mahkeme 2024/569 E. 2025/1368 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/569
2025/1368
28 Ekim 2025
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/569
KARAR NO : 2025/1368
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/12/2023 (Karar)
NUMARASI : 2022/442 Esas, 2023/858 Karar
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
KARAR TARİHİ : 28/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/10/2025
Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ..., Türkiye ... Bankası A.Ş den Nakdi ve Gayri nakdi olmak üzere birden fazla kredi kullandığını, kullanılan kredilere ... adına ... ve ...'in kefil olduğunu, kullanılan GKS ... tarafından zamanında ödenmediğini, borç ödenmediğinden dolayı alacaklı Banka tarafından Erzurum .... İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı dosyası ile ..., ... ve ... adına 92.851,91-TL tutarlı takibin başlatıldığını, takibin açıldıktan sonra kefil olan müvekkilinden 19/09/2019 tarihinden 20/05/2021 tarihine kadar maaşından her ay düzenli olarak toplam 19.164,29-TL kesinti yapıldığını, müvekkili tarafından yaşanılan sıkıntılardan dolayı icra dosyasını kefil olarak ödemeye karar verildiğini, müvekkilinin ilgili icra dosyasından dolayı maaşından yapılan kesintiler ve alacaklı bankayla yapılan görüşmeler sonucunda yapılan ödeme ile Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasına kefil olarak toplamda 127.164,29-TL ödeme yapıldığını, davalının belirtilen GKS sözleşmesini zamanında ödememiş olup müvekkili tarafından mevcut borç ödenip davalıya rücu ettikten sonra ...'in yapılan takibe itiraz ettiğini, icra dosyasından alınan belgeler incelendiğinde ...in bu iddiaların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunun ortada olduğunu, davalı ... itirazında müvekkiline hiçbir borcunun olmadığını, kefilin kefilden rücu da bulunmayacağını, faizin fahiş olduğunu ifade etmek suretiyle faize ve borca itiraz ettiğini, borçlar Kanunu 488. md. gereğinde kendi payından fazla ödeme yapan kefilin, diğer kefile halefiyet yolu ile payına isabet eden miktar kadar rücu hakkı bulunduğunu beyanla davalıların itirazlarının iptaline, Erzurum..., İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı takibinin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ödemeyi yapan davacının asıl borçluya takip yapmasının yasal hakkı olduğunu fakat tarafına yapılan icra takibini kabulünün mümkün olmadığını, tarafının ikamet adresinin ... İzmir olup yetki itirazını tekrar ettiğini, davaya konu icra takibine ilişkin olarak ise kefilliğinin kişinin bankaya karşı sorumluluğuna ilişkin olup davacı ... ile arasında herhangi bir borç kefillik ve sair bir hukuki ilişki bulunmadığını, Erzurum.... İcra Dairesinin 2021/...sayılı dosyası kapsamında tarafına yapılan takibin kendisi açısından iptalinin gerektiğini, bedel sorumlusunun asıl borçlu olduğunu, kefilliğinin davacı olan diğer kefile karşı yasal olarak bir hüküm ifade etmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesine verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 12.12.2023 tarihli hükümle; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı ...'in dava dışı T.... Bankası A.Ş'den krediler ve çek karnesi kullandığı, işbu kredilere ve çek karnesine davacı ... ile davalı ...'in müştereken ve müteselsilen kefil oldukları, banka tarafından kredi sözleşmesine konu borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ... ile müşterek ve müteselsil kefiller ... ve ... aleyhine Erzurum ....İcra Dairesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, icra takip sürecinde davacı ...'in çalıştığı kurumdan almakta olduğu maaşına haciz konulması sonrasında 26/05/2021 tarihli İcra Dosyası Dosya Hesabına göre 19/09/2019-20/05/2021 tarih aralığında maaşından toplam 19.164,29 TL kesinti yapıldığı, davacı ...'in dava dışı banka ile sulh yoluna gittiği, davacının davalı asıl borçlunun banka kredi hesabına 28/05/2021 tarihinde 88.741,20 TL ve gayrinakit risk banka yasal yükümlülüğü devam eden çek yaprakları için banka nezdinde açılan bloke hesaba da 20.290,00 TL yatırdığı, sonuç olarak davacı ...'in kefil sıfatıyla asıl borçlu davalı ... adına 128.195,49 TL nakit para yatırmak suretiyle Erzurum ... İcra dairesi 2021/... E. sayılı takip dosyasının kapatılmasını sağlamış olduğu, davacı ... tarafından dava dışı bankaya yapılan ödemeler nedeniyle davalı asıl borçlu ... ve davalı müteselsil kefil ... aleyhine 04/06/2021 tarihinde 127.164,29 TL alacak, 1.530,67 TL faiz olmak üzere toplam 128.694.,96 TL üzerinden (müteselsil ... yönünden yarısı ile sınırlı olarak) Erzurum....İcra Dairesi'nin 2021/...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, icra dosyasında borca itiraz edilmesi nedeniyle eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, davalı borçlu ... tarafından sunulan borca itiraz dilekçesinde her ne kadar icra dosyasında yetkiye itiraz edilmiş ise de davalı asıl borçlu ...'in yerleşim yerinin Erzurum olması ve birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yerinde takip başlatılabileceğinden icra dosyasındaki yetkiye itirazın yerinde olmadığı, davacının davalı ...'in eşinin kardeşi, diğer davalı ...'in ise dayısı olduğu, taraflar arasındaki akrabalık ilişkisinin HMK 203.madde kapsamında yer almaması nedeniyle senetle ispat zorunluluğunun istisnaları arasında yer almadığı ancak banka kanalı ile periyodik şekilde yapılan ödemelerin delil başlangıcı mahiyetinde olması nedeniyle bu ödemeler yönünden tanık dinletilebileceği, davalı ...'in yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunduğu ve tanık deliline dayandığı, dinlenen davalı tanığı ...'in banka kanalı ile yapılan ödemelerin dava konusu borca istinaden yapıldığını beyan ettiği, yine tanık tarafından elden 8.000,00 TL ödeme olduğu beyan edilmiş ise de davalı ...'in bu yönde bir iddiasının olmaması nedeniyle tanığın bu beyanına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davalı ... tarafından yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ancak ödeme olgusu yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğinden ödemeye yönelik sunulan dekontların mahkememizce değerlendirildiği, davacının banka hesabına davalı ...'in kızı ...'in hesabından icra takibinden önce en son 12/05/2021 tarihinde ödeme yapıldığı, davacının maaş hesabından icra dosyasının kapatıldığı 28/05/2021 tarihine kadar toplam 19.164,29 TL'lik kesinti yapıldığı, kesintinin ardından davacı tarafından toplam 109.051,20 TL'lik ödeme yapılarak borcun kapatıldığı yani davacı tarafça kesinti ile birlikte toplam 128.195,49 TL ödeme yapıldığı, davacı vekilinin duruşmalardaki kabul beyanına ve davacının yemin beyanına göre davalı asıl borçlunun dava dışı kızına ait hesabından yapılan ve kredi borcu açıklaması ile gönderilen paraların dava konusu borca istinaden yapıldığının tespit edildiği, bu haliyle takip tarihi olan 04/06/2021 ile dava tarihi olan 02/07/2021 arasında....500,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafça da kabul edildiği üzere kredi borcu açıklaması ile takip tarihinden önce gönderilen toplam miktarın 22.200,00 TL olduğu, takip tarihinden önce gönderilen, açıklamasız olan ve davacı tarafça kabul edilmeyen toplam miktarın12.800,00 TL olduğu, dava tarihinden sonra davacı tarafça kabul edildiği üzere kredi borcu açıklaması ile gönderilen toplam miktarın ise dosyaya sunulan dekontlara göre 60.000,00 TL olduğu, devam eden süreçte de davalı tarafça borcun ödenmeye devam ettiğinin bildirildiği, neticesi itibariyle dava tarihinden önce toplam 24.700,00 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, 128.195,49 TL'lik asıl alacaktan dava tarihinden önce ödenen toplam 24.700,00 TL'nin mahsup edilmesi ile davalı ...'in dava tarihi itibariyle 103.485,49 TL'den, davalı ...'in ise bu miktarın yarısı olan 51.742,74 TL'den sorumlu olduğu, aldırılan bilirkişi raporlarında hesaplama yöntemlerine mahkememizce itibar edilmemesi nedeniyle hesaplamaların mahkememizce belirtilen şekilde yapıldığı, icra takibinden önce borçlular temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faiz talep edilmesinin mümkün olmadığı, dava tarihinden sonra yapılan ve dosyaya dekontları sunulan kredi borcu açıklamasının yer aldığı toplam 60.000,00 TL'lik ödeme ile yine dosyaya sunulmamış olsa da kredi borcu açıklaması ile yapılan ödemeler var ise icra müdürlüğüne sunulması halinde davacının kabul beyanı olması nedeniyle bu ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınması gerektiğinden..." gerekçesiyle
"...DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
1-Erzurum....İcra Müdürlüğünün 2021/...esas sayılı icra takip dosyasına davalılarca yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 103.485,49 TL asıl alacak (borçlu ... yönünden 51.742,74 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) DEVAMINA, İcra takibinden sonra davacının bankaya hesabına kredi borcu açıklaması ile yapılan tüm ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce nazara ALINMASINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-İcra takibine konu alacağın %20'si olan 20.697,09 TL icra inkar tazminatının (Davalı ... yönünden 10.348,55 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Erzurum ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasına müvekkili tarafından kefil olarak toplamda 127.164,29-TL ödeme yapıldığını, bu ödeme ile davalıların icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğünü, yine taraflar arasındaki ilişkinin kefalet sözleşmesinden kaynaklandığı için ilgili banka tarafından tarafların temerrüde düşürüldüğünü ve yine banka tarafından müvekkilinden ana para yönünden tüm faiz ve ferileri ile tahsil edilmesine rağmen yerel mahkeme tarafından müvekkilin davalılara temerrüde düşürmediğine binaen işleyen faiz yönünden değerlendirme yapmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu, yerel mahkeme aşamasında sunulan tüm bilgi belge ve evraklarda belirtildiği üzere icra dosyasına davalılar kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, yerel mahkeme tarafından faiz yönünden verilen karar ile müvekkilinin alacağının sekteye uğradığını belirterek kararın kaldırılması ile işleyen faiz talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... davacıya 14.11.2019 tarihinden 12.05.2021 tarihine kadar mobil bankacılık üzerinden düzenli bir şekilde 2.100 TL gönderdiğini ancak bunların arasında 6 tane kredi ödemesine açıklama yazılmadığı gerekçesiyle hesaplamaya dahil edilmediğini fakat önceki ve sonraki tutarlar aynı olduğundan düzenli bir şekilde gönderilen bu tutarlarında kabul edilmesi gerekirken kabul edilmemesinin davalıyı sebepsiz zenginleştirdiğini, mahkemece kararda belirttiği açıklamasız ancak düzenli bir şekilde gönderilen 6 taksitin yani 12.800 Türk Lirasının borçtan düşülmemesinin eksik ve hatalı bir inceleme neticesinde verildiğini, 30.07.2021 - 27.11.2023 tarihleri arasında davalının kızı ...'in mobil banka hesabından aylık 2500-TL olarak toplamda 75.000-TL para gönderdiğini, ilk derece mahkemesi tarafından verilen gerekçeli kararda borcun miktarının 103.485,49-TL olduğu ancak davalının kızı ...'in mobil banka hesabı üzerinden açıklamalı bir şekilde ödenen 75.000-TL'nin gerekçeli kararda düşülmesi ve bu ödemelerin ilk derece mahkemesinin göz önünde bulundurması gerekirken herhangi bir değerlendirme yapılmadığını belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava; davacının genel kredi sözleşmesi kapsamında müteselsil kefil sıfatıyla dava dışı bankaya yaptığı ödemeler toplamının davalı asıl borçlu ve davalı müteselsil kefilden (yarı oranda) rücuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili ve davalılar vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
1-) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 596 maddesince, kefilin eda ettiği şey nispetinde alacaklının haklarına halef olacağı belirtilmiştir. Ayrıca kefilin yaptığı ödeme nedeniyle davalı borçlu, yapılan ödeme kadar borcundan kurtulmuştur. Bu nedenle, davacı kefil ödediği miktarı asıl borçludan talep edebilir. (bknz. Yargıtay 13. H.D. 23/12/2015 tarih ve 2015/28842 E. - 2015/37623 K. )
Yine kendi payından fazla ödeme yapan kefilin, diğer kefile, halefiyet yolu ile rücu hakkı bulunmaktadır. ( Yargıtay 13. HD'nin 12/10/2015 tarih ve 2015/28330 E.- 2015/29460 K. )
Somut olayda davacının davalı asıl borçlu ...'in dava dışı bankadan kullandığı genel kredi sözleşmesine karşılık müşterek müteselsil kefil sıfatıyla borç için yürütülen takip kapsamında toplamda 128.195,49 TL ödediği mali inceleme raporuyla sabittir. Uyuşmazlık iş bu bedelin rücuen tahsili isteminde davalıların ödenen bu bedelin ne kadarlık kısmından sorumlu oldukları noktasında toplanmaktadır.
2-) İlk derece mahkemesince icra takibi öncesinde davalı ... adına davacı hesabına banka yoluyla gönderilen dönemsel ödemelerin bir kısmının açıklama içermediği ve davacı tarafça kabul edilmediği gerekçesiyle 12.800,00 TL'lik tutarın takip konusu borç için yapılmadığı kabul edilerek ve bakiye 24.700,00 TL'nin takip konusu bedelden mahsup edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne hükmedildiği görülmektedir.
Bilindiği üzere, havale bir ödeme vasıtası olup var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Somut olayda davalının kızı tarafından 14.11.2019 ila 04.06.2021 tarihleri arasında ortalama aylık periyotlar halinde gerçekleştirilen miktarları birbirine yakın ödemelerin, davacının taraflar arasında başkaca alacak - borç ilişkisi olduğuna dair bir iddiası da bulunmadığından, tamamının davalı ... namına takip konusu borç nedeniyle yapıldığının kabulü gerekirken bu hususta yanılgıya düşülerek bir kısım ödemenin borç için yapılmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli bulunmamıştır.
Öte yandan davanın takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptali davası olduğu ve itirazın iptali davalarının takip tarihindeki şartlara göre değerlendirileceği asıl olmakla takipten sonra borca mahsuben yapıldığı sabit görülen ödemelerin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığından davalılar vekilinin bu yöne işaret eden istinaf itirazı ise yerinde görülmemiştir.
3-) İlk derece mahkemesince davacının takip öncesi işlemiş faiz talebi yerinde görülmeyerek reddedilmiş ise de itirazın iptali davasının rucüen alacak isteminden kaynaklandığı nazara alındığında, mahkemenin ödeme tarihini esas alarak faize hükmetmesi gerekirken dava tarihini esas alarak kurmuş olduğu hüküm yerinde değildir. Hal böyle olunca davacının faizin başlangıç tarihine yönelik istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalılar vekilinin istinaf başvurusunun (2.) bentte yazılı açıklama dahilinde kısmen kabulü ile davalı ... nam ve hesabına yapıldığı kabul edilen ödemeler toplamı olan 35.000,00 TL'nin takip konusu asıl alacak olarak talep olunan 127.164,29 TL'den mahsubu ile neticeden 92.164,29 TL asıl alacak üzerinden; yine davacı vekilinin istinaf itirazının ise (3.) bentte yazılı açıklama dahilinde kabulü ile takip öncesi işlemiş faiz talebinin kabul edilen asıl alacağa oranlanarak neticeden hesaplanan 1.109,37 TL takip öncesi faiz alacağı üzerinden takibin devamına yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmek üzere 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE; mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;
"DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİYLE;
1-) Erzurum....İcra Müdürlüğü'nün 2021/...esas sayılı icra takip dosyasına davalılarca yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 92.164,29 TL asıl alacak ve 1.109,37 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 93.273,66 TL üzerinden (borçlu ...'in iş bu bedelin yarısı oranında 46.636,83 TL'siyle sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) asıl alacak tutarı olan 92.164,29 TL'ye takip tarihinden itibaren talep dahilinde yasal faiz işletilmek üzere TAKİBİN KALDIĞI YERDEN DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-) İcra takibinden sonra davacının banka hesabına kredi borcu açıklaması ile yapılan tüm ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce nazara ALINMASINA,
3-) Kabul edilen miktarın (93.273,66 TL) %20'si olan 18.654,73 TL icra inkar tazminatının (Davalı ... yönünden 9.327,36 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-) Harçlar Kanunu uyarınca hesap olunan 6.371,52 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.554,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.817,20 TL harcın (davalı ...'in 2.408,60 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan tahsili HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-) Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-) Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ile 1.554,32 TL peşin harcın toplamı 1.613,62 TL'nin (davalı ...'in 836,46 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
7-) Davacı tarafça yatırılan 4.239,00 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin davanın kabul ret oranları nazara alınarak 3.072,28 TL'sinin davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-) Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranları nazara alınarak 2.319,25 TL'sinin davalılardan, 880,75 TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
9-) Davalı ... tarafından yatırılan 200,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranları nazara alınarak 55,05 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
10-) Davalı ... tarafından yatırılan 79,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranları nazara alınarak 21,74 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
11-) 6100 s. HMK'nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmın davacıya/davalıya talep olmadan (re'sen) İADESİNE," şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
III-Taraflardan alınan istinaf karar peşin harcının yatıran taraflara iadesine,
IV-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.169,40-TL başvuru harcı, 438,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.607,40-TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
V-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.169,40-TL başvuru harcı olan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
VI-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
VII-Kararın içeriği dikkate alınarak İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında bulunanlar tarafından tehiri icra talebi uyarınca yatırılan teminatın iadesine yer olmadığına,
VIII-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
IX-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 28/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.