mahkeme 2022/756 E. 2023/514 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/756

Karar No

2023/514

Karar Tarihi

10 Ekim 2023

T.C.
GAZİANTEP
2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : ...
KARAR NO : ...

HAKİM : ...
KATİP : ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/09/2022
KARAR TARİHİ : 10/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 23/09/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, tedavi gördüğünü, oluşan kazada müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, karşı tarafın kusurlu olduğunu, kusurlu aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalı olduğunu, açıklanan nedenlerle şimdilik 100,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi bünyesinde sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kusur oranında sorumluluğu olduğunu, ilgili yerlerden gerekli raporların alınması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,
2-Kazaya ilişkin soruşturma dosyası ve kaza tespit tutanağı,
3-Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası,
4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,
5-Dosyada mündemiç kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları,
6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası neticesinde meydana cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri, tazminatı istemine ilişkindir.
Kazaya ilişkin bilgiler;
Davaya konu kaza 23/09/2020 günü ... plakalı aracın yaya konumunda bulunan davacıya çarpması neticesinde meydana gelmiştir.
Davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce yapılan başvuru ve poliçe;
Dosyada yer alan davalı sigorta şirketinin cevabi yazıları tetkik edildiğinde davacıların iş bu davayı açmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yaparak 2918 sayılı KTK m.97 hükmünde düzenlenmiş olan başvuru şartını yerine getirmiş olduğuna kanaat getirilmiştir.
Dosyada yer alan poliçeler tetkik edildiğinde kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın davalı nezdinde ZMSS ile sigortalı olduğu tespit edilmiştir.
Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirme;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/14429 Esas, 2021/5729 Karar sayılı ve 29/09/2021 Tarihli ilamı ile Gaziantep 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1131 Esas, 2023/261 Karar sayılı ve 03/02/2023 Tarihli ilamında belirtildiği üzere eldeki dava bakımından arabuluculuk dava şartı bulunmadığı belirtilmiş olup bu nedenle arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır.
Davacıya kaza nedeniyle herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı yönünden yapılan tespit;
...'ya müzekkere yazılmış olup davaya konu kazaya istinaden davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Kusur yönünden yapılan değerlendirme;
Kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurunun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; 11/12/2022 tarihli raporda özetle; Yaya ...’in, meydana gelen bu kazada yola gereken dikkatini vermediği ve dikkatsiz ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, kazanın meydana gelmesine etken davranışı olduğundan K.Y.T.K. nun 138/b Maddesini ihlal ettiğini, Sürücü ...’nin meydana gelen bu kazada, yola gereken dikkatini vermediği kazanın sonucuna etken davranışı olduğundan K.Y.T.K. nun 52/1-b Maddesini ihlal ettiği kanaatini bildirilmiştir.
Alınan rapor incelendiğinde, davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak kolluk görevlilerince tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile iş bu dava kapsamında aldırılan 11/12/2022 kusur raporu arasında çelişki bulunduğundan dosyanın talimat yoluyla Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilerek dosyanın Karayolları Fen Heyeti'nden oluşturulacak 3 kişilik kusur bilirkişi heyetine tevdii edilerek kusurun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 23/07/2023 tarihli raporda özetle; ''davalı Koru Sigorta A.Ş.’ye ZMSS ile sigortalı araç sürücüsü ..., yönetimindeki aracı ile yerleşim yeri içinde seyretmekte iken daha dikkatli ve tedbirli davranmamakla, bir kavşağa doğru yaklaşırken kavşak giriş ve çıkışlarından karşıya geçmekte olan yayaların ilk geçiş hakkına haiz bulunduğu kuralını dikkate alarak aracının hızını her an durabilecek seviyeye düşürmemekle, bunun sonucunda seyrine göre yolun sağından taşıt yoluna girip yolun bir kısmını kat ederek orta refüje yaklaşan yayaya aracının sol ön kısmı ile çarpmakla, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52. maddesi (a) bendi ve 74. maddesi hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranmıştır. Meydana gelen olayda birinci derecede kusurlu bulunmaktadır.
Davacı yaya ..., her ne kadar kendi geçişi için daha güvenli bir yer olan kavşak bölgesinden taşıt yolunun karşısına geçmekte ise de taşıt yoluna girmeden önce yaklaşmakta olan araçların uzaklık ve hızlarını kontrol edip uygun ise geçişe başlaması ve geçişi sırasında kontrolü geçişini devam ettirmesi gerekirken, yaklaşan trafiği yeterince dikkatle kontrol etmeden karşıya geçmeye çalışmakla, üzerine doğru yaklaşmakta olan araca rağmen can güvenliği yönünden tedbir almamakla, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138. maddesi (b) bendi hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranmıştır. Meydana gelen olayda ikinci derecede kusurlu bulunmaktadır.'' denilmektedir. kanaat bildirmişlerdir. Bu haliyle bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşme şeklinin doğru bir şekilde irdelendiği ve bu şekilde kanaate varıldığı ve bu haliyle de raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Maluliyet yönünden yapılan değerlendirme;
Kusura ilişkin tespit yapıldıktan sonra dosya maluliyet bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Burada davacıların maluliyeti tespit edilirken öncelikle hangi yönetmeliği uygulanacağının belirlenmesi gerekmektedir.
Bu noktada alınacak maluliyet raporlarında uygulanacak yönetmeliğin tespitine ilişkin olarak; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/7120 Esas, 2021/2627 Karar sayılı ve 11/03/2021 Tarihli ilamında "...2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." denilmektedir. Görüldüğü üzere uygulanacak yönetmeliği tespiti noktasında kaza tarihinin baz alınması gerekmektedir.
Dosya kapsamında hazırlanan 25/01/2023 tarihli maluliyet raporu Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanmış olduğu anlaşılmıştır. Kaza tarihinin 23/09/2020 tarihi oluşu da nazara burada Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanan raporun hükme esas alınması gerektiğine kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesi yönünden yapılan değerlendirme;
Burada davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi noktasında baz alınacak yaşam tablosu ve uygulanacak hesaplama yönteminin de ayrıca irdelenmesi gerekmektedir.
Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin 2021/82 Esas, 2022/167 Karar sayılı ve 29/12/2022 Tarihli kararı ile 7327 sayılı kanun ile değişik 2918 sayılı KTK m.90/2 hükmü iptal edilmiş olup bu haliyle de 04/12/2021 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'ın da uygulanma olanağı kalmamıştır.
Bu haliyle de davacının muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenerek, hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması gerektiğine kanaat getirilmiştir.
Dosyada yer alan aktüerya raporu tetkik edildiğinde hesaplama yönteminin ve yaşam tablosunun doğru olduğu, hesaplamaların doğru bir biçimde yapıldığı ve geçici iş göremezlik ödemesinin de mahsup edildiği anlaşılmıştır.
Bu haliyle de raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmış ve hükme esas alınmıştır.
Yine her ne kadar hüküm tarihinde asgari ücret miktarı değişmişse de davacı vekili açıkça güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmamasını ve dosyanın mevcut haliyle karara çıkarılmasına talep etmiş olup 6100 sayılı HMK m.26 hükmü uyarınca taleple bağlı kalınarak bu doğrultuda yeniden aktüerya raporu alınmaksızın hüküm tesis edilmiştir.
Davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarına yönelik savunmaları bakımından değerlendirme;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile müvekkilinin davacının talep etmiş olduğu geçici iş göremezlik tazminatı talebinden sorumlu olmadığını savunmuştur. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/2495 Esas, 2021/1644 Karar sayılı ve 01/11/2021 Tarihli ilamında "...Mahkeme tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve takdirinde bir isabetsizlik olmamasına göre özellikle 6111 sayılı yasanın 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK'nın 98. maddesi ile getirilen " Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanır" hükmü gereğince trafik kazası sonucu yaralanan kişi, tümüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar yaptığı tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmet bedelleri ... tarafından karşılanacaktır. Geçici iş göremezlik tazminatının ve bakıcı giderinin bu madde kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bu tazminatların da davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğu belirtildiği üzere davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun devam ettiğinden, tüm bu açıklanan nadenlerle davalı vekilinin itirazın yerinde olmadığı anlaşılmıştır..." denilmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da davalı vekilinin bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir.
Bedel artırım talebi;
Davacı vekili dosyaya sunduğu 20/03/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı bakımından maddi tazminat talebini toplam 60.911,40 TL'ye arttırmıştır. Davacı vekilince artırılan bedel miktarı bakımından 492 sayılı Harçlar Kanunu m.28/1-a hükmü uyarınca alınması gereken harcı da yatırmış olduğu tespit edilmiştir.
Bedel artırım dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Faiz başlangıcı ve faiz türü yönünden yapılan değerlendirme;
Davacı vekili gerek dava dilekçesi, gerekse de bedel artırım dilekçesi ile davalıya başvuru tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini talep etmiştir. Davacının iş bu davayı açmadan önce davalı sigorta şirketine yaptığı başvuruya ilişkin kargo teslim evrakları tetkik edildiğinde başvuru dilekçesinin davalıya 05/09/2022 tarihinde ulaşmış olduğu görülmektedir. Bu noktada 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmünde "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." denilmektedir. Bu haliyle davalının temerrüde düşme tarihi 14/09/2022 tarihidir. Dolayısıyla da hüküm altına alınan tazminat miktarlarına bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, 56.411,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.030,05 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.469,65 TL bakıcı gideri tazminatının davalının temerrüde düştüğü tarih olan 14/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 60.911,40 TL üzerinden alınması gereken 4.160,86 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ile 207,71 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 3.872,45‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç, 207,71 TL ıslah harcı ve 4.471,5‬0 TL yargılama giderinin toplamından oluşan ‭4.840,61‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,

7-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk kurumu nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Bilirkişi incelemesi sonucunda bilirkişi ücretlerinin suçüstü ödeneğinden karşılanmasına karar verilen 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı,davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK m.345/1 hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan taraflara okunmak suretiyle tefhim edildi. 10/10/2023

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim