mahkeme 2024/780 E. 2025/1361 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/780

Karar No

2025/1361

Karar Tarihi

27 Ekim 2025

T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/780
KARAR NO : 2025/1361
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/12/2023 (Karar)
NUMARASI : 2015/314 Esas, 2023/894 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin 13.12.2010 tarihinde ... plakalı oto ile kaldırımda yürüyen müvekkili ... ve ...'a çarparak yaralanmaların sebep olduğunu, uzunca bir zaman tedavi gören müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğramış olmaları neticesinde bu kazanın oluşumunda müvekkilinin yapılan ceza yargılaması ve keşiflerde tali kusurlu, sürücünün ise asli kusurlu bulunduğunu, trafik kazasında müvekkilinde oluşan kalıcı sakatlık nedeniyle, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi uyarınca yapılacak yargılama sonucu belirlenecek maddi tazminat ile davalıların sorumluluk dereceleri ve zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin ortaklaşa ve zincirleme davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, sigorta şirketinin yetersiz ödemesine ilişkin ibranamenin iptali ile bakiye maddi tazminatın tedavi giderlerinin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri, davalıların taşınır taşınmaz ve bankalardaki 3. kişilerden alacakları dahil kazaya karışan ... plakalı aracın üzerine tedbir koyularak avukatlık ücretiyle birlikte dava giderleri faiz ve tüm masrafların davacıya ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 06/05/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplam 429.927,34‬-TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılara ödeme yaptıklarını bu nedenle müvekkili şirketin ibra edildiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, maluliyetin varlığının ve oranının belirlenmesi gerektiğini, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak öncelikle dava konusu alacak ödendiğinden ve ibraname karşılığında ödenen tutar ile zarar arasında bariz fark söz konusu olmaması nedeniyle davanın reddine; saniyen ve davayı kabul anlamına gelmemek üzere; tüm dosyanın ve savcılık evraklarının da eklenerek Adli Tıp Kurumundan kusur ve maluliyet raporu alınmasına ve hasıl olacak sonuca göre, aktüer sıfatına haiz bilirkişilerden seçilecek uzmana izah edilen metod doğrultusunda tazminat hesabı yaptırılmasına; sonuç olarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
YEREL MAHKEME KARARI;
Mahkemece, "... Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve yapılan yargılama neticesinde; davacının davalılardan ...'nün işleteni, davalı ...'nin sürücüsü, diğer davalı ... şirketinin ise ZMMS sigortacısı olduğu aracın davacılardan ... ve ...'a çarparak yaralanmalarına sebebiyet verdiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacılardan ...'ın maluliyet oranlarının belirlenmesi amacıyla dosya ATK'ya tevdi edilmiş olup; ATK tarafından düzenlenen ön raporda bir kısım eksiklikler belirtilmiş olup; bu davacı yönünden eksikliklerin giderilmesi ve davacının hastaneye müracaat etmesi amacıyla davacı ...'a usulüne uygun süre verilmesine ve muhtıra tebliğ edilmesine rağmen davacı tarafından eksiklikler giderilmediği gibi hastaneye de başvuru yapılmamıştır. Bu durumda davacı ... yönünden maluliyet oranı belirlenememiş olup; bu davacı yönünden davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargılamanın devamı sırasında davacı vekili tarafından mahkememize sunulan 30/09/2022 tarihli dilekçede davalılardan ... yönünden davadan feragat ettikleri beyan edilmiştir. Davacı vekili duruşma esnasındaki beyanında feragat dilekçesinin kendisi tarafından gönderilmediğini, bu nedenle feragat dilekçesini kabul etmediğini, bu hususta Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağını beyan etmiş olup; mahkememizce Erzurum CBS nezdinde açılan 2022/... soruşturma sayılı dosyanın neticesinin beklenmesine karar verilmiştir. Yapılan suç duyurusu nedeniyle başlatılan soruşturma dosyası henüz neticelenmeden davacılar vekili vekillikten çekildiğine dair beyan dilekçesi sunmuştur. Her ne kadar davacılar vekili dosyaya ibraz edilen feragat dilekçesinin kendisi tarafından ibraz edilmediğini beyan etmiş ise de; feragat dilekçesinin davacı vekilinin e imzası yoluyla Uyap sistemi üzerinden gönderildiği, davacının yapmış olduğu başvuru üzerine açılan soruşturma dosyasında beyanının aksini ispat eder bir tespit yapılmadığı, feragat dilekçesi sonrasında davacı vekilinin vekillikten çekildiği, davadan feragat edilmesi sonrasında feragatten vazgeçmenin mümkün olmadığı, davacı vekilinin feragat dilekçesi sunulmasına yönelik iradesinin sakatlandığını usulüne uygun ispat edemediği, feragatin yapıldığı anda kesin hüküm sonuçlarının doğduğu hususları dikkate alındığında davacının sürücüye karşı açmış olduğu davadan feragat ettiği sonucuna ulaşılmaktadır. Davacı sürücüye karşı açmış olduğu davada feragat etmiş olmakla işleten ve ZMMS sigortacısı olan diğer davalılar da sorumluluktan kurtulacaklardır. Bu nedenle davacılar ... ve ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle "Davacılar ... ve ... yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE, Davacı ... yönünden davanın usulden REDDİNE," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF İTİRAZLARI:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkili ... yönünden davanın usulden reddine, diğer müvekkilleri ... ve ... yönünden ise davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteselsil sorumluluk ilişkisinde alacaklının müteselsil borçlulara karşı ayrı ayrı dava açabileceği gibi birkaçına ya da hepsine birden de dava açabileceğini, müteselsil borçluların davada birlikte yer almaları durumunda aralarında ihtiyari dava arkadaşlığının doğacağını, dava dilekçesinde gösterilen davalıların TTK sigorta hükümlerine göre zarar gören gerçek kişinin davacıya karşı müteselsilen sorumlu olduğunu, müteselsil sorumlu davalılar arasında ise zorunlu dava arkadaşlığı değil ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu, ihtiyari dava arkadaşlığında davalılardan biri hakkında feragat etmenin diğer davalıları etkilemeyeceğini, feragat dilekçesinin önceki avukat tarafından gönderilmediğini kabul etseler de mahkemenin aksi kanaatte olması halinde feragat dilekçesinin sadece ... yönünden kabul edilmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, müvekkillerinin önceki avukatının kendi elektronik imzasının başkası tarafından kullanıldığını belirterek feragat dilekçesinin kendisi tarafından gönderilmediğini beyan ettiğini, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına da şikayette bulunduğunu, mahkeme tarafından soruşturmanın akıbeti beklenmeden feragat dilekçesinin önceki davacı vekili tarafından gönderildiği kabul edilerek davacılar ... ve ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, mahkemece soruşturma sonucunun beklenmeden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, HMK'nın 309. maddesi uyarınca davadan feragatin kayıtsız, şartsız ve açık bir şekilde olması gerektiğini, HMK'nın 311. maddesi uyarınca davacı tarafın davadan feragat işlemini özgür iradesi ile yapmadığını, hata, hile, tehdit gibi irade bozukluğu sebepleriyle iradesinin fesada uğratıldığını ortaya koymak kaydıyla davadan feragatin iptalini isteyebileceğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın davacı ... ve ... yönünden feragat sebebiyle; davacı ... yönünden usulden reddine karar verilmiş; davacılar ... ve ... vekiliz kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Somut olayda; yargılama esnasında davacı vekili ... tarafından 3.10.2022 tarihli dilekçe ile davalılardan ... yönünden tüm taleplerinden feragat ettiği yönünde dilekçe sunulmuş; takip eden celsede davacı vekili bu dilekçenin kendisi tarafından gönderilmediği iddiası ile Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu bildirmiş ancak; Mahkemece dilekçenin davacı vekilinin e-imzası ile UYAP üzerinden gönderilmiş olması sebebi ile soruşturma dosyasının sonucu beklenilmeden yazılı şekilde davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 74.maddesine gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. O halde Mahkemece yapılması gereken dava konusu olayın özelliği nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasının, eğer dava açılmış ise ceza mahkemesinde yapılacak yargılamanın sonucunun beklenerek sonucuna göre hüküm kurulması olmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemeye göre, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
5-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim