Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1325
2026/192
10 Şubat 2026
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1325
KARAR NO : 2026/192
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2025 (Karar)
NUMARASI : 2024/538 Esas, 2025/579 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 10/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/02/2026
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.07.2019 tarihinde...karayolunda yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkilinin yaralandığını, kaza sonrasında müvekkilinin ... Üniversitesi Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğünü ve kalıcı maluliyeti oluştuğunu, ... Tarım ve Ormancılık Müdürlüğünde görev yapan müvekkilinin, görev dönüşünde, sürücü tarafından viraja girerken direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi nedeni ile kazanın meydana geldiğini, kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazaya karışan araç ... plakalı araç olup Karayollan Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının davalı şirket tarafından yapıldığını, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin malul kaldığını, müvekkilinin bu süreçte tedavi gördüğünü ve geçici iş gücü kaybı meydana geldiğini, maluliyeti olduğu içinde sürekli iş gücü kaybı olduğunu, müvekkilinin meydana gelen zararının karşılanması için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ve 23.10.2019 tarihinde davalıya tebliğ yapıldığını, ... no.lu hasar dosya numarası açıldğını anacak anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin tazminatı için arabulucuya başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, davacı için trafik kazası nedeni ile geçici ve sürekli iş gücünden kaynaklı, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile, 6100 Sayılı Kanunun 107. Maddesine göre belirlenecek maddi tazminat tutarının belirlenerek şimdilik harca esas olmak üzere 1.000,00-TL'nin 22.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 17/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplam 291.608,79-TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı yokluğu sebebiyle, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, kanunda öngörülen başvuru şartı gerçekleşmediğini, müvekkili şirkete sigortalı olan araç, işbu kazanın meydana gelmemesi için elinden gelen tüm özeni gösterdiği, gerekli tedbirleri almasına rağmen söz konusu kazanın oluşmasına engel olamadığını, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının kabul edilemeyeceğini, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davacının kalıcı maluliyeti söz konusu ise; davacının maluliyeti “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe” göre tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararlarından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, sürekli sakatlık tazminatı belirlenirken; vergilendirilmiş gelir yoksa asgari ücret baz alınması gerektiğini, asla davayı ve talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla huzurda ki davada, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve eki olan “TRH 2010 Tablosu” uygulanması gerektiğini, davacı yana ... Tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti için ilgili ... İl Müdürlüğüne müzekkere yazılması gerektiğini, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı dava konusu kazada araçtan dışarı fırlamış olmasından açıkça anlaşıldığını, öncelikle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın, başvuru şartı yasada belirtildiği şekilde yerine getirilmediği için usulden reddine, her halükarda açıklanan nedenler doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
YEREL MAHKEME KARARI;
Mahkemece, "... Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Kaldırma ilamı doğrultusunda gerekli yazışmalar yapılarak dosyanın tekrar aktüer bilirkişiye tevdii edilmesi üzerine düzenlenen ve hükme de esas alınan raporda, davacının geçici iş göremezlik yönünden herhangi bir tazminat hakkı olmadığı tespit edilmiş ve sürekli iş göremezlik yönünden ise önceki kaldırma ilamı öncesi ve sonrası verilere göre terditli hesaplama yapılmıştır. Davacının geçici iş göremezlik süresi boyunca maaşını almaya devam ettiği yazışmalardan tespit edilmiş olmakla geçici iş göremezlik yönünden tazminat hakkı olmadığı anlaşılmış ve raporda da bu şekilde yapılan hesaplamaya mahkememizce itibar edilmiştir. Diğer yandan davacının önceki hükme karşı istinaf sebepleri arasında aktüer raporu ile ilgili bir şey olmaması gözetilerek kaldırma ilamı öncesi verilere göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınması cihetine gidilmiştir. Kaldırma ilamında da değinildiği üzere davacının kazanın oluşumunda müterafik kusurunun olduğu sabit olmakla hükme esas alınan 285.344,31 TL üzerinden %20 oranında indirim uygulanmıştır.
Kaldırma ilamında da değinildiği üzere müterafik kusur indirimi yapılması durumunda davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair karar verilmekle, bahse konu indirimden kaynaklı reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, eldeki dosyada da müterafik kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulduğu ve fakat kaldırma ilamı öncesinde yapılan yargılamada davacı tarafından dava değerinin 291.608,79 TL olarak belirlendiği ve bu meblağ üzerinden eksik harcın ikmal edildiği, o halde dava değerinin 291.608,79 TL olduğu ve mahkememizce müterafik kusur indirimine esas alınan değerin 285.344,31 TL olması da gözetildiğinde, davanıın 6.264,48 TL tutarı kadar reddedildiği sonucuna varılarak bu meblağ üzerinden davalı lehine karşı vekalet ücretine hükmedilmesi cihetine gidilmiştir.
Netice olarak davanın kısmen kabulü ile; 228.275,44 TL maddi tazminatın 13/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulü ile; 228.275,44 TL maddi tazminatın 13/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça dava öncesi müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, müvekkil şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsü ...'nın kusursuz olduğunu, davacının %2 oranında sürekli iş göremez kaldığı yönündeki değerlendirmenin kabul edilemez olduğunu, belirlenen oranın fahiş olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda pasif dönemde gelir vergisi ve damga vergisi istisnası düşülmeden hesap yapıldığını ve hesapta hataya düşüldüğünü, hükme esas alınan hesap raporunda kullanılan TRH 2010 tablosu ve progresif rant sisteminin hatalı olduğunu, TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte ancak ve ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilebileceğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde, davacının...Tarım ve Ormancılık Müdürlüğü'nde görev yaptığını, 22.07.2019 tarihinde görevden döndükleri sırada, davacının içinde yolcu olarak bulunduğu ve davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusuru ile meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda malul kaldığını, zararın giderilmesi için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ve 23.10.2019 tarihinde davalıya tebliğ yapılmış ise de anlaşma sağlanamadığını, belirterek, 6100 Sayılı Kanunun 107. Maddesine göre belirlenecek maddi tazminat tutarından şimdilik 1.000,00-TL' nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde, dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacının olay nedeni ile maluliyetinin bulunup bulunmadığının alınacak rapor doğrultusunda tespit edileceğini, davayı ve talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla huzurdaki davada, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve eki olan “TRH 2010 Tablosu” uygulanması gerektiğini, davacı yana ... tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespitinin gerektiğini, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığının, araçtan dışarı fırlamış olmasından açıkça anlaşıldığını ileri sürerek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece 29/02/2024 tarihli ve 2021/44 Esas, 2024/131 Karar sayılı ilamı ile;
Davanın kısmen kabulü ile;
233.287,04 TL maddi tazminatın 13/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, karar verilmiştir.
Hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu üzerine, Dairemizin 13/11/2024 tarihli ve 2024/843 Esas 2024/1698 karar sayılı ilâmı ile özetle;
"...Mükerrer ödemenin ve sebepsiz zenginleşmenin önlenmesi, gerçek zararın tespiti amacı ile...Tarım ve Ormancılık Müdürlüğü'nde çalıştığı anlaşılan davacının geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşını alıp almadığı, geçici iş göremezlik süresi için ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise ne kadar süre için yapıldığı ve ne zaman tekrar çalışmaya başladığı araştırılmadan karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin incelenmesi sonucunda, davaya konu trafik kazası nedeni ile...Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sırasında dinlenen tanık beyanlarından davacının kaza esnasında araçtan fırladığı, dolasıyla emniyet kemerinin takılı olmadığının anlaşılması karşısında mahkemece, müterafik kusur indirimi yapılarak tazminata hükmedilmiş olmasında hatalı bir yön bulunmamakta ise de davacı lehine hesaplanan tazminattan, müterafik kusur nedeniyle mahkemece yapılan indirim sonucu belirlenen tazminat tutarı hüküm altına alınırken, davanın kısmen reddine karar verildiğinden, davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiği, oysa 6098 sayılı TBK 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan ve hakimin takdirine dayalı hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği göz önüne alınması gerekirken, davalı yararına müterafik kusurdan dolayı reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle ayrı ayrı kısmen kabulü ile, kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde; bilirkişiden raporlar alınmış ve;
Mahkemece;
Davanın kısmen kabulü ile;
228.275,44 TL maddi tazminatın 13/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, karar verilmiştir.
Hükme karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf talebinde bulunan davalılar vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, davacı tarafça dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunularak dava şartının yerine getirilmiş olduğu, ...Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 25.01.2023 gün ve .... ...-2023/... nolu kusur raporunda sigortalı araç sürücüsü ...'nın kazanın oluşumunda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişisi tarafından düzenlenen 05.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu poliçenin 01.06.2015 yürürlük tarihli genel şartlar değişikliği sonrası tanzim edilmesi nedeniyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarınca benimsenen TRH-2010 tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılmadan hesaplama yapılmasının yerinde olduğu,...Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Dairesi Başkanlığının 08.08.2022 gün ve .... sayılı maluliyet raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %2 olduğunun, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, davacının maluliyetinin tespitinin kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre yapıldığı, davacıya ... tarafından rücuya tabi ödeme yapılmadığı gibi, dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmış olması nedeni ile davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf aşamasında alınması gereken 15.593,49-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 3.900,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.693,49-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali/iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 10.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.