mahkeme 2021/760 E. 2023/508 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/760
2023/508
10 Ekim 2023
T.C.
GAZİANTEP
2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ....
KARAR NO : ....
HAKİM : ....
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : ....
....
DAVALI : ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2016
KARAR TARİHİ : 10/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kaldırma Kararından Önceki Yargılama;
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ticari münasebetlerinin olduğunu, bu ticari münasebetler sonucunda dava dilekçesine ekli cari hesap ekstrasına göre müvekkilinin davalıdan cari hesap bakiyesi olarak 229.887,96 USD olduğunu, bu cari hesap ekstrasında yer alan 26/02/2016 tarihli 7847629 numaralı 41.163,00 USD bedelli, 06/01/2016 tarihli 7847627 numaralı 51.840,00 USD bedelli ve 26/01/2016 tarihli 7847628 numaralı 51.840,00 USD bedelli çekler kambiyo senetlerine dayalı olarak icra takibine, 42.477,16 USD bedelli fatura cari hesaba dayalı icra takiben konu Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2016/148194 Esas numaralı dosyasıyla icra takibi yaptıklarını, anılan icra takibine davalının haksız bir şekilde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğunu açıklanan nedenlerle Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2016/148194 Esas sayılı takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun haksız ve takibi uzatmaya yönelik itiraz nedeni ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Takibe konu edilmeyen belgenin iptal davasında delil olamayacağını, taraflar arasında teknik olarak cari hesap sözleşmesinin olmadığını, taraflar arasında herhangi bir sözleşmenin olmadığını, faturanın tek başına ticari ilişkiyi ve alacaklılığı ispat edemeyeceğini, müvekkili şirkette tebliğ edilmiş veya usulüne uygun tebliğ edilmiş faturaların olmadığını, faturaya konu malların veya hizmetlerin tesliminin olmadığını belirterek açılan iş bu davanın rededilmesini talep etmiştir.
Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Mahkememizce davaya konu yapılan Gaziantep 13. İcra müd. 2016/148194 Esas sayılı dosyası getirtilmiş dosyanın incelenmesinde takip dayanağının cari hesap alacağı olduğu anlaşılmakla her iki tarafın ticari defterlerinin sunulması istenilmiş, davalı taraf ticari defterlerini sunmamıştır. Bu kapsamda davacının ticari defterlerinin incelenmesi hususunda bilirkişi ....................07/01/2019 tarihli raporuna göre davacının ticari defterlerinde davalı ile aralarındaki ticari münasebete ilişkin faturaların davacının ticari defterlerine işlendiği gibi davacının davalıdan 30/12/2015 tarihi itibari ile 1.275.351,91 TL alacaklı olduğunun belirtildiği kaldı ki BA BS formlarınında bu hususu destekler nitelikte olduğu anlaşılmakla davacının davasını ispatladığı kanaatine varılarak davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiştir. Her ne kadara davalı taraf ısrarla davacı ile aralarında herhangi bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından mütevellit davanın reddine karar verilmesini beyan etmiş ise de davalı tarafa 2 haftalık kesin süre verilmesine rağmen ticari defterini ibraz etmediği gibi vergi dairelerine sunulan BA ve BS formları da düşünüldüğünde davalı ile davacı arasında cari hesap ilişkisi ispatlanmış olup bu yönü ile de davalının bu husustaki savunmasına itibar edilmemiştir ve bu olaylar ışığında davanın kabulüne dair hüküm kurulmuştur.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2019/2259 esas ve 2021/1488 karar sayılı ilamında;
''6100 sayılı HMK'nın 187. maddesi gereğince, ispatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Aynı Kanunun 190. maddede ise ispat yükü düzenlenmiş olup; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " düzenlemesi bulunmaktadır.
Satım sözleşmesinde, satım konusu emtianın usulüne uygun şekilde alıcıya teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı/satıcıya aittir. Satıcı bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini usulüne uygun delillerle kanıtlamalıdır. Taraflar arasında yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan davalının veya davalı adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan teslim belgesi, irsaliyeli fatura gibi belgelerle sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür. Bu şekilde belge sunulduğu takdirde bu belgelere karşı davalının beyanı alınmalı duruşmaya gelmemiş ise be belgelere karşı beyanı alınmak üzere isticvap kararı verilmelidir.
6100 Sayılı HMK'nın 190.maddesine göre ve ayrıca itirazın iptali davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıya düşmektedir. Davacı, mal teslimini HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delil ile ispatlamak zorundadır.
Davacı, davalıya mal sattığını, bedelini tahsil edemediğini, bedelin tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptalini talep etmiş, davalı cevap dilekçesi sunmayarak, davayı inkarda bulunmuş, mahkemece davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, Gaziantep 13. İcra Dairesinin 2016/148194 esas sayılı takip dosyasına dayanak, davacı muavin defterlerine konu malların davalıya teslim edilip edilmediği, davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, taraflara 10/10/2018 tarihli duruşmada kesin süre içerisinde ticari defterlerini eksiksiz bir şekilde sunmaları, sunmamaları durumunda bir tarafın ticari defterleri yönü ile inceleme yapılacağını kabul etmiş sayılacakları ihtar edilmiştir. Davalı bu ihtara karşılık ticari defter ve belgelerini eksik olarak sunmuş, sonuçta münhasıran davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme yapılarak bilirkişi ......tarafından düzenlenen 07/01/2019 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Öncelikle taraflara 10/10/2018 tarihinde verilen kesin süre ve yapılan ihtar usulüne uygun değildir. Şöyle ki; davacının kendi defterlerindeki tek taraflı alacak kaydı davalıdan takip konusu alacağının bulunduğunu kanıtlamaya yetmez. Davacı delil listesinde münhasıran davalının ticari defter ve kayıtlarına dayanmamıştır. Bu halde bu hususun ihtar edilmesi de durumu değiştirmeyecektir. Bu durumda HMK'nın 222/5. maddesi uygulanamaz. Davacı, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, takibe konu cari hesap ilişkisinin varlığını, faturaların mevcudiyetini, davalıya tebliğ edildiğini veya malın davalı alıcıya teslim edildiğini ispatlamalıdır. Davalı taraf itiraz dilekçesinde ve davaya cevap dilekçesinde teslim tesellüm belgelerine, faiz oranına ve tüm takip miktarı ve alacağa itiraz etmiştir. Davacının icra takibinde hangi faturalara dayandığı açıklanmamış, ancak karara dayanak olan bilirkişi raporunda takibe konu cari hesap alacağını 49.185,65TL, 136.214,44TL, 43.914,55TL bedelli 3 adet faturanın oluşturduğu, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 229.314,64TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takip talebinde ise cari hesap alacağı 85.044,96 USD olarak talep edilmiştir. Öncelikle takibe dayanak olan faturaların hangi faturalar olduğu, faturaların hangi mal veya hizmetin karşılığı olduğu, malın teslim edilip edilmediği, teslim alanın kim olduğu, takip talebinde talep edilen faizin hangi tarihler arasına tekabül ettiği hususların taraf ticari defter, kayıt ve belgeleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerekmektedir.
Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli olan deliller toplanmamış ve bu konuda her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde deliller toplanarak alınacak bilirkişi raporu ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.'' gerekçesi ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiş ve işbu esasa kaydı yapılmıştır.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2019/2259 esas ve 2021/1488 karar sayılı ilamı sonrası yapılan yargılamada ;
Yeni duruşma günü taraflara tebliğ edilmiştir.
Mahkememizin 09/11/2021 tarihli tensip tutanağının 1 nolu ara kararı uyarınca kaldırma ilamı doğrultusunda ve 6100 sayılı HMK m.31 hükmü uyarınca davacı vekiline davaya konu alacağın hangi faturalardan kaynaklandığına dair gerekli açıklamanın yapılması, dayanak faturaların birer suretlerinin ve faturalara konu hizmet veya malların teslim edildiğine dair belgelerin dosyaya ibraz edilmesi için duruşmaya kadar süre verilmiştir. Davacı vekili tarafından verilen süre içerisinde gerekli açıklamaları ve belgeleri içerir beyan dilekçesini dosyaya ibraz etmiş olduğu görüldü. Akabinde mahkememizin 11/01/2022 tarihli duruşmasında taraflara 2015 yılı ve devamına ilişkin ticari defterlerini Mahkememize sunmak üzere süre verilmiş ve ticari defterler sunulduktan sonra dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Taraf vekilleri tarafından ticari defterlerinin yerlerini bildirir dilekçelerini verilen süre içerisinde Mahkememize bildirilmiştir. Davacı şirketin incelemeye konu ticari defterlerinin İzmir ilinde olduğu anlaşılmıştır. İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak davacının ticari defterlerinin incelenebilmesi için dosyanın Mali Müşavir bilirkişiye verilmesi istenilmiştir. Mali Müşavir Bilirkişinin 08/06/2022 tarihinde hazırlamış olduğu raporu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür. Hazırlanan raporda özetle; ''Davacı .... .... Kimya A.Ş'nin 2015-2016 yıllarına ait E-Defter formatındaki yasal defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği ve yasal defterlerin Elektronik defter beratları açılış ve kapanış onayı olarak kabul edilerek, davacı defterlerinin 6102 sayılı TTK'nun 64/3.maddesi ve VUK. 221. ve 222. Maddelerine uygun olduğu görüşüne varılmaktadır.Davacı tarafından Gaziantep 13.İcra Dairesi 2016/148194 E. Sayılı dosyada başlatılan takibin dayanağının raporda Tablo-1 de listelenen 3 adet fatura olduğu ve faturaların USD cinsinden karşılığının 85.044,96 USD kadar olduğu tespit edilmiştir. Davacı şirketin muhasebe personeli .... .... tarafından Takibe konu yapılan faturaların Davalı .... Plast'ın düzenlediği (Tablo-2 de listelenen) iade faturalarındaki ürünlerin .... Kimya'ya fiilen iadesinin yapılmamış olması nedeniyle düzenlendiği bilgisi verilmiştir. Bu bilgi doğrultusunda davacı ve davalı arasında karşılıklı iade faturası silsilesi oluştuğu anlaşılmakta olup, Davalı .... Plast tarafından düzenlenen iade faturalarında yapılan incelemede bu ürünlerin daha önce .... Kimya tarafından davalı .... Plast'a satılan ürünlerden olduğu tespit edilmiştir. (ürünlerin .... Kimya'dan Davalıya ilk satışına ait) faturalar ve irsaliye bilgilerine göre ürünlerin Davacı .... Kimya tarafından Davalı .... Plast'a teslim edildiği anlaşılmakta olup, Sayın Mahkeme'nin teslimin ispatlandığı kanaatine varması durumunda Davalı .... Plast'ın düzenlediği iade faturalarındaki ürünlerin Davacı .... Kimya'ya fiilen iade/teslim edildiğini Davalı .... Plast'ın ispatlaması gerektiği, Davalı .... Plast A.Ş tarafından iadenin ispatlanamaması durumunda Davacı .... .... Kimya A.Ş'nin 28.07.2016 tarihinde Gaziantep 13.İcra Dairesi 2016/148194 E. Sayılı dosyada başlatılan takip dosyasında 85.044,96 USD kadar alacaklı olduğu sonucuna varılmakta olup, nihai takdir Sayın Mahkeme'ye aittir. Gaziantep 13.İcra Dairesi 2016/148194 E. Sayılı dosyada başlatılan takipte asıl alacak yönünden 85.044,96 USD talep edildiği, takibe kadar işlemiş faiz talep edilmediği tespit edilmiştir.'' kanaatine varılmıştır. Hazırlanan bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Taraf vekilleri tarafından hazırlanan rapora karşı itiraz dilekçelerinin dosyaya ibraz etmiş oldukları görüldü. Mahkememizce bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri incelenmiş ve ibraz edilen itirazlara itibar edilmeyerek hazırlanan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin 15/11/2022 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı uyarınca dosyanın Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilerek davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ve dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda özetle; Davalının ticari defterlerini davalı vekili tarafından Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/301 esas sayılı dava dosyasında bulunduğunu dosyanın karara çıktığını ve kesinleştiğini beyan ettiğini ve davalının ticari defterlerinin tarafında tevdi edilmediğini bu nedenle de rapor hazırlayamadığını bildirmiştir. Hazırlanan rapor taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Akabinde Mahkememizin 16/05/2023 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı uyarınca davalı vekili tarafından müvekkiline ait ticari defterlerin bulunduğu yer mahkememizin 2019/301 Esas sayılı dosyası olarak bildirildiği, anılan dosyanın incelemesinde davalı vekilinin bu sefer ticari defterlerin mahkememizin 2017/73 Esas ve 2020/797 Karar sayılı dosyasında olduğunun bildirildiği, ilgili dosyanın incelemesinde hazırlanan bilirkişi raporunda ticari defterlerin eksik olarak ibraz edilmiş olduğunun bildirilmiş olduğu bu hususun ilgili mahkememizin 2019/301 Esas ve 2022/300 Karar sayılı kararında da açıkça belirtildiği ilgili kararın kesinleşmiş olduğu görülmekle; davalı vekiline ticari defterlerini mahkememize ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine bu süre içerisinde ibraz edilmediği takdirde HMK 222/3 maddesi gereğince diğer tarafın HMK 223/2 şartlarına uygun tutulduğu takdirde diğer taraf defterinin delil olarak kabul olunacağının aksinin ancak kesin delille ispat olunacağının ve davacı taraf ticari defterlerin göre karar verileceğinin ihtarına karar verilmiştir. Verilen süre içerisinde davalı vekili tarafından beyanlarını bildirir dilekçesini dosyaya ibraz etmiş olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa bakıldığı zaman davacı tarafından davalıya mal satışı yapıldığı, daha sonra bir kısım malların davalı tarafından iade edildiği ve iade faturası düzenlendiği, anılan iade faturalarının davacının ticari defterlerine kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle yani iade faturaları davacının ticari defterlerine kaydedilmiş olmakla iadeye konu malların davacı tarafından teslim alınmış olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bilirkişi raporunda davaya konu icra takibine dayanak teşkil eden faturaların iadeye konu malların davalı tarafından davacıya teslim edilmediğinden bahisle davacı tarafından tanzim edilen faturalar olduğu belirtilmiş olup bu haliyle somut uyuşmazlığın noktasında iadeye konu malların davacı tarafından teslim alınıp alınmadığına göre çözümlenmesi gerekmektedir. Bu haliyle bir önceki paragrafta yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı taraf davalının düzenlemiş olduğu iade faturalarını kendi ticari defterlerine işlemiş olduğuna göre burada artık bu malların teslim edilmediğinden bahisle alacak talebinde bulunması hukuken mümkün bulunmayıp ancak bahse konu malların iade edilmediği vakıasının yazılı deliller ile ispat edilmesi gerekmektedir. Hal böyle olmasına rağmen bu yönde davacı tarafça dosyaya sunulmuş herhangi bir yazılı delil de bulunmamakta olup davacı taraf bu iddiasını usulünce ispatlayamamıştır.
Öte yandan davalı vekili her ne kadar kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuşsa da davalı tarafça davacının dava konusu takibi kötü niyetli olarak başlatmış olduğuna dair dosyaya herhangi bir delil sunulmamış olduğundan bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da sübut bulmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL ilam harcından davacı tarafından dava açılırken yatırılan 4.296,51 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.026,66 TL harcın talep halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca davanın ret edilen değeri üzerinden hesaplanan 39.738,28 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı HMK m.345/1 hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan taraflara okunmak suretiyle tefhim edildi.19/10/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.