mahkeme 2022/328 E. 2023/482 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/328

Karar No

2023/482

Karar Tarihi

27 Eylül 2023

T.C.
GAZİANTEP
2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : ...
KARAR NO : ...

HAKİM : ...
KATİP : ...

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 07/04/2022
KARAR TARİHİ : 27/09/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Sözleşmenin Hükümsüzlüğü /İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı asıl borçlu ile davacı banka arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi gereğince kredilerin geri ödeme planları imzaladığı, diğer davalının kefil olduğu, borcun ödenmemesi nedeni ile hesapların kat edildiği, Afşin Noterliği'nin 19/08/2019 tarih ve ... yevmiye no hesap kat ihtarnamesi keşide edildiği, borcun ödenmemesi üzerine Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2019/143123 Esas Sayılı takip dosyası ile icra takibine başladığı, takibe itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, Sözleşmede Kefalet, Muacceliyet ve temerrüt halleri ile uygulanacak gecikme faiz oranı maddesinde sorumlulukların kabul edildiği ve açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davalının Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2019/143123 Esas Sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının iptaline ve takibin devamına, % 20' ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine, dava masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalı taraf süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir. Cevap dilekçesi verilmemesi nedeniyle HMK 128 delaletiyle davacının ileri sürdüğü bütün vakıalar davalı tarafından inkar edilmiş sayılmıştır.

DELİLLER:
1-Taraflarca usulüne uygun olarak ileri sürülen iddia ve savunmalar,
2-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,
3-Bilirkişi raporları
4-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :
Dava Nevi İtibari İle 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) Sözleşmenin Hükümsüzlüğü /İptaline ilişkindir.
Uyuşmazlığa uygulanacak normlar açısından yapılan değerlendirme;
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
İii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve 2017/19-824 E., 2019/885 K.; 25.11.2020 tarihli ve 2017/(19)11-894 E., 2020/942 K. sayılı kararlarında da değinilmiştir.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Asıl borçlu yönünden hesabın kat edilmesi, kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterlidir, ayrıca ihtarın tebliği şartı aranmaz.
Hesap kat tarihi itibari ile asıl alacak, kullanılan kredi tutarı ile bu krediye uygulanan akdi faiz toplamından oluşur. Kullanılan krediye hesap kat tarihine kadar akdi faiz uygulanması gerekir. Ayrıca kat tarihi itibari ile belirlenen asıl alacağa hesap kat tarihinden temerrüdün gerçekleştiği takip tarihine kadar akdi faiz istenebilir. Asıl alacağa temerrüt faizi istenebilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmüş olması gerekir. Borçlu temerrüde düşürülmemiş ise asıl alacağa takip tarihine kadar ancak akdi faiz istenebilir.
İcra takibi açısından yapılan değerlendirme;
Dava konusu icra takibinde ödeme emrinin davalı 'a 22/10/2019 tarihinde, davalı ...'a ise 14/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 22/10/2019 tarihinde borca itiraz talebinden bulunduğu, davalının borca itiraz talebinin davacıya tebliğ edilmediği ve bu nedenle davacının davayı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Kefilin temerrüdüne ilişkin yapılan değerlendirme;
İİK 68/b maddesi hükmünün kefil bakımından uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Fakat Genel Kredi Sözleşmesi tetkik edildiğinde İİK 68/b madde hükmü ile paralel bir hükmün yer aldığı ve kefilin sözleşmeye imzaladığı nazara alındığında kefil bakımından sözleşme hükmü gereği bankaya bildirdiği adrese ilişkin değişiklik yaptığını bankaya bildirdiğine dair dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı görülmüştür.
Nitekim benzer bir uyuşmazlık Yargıtay 11'inci Hukuk Dairesi 2016/9214 Esas ve 2016/9176 Karar sayılı ilamında;
"Bilirkişi raporundaki hesaplamada davacı borçlu kefilin takip tarihinden önce temerrüde düşmediğinden temerrüt faizi işletilmemişse de, dosyada davacının mevcut adresine ihtarname tebliğe çıkarıldığı ve borçlunun adresinden taşınmış olduğundan iade edildiği anlaşılmaktadır. 01.02.06 tarihli sözleşmenin 12. maddesinde adres değişikliğinin bildirilmediği durumlarda eski adrese yapılan tebligatın geçerli olacağı kabul edilmiş olup davacının temerrüde düştüğünün kabulü gerekirken aksi yöndeki rapora dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir." denilmiştir.
Bu nedenle kat ihtarının sözleşmedeki adrese tebliğ tarihinden kat ihtarında belirtilen atıfet süresi sonunda temerrüde düştüğü kanaati hasıl olmuştur.
Kefaletin sıhhati bakımından yapılan değerlendirme;
Davaya konu icra takibindeki alacak davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine kefaletten kaynaklanmaktadır. Anılan sözleşmeye davalının kefil olduğu anlaşılmıştır. Davalı kefilin kefalet tarihinde eş rızasının alındığı görüldüğünden davalının kefaletinin usulüne uygun olduğuna kanaat edinilmiştir.
Temerrüd faiz oranı bakımından yapılan değerlendirme;
Taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi incelendiğinde Genel Kredi Sözleşmesinin 10.5 hükmünde yer alan davalının temerrüdünün doğduğu tarihte bankaca ödünç para verme işlerine fiilen uygulanan en yüksek faize ilişkin %100 fazlasının esas alınacağının bildirildiği görülmüştür.
Yargıtay 11'inci Hukuk Dairesi'nin 2020/5065 Esas ve 2022/113 Karar sayılı ilamında;
"ispat yükü kendisinde olan davacı bankaya gönderilen muhtıraya rağmen davacı banka tarafından davalıların temerrüt tarihinde aynı tür krediler için fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, bu durumda davacının davalıların temerrüt tarihinde uyguladığı en yüksek kredi akdi faiz oranının %14,40 olduğu, bu oranın %100 ilavesi suretiyle uygulanması gereken temerrüt faiz oranının ise %28,80 olduğu, mahkemece yargılama aşamasında alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda yer alan terditli hesaplamalardan Yargıtay uygulamasına uygun nitelik taşıyan %28,80 temerrüt faiz oranı esas alınmak suretiyle davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan alacaklı olduğu tespit edilen miktar üzerinden hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık görülmediği, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." şeklinde bahsedildiği üzere fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının ne kadar olduğunun ispat yükü davacı banka üzerindedir.
Davacı bankaca mahkememizin 3 no.lu celsesi 1 no.lu ara kararı gereği ibraz edilen faizin TCMB'ne bildirilen faiz oranı olduğu anlaşıldığından bu faiz oranına itibar edilmesi mümkün görülmemiştir.
Nitekim benzer bir uyuşmazlıkta Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/19-1650 Esas ve 2019/507 Karar sayılı ilamında;
"davacı bankanın kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faiz belirlendikten sonra temerrüt tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz işletilip, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar sözleşmenin 45. maddesindeki anlaşma uyarınca akdi faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanıp takip tarihi itibariyle alacak tespit edilmeli ve takipten sonra da belirlenen temerrüt faizinin asıl alacağa uygulanmasını sağlayacak şekilde takibin devamına imkan sağlanması gerekmektedir" denilmiştir.
Açıklamalar doğrultusunda dava konusu krediye ilişkin olarak temerrüt faiz oranı olarak akdi faizin %100'si esas alınarak belirlenen faiz oranı uygulanabilecektir. Davacı tarafından bu oranda temerrüt faiz oranı talep edildiğinden faiz bakımından davalının itirazının yersiz olduğuna kanaat edinilmiştir.
Bilirkişi incelemesi hakkında yapılan değerlendirme;
Mahkememizin ara kararı uyarınca rapor hazırlanmak üzere dosya kül halinde bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi tarafından hazırlanan 01/08/2022 tarihli raporda özetle;
1-Davacı Banka ile davalı/asıl borçlu arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan taksitli ticari kredi borçlarının ödenmemesi Banka tarafından ödenmesi nedeniyle, davacı Bankanın davalılar hakkında takip başlattığı,
2-Davalı kefilin sözleşmede belirlenen kefalet limiti 150.000,00 TL olup, takip tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarı nazara alındığında hesaplanan asıl alacağın kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilin borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak müteselsilen sorumlu olduğu,
3-Davalı asıl borçluya kat ihtarnamesinin tebliğ edildiğinin kabulü:
Taksitli Ticari Krediler İçin; Takip tarihi itibariyle toplam 101.239,48 TL borçtan sorumlu oldukları, ayrıca davalının icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 96.381,84 TL'lik anaparaya (banka talebi) yıllık % 48,00 temerrüt faizi ve % 5,00 BSMV ile birlikte ödemesi gereği,
Davalı kefile kat ihtarnamesinin tebliğ edildiğinin kabulü;
Taksitli Ticari Krediler İçin: Takip tarihi itibariyle toplam 100.834,68 TL borçtan sorumlu oldukları, ayrıca davalının icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 96.381,84' TL'lik anaparaya (banka talebi) yıllık % 48,00 temerrüt faizi ve % 5,00 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği,
Davalı kefile kat ihtarnamesinin tebliğ edilemediğinin kabulü;
Taksitli Ticari Krediler İçin: Takip tarihi itibariyle toplam 96.381,84 TL borçtan sorumlu oldukları, ayrıca davalının icra takibinden borcun tamamen tahsil tarihine kadar 96.381,84 TL'lik anaparaya (banka talebi) yıllık %48,00 temerrüt faizi ve % 5,00 BSMV ile birlikte ödemesi gerektiği, şeklinde rapor beyan edilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup taraflarca yasal süresi içerisinde bilirkişi raporuna esaslı bir itiraz ileri sürülmemiştir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan raporun denetime elverişli ve ayrıntılı düzenlenmiş olması dikkate alınarak rapora itibar edilmiştir.
İcra inkar tazminatı talebi bakımından yapılan değerlendirme;
Burada her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de kabul edilen kısım bakımından alacak likit nitelikte olup ayrıca davalılar da itirazlarında haksızdırlar. Bu haliyle de davacı lehine 2004 sayılı İİK m.67/2 hükmünde öngörülen şartlar oluştuğuna kanaat getirilmiş ve kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı lehine % 20 nispetinde icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Neticeten;
Tüm dosya kapsamı, denetime elverişli alınmış bilirkişi raporları, taraf beyanları, gelen yazı cevapları birlikte incelendiğinde davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki gibi hüküm kurumuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın Kısmen KABULÜ Kısmen REDDİ ile; davalıların Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2019/143123 Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazının
Asıl borçlu ... bakımından 96.381,84 TL asıl alacak, 4.626,33 TL işlemiş temerrüt faizi ve 231,32 TL BSMV olmak üzere toplam 101.239,48 TL bakımından İPTALİ ile takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya dair taleplerin REDDİNE,
Kefil ... bakımından 96.381,84 TL asıl alacak, 4.240,80 TL işlemiş temerrüt faizi ve 21,04 TL BSMV olmak üzere toplam 100.834,64 TL bakımından İPTALİ ile takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya dair taleplerin REDDİNE,
2-Hükmedilen asıl alacak miktarı olan 96.381,84 TL'nin %20'si nispetinde icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3- Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 101.239,48 TL üzerinden alınması gereken 6.915,67 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 1.258,50 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ‭‭‭‭‭5.657,17 TL harcın davalılardan (davalı ...'ın sorumluluğu aleyhine hükmedilen miktar nispetinde hesaplanan harç miktarı olan 5.629,51TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.258,50 TL peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcının toplamı olan 1.339,2‬0 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen toplam ‭‭‭‭1.549‬,00 TL yargılama giderinin davanın kabul (%97,16) ve ret (%‭2,84) oranlarına göre hesaplanan 1.505,01 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ...'ın sorumluluğu, davalı ... bakımından davanın kabul (%96,77) ve ret (%‭3,24) oranlarına göre hesaplanan 1.498,97 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın kabul edilen değeri üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan ‭3.367,01‬ TL vekalet ücretinin (davalı ...bakımından reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 2.962,17 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
8-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
9-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
10-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk dava şartı nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 02/06/2018 Tarihli ve 30439 Sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/4 hükmü uyarınca davanın kabul (%97,16) ve ret (%‭2,84) oranlarına göre hesaplanan 1.282,51 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ...'ın sorumluluğu, davalı ... bakımından davanın kabul (%96,77) ve ret (%‭3,24) oranlarına göre hesaplanan 1.277,36 TL ile sınırlı olmak üzere), ‭37,49 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan tarafa okunmak suretiyle tefhim edildi. 27/09/2023

TASHİH ŞERHİ

Davalı kefil ... bakımından sehven hüküm altına alınan kısa kararda "96.381,84 TL asıl alacak, 4.240,80 TL işlemiş temerrüt faizi ve 21,04 TL BSMV olmak üzere toplam 100.834,64 TL" olarak belirtilmiş olmasına rağmen yazılan "21,04 TL BSMV"nin "212,00 TL BSMV" yazılması gerektiği halde yazı hatası ve hesap yapıldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun Hükmün tashihi başlıklı "Madde 304- (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir." hükmü getirilmiştir.
Bu durumların 6100 sayılı HMK m.304/1 hükmünde düzenlenen açık yazı hatası niteliğinde olduğu, mahkememizce bu hataların resen düzeltilmesi gerektiğine kanaat getirildiği ve gerekçeli karar henüz tebliğ edilmediğinden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki gibi tashih kararı verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Mahkememizin 27/09/2023 tarihli kısa kararında;
1-Davanın Kısmen KABULÜ Kısmen REDDİ ile; davalıların Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2019/143123 Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazının
Asıl borçlu ... bakımından 96.381,84 TL asıl alacak, 4.626,33 TL işlemiş temerrüt faizi ve 231,32 TL BSMV olmak üzere toplam 101.239,48 TL bakımından İPTALİ ile takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya dair taleplerin REDDİNE,
Kefil ... bakımından 96.381,84 TL asıl alacak, 4.240,80 TL işlemiş temerrüt faizi ve 212,00 TL BSMV olmak üzere toplam 100.834,64 TL bakımından İPTALİ ile takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA, fazlaya dair taleplerin REDDİNE,
2-Hükmedilen asıl alacak miktarı olan 96.381,84 TL'nin %20'si nispetinde icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
2-İş bu tashih şerhinin kararın EKİ SAYILMASINA,
Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim