mahkeme 2025/752 E. 2025/1403 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/752
2025/1403
28 Ekim 2025
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/752
KARAR NO : 2025/1403
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/05/2025 (Karar)
NUMARASI : 2024/528 Esas, 2025/291 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 28/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/10/2025
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti ...na ait ... plaka sayılı aracın 17/10/2016 günü saat 10:40 sıralarında ... sevk ve idaresindeyken Erzurum ... ilçesi, ...Caddesi ... önünden yaya olarak karşıya geçmekte olan müvekkiline çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu olaya ilişkin olarak Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma neticesinde Erzurum .... Asliye Ceza Mahkemesine taksirle yaralamadan dolayı dava açıldığını, olay mahallinde keşif yapıldığını ve kusura ilişkin rapor alındığını, kaza neticesinde müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede yaralandığını, vücudunda ve özellikle sağ kolunda parçalı kemik kırığı meydana geldiğini, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (4) derecede olduğunu, kazanın araç sürücüsünün kusuruyla oluştuğunu, araç sürücüsü ve araç maliki davacıda oluşan efor kaybı, meslekte kazanma gücü kaybı ve davacıda oluşan manevi tazminattan sorumlu olduğunu, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortasıyla sigortalandığını, davalı sigorta şirketinin sigortalı araçların 3. şahıslara verebileceği bedeni zararları teminat altına aldığını, müvekkilinin sağ kolunda oluşan parçalı kırıktan dolayı vücuda platin protez takıldığını, kolunu eskisi gibi kullanamadığını, müvekkilinde oluşan maluliyetten dolayı zararın giderilmesi için davalı sigorta şirketine 30/01/2018 tarihinde müracaat edildiğini ancak sigorta şirketinin bu güne kadar müspet ya da menfi bir cevap vermediğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava talep hakklarının saklı tutulması kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 17/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...ndan alınarak davacıya verilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 17/02/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplam 21.153,28-TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 15/03/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplam 44.089,19-TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç için müvekkili şirketçe 17/03/2016 - 17/03/2017 tarihleri arasında ... nolu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, her durumda müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, öncelikle davacı tarafından müvekkili ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, Devlet Hastanesinden alınmış olan engelli sağlık kurulu raporunun taraflarınca kabul edilebilirliğinin bulunmadığını, müvekkili şirketin geçici iş görmezlik tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde maluliyet hesabının sigorta aktüerleri yönetmeliği uyarınca hazine müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanlı aktüerler tarafından ve TRH 2010 ulusal mortalite tablosunda yer alan verilere göre yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle müvekkil şirket hakkında hüküm kurulmamasına karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
YEREL MAHKEME KARARI;
Mahkemece, "... Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
...öncelikle 03.12.2018 tarihli ara karar ile davanın tarafı olmaktan çıkarılan ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.'nin dosyadan taraf kaydının duruşmada alınan ara karar ile silindiği, maddi tazminat davası ile ilgili, davacı vekilinin kendilerine ödemenin icra kanalı ile yapıldığını ve bu nedenle maddi tazminat taleplerinin konusuz kaldığını beyan etmesi nedeniyle mahkememizce bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerektiği sonucuna varıldığı, bu nedenle kaldırma ilamında maddi tazminata dair mahkememizce kurulan ilk hüküm bağlamında bahsi geçen hususlarda bir değerlendirme yapılmadığı, manevi tazminat talebine ilişkin ise kaldırma ilamında bir bozma sebebi olmadığı ve davalı ...'nın istinaf isteminin esastan reddine dair karar verildiği, bu bağlamda manevi tazminat talebi yönünden önceki hüküm gibi karar vermek gerektiği, konusuz kalan maddi tazminat davası yönünden yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile ilgili yapılan değerlendirmede ise, HMK. 331/1 maddesi uyarınca tarafların dava açıldığı esnadaki haklılık durumları gözetilerek, işbu davanın açılmasında davacının herhangi bir kusurunun olmaması ve yapılan yargılama neticesinde de davacının haklılığının ortaya çıkması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı lehine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve netice olarak davacının maddi tazminat davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile; 6.000,00 TL kaza tarihi olan 17/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davacının maddi tazminat davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Davacının manevi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile; 6.000,00 TL kaza tarihi olan 17/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece manevi tazminat hakkında karar verilerek tekerrüre düşüldüğünü, davacı tarafın beyanlarında tazminatların ödendiğini ve hem maddi hem manevi tazminat davalarının konusuz kaldığını beyan ettiğini, tazminatın ödendiğine dair belirtilen icra dosyası mahkemeye celp edildiğini, bu ödemeye ve davacı tarafın beyanlarına rağmen bozma ilamında manevi tazminatla ilgili bozma sebebi olmaması sebebiyle tekrar manevi tazminat hakkında hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, bozma ilamında manevi tazminata dair bozma nedeni bulunmamasının tazminatın ödendiği gerçeğini değiştirmediğini, ayrıca bu hükmün tekerrüre düşürülmesinin ve davacı tarafa tekrar tazminat ödemesi yapılmasının sebepsiz zenginleşmeye yol açacağının aşikar olduğunu, davacı tarafın dürüstlük kuralına aykırı olarak mahkemede verdiği beyanlar ve tazminat ödemesini aldığı Erzurum .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/.... Esas sayılı dosyasına rağmen, mahkemece verilen hukuka aykırı manevi tazminat kararına müteakip yeni takip talebinde bulunduğunu, tekerrür eden manevi tazminat hükmüne bağlı olarak kendi beyanlarında maddi ve manevi tazminat davalarının konusuz kaldığını belirten davacının müvekkili aleyhine yeni bir icra takibi başlattığını, Erzurum... İcra Dairesi'nin 2025/....sayılı dosyasının davacının kötü niyetli olduğuna ve dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde ödeme almak niyetinde olduğunu gösterdiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak maddi ve manevi tazminat yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekili dava dilekçesinde mülkiyeti ...na ait ... plaka sayılı aracın ... sevk ve idaresindeyken yaya olarak karşıya geçmekte olan müvekkiline çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede yaralandığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep ettiği, davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin geçici iş görmezlik tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece 07/04/2022 tarihli ve 2018/... Esas, 2022/... Karar sayılı ilamı ile;
1-Davacının maddi tazminat talebi açısından davanın kabulü ile,
1.877,90 TL geçici iş göremezlik, 38.522,09 TL sürekli iş görememezlik olmak üzere, toplam 44.089,19 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi açısından 09/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, diğer davalılar açısından kaza tarihi olan 17/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat bakımından davanın kısmen kabulü ile;
6.000,00 TL kaza tarihi olan 17/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Hükme karşı davalı ...'nın, davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu üzerine, Dairemizin 11/11/2024 tarihli ve 2022/....Esas 2024/.. Karar sayılı ilâmı ile özetle;
"...a-Davacı tarafça 29.11.2018 tarihli taraf değişikliğini içerir dilekçesinde; şimdilik, 1.000,00.TL maddi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan ve 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep ettiği,
mahkemece de; 03.12.2018 tarihli ara karar ile;
1-)Davacı tarafın taraf değişikliği talebinin; HMK 124/3 maddesi uyarınca maddi bir hatadan kaynaklandığı, dürüstlük kuralına aykırı olmadığı anlaşılmakla KABULÜNE;
2-)Davalı olarak gösterilen; ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.'nin davalı kaydının silinmesine, Davalı olarak gösterilen ...Sigorta A.Ş. 'nin davalı olarak Uyap sistemine kaydının yapılmasına,
3-)Dava dilekçesi, taraf değişikliği dilekçesinin ve iş bu ara kararın davalı ... Sigorta A.Ş.'ne tebliğine,
4-)Taraf değişikliği dilekçesi ve iş bu ara kararın Davalı ... Sigorta Aracılık Ltd. Şti'ne tebliği, yönünde karar oluşturulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 124/4. Maddesine göre; Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.
Ancak Mahkemece belirtilen yasal çerçevede hareket edilmeyerek 03.12.2018 tarihli ara karar ile
davanın tarafı olmaktan çıkarılan ... Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. aleyhine de hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
b-...Somut uyuşmazlıkta gerekçeli kararda mahkemece aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen 2. ek rapor hükme esas alındığı belirtilmesine rağmen, mahkemece 10.03.2022 tarihli aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen 3. ek rapor hükme esas alınarak hüküm verilmiştir.
Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunduğundan, Mahkemenin, yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan biçimde usulün öngördüğü niteliklere haiz bulunmayan kararı, usul ve yasaya uygun değildir. Bu durum 10.04.1992 gün ve 1991/.... Esas, 1992/.. karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına ve 6100 sayılı yasanın HMK.nun 298/2. maddesine aykırı olduğundan ilk derece mahkemesinin kararı bu yönüyle yerinde görülmemiştir.
c-....mahkemece;
1-Davacının maddi tazminat talebi açısından davanın kabulü ile,
1.877,90 TL geçici iş göremezlik, 38.522,09 TL sürekli iş görememezlik olmak üzere, toplam 44.089,19 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi açısından 09/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş,
Yine; ilk derece mahkemesinin 16/05/2022 tarihli tashih şerhi ile hükmün 1. maddesinin "1.877,90 TL geçici iş göremezlik, 3.689,19 TL işlemiş dönem zararı ve 38.522,09 TL sürekli iş görememezlik olmak üzere, toplam 44.089,19 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi açısından 09/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, ...." şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin gerekçesinde hüküm altına alınan miktarlar için davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıcının hangi hukuki sebeplerle 09/02/2018 olarak kabul edildiği hiçbir şekilde gerekçede açıklanmamış olması da yerinde görülmemiştir.
d-Davacı vekili tarafından verilen ıslah dilekçesi davalı ... başkanlığına 09.04.2022 tarihinde elektronik olarak tebliğ edilmiş, mahkemece davalının ıslah dilekçesine karşı cevap dilekçesinde olduğu gibi yasal 2 haftalık cevap süresini beklemeden 07.04.2022 tarihinde karar verilmiştir. Bu haliyle davalı ... başkanlığının Anayasal savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu yönüyle de ilk derece mahkemesinin kararı yerinde değildir.
e-Mahkemenin karar başlığında dava türü doğru olarak; Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) belirtilmesine rağmen gerekçeli kararının davanın nitelendirildiği kısmında davanın türü; taraflar arasındaki uyuşmazlığın istirdat (icra yoluyla ödenmek zorunda kalan paranın geri alınması) davası olduğu şeklinde belirtilmiştir. Bu haliyle karar başlığındaki davanın türüne ilişkin nitelendirme ile gerekçeli karardaki davanın türüne ilişkin nitelendirme birbiri ile uyumsuz olmuştur. Mahkemece gerekçeli karar içeriğinde davanın türünün karar başlığındaki dava türü ile çelişki oluşturmayacak şekilde ve doğru olarak tespit edilmesi gerekmektedir.
O halde mahkemece yapılacak iş; Yukarıda açıklandığı üzere davacının istemleri hakkında infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde açık ve anlaşılır bir biçimde usulün aradığı niteliklere haiz ve kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, (16/05/2022 tarihli tashih şerhi ve usulü kazanılmış haklara riayet edilerek) bir karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle davalı ...'nın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının kısmen kabulü ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 297. 298. 355 ve 353/(1)-a-6. Maddeleri uyarınca kaldırılmasına, sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde;
1-Davacının maddi tazminat davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacının manevi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile;
6.000,00 TL kaza tarihi olan 17/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Hükme karşı davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Mahkemece gerekçeli kararında manevi tazminata ilişin kaldırma ilamında bozma sebebi olmadığı ve davalı ...'ın istinaf isteminin reddine karar verildiği gerekçesiyle manevi tazminat talebi yönünden önceki hüküm gibi karar verilmiş ise de;
Davacı vekili 27.02.2025 tarihli duruşmada; Davalı ...'nın istinaf istemi reddedildiğinden ve kesinleşme olduğundan ötürü Erzurum... İcra Müdürlüğünün 2022/.... Esas sayılı dosyasında ... tarafından ödeme yapılmıştır, bu dosyanın celbini talep ederiz, bu nedenle davanın konusuz kaldığını düşünüyoruz, usuli eksikliklerin giderilmesini talep ederiz, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı vekili 22.05.2025 tarihli duruşmada da; Geçen celse de beyanda bulunduğumuz üzere davalı gerçek kişi ... tarafından icra dosyası kapsamında tazminat ödenmiş olup, bu nedenle maddi ve manevi tazminat davamız konusuz kalmış olup, ayrıca bu davanın açılmasına biz sebebiyet vermediğimiz için yargılama giderleri hususunda aleyhimize karar verilmemesini talep ederiz, bu doğrultuda karar verilmesini talep ederiz, şekline beyanda bulunmuştur. Davacı vekili duruşmadaki beyanında açıkça manevi tazminat davasının da konusuz kaldığını belirtmiş olup bu beyanını da maddi hata olduğunu ileri sürerek geri almamıştır. Bu haliyle davacının manevi tazminat talebi de maddi tazminat gibi konusuz kalmış olup mahkemece manevi tazminat talebi yönünden de karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
I-Davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile yerel mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
"1-Davacının maddi tazminat davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacının manevi tazminat davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
3-Harçlar kanunu uyarınca;
a)Maddi tazminat davası yönünde alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının peşin ve ıslah ile yatırılan 83,43 TL harcın mahsubu ile bakiye noksan 531,97 TL harcın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
b)Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve davalı ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;
a)Maddi tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
b)Manevi tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 6.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ve davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine,
5-Manevi tazminat yönünden; davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 6.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 105,89 TL peşin harç ve 80,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 221,79 TL'nin tüm davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 876,50 TL ATK fatura bedeli, 440,00 TL bilirkişi ücreti ve 948,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.265,00 TL yargılama giderinin davanın haklılık durumu nazara alınarak 183,42 TL'sinin ... ve ...'ndan, 1.347,87 TL'nin ise tüm davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
9-Davalı ...'nın yapmış olduğu 400,00 TL yargılama giderinin, haklılık durumu nazara alınarak 270,42 TL'nin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine bakiyesinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına," şeklinde HÜKÜM TESİSİNE;
III- Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
IV-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yatırılan 1.683,10-TL Başvuru harcı ile 630,00-TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.313,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
VI- Gerekçeli kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 28.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.