mahkeme 2022/652 E. 2023/548 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/652

Karar No

2023/548

Karar Tarihi

17 Ekim 2023

T.C.
GAZİANTEP
2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : ...
KARAR NO : ...

HAKİM : ...
KATİP : ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : ...

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/08/2022
KARAR TARİHİ : 17/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 21/12/2021 Tarihinde ... plakalı aracın seyir halinde iken müvekkili sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, kazanın oluşumunda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, karşı tarafın kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalandığını, açıklanan bu nedenlerle; şimdilik 10 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Daval Sigorta vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın açmış olduğu davayı kabul etmediklerini, davacı iddialarının ispatlanması gerektiğini, ayrıca davacının aynı kazaya ilişkin aracında meydana gelen hasar için sigorta tahkim komisyonuna başvurduğunu, sigorta tahkim komisyonunu vermiş olduğu kararda araçta bakiye tazminatının tespit edilemediğini, davacının başvurusunun kesin olarak reddedildiğini, davacı tarafa davaya konu trafik kazası sebebi ile 12.101,57 TL hasar onarım bedeli ödemesi yapıldığını, müvekkili şirket aleyhindeki kesin ve somut delillere dayanmayan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini ve gerekli yerlerden raporların alınması Hususunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER:
1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,
2-Kazaya ilişkin görüntü tespit tutanağı,
3-Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası,
4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,
5-Dosyada mündemiç kusur ve makine mühendisi bilirkişi raporları,
6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu araçta oluşan hasar bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
Davaya konu kaza 21/12/2021 tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelmiştir.
... plakalı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
Kusur durumunun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup hazırlanan 30/05/2023 tarihli kusur raporunda özetle; ...plakalı araç sürücüsü ...trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusurlu sayılmayı gerektiren hususların sıralandığı K.T. Kanununun 84/j maddesine (sürücüler trafik kazalarında manevraları düzenleyen genel şartlara uymama hallerinde asli kusurlu sayılırlar) aykırı davranışı ile meydana gelen olayda ağır ihlal ve ihmalinin olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü...’in ise kazaya etken hatalı davranışının olmadığını, yönünde görüş mütalaa edilmiştir.
Kusur durumu tespit edildikten sonra aracın değer kaybının tespitine geçilmiştir.
Burada hemen belirtmek gerekir ki Anayasa Mahkemesi'nin 2021/82 Esas, 2022/167 Karar sayılı ve 29/12/2022 Tarihli kararı ile 7327 sayılı kanun ile değişik 2918 sayılı KTK m.90/2 hükmü iptal edilmiş olup bu haliyle de 04/12/2021 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'ın da uygulanma olanağı kalmamıştır.
Nitekim bu yönde ve daha önceki benzer AYM iptal kararı sonrasında Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/1843 Esas, 2020/1278 Karar sayılı ve 04/12/2020 Tarihli ilamında "...2918 Sayılı Yasanın Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonraki son hali "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindedir. Anayasa Mahkemesi İptal kararından sonra genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağı kalmamıştır. Bu durumda Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekir..." denilmektedir.
Genel şartların uygulanma olanağı bulunmadığından burada zarar miktarının tespiti noktasında genel şartlardan önce mevcut olan uygulamanın esas alınması gerekecektir. Buna ilişkin olarak benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/7769 Esas, 2016/11925 Karar sayılı ve 26/12/2016 Tarihli ilamında "...Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alınarak kazadan sonraki hasarlı halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya (farka) göre hesaplanması gerekir..." denilmektedir.
Dolayısıyla eldeki uyuşmazlıkta da bu yönde değerlendirme yapmak gerekecektir.
Bu haliyle de 14/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda Hasarın giderilme bedelinin KDV hariç 19.350,11 TL olduğunu, Davacı vekili hesabına 28/02/2022 tarihli dekont ile davalı sigorta şirketince 12.101,57 TL ödeme yapılmış olduğunu, Hasara ilişkin fotoğrafların yetersiz olması ve HASARLI araç üzerinde fiziki inceleme yolu ile ekspertiz çalışması yapılmamış olması, onarıma ilişkin hasar bedelini tevsik edici belgelerin bulunmaması gerekçeleri ile daha detaylı ve bir hasar tespiti yapılmasının mümkün olmayacağı, aracın davacı uhdesinde onarımının yaptırılmış olduğu, onarıma ilişkin herhangi bir belge sunulmamış olduğu, görüş ve kanaatine varıldığını, mahkememize bildirmiştir,
Davacı vekilinin 15/08/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerinin 7.248,54 TL olarak arttırdığı görülmüştür.
Bedel artırım dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Davalı vekili tarafından mahkememize ibraz edilen 11/10/2022 tarihli cevap dilekçesinde; davacı tarafça aynı kazaya ilişkin aracında meydana gelen hasar için sigorta tahkim komisyonuna başvurulduğunu, sigorta tahkim komisyonun 2022/35758 Esas sayılı dosyasında 2022/162100 sayılı kararda da davacıya ait araçta bakiye tazminat tespit edilemediğini, davacının başvurusunun kesin olarak reddedildiğini mahkememize bildirmiş, akabinde davalı tarafın iddiası doğrultusunda Mahkememizin 2 nolu celse 1 nolu ara kararı uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonuna müzekkere yazılarak, 2022/162100 sayılı kararın mahkememize gönderilmesi talep edilmiş, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından mahkememize gönderilen 06/12/2022 havale tarihli cevabi yazısı ile eldeki dava konusu trafik kazasına ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 30/06/2022 tarihinde davacı tarafın tazminat talebinin reddine kesin olarak karar verilmiş olduğu bu nedenle davacı tarafça dava şartı olan kesin hüküm bulunmaması unsurunun ihlal edildiği anlaşılmış Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/9264 Esas ve 2022/15236 Karar sayılı ilamın da da; "Davacı vekili, 14.08.2012 tarihinde trafik sigortası olmayan motosikletin davacıya çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının kazada kusurunun olmadığını, kaza nedeni ile davacının %41 oranında meslekte kazanma gücü kaybının olduğunu iddia ederek iş gücü kaybından doğan şimdilik 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüte düştüğü tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu olaya ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan yargılama sonucu başvurunun esastan reddine karar verildiğini, karara karşı tarafın itiraz ettiğini ve itirazın da reddi ile kararın kesinleştiğini, davanın usulden reddi gerektiğini, işbu davanın ikamesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, daha önce yargılaması yapılmış ve verilen kararın kesinleşmiş olması nedeniyle dava şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince dava konusu aynı uyuşmazlık için Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce başvurunun reddedildiği, hakem heyeti kararına itiraz edilmesi sonucunda ise İtiraz Hakem Heyeti'nce itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, anılan kararın eldeki dava bakımından kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ile 115/2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA," ilişkin karar verilmiş olduğu göz önünde bulundurularak Sigorta Tahkim Komisyonun vermiş olduğu 30/06/2022 tarihli kararının kesin olduğu ve verilen kararın mahkememiz için de kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kesin hüküm nedeniyle 6100 sayılı HMK m.114/1-i ve m.115/1,2 hükümleri uyarınca USULDEN REDDİNE,

2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
5-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 7.248,54 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk dava şartı nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 02/06/2018 Tarihli ve 30439 Sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/4 hükmü uyarınca davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, dava değeri 2023 yılı için getirilen kesinlik sınırı olan 17.830,00 TL'nin altında kaldığından KESİN olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunanlara okunmak suretiyle tefhim edildi.17/10/2023

Katip ...
Hakim ...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim