mahkeme 2021/239 E. 2023/476 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/239
2023/476
27 Eylül 2023
T.C.
GAZİANTEP
2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
HAKİM : ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : ...
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/03/2021
KARAR TARİHİ : 27/09/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı şirket temsilcisi dava dilekçesinde özetle; Davalı elektrik dağıtım şirketinin dağıtım sistemine bağlantısı yapılmış olan ve bağlantı bilgisi verilen güneş enerjisi üretim tesisi, müvekkili tarafından Gaziantep şehrinde kurulduğunu ve işletildiğini, söz konusu tesisle ilgili olarak, taraflar arasında dağıtım sistem kullanım anlaşması imzalandığı, tesisin işletildiği dönem boyunca haksız yere fazladan tahsil edilen sistem kullanım dağıtım bedellerinin müvekkiline iadesinin yapılması gerektiğini, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmadıklarını ve işbu dava açma zorunluluklarının doğduğunu, müvekkilinden fazladan ve fahiş miktarda sistem kullanım dağıtım bedeli alınmasının tamamıyla dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla ve yargılama sırasında ortaya çıkacak gerçek alacak tutarına taleplerinin fazladan tahsil edilen sistem kullanım dağıtım bedelleri yanında bunlara işletilen KDV'lerle birlikte oluşan toplam tutar için şimdilik 1.000,00- TL alacağın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket aleyhinde açılan davayı kabul etmemekle birlikte dava açıldığı tarihte iddia olunan alacak miktarı davacı tarafça belirlenebilir nitelikte olduğundan davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde bir yandan dağıtım faaliyetinin düzenlemeye tabi olduğu diğer yandan sistem kullanım bedelinin müvekkil şirket tarafından belirlendiği belirtilmiş ilgili mevzuatın açık hükümleri karşısında kendi içinde dahi çelişen, davacı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, idari işlemlerin idare tarafından geri alınıncaya ya da yargı yerleri tarafından iptal edilinceye kadar yürürlükte oldukları göz önüne alındığında davacı şirketin yürürlükteki mevzuat çerçevesinde tahsil edilen sistem kullanım bedellerinin hukuka aykırı olduğu iddiasının yerinde olmadığını, davacının dava dilekçesinde talep ettiği mevduata uygulanan en yüksek banka faizi üzerinde alacağın hesaplanmasının kabul edilemeyeceğini beyan. bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1-Taraflarca usulüne uygun olarak ileri sürülen iddia ve savunmalar,
2-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,
3-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,
4-Bilirkişi raporları
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE :
Dava Nevi İtibari Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak İstemine İlişkindir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince sistem kullanım/ dağıtım bedellerinin lisanslı üreticilerden daha fazla alınması sebebine dayalı belirsiz alacak davasıdır. Taraf delilleri toplanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının üretip sisteme aktardığı enerjinin davalı açısından ek maliyet oluşturup oluşturmadığı, ek maliyet oluşturmadığının tespiti halinde davalının kullanım bedelini hangi tarifeye göre tahakkuk ve tahsil edeceği, davalıdan fazladan alınan kullanım bedelinin olup olmadığı, mevcudiyeti halinde istirdadının mümkün olup olmadığı hususlarından ibarettir.
Bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmeler;
18/07/2022 Tarihli Elektrik Mühendisi Dr. ...'dan alınan raporundan özetle;
Davalı kurumun lisanssız GES için tahsil ettiği üretim dağıtım bedellerinin EPDK tarafından yayınlanan tarifeler dikkate alınarak belirlendiği ve mevzuata uygun olduğu, lisanslı ve lisanssız üretim yapan santrallerin üretim kapasitesi haricinde bir teknik bir farklarının bulunmadığını, davacının ürettiği elektriğin küçük miktarda bir kısmını tesis içerisinde kullanmış olduğu, davacının lisanssız elektrik üretimi yapmasının dağıtım sistemi üzerinde ek bir maliyet oluşturmadığı kanaatine varılmıştır.
01/11/2022 Tarihli Elektrik Mühendisi Dr. ...'dan alınan ek raporundan özetle; dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde davalı kurumun lisanssız GES için tahsil ettiği üretim dağıtım bedellerinin EPDK tarafından yayınlanan tarifeler dikkate alınarak belirlendiği ve mevzuata uygun olduğu, lisanslı ve lisanssız üretim yapan santrallerin üretim kapasitesi haricinde bir teknik bir farklarının bulunmadığı, davacının mevcut durumda 695.949,70 TL dağıtım bedeli ödemiş olduğu, Lisanslı Üretici olması halinde ise ödeyeceği dağıtım bedelinin 90.868,39 TL olması gerektiği kanaatine varılmıştır.
29/12/2022 Tarihli Elektrik Mühendisi ...'tan alınan ek raporundan özetle; elektrik piyasasında eşdeğer lisanslı ve lisanssız elektrik üretimi yapan üretim tesislerinin dağıtım bedeli maliyetinde, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 17 nci maddesinin 6 ncı fıkrasının bendinde tariflenen dağıtım tarifesi tanımındaki giderler gözönüne alındığında ek maliyet oluşturacak bir farkın olmadığı, gerek davalı tarafından, gerekse dava dışı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak herhangi bir ek maliyetin olup olmadığına ilişkin açıklama bölümünde belirtilen hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin temin edilmesi halinde değerlendirme yapılabileceği, Davacı hakkında uygulanan ve davaya konu olan sistem kullanım dağıtım bedeli tarifesinin EPDK tarafından belirlendiği söz konusu belirlemenin hukuki dayanağının 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 5 inci maddesinin (e) fıkrası, bu Kanun doğrultusunda 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 17. Maddesi ve yine bu doğrultuda oluşturulan ikincil mevzuat olduğu, doğal tekel niteliğini haiz elektrik dağıtım şirketlerinin tarifelerinin, EPDK bünyesinde konu ile ilgili uzmanlaşmış, Tarifeler Dairesi Başkanlığı tarafından belirlendiği ve Kurul onayı ile yürürlüğe girdiği; tarife düzenlemelerinde, düzenleme ekonomisi kuralları çerçevesinde, doğal tekel şirketin tekel konumunu kötüye kullanarak tüketicileri mağdur etmelerinin önüne geçilmesi, öte yandan doğal tekel şirketlerin ya da bir başka ifadeyle doğal tekel alanda yatırım yapan yatırımcıların, yapmış oldukları yatırımları, almış oldukları risklerle uyumlu olarak, makul bir geri dönüş oranıyla geri alabilmelerinin sağlanmasının esas olduğu; bu çerçevede doğal tekel şirketlerin şebeke yatırımları ve işletme giderlerinin Kurum tarafından değerlendirildiği ve risk getiri ilişkisi göz önünde bulundurularak makul karlılık ölçüsünde her bir doğal tekel şirket için gelir gereksinimi hesaplandığını, gelir gereksinimin dağıtım şebekesini kullanan tüketicilere dağıtılması noktasında temel unsurun, her tüketicinin sisteme yarattığı maliyete katlanması şeklinde olduğu, Dağıtım şirketlerinin, tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedelleri ile birlikte tarife önerilerini Kuruma sunduğu, ancak tarife belirleme yetkisinin EPDK’da olduğu ve tarifelerin EPDK’nın karar alma organı olan Kurul’un kararıyla belirlendiği, dağıtım şirketlerinin EPDK tarafından belirlenen tarifeleri uygulamakla yükümlü oldukları, bu çerçevede lisanslı veya lisanssız üretici firmalar için belirlenen tarifeler üzerinde dağıtım şirketlerinin teklif yetkisinin olduğu, ancak onay yetkisinin EPDK’da olduğu, herhangi bir takdir yetkisinin bulunmadığını, somut olayda eşdeğer lisanslı ve lisanssız elektrik üretimi yapan üretim tesislerin dağıtım bedeli tarifesi açısından ek maliyet olmadığına, davalının ek maliyet olduğuna ilişkin tespitleri var ise ek maliyetlerin hakkaniyet ölçüsünde hesaplanıp hesaplanmadığına ya da bir başka ifadeyle ne kadar olması gerektiğine yönelik iş bu dosyadaki bilgi ve belgelerden hareketle bir hesaplama yapılmasının mümkün olmadığını bu yönde bir hesaplamaya ve ilave bilgi ve belgeye ihtiyaç duyulması halinde, sektörel düzenleyici kurum olan ve ulusal çapta tüm verilere haiz EPDK'dan bahse konu maliyet farklığının ek maliyetlerin ve gerekçesinin sorulmasının gerektiği şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
27/04/2023 Tarihli Elektrik Mühendisi Dr. ...dan alınan ek raporundan özetle; davacı eğer lisanslı üretici olsaydı ödemesi gereken miktar 90.868,39 ₺ olarak hesaplanmıştır. mevcut durumda ise davacı Lisanssız GES (Geçici Kabulü 31.12.2017'den sonra yapılan) tarifesinden 695.949,70 ₺ ödemiştir. Aradaki fark 605.081,30 ₺ dir şeklinde ek rapor tanzim edilmiştir.
Denetime elverişli ve ayrıntılı olarak düzenlenmiş olan 27/04/2023 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamaların davacının talebini karşılar şekilde hesaplanma yapılmış olması nedeniyle itibar edilmişse de; davacının iddia ettiği şekilde bir alacağının varlığı konusunda itibar edilmemiştir.
Somut uyuşmazlık bakımından yapılan değerlendirme;
Davacı her ne kadar tarife hükümlerinin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu iddia etmiş ise de, tarafların tacir oldukları, TTK'nun 18/2. maddesi uyarınca basiretli davranma zorunlulukları bulunduğu, tacirler arasındaki genel işlem koşullarının daha sıkı kurallara bağlı olduğu, genel işlem koşulunun unsurları; sözleşmenin koşullarını oluşturması, sözleşme kurulmadan önce düzenlenmesi, birden fazla sözleşme ilişkisinde kullanılmak üzere düzenlenmesi ve genel işlem koşulları kullanan tarafından sözleşmeye dâhil edilmek niyetiyle karşı âkide sunulması olup genel işlem koşulu olduğu iddia edilen tarifenin ise sözleşme koşullarından olmayıp sözleşme devam ederken dava dışı EPDK tarafından belirlendiği gözetildiğinde davacının bu iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
30772 Sayılı ve 12/05/2019 tarihli resmi gazetede yayınlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği 1. maddede belirtildiği üzere yönetmeliğin amacı elektrik piyasasında, tüketicilerin elektrik ihtiyaçlarını tüketim noktasına en yakın kendi üretim tesisinden karşılaması, arz güvenliğinin sağlanmasında küçük ölçekli üretim tesislerinin ülke ekonomisine kazandırılması ve küçük ölçekli üretim kaynaklarının etkin kullanımının sağlanması ve elektrik şebekesinde meydana gelen kayıp miktarlarının düşürülmesi amacıyla lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğü olmaksızın, elektrik enerjisi üretebilecek ve gerçek veya tüzel kişilere uygulanacak usul ve esasların belirlenmesidir.
Dava dosyasının ve ilgili mevzuatın irdelenmesinde davalı şirketin tarifeleri belirleme, düzenleme, değiştirme, onaylama yetkisi bulunmadığı, şirketin sadece üreticilerle yapılan sistem kullanım dağıtım sözleşmelerinde EPDK tarafından belirlenen tarifeleri uygulamakla yükümlü olduğu görülmüştür. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 11/05/2017 tarihli ve 7070 sayılı kurul kararı ile lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyetler dikkate alınarak farklılaştırılabileceği belirtilmiştir. EPDK bu yetkisini Elektrik Piyasası Kanunundan almaktadır. Nitekim anılan kurul kararının iptali için dava açılıp ilgili kararın iptali sağlanmadan mahkememizin yönetmeliği doğrudan denetleyebileceği ve fazladan tahsil edildiği iddia edilen bedellerin davalıdan talep edilebileceği düşünülemez. Aksi durum yürütme yetkisinin gaspı anlamına gelip kabulü mümkün değildir. Zira anılan kurul kararı hukuka uygunluk karinesinden yararlanmakta ve idari yargı mercilerince iptal edilmemiştir. İdarenin işlemleri aksi yargı kararlarıyla ispat edilinceye ya da hukuka aykırılık sebebiyle idarece geri alınıncaya kadar hukuka uygun kabul edilir ve sonuçlarını doğurur. Kurulun tarifelerin farklılaştırılmasına yönelik benzer nitelikteki kararları iptal davası konusu edilmiş ancak Danıştay nezdinde açılan bu davalar reddedilmiştir (D.13D 21/12/2021 T. 2020/3347 E. 2021/5242 K. sayılı ilamı, D.13D 23/09/2020 T. 2017/461 E. 2020/2230 K. sayılı ilamı, D.13D 23/09/2020 T. 2018/880 E. 2020/2228 K. sayılı ilamı).
30772 Sayılı ve 12/05/2019 Tarihli resmi gazetede yayınlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinde belirtilen lisanssız elektrik üretiminin amacına dönüldüğünde esas olanın lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğü bulunmaksızın küçük ölçekli üretim tesislerinin kendi elektrik enerjisini üretmesi olduğu görülmektedir. Yine ilgili yönetmeliğin 24. maddesinde ihtiyaç fazlası elektriğin tedarik şirketi tarafından ilgisine göre belirtilen fiyattan YEKDEM kapsamında on yıl süre ile satın alınacağı düzenlenmiştir. 26. maddede ise ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi konusunda dağıtıcı ile üreticinin mahsuplaşabileceği belirtilmiştir.
Her ne kadar 6446 Sayılı Kanunun 17. Maddesine 6719 Sayılı Kanunla tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisinin bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerinin uygunluğunun denetimi ile sınırlı olmasına ilişkin fıkranın Anayasa Mahkemesinin 28/12/2017 T. 2016/150 E. ve 2017/179 K. sayılı kararı ile iptal edilmesi sebebiyle mahkememizin kurulun düzenleyici işlemi hakkında yargılama yetkisi bulunduğu iddia edilse de Anayasa Mahkemesi kararının ilgili bölümü tüketici uyuşmazlıklarına ilişkin olup eldeki ticari uyuşmazlığa ilişkin değildir.
Danıştay 13. Dairenin 23/09/2020 T. 2018/880 E. ve 2020/2228 K. sayılı ilamında da ayrıntısı ile değinildiği üzere lisanssız üreticilerin gerçekleştirdikleri üretimi dağıtım sistemine vermek suretiyle sistemi yoğun bir şekilde kullanımın sistemin teknik ve ekonomik işleyişini sekteye uğrattığı gibi üretimlerini ticari faaliyete konu ederek kendine tanınan muafiyet sınırını aştıkları, kanun koyucunun yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretimine yönelik lisanssız üreticileri bir takım yükümlülüklerden muaf tutmasının söz konusu üreticilerin lisanslı üreticiler gibi doğrudan piyasa faaliyetlerine konu edilebilecek elektrik üretimi gerçekleştirebilecekleri anlamını taşımadığı, iddia edildiği gibi lisanslı ve lisanssız üreticilerin aynı yükümlülüklere tabi kılınmasının mümkün olmadığı açıktır. Nitekim lisanssız üreticiler öncelikle kendi tüketimlerini karşılamakla yükümlüdür. Eşit işlem ilkesine dayanan davacının düşük tarifeden yararlanmak için ilgili mevzuatta ve kurul kararlarında belirtilen lisansı alması gerekir.
Davalının kurul tarafından belirlenen tarifelerde değişiklik yapması mümkün olmamakla birlikte esasen davacı tacir olduğundan ve tarifeler ile kurulun tarifelerde değişiklik yapması yetkisi bulunduğundan basiretli tacir yükümlülüğü gereği haberdar olması gerektiğinden genel işlem koşullarına ilişkin iddialar hukuki dayanaktan yoksundur.
Yine davacının lisanslı üreticiler ile lisanssız üreticilerin eşit şartlarda olduğu iddia edilmiş ise de; eşit ilkesinin mutlak bir eşitlik olarak irdelenmesinin olanaklı olmadığı, lisanslı ve lisanslı olmayanların kendi içlerinde bir eşitlik değerlendirmesi yapılabileceği; nitekim lisanslı olmayan üreticilerin koşullarını sağlayıp lisans alma ve lisanslı üreticilerin ödediği tarife üzerinden ödeme yapma imkanının bulunduğu gözetildiğinde eşitlik ilkesinin ihlalinden sözedilemeyeceği; bu nedenle lisanslı üretici ile lisanlı olmayan üreticilerin eşit şartlarda bulunduğu kabule imkan bulunmamaktadır.
Tüm bu açıklamalar, dosya kapsamında taraflarca sunulan deliller, davacının lisanssız elektrik üretim yönetmeliğinde belirtilen amacı aşan şekilde üretim yapması, sözleşme esnasında tarifelerden ve kurulun bu tarifelerde değişiklik yapma yetkisinden haberdar olmasına rağmen huzurdaki davanın basiretli tacir yükümlülüğüne aykırı olarak ikame edilmesi, lisanslı üreticilere yönelik tarifelerden ve ayrıcalıklardan yararlanmak için gerekli şartları sağlamadan lisanslı üreticilerle aynı tarifelerin uygulanması gerektiği iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olması ve tarifelerin hukuka uygunluk karinesinden yararlanması bir arada değerlendirildiğinde davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİ ile;
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL ilam harcından dava açılırken yatırılan 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
5-Davalı kendisinin vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT m.7/2 hükmü uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk kurumu nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan tarafa okunmak suretiyle tefhim edildi.27/09/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.