mahkeme 2022/364 E. 2023/212 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/364

Karar No

2023/212

Karar Tarihi

31 Mayıs 2023

T.C.
GAZİANTEP
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : ....
KARAR NO :....
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... - [....
DAVALILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
3- ... - ... ...

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 20/04/2022
KARAR TARİHİ : 31/05/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkil banka arasında akdedilen sözleşmeden dolayı borçlu aleyhine Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalıya ihtar çekilerek temerrüde düşürüldüğünü, bankaya hiçbir ödeme yapılmadığını, açıklanan bu nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalı taraf süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir. Cevap dilekçesi verilmemesi nedeniyle HMK 128 delaletiyle davacının ileri sürdüğü bütün vakıalar davalı tarafından inkar edilmiş sayılmıştır.
DELİLLER:
1-Taraflarca usulüne uygun olarak ileri sürülen iddia ve savunmalar,
2-Gaziantep İcra Dairesinin 2019/40574 Esas Sayılı İcra Dosyası
3-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,
4-Bilirkişi raporları
5-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :
Dava Nevi İtibari İle Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasına İlişkindir.
Uyuşmazlığa uygulanacak normlar açısından yapılan değerlendirme;
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
İii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve 2017/19-824 E., 2019/885 K.; 25.11.2020 tarihli ve 2017/(19)11-894 E., 2020/942 K. sayılı kararlarında da değinilmiştir.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Asıl borçlu yönünden hesabın kat edilmesi, kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterlidir, ayrıca ihtarın tebliği şartı aranmaz.
Hesap kat tarihi itibari ile asıl alacak, kullanılan kredi tutarı ile bu krediye uygulanan akdi faiz toplamından oluşur. Kullanılan krediye hesap kat tarihine kadar akdi faiz uygulanması gerekir. Ayrıca kat tarihi itibari ile belirlenen asıl alacağa hesap kat tarihinden temerrüdün gerçekleştiği takip tarihine kadar akdi faiz istenebilir. Asıl alacağa temerrüt faizi istenebilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmüş olması gerekir. Borçlu temerrüde düşürülmemiş ise asıl alacağa takip tarihine kadar ancak akdi faiz istenebilir.
İcra takibi açısından yapılan değerlendirme;
Dava konusu icra takibinde ödeme emrinin davalı ...'ne 19/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 20/03/2019 tarihinde borca itiraz talebinden bulunduğu, davalıların borca itiraz talebinin davacıya tebliğ edilmediği ve bu nedenle davacının davayı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Genel Kredi Sözleşmesi borçlusunun temerrüdüne ilişkin yapılan değerlendirme;
İcra İflas Kanunu'nun 68'nci maddesinin b bendi; "Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi hâlinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.
Davacının kat ihtarı tetkik edildiğinde kat ihtarının gönderildiği adresin Genel Kredi Sözleşmesi'nde yer alan adres olduğu davalı Genel Kredi Sözleşmesi borçlusunun adres değişikliğini davalıya bildirdiğine dair bir bilgi ve belge dosya içerisinde görülmemiştir. Davalı Genel Kredi Sözleşmesi asıl borçlusunun kat ihtarının tebliğ edildiği tarihten kat ihtarında belirtilen atıfet süresi sonu olan 25/02/2019 tarihinde temerrüde düştüğü kanaati hasıl olmuştur.
Kefilin temerrüdüne ilişkin yapılan değerlendirme;
İİK 68/b maddesi hükmünün kefil bakımından uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Fakat Genel Kredi Sözleşmesi tetkik edildiğinde İİK 68/b madde hükmü ile paralel bir hükmün yer aldığı ve kefilin sözleşmeye imzaladığı nazara alındığında kefil bakımından sözleşme hükmü gereği bankaya bildirdiği adrese ilişkin değişiklik yaptığını bankaya bildirdiğine dair dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı görülmüştür.
Nitekim benzer bir uyuşmazlık Yargıtay 11'inci Hukuk Dairesi 2016/9214 Esas ve 2016/9176 Karar sayılı ilamında;
"Bilirkişi raporundaki hesaplamada davacı borçlu kefilin takip tarihinden önce temerrüde düşmediğinden temerrüt faizi işletilmemişse de, dosyada davacının mevcut adresine ihtarname tebliğe çıkarıldığı ve borçlunun adresinden taşınmış olduğundan iade edildiği anlaşılmaktadır. 01.02.06 tarihli sözleşmenin 12. maddesinde adres değişikliğinin bildirilmediği durumlarda eski adrese yapılan tebligatın geçerli olacağı kabul edilmiş olup davacının temerrüde düştüğünün kabulü gerekirken aksi yöndeki rapora dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir." denilmiştir.
Bu nedenle kat ihtarının sözleşmedeki adrese tebliğ tarihinden kat ihtarında belirtilen atıfet süresi sonu olan ... bakımından 25/02/2019; ... bakımından 11/03/2019 tarihinde temerrüde düştüğü kanaati hasıl olmuştur.
Kefil bakımından yapılan değerlendirme;
Davaya konu icra takibindeki alacak davacı banka ile davalı ... arasında akdedilen 30/07/2018 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Anılan sözleşmeye davalı ...'ın ve ...'ın kefil olduğu anlaşılmıştır. Her iki kefilin de kefalet tarihinde şirket yetkili oldukları dikkate alınmış ve TBK 584 hükmü gereği eş rızası aranmamıştır. Kefaletlerin TBK'unda sayılan diğer şartları da taşıdığı anlaşılmış ve bu nedenlerle davalıların kefaletlerinin usulüne uygun olduğuna kanaat edinilmiştir.
Kredili Mevduat Hesabı alacağı bakımından yapılan değerlendirme;
5464 sayılı Bankacılık ve Kredi Kartları Kanunu'nun Kurumsal Kredi Kartları başlıklı 43.maddesinde tacirlere verilen kurumsal kredi kartları hakkında kanunun 8/2, 9,12,24,25,26 ve 44. maddelerinin uygulanmayacağı hükmüne yer verildiği, 6495 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile 02/08/2013 tarihinden itibaren ticari kredi kartlarına 5464 sayılı kanunun 26. maddesi uyarınca T.C. Merkez Bankasınca Kredi kartlarınca belirlenen akdi ve temerrüt faizi oranların uygulanması gerektiğini, Merkez Bankasının 25/05/2013 tarih 35 sayılı duyurusunda 27/05/2013 tarihinden itibaren kredili mevduat hesaplarına uygulanacak akdi ve gecikme faiz oranlarının kredi kartı işlemlerine uygulanacak aylık azami ve gecikme faiz oranlarını geçemeyeceği düzenlemesinin yapıldığını, davacı bankanın kredi mevduat hesabı alacaklarının bu yasa ve düzenlemeler kapsamına girdiği, kredili mevduat hesabı kredi alacaklarına TCMB tarafından ilan edilen yıllık akdi ve yıllık temerrüt faiz oranı uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Ticari kredili mevduat hesabı tarihinden sonra uygulanacak akdi ve gecikme faiz oranının üst sınırının T.C Merkez Bankası tarafından belirlendiğinden bilirkişi raporunu bu yönüyle de hükme esas alınmıştır. (Yargıtay 19.HD'nin 2019/2021 esas 2019/4757 karar 14/10/2019 tarih ve Yargıtay 19.HD'nin 2016/9671 esas 2017/6303 karar 26/09/2017 tarihli ilamları).

Bilirkişi incelemesi hakkında yapılan değerlendirme;
Mahkememizin ara kararı uyarınca rapor hazırlanmak üzere dosya kül halinde bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi tarafından hazırlanan 03/01/2023 tarihli raporda özetle;
1-Davacı banka ile davalı asıl borçlu arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, anılan sözleşme kapsamında tahsis edilen kredili mevduat hesabı borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalılar hakkında takip başlattığını,
2-Davalı kefillerin sözleşmede belirlenen kefalet limitlerinin ayrı ayrı 7.500.000,00 TL olduğunu, takip tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarı nazara alındığında hesaplanan asıl alacağın kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak müteselsilen sorumlu olduklarını,
3-Davalılara kat ihtarnamesinin tebliğ edildiğinin kabulü halinde;
Asıl borçlu şirket ve kefil ... için; Takip tarihi itibariyle toplam 11.281,04 TL borçtan sorumlu olduklarını, ayrıca davalıların icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 11.088,92 TL'lik anaparaya yıllık %33,00 temerrüt faizi ve %5,00 BSMV ile birlikte ödemeleri gerektiğini,
Kefil ... için; Takip tarihi itibariyle toplam 11.131,61 TL borçtan sorumlu olduğunu, ayrıca davalının icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 11.088,92 TL'lik anaparaya yıllık %33,00 temerrüt faizi ve %5,00 BMSV ile birlikte ödemesi gerektiğini,
4-Davalılara kat ihtarnamesinin tebliğ edilemediğinin kabulü halinde;
Takip tarihi itibariyle toplam 11.088,92 TL borçtan sorumlu olduklarını, ayrıca davalıların icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 11.088,92 TL'lik anaparaya yıllık %33,00 temerrüt faizi ve %5,00 BSMV ile birlikte ödemeleri gerektiğini,
Kat tarihinden sonra işleyen akdi faizin talep edilip edilemeyeceğinin nihai değerlendirmesinin sayın mahkemenin takdirinde olduğunu,
5-Dosyaya sunulan Noterlik Makbuzunda 347,99 TL masraf olduğunu mahkememize bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup taraflarca yasal süresi içerisinde bilirkişi raporuna karşı herhangi bir itiraz ileri sürülmemiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan raporun denetime elverişli ve ayrıntılı düzenlenmiş olması dikkate alınarak rapora itibar edilmiştir.
Kat ihtarnamesinin davalılara yukarıda açıklamalarda bahsedildiği üzere tebliğ edildiği kabul edildiğinden bilirkişi raporunda terditli olarak düzenlenen kat ihtarnamesinin tebliğinin kabul edildiği halde başlığı altında yapılan hesaplama hükme esas alınmıştır.
Davacı tarafından icra takibinden masraf alacak kalemine makbuz ibraz edildiğinden bu alacak kalemi bakımından talebin ispatlandığı kanaati hasıl olmuştur.
Asıl alacak bakımından bütün davalıların 11.088,92 TL anapara, davalı asıl borçlu ve kefil ...'ın aynı tarihte temerrüde düştükleri dikkate alınarak temerrüt faizi olarak 182,97 TL ve temerrüt faizi BSMV'si 9,15 TL borçlu oldukları, davalı kefil ...'ın temerrüt tarihi diğer davalılardan farklı olduğu için temerrüt faizi olarak 40,66 TL ve BSMV'si 2,03 TL davacıya borçlu olduğu anlaşılmıştır.
İcra inkar tazminatı talebi bakımından yapılan değerlendirme;
Burada her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de kabul edilen kısım bakımından alacak likit nitelikte olup ayrıca davalılar da itirazlarında haksızdırlar. Bu haliyle de davacı lehine 2004 sayılı İİK m.67/2 hükmünde öngörülen şartlar oluştuğuna kanaat getirilmiş ve kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı lehine % 20 nispetinde icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Ayrıca davalılar vekili her ne kadar kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuşsa da dosya kapsamında taleplerin reddedilen kısımı bakımından davacının kötü niyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil mevcut olmadığından 2004 sayılı İİK m.67/2 hükmündeki kötü niyet şartının gerçekleşmediği kanaatiyle bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
Neticeten;
Tüm dosya kapsamı, denetime elverişli alınmış bilirkişi raporları, taraf beyanları, gelen yazı cevapları birlikte incelendiğinde davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki gibi hüküm kurumuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Kısmen KABULÜ Kısmen REDDİ ile;
Davalıların Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2019/.. Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazının
A-Davalılar .... . Tarım Gıda Endüsrti San. ve Tic. A.Ş. ve ... bakımından;
11.088,92 TL asıl alacak ve 182,97 TL işlemiş faiz, 9,15 TL BSMV ve 347,99 TL masraf alacağı bakımından İPTALİNE, fazlaya dair istemin REDDİNE,
B-Davalı ... bakımından;
11.088,92 TL asıl alacak ve 40,66 TL işlemiş faiz, 2,03 TL BSMV ve 347,99 TL masraf alacağı bakımından İPTALİNE, fazlaya dair istemin REDDİNE,
C- Asıl alacak miktarı olan 11.088,92 TL'nin %20'si nispetinde icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 11.629,03 TL üzerinden alınması gereken 794,38 TL ilam harcın (davalı ...'ın sorumluluğu 784,17 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam 1.444,75 TL yargılama giderinin davanın davalılar .... Bulgur Tarım Gıda Endüsrti San. ve Tic. A.Ş. ve ... bakımından kabul (%99,76) ve ret (%‭0,24) oranlarına göre hesaplanan 1.441,28 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ...'ın sorumluluğu, davalı ... bakımından davanın kabul (%98,48) ve ret (%‭0,52) oranlarına göre hesaplanan 1.434,24 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
6- Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
7-Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/2 hükmü gereğince, Gaziantep Arabuluculuk Bürosu tarafından suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul (%99,76) ve ret (%0,24) oranlarına göre hesaplanan 1.556,26 TL'sinin davalılardan (davalı ...'ın sorumluluğu 1.536,29 TL sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak, bakiye 3,74 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan tarafa okunmak suretiyle tefhim edildi.31/05/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim