Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2026/41

Karar No

2026/169

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/41
KARAR NO : 2026/169
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/09/2025 (Karar)
NUMARASI : 2025/81 Esas, 2025/504 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 05/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/02/2026
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firma ile müvekkili firma arasında yıllara sari ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında yapılan bağlantı sözleşmesi gereğince müvekkili firmanın toplam 30 adet olan 40.250.000,00 TL bedelli çekler karşılığında davalı firmadan boru teslim alacağını, ancak çeklerin davalıya verilmesine rağmen boruların müvekkiline teslim edilmediğini ve çeklerin bedelsiz hale geldiğini, davalının zilyetliğinde bulunan çeklerin borçlu olmayan müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, davada ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu, müvekkilinin davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu, müvekkilinin halihazırda konkordato sürecinde olduğunu ve kesin mühlet kararı verildiğini, bu sebeple harç tamamlamasının mümkün olmadığını ve adli yardım talebinde bulunduklarını belirterek öncelikle adli yardım talebinin kabulüne, tedbir kararı kapsamında icra takibinin durdurulmasına, müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığının tespitine ve davalıda bulunan çeklerin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının olduğunu ve yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin alacağının çeklerle sabit olduğunu, davacının iddialarını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, ispat külfetinin davacının üzerinde olduğunu, davacının konkordato talep ederek müvekkilinin mağdur olmasına neden olduğunu, davacının harçları ve gider avansını yatırmadığını, kesin süre içinde eksikliklerin giderilmemesi halinde davanın reddi gerektiğini, haksız davanın ve karşı tarafın tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "Davacının dava dilekçesi ile ileri sürmüş olduğu olduğu adli yardım talebi 19.02.2025 günlü tensip tutanağının 12. maddesinde yer verilen gerekçe ile yerinde görülmeyerek 23.05.2025 tarihli ara ile dava tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL. maktu başvuru harcı ve dava değeri (40.250.000,00 TL.) üzerinden hesaplanarak alınması gereken nispi 687.369,37 TL. peşin harcın mahkememiz veznesine yatırılması bakımından davacı tarafa 2 (İki) haftalık kesin süre verilerek aksi halde dosyanın işlemden kaldırılacağının ve noksan harçlar yatırılmadıkça yeniden işleme alınmayacağının ve neticeten davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtar edildiği, buna ilişkin 23.05.2025 tarihli ara karar evrakının davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen belirtilen harçların verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça ikmal edilmediği anlaşılmakla 16.06.2025 tarihli celsede oluşturulan ara karar ile 6100 sayılı HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmış olduğu; dosyanın yenilenmesi bakımından yasal 3 (Üç) aylık sürenin 16.09.2025 tarihi itibariyle dolduğu ve bu süre içerisinde davacı tarafça usulünce yapılmış bir yenileme başvurusunun (noksan harç ikmali ile birlikte) bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nın 150/5. maddesi gereğince "Davanın Açılmamış Sayılmasına" dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına" şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; HMK'nın 334/2. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 24/9/2024 tarihli kararıyla iptal edildiği, iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yani 21/8/2025 tarihinde yürürlüğe girdiği, usul ekonomisi gereğince dava henüz karara çıkmadan Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda müvekkili hakkında adli yardım kararı verilebilecek iken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, müvekkilinin bahse konu kararın istinaf edilmesi yolunda harç ve masraf ödemesinin mümkün olmadığı belirtilerek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve çeklerin iadesi istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı şirket tarafından davalı şirkete ticari ilişki nedeniyle verilen çekler hakkında adli yardım talepli olarak borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği, ilk derece mahkemesinin 19.02.2025 tarihli tensip zaptının ... nolu ara kararı ile davacının adli yardım talebinin reddine karar verildiği, yine aynı bentteki ara kararında "İşbu red ara kararına karşı 6100 sayılı HMK'nın 337/2. maddesi uyarınca işbu tensip tutanağının tebliğinden itibaren 1 (Bir) hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile ....Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde İTİRAZ yasa yoluna başvurulabilineceğinin BİLİNMESİNE" şeklinde itiraz yolunun açık gösterildiği, yine aynı tensip zaptının ... nolu ara kararı ile adli yardım talebi reddedildiğinden 687.369,37 TL nispi harcın yatırılması için davacıya tensip zaptının tebliği ile birlikte 2 haftalık süre verildiği, tensip zaptının davacı vekiline "Tensip tutanağı örneği eklidir" şerhini içerir tebligat ile gönderildiği ve 25.02.2025 tarihinde tebliğ edildiği, akabinde ilk derece mahkemesinin 23.05.2025 tarihli ara kararı ile harcın yatırılacağı merci bildirilmediğinden nispi harcın yatırılması için davacıya yeniden 2 haftalık süre verildiği, işbu ara kararın davacı vekiline 28.05.2025 tarihinde tebliğ edildiği, verilen süre içerisinde davacı tarafından harcın yatırılmadığı, 16.06.2025 tarihli celsede davacı vekilinin yeniden süre verilmesi halinde harçları yatıracağını beyan ettiği, buna karşın mahkemece ilgili celsede dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, nihayetinde dosyanın 3 aylık yasal süre içerisinde yenilenmediği dikkate alınarak mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Adli yardım, 6100 sayılı HMK'nın 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup HMK'nın "Adli yardım talebinin incelenmesi" başlıklı 337. maddesi; "(1) Mahkeme, adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın karar verebilir. Ancak, talep hâlinde inceleme duruşmalı olarak yapılır. Adli yardım taleplerinin reddine ilişkin mahkeme kararlarında sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebi açıkça belirtilir. (2) Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir. Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir..." hükmünü içermektedir.
HMK'nın 337/1. maddesinde belirtilen adli yardım talebinin reddine ilişkin kararın gerekçeli olması gerekmektedir. Nitekim doktrinde de adli yardım talebinin reddine ilişkin gerekçeli karara karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebileceği belirtilmiştir (...., Mahkeme Harçları, ... Yayıncılık, ... Baskı, ..., s...-....).
Ayrıca, adli yardım talebinin reddine ilişkin gerekçeli ara karar tebliğ edilirken, tebligatın “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 337. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğinden itibaren bir hafta içinde Mahkemeye dilekçe vermek suretiyle karara itiraz edebileceği” şerhini içerir şekilde gönderilmesi gerektiği Yargıtay'ın kabulü doğrultusundadır (Bknz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09.12.2025 Tarihli, 2025/2286 Esas ve 2025/5989 Karar sayılı kararı; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 24.12.2025 Tarihli, 2025/6087 Esas ve 2025/5627 Karar sayılı kararı; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 23.12.2025 Tarihli, 2025/18785 Esas ve 2025/17862 Karar sayılı kararı).
Eldeki dosyada, davacının adli yardım talebinin reddi hakkında ayrı bir ara karar yazılmadığı, adli yardım talebinin reddedildiği tensip tutanağının davacı vekiline "Tensip tutanağı örneği eklidir" şerhini içeren tebligat ile gönderildiği ve yine tensip zaptında itiraz süresi beklenmeden harçların tamamlanması yönünde karar verildiği dikkate alındığında; ilk derece mahkemesince verilen adli yardım talebinin reddi kararının tensip zaptının içeriğine dahil edilerek, ilgili şerhi içermeyen tebligat ile davacıya gönderilmesi ve akabinde harçlar tamamlanmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 355 ve 353/(1)-a-6. maddeleri gereğince, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemesine geri gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nın 362/(1)-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 05/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim