vekili her ne kadar bedel arttırım dilekçesi taraflarına sunulmadığı ve bilirkişi raporlarını karşı beyanda bulunmak üzere süre talep etmiş ise de davacı vekilinin sunmuş olduğu dilekçe ıslah dilekçesi olmayıp değer arttırım dilekçesi olduğundan karşı tarafa tebliğ gerekmeyip ayrıca bilirkişi raporuna karşı itiraz süreleri dolduğundan davalı vekilinin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2021/1901 Esas ve 2023/908 Karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2021/1901 Esas ve 2023/908 Karar sayılı ilamında;
Davacı tarafça, kaza tarihi olan 20/06/2020 tarihinde dava dışı sürücü İbrahim Taşdoğan'ın sevk ve idaresinde bulunan ve kaza tarihinde geçerli bir trafik sigortası bulunmayan ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu gerçekleşen kazada davacının yaralandığını belirterek maddi tazminat talep edilmiştir.
Davalı vekilince usulüne uygun başvuru yapılmadığı belirtilerek istinaf itirazında bulunulmuş ise de: 2918 sayılı KTK.nın 97.maddesi "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir..." hükmünü amirdir. Evrak kapsamına göre davacı vekilince davalı Güvence hesabına dilekçe ile başvuruda bulunduğu ve madde metninde başvuru sırasında hangi belgelerin sunulacağına ilişkin hüküm bulunmadığı sabit olduğundan davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilince, müvekkili şirketin Geçici İş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığı belirtilerek istinaf talebinde bulunulmuş ise de: 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa’nın 59.maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği," öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçmiştir. Ancak geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı madde kapsamında değerlendirilemeyeceğinden geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri talepleri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam edeceğinden bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. H.D.nin 2021/5372 E. 2021/8669 K., Yargıtay 4. H.D.nin 2021/3468 E. 2021/6538 K.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağı ile uyumlu ve olayın oluş şekline uygun olduğu, denetime imkan verir şekilde düzenlendiği, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği, bu itibarla işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'ndaki düzenlemelerin değil Borçlar Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunundaki düzenlemelerinin esas alınmasıyla hesaplamada 1,8 teknik faiz yönteminin değil progresif rant yönteminin dikkate alınması gerektiğinden mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yönteminin uygulanmasının yerinde olduğu, davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih (20/06/2020) itibariyle 20/02/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup hükme esas alınan 09/04/2021 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlendiği, davacı vekilince davadan önce davalı Güvence Hesabına başvuruda bulunulduğu ve mahkemece hüküm altına alınan faiz başlangıç tarihinin yerinde olduğu anlaşıldığından davalı tarafın aşağıda belirtilen neden dışında istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı vekili tarafından müterafik kusur nedeni ile indirim yapılmamasının yerinde olmadığı belirtilerek istinaf itirazında bulunulmuştur.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK md. 52'de düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Davacının motorsiklet ile seyri sırasında kaza gerçekleşmiş olup, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150. maddesinde göre motorsiklet kullanıcılarının koruma başlığı takmaları zorunludur.
Davacının kazadan kaynaklı maluliyetinin bir kısmının hipertrofik skar ve keloid tablosuna göre belirlendiği ve davacının yaralanmasının yüzde sağ yanakta bulunduğu göz önüne alınarak davacıdaki yaralanmanın ve maluliyete esas teşkil eden arazın niteliğine göre, davacının kaza sırasında kaskının takılı olup olmadığı ve zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken müterafik kusur hususunda olumlu ya da olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenle; bu aşamada sair hususlar incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve istinaf edenin sıfatı ve istinaf itirazları nazara alınarak tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek belirtilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir. Gerekçesi ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiş ve işbu esasa kaydı yapılmıştır.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2021/1901 Esas ve 2023/908 karar sayılı ilamı sonrası yapılan yargılamada ;
Yeni duruşma günü taraflara tebliğ edilmiştir.
Karar ilamı doğrultusunda, kaza tespit tutanağı tetkik edildiğinde kaza esnasında davacının bulunmadığının belirtildiği görülmektedir. Öte yandan davacının yaralanması ağız, burun ve yanak kısmında olup bu bölgeler kask ile korunabilecek bölgelerdir. Hal böyle olunca da davaya konu zararın meydana gelmesi noktasında davacının müterafik kusurunun bulunduğuna kanaat getirilmiş ve hesaplanan tazminat miktarlarından Yargıtay uygulamaları gereğince % 20 oranında indirim yapılmıştır.
Bakıldığı zaman davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Ancak reddedilen kısım müterafik kusur nedeniyle indirilen kısıma ilişkindir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/2975 Esas, 2018/11904 Karar sayılı ve 10/12/2018 Tarihli ilamında "...3-Davacılar lehine hesaplanan tazminatlardan, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle mahkeme tarafından yapılan indirim sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınırken, davanın kısmen reddine karar verildiğinden, davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş ve yargılama giderlerinin, reddolunan dava kısmına tekabül eden bölümleri davacı taraf üzerinde bırakılmıştır.
Oysa, yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve yargılama giderleri yönünden taraflar arasında paylaştırmaya gidilemeyeceğinin göz önüne alınması gerekirken, davalı yararına müterafik kusur ve hatır taşıması indiriminden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." denilmektedir.
Bu haliyle de müterafik kusur nedeniyle reddedilen kısımlar bakımından yargılama giderleri oranlanmamış ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL ve KISMEN REDDİ ile; 219.081,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 17.868,64 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.354,40 TL geçici dönem bakıcı gideri tazminatının 24/08/2020 tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya dair tüm taleplerin REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca dava değeri olan 239.304,48 TL üzerinden alınması gereken 16.346,89 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 54,40 TL peşin harç ile 997,78 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 15.294,71 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 3.586,58‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 46.869,59 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk kurumu nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan taraflara okunmak suretiyle tefhim edildi.24/10/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim