mahkeme 2024/560 E. 2025/1369 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/560

Karar No

2025/1369

Karar Tarihi

28 Ekim 2025

T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/560
KARAR NO : 2025/1369
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/12/2023 (Karar)
NUMARASI : 2022/125 Esas, 2023/883 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın 01/02/2020 tarihinde meydana gelen kazada çarpıştıklarını, kazada yolcu konumunda bulunan müvekkilleri ... ile ...'nın kalıcı olarak sakatlandığını, müvekkillerinin kazanın oluşumunda bir kusurlarının bulunmadığını, kazadan sonra müvekkillerinin çeşitli hastanelerde tedavi gördüklerini, ... için KTÜ Adli Tıp ABD'den alınan 18/06/2021 tarihli rapor ile %8 oranında maluliyeti bulunduğunu, bu hususun sarih olmasına karşın müvekkillerinin maluliyetinin daha yüksek olduğunu, müvekkillerinin iş gücü kaybından dolayı davalı sigorta şirketine müracaat edildiğini ancak bir sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkillerinin yaralanması nedeniyle oluşan geçici ve daimi maluliyet sebebiyle 100,00'er TL'den olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, davacılar tarafından müvekkiline usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığını, davacıların maluliyetinin Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, davacıların tedavileri tamamlanmadan alınmış olan hastane evraklarının kalıcı maluliyeti yansıtamayacağını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, gerçek zararın belirlenebilmesi için olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesinin zorunluluk olduğunu, talep edilen geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, bu tazminatın SGK tarafından karşılanması gerektiğini, davacı ...'nın kaza tarihinde gelir getiren bir işte çalışmadığını, bu nedenle geçici iş göremezlik zararının oluşmadığını, kaza esnasında davacıların emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığının belli olmadığını, bu hususun kaza tespit tutanağında yer almadığını, davacının yaralandığı bölgeler dikkate alındığında emniyet kemeri takmadığının açıkça anlaşıldığını, yapılacak tazminat hesaplamasında bu hususun göz önünde bulundurulması gerektiğini, müvekkilinin dava tarihinden itibaren ve yasal faiz ile sorumlu olabileceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 20.12.2023 tarihli hüküm ile; "...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacı ...'nın maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik' göre, davacı ...'ın maluliyetinin tespiti ise yine kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu tarafından; meydana gelen kazada tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesinde, dava dışı ...'ın hızını mahal ve zemin şartlarına uygun şekilde ayarlamadan sevk ve idare hatası ile karşı şeride geçerek kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu..." gerekçesiyle
"...Davanın kabulü ile;
... için 241.276,97 TL ve ... için 168.723,03 TL olmak üzere toplam 410.000,00 TL maddi tazminatın 24/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,..." şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ... yönünden alınan KTÜ Adli Tıp Anabilim Dalı raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bu oranın davacının vücut yüzey alanının %1'ini geçmeyen skar dokuları için verildiğini, işbu boyuttaki skar izinin fonksiyon kaybı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacı ... yönünden karar verilen sürekli iş göremezlik tazminatı ve ferileri toplamının icra dosyasına ödendiğini, adı geçen davacı memur olduğu geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağını, kaza esnasında davacıların emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bu hususun araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan davacıların içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı aracın kayarak karşı yönden gelen minibüse çarpmasıyla meydana gelen olayda uğradıkları cismani zarara bağlı 6098 sayılı TBK 54. maddesi kapsamında açılan maddi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı sigorta vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
1-) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Her ne kadar Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şarları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir.
Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda yönetmeliğin EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu oysa TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacı ...'ın kazadan kaynaklı sürekli iş göremezliği tespit edilirken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre tespit edilen oran uyarınca belirlenen tazminata hükmedilmiştir. Ancak varılan sonuç doğru olmamıştır.
Zira raporda, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesinde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe atıf yaptığı gerekçesi ile çocuğun sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre belirlendiği belirtilmiş ise de bu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu yönetmeliğin uygulanma imkanı kalmamıştır.
Bu nedenle ÇÖZGER'in atfıyla Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre sürekli iş göremezlik oranı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanlış yönetmeliğe göre hazırlanan rapora göre hüküm kurulması kararın yazılı gerekçe dahilinde kaldırılmasını gerektirmiştir. (bknz. Yargıtay 4. H.D. 2022/15909 E. 2024/13214. K. Sayılı ilamı)
2-) Hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılarak işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminatın belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Konuyla ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasında uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair alınan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3323 E. 2024/5474 K. Sayılı ilamı da benzer yönde olup yazılı gerekçe kapsamınca davalı vekilinin aksi yöndeki itirazının reddi gerekmiştir.
3-) Davalı sigorta vekilince davacı ... yönünden sürekli iş göremezlik tazminatının icra dosyasına ödendiği itirazı ileri sürülmüş olmakla, ödeme belgeleri de getirtildikten sonra tazminat miktarının sigorta şirketi tarafından belirtildiği şekilde karşılanıp karşılanmadığı ve davalının sorumlu tutulması gereken bir tutar olup olmadığı belirlenerek oluşan netice dahilinde karar verilmelidir.
4-) Öte yandan davacı ... yönünden aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada 4 aylık geçici iş göremezlik süresi maddi tazminata dahil edilmekle birlikte davacının memur statüsünde çalıştığı itirazı yönünden adı geçen davacının memur olup olmadığı araştırılmalı, temin edilecek bordro örneklerine göre geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşını tam ya da eksik olarak almaya devam edip etmediği, mahrum kalınan ek ödemeler, döner sermaye gelirleri gibi ek geliri bulunup bulunmadığı tespit edilerek, çalışamadığı dönem hesabında (varsa) bu gelirler esas alınmak suretiyle hesaplama yapılması gerekmektedir.
5-) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52'nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. (emsal için bknz. Yargıtay 4. H.D. 2024/17 E. 2024/5625 K. Sayılı ilamı )
Yargıtay kararlarına göre müterafik kusur; emniyet kemeri takılmaması, araçta yolcu olarak bulunan kişinin sürücünün alkollü yada ehliyetsiz olduğunu bilerek araca binmesi, motosiklet sürücü ve yolcusunun kask takmamış olması, istiap haddinin aşılması, yolcu taşımaya müsait olmayan traktörde yolculuk yapması gibi zararı arttıran davranışlardır. Yani müterafik kusur kazanın meydana gelmesinde etkili olan kusur değil, zararın artmasında etkili kusurdur.
Esasen karar gerekçesinde tartışılması gereken en önemli unsurlardan biri yukarıdaki paragrafta yer verilen müterafik kusurun var olup olmadığına ilişkin olmalıdır. Ancak ilk derece mahkemesince anılan husus kararda tartışılmamış, incelemenin bu yönüyle eksik bırakıldığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvuralarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere 28/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim